(İSTANBUL) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı A Haber yayınında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik eleştirilerinin sorulması üzerine, “Onlar beni eleştirdi, ailemi hedef gösterdi, çocuklarımı tehdit etti diye ben görevi yapmayacak değilim. Ben birilerinin gönlünü hoş etmek için dosyadaki delileri görmezden gelemem. Önüme soruşturma dosyası geldiği zaman dosyanın kapağına bakmıyorum. Dosya bizi ilgilendirmiyor. Suç var mı yok mu? Makul şüphe var mı yok mu? Yani orada onların beni tehdit etmesi, ailemi hedef göstermesi, şahsi olarak bana hakaret etmesi vesaire bunları ben olaylara şahsileştirmiyorum. Yani burada önemli olan kurumlarımızın yıpratılmaması. Yani ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar. Zaten biz görevimizi yaptık” yanıtını verdi.
Bakan Gürlek, A Haber yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Gürlek, yargılamalardaki gecikmenin önlenmesi için “Alo Adalet Hattı” çalışmasını hayata geçireceklerini duyurdu ve “Yargıdaki mağduriyetleri inşallah kısa sürede gidereceğiz” dedi.
“Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa kesinlikle kimliği belli olacak”
Sosyal medyada yorum yapanların kimliklerinin belirleneceğini ifade eden Gürlek konuşmasında şunları kaydetti:
“Sosyal medyada maalesef çok bilgi kirliliği var. Ben hakimlik savcılık yaptığım süreçte de gördüm. Şimdi biliyorsunuz yargılamalar yapılıyor sosyal medyada. Yani hükümler veriliyor, kararlar veriliyor. Öyle değil. Gerçekte ki öyle değil. Yani burada hakim savcı arkadaşlar da özellikle linç ediliyor. Ya böyle bir şey yok. Yani hakim dosyadaki delillere göre karar veriyor ama sosyal medyada vay efendim o niye bırakıldı? Vay işte niye şu kadar ceza aldı? Ya burada sosyal medyada bilgi kirliliği var. Yani sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Yani bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor. Herkes itibar suikastı oluyor. Hakim savcı arkadaşları oluyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.
“FETÖ ile mücadele kesinlikle bitmedi. Halen devam ediyor”
FETÖ ile mücadele elbette devam edecek. Bu konuda zaten bütün başsavcılarımız da teyakkuzda. Çünkü FETÖ yani bir tehdit. Devlet için bir tehdit, ülke için bir tehdit. Bu konuda ne gerekiyorsa zaten yapılıyor. Zaten yeni yapılanma da yeni yapılanmanın üzerine de gidiliyor. Biliyorsunuz çok operasyonlar yapıldı. Yani bu bizim gündemimizde yani FETÖ ile mücadele kesinlikle bitmedi. Halen devam ediyor. Sonuna kadar da gidilecek. Yani burada biliyorsunuz sürekli şekil değiştiriyorlar, isim değiştiriyorlar, görüş değiştiriyorlar. Burada bütün başsavcılarımızla bu konuları zaten ayrı ayrı görüşeceğiz. FETÖ bizim kesinlikle kırmızı çizgimiz, ana gündemimiz. Bu konuda mücadelemiz aralıksız devam edecek.
“‘Alo Adalet Hattı’ kuracağız”
Yani benim gördüğüm kadarıyla şu an en büyük sorun özellikle yargılamaların gecikmesi. Yani bu konu çok hassas. Vatandaş çok mağdur. Yani bana talepler geliyor sürekli olarak size de talepler geliyor. Bir boşanma davası, bir kira davası, bir kadastro davası çok uzun sürüyor. Kadastro davasını dede açıyor, torunu zamanında bitmiyor. Biz bu konuda çalışmalarımız var. HSK ile birlikte çalışıyoruz. Sıfır gecikme diye bir proje başlattık. Özellikle nerede problem varsa o dosyaları bazlı olarak bakıyoruz. Şimdi benim yeni Adalet Bakanlığı döneminde şu şekilde bir sistem kurmayı düşünüyorum. ‘Alo Adalet Hattı’ kuracağız. İlk kez açıklıyorum. Biliyorsunuz zaten. Cimer var, bimer var. Bir şekilde ben alo adalet diye bir hat kuracağım. Bunu faaliyete geçirmeyi düşünüyoruz. Yani bu özellikle vatandaş doğrudan bize ulaşacak. Yani ben şahsi olarak da diyorum benim bütün telefonum da açık, bütün kapım da açık. Yani yargıdaki mağduriyetleri inşallah kısa sürede gidereceğiz.
“Bütün ticaret mahkemelerini tek bir yerde, tek bir binada toplamayı düşünüyorum”
İkinci önemli hayata geçirmeyi düşündüğüm proje bunları hemen sıcağı sıcağına vermek istiyorum. Şimdi biliyorsunuz İstanbul ticaret şehri yani burası ticari şirketlerimiz burada dünyanın ticareti de buradan dönüyor ve ticaret mahkemeleri çok önemli mahkemeler. Yani burada çok büyük davalarımız var. Ticari uyuşmazlıklar var. Konkardota davaları var. İflas davaları var. Şimdi İstanbul’da ben İzmir, İstanbul, Ankara ama tabii öncelik olarak İstanbul’da pilot olarak kurmayı düşünüyoruz. Bütün ticaret mahkemelerini tek bir yerde, tek bir binada toplamayı düşünüyorum. Şimdi bunun bize faydası ne olacak? Bakın Anadolu Adliyesinde ticaret mahkemesi var. Çağlayan Adliyesinde ticaret mahkemesi var. Bakırköy Adliyesinde ticaret mahkemesi var. Çok dağınık. Bu şekilde bir pilot bölgeyi devreye geçirmek istiyoruz. Yani ticari güven sağlanırsa şirketler Türkiye’de yatırım yapar. İstanbul ticaret şehri. Yani ben biliyorum çok önemli davalarımız var. Yani hakimlerimiz de çok hassas devam ediyor. Bu süreci yakın zamanda pilot olarak ilk İstanbul’da devreye geçirmeyi düşünüyoruz. Bu konuda yargı düzenlemesine gerek yok. Sadece fizik imkanlar gerekiyor. Onunla ilgili de çalışmayı başlattık.
“Meclis’te yaşananlar nahoş görüntüler”
Bunlar nahoş görüntüler. Meclisimize yakışmıyor. Bakın tekrardan söylüyorum. Benim şahsım önemli değil. Ben basit bir insanım. Akın Gürlek. Yani şahıs önemli değil. Burada kurumlarımızın yıpratılmaması lazım. Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bakın Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti, Gazi Meclisimiz, bunlar bizim anayasal kurumlarımız. Yani bunların yıpratılmaması lazım. Üzücü olay. Sayın Cumhurbaşkanımız da tabii çok üzüldü. Yani Mecliste böyle bir şeyin yaşanmasına üzüldü. Daha sonra biliyorsunuz bir gün sonra da aynı şekilde o da tepkisini koydu.
“Adalet camiasının özlük haklarıyla ilgili bir çalışma yapacağız”
Ben uygulamadan geliyorum. 20 yıllık hakimlik yaptım. Lalapaşa’da göreve başladım. Hakimlik yaptık, savcılık yaptık. Yani bize nasip oldu. Allah bazı şeyleri vesile etti. Daha sonra da başsavcılık yaptık. Türkiye’nin en büyük şehrine de başsavcılık yaptık. Hatta adalet bakan yardımcılığı da yaptım. HSK üyeliği de yaptım. Yani yargının sorunlarını aslında ben çok iyi biliyorum. Yani bakın bizim yargı teşkilatı sadece hakim savcılardan ibaret değil. Bizim şu an yargı teşkilatımızda 212 bin personelimiz var. Ben huzurunuza fedakarca görev yapan, mesai mevhumu olmaksızın görev yapan bütün adalet personellerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yani şükranlarımı sunuyorum. Gerçekten adliye dışarıdan göründüğü gibi değil yani. Yani bazen hakim savcı katip arkadaş gece 3’e 4’e kadar adliyede sabahladığı oldu. Yani sürekli olarak kendinden ödün veriyor. Bunlarla ilgili de inşallah yani özlük hakları ile ilgili ben içinden geldiğim için bütün adalet camiasının bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Çünkü adalet camiası gerçekten zor şartlarda fedakarca görev yapıyor.
“Yeni nesil suç çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceğiz”
Benim için gündemde tuttuğum konulardan bir tanesi de bu. Ben İstanbul’da zaten başsavcı olarak görev yaparken yani bu sokak çeteleri dediğimiz isim vermeyeceğim işte Daltonlar, Casper’lar vesaire neyse bunlara biz zaten bütün operasyonları yaptık. Siz de biliyorsunuz ama maalesef katılımı durdurmamız lazım. Yani gençler bir şekilde özeniyor. Daha doğrusu teşvik ediliyor, daha doğrusu bulaştırılıyor. Bizim bunlarla mücadele etmemiz lazım. Kanun olarak elbette eksikliklerimiz olabilir. 11. Yargı paketinde bunlarla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Yani nedir? Örgüt üyeleri eğer bu çocukları kullanmışsa, teşvik etmişse suçta bununla ilgili ceza artırımları yapıldı. İnşallah 12. Paket çalışmalarımız devam ediyor. Bununla ilgili de düzenleme yapacağız. Maalesef suç örgütleri kanundaki boşluktan kaynaklanarak bu çocukları kullanıyor. Yani biz bunlar için üzülüyoruz. Yani özellikle yüreğimiz sızladı. Atlas kardeşimiz, Minguzi kardeşimiz. Yani ailelerine ben tekrardan taziye dileklerimi iletiyorum. Yani çocuk kavramını biraz ele almamız gerekiyor. Yani 12-18 yaş aralığı çocuk kavramı sayılıyor. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili inşallah Meclis irademizle aynı yönde düşüneceğini düşünüyorum. 12 paketimiz var. Bu konuda çalışma yapacağız. Sokak çeteleriyle mücadelemiz elbette olacak. Yaş aralıklarıyla ilgili düzenleme yapacağız. Şimdi infaz rejiminde bizim biraz sıkıntımız var. Çocuklar biliyorsunuz ayrı infaz rejimi uygulanıyor. Çocuğun cezaevinde yattığı bir gün iki gün sayılıyor. Bununla ilgili de çalışmalarımız var. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız.
“Adalet ihtiyacı olan 86 milyonun bakanıyım”
Ben makamın sahibi değilim. Emanetçiyim. Yani bu emanetin adı adalettir. Adalet mülkün temelidir. Adalet devletin namusudur. Ben sadece bir siyasi kimlik değilim. Adalet ihtiyacı olan 86 milyonun bakanıyım. Siyasi görüşüne, ideolojisine, insanların yaşam tarzına bakmadan adalette kimin ihtiyacı varsa bu konuda haklı kimse ben onun yanında olacağım. Bu konuda da herkese kapım açık.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bildirim
Yok, öyle değil. Bakın, parti kapatmayı Anayasa’da zorlaştıran zaten AK Parti’dir. Yani siyasi partilerin kapatılması olmaz. Yani o sadece bir bildirimdi. Nedir bildirim? Biliyorsunuz savcı gereğini yapmak zorunda. Orada CHP’de söz konusu partinin hesaplarında işte il binasının satın alınması, kurultay süreçleri ile ilgili biz bir usulsüzlük bulduk. Usulsüzlük bulduğumuz için bunu biliyorsunuz Yargıtay Başsavcılığı siyasi partiler denetlemek yükümlü. Biz bunu Yargıtay Başsavcılığın ihbar bulunduk. Ama tabii olayı maalesef farklı yerlere çektiler. Onunla ilgisi yok. AK Parti iktidarı bakın anayasa değişikliği yaptı. Siyasi partilerin kapatılmasını AK Parti iktidarı zorlaştırdı. Kesinlikle böyle bir şey yok. Yani bu yanlış bilgi. Yani o tamamen yanlış bilgi.
“İstanbul’da geçim şartları çok zor”
İstanbul’da gerçekten geçim şartları çok zor. Hakim savcı arkadaşlar için demiyorum. Bakın yani burada biz Adalet Camiası olarak diyoruz. Yani 212 bin kişilik bir camiayız. İstanbul’a görev yapan adalet camiasındaki arkadaşların gerçekten geçim şartları zor. Hakim savcı da katip de personelde geçim şartları zor. Lojman konusunu sağ olsun Sayın Bakanımız çok özverili çalıştı. Çok yerde lojman aldık. İstanbul’a artık insanlar daha çok tercih yapıyor. Biliyorsunuz hakim savcılar İstanbul’a gelmek istemiyordu. Yaşam şartlarından dolayı. Lojman sorunu çok şükür 60 ilde şu an çözüldü. Yani bu Buradan Yılmaz bakanımıza ben tekrardan teşekkür etmek istiyorum.
“15 bin personeli adalet camiamıza kazandıracağız”
İnşallah 15 bin kadro aldık. Onların yakın zamanda mülakatları ve başlamasını yapacağız. Hakim savcı yardımcılığı ve hakim savcı adaylığı ilanlarımız yapıldı. Onların da inşallah mülakatlarına başlayacağız. Bu konuda inşallah yani bir periyodik takvime göre 15 bin personeli adalet camiamıza kazandıracağız.
“Adalet ihtiyacı olan kim benim kapımı çalacaksa kapım açık”
Adalet ihtiyacı konusunda kim kapımı çalarsa çalsın biz oradayız. Güçlüden yana değiliz. Haklıdan, mağdurun yanındayız. Burada parti şahıs ayrımı yapmıyoruz. Bakın tekrar söylüyorum. Yani burada adalet çok önemli bir kavram. Yani burada kimin adalete ihtiyacı varsa, kim mağdurum diyorsa: ben 86 milyon vatandaşımızın adalet bakanıyım. Bir siyasi kişilik değilim. Burada şahısların siyasi görüşlerine göre, ideolojisine göre, dünya düşüncesine göre, kimliğine göre, yaşam tarzına göre bir şeyimiz yok. Biz tamamen adalet hizmetçisiyiz. Mağdur kimse, haksızlığa uğrayan kimse onun yanındayız. Bu konuda tekrar söylüyorum. Adalet ihtiyacı olan kim benim kapımı çalacaksa kapım açık.
“Hedef gösterildim diye görevimi yapmayacak değilim”
Yani ben şahsi olarak yani kişisel tartışmalara girmek istemiyorum. Yani şimdi burada önemli alan kurumların yıpratılmam ben İstanbul Başsavcılığı yaptım. Şimdi de Allah nasip etti. Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördü. Adalet Bakanlığı görevini yapıyorum. Burada yani şahısları eleştirmemek lazım. Yani burada Akın Gürlek değil. Yani burada özellikle kurumların yıpratılmaması lazım. Şimdi onlar beni eleştirdi. Aileme hedef gösterdi. Çocuklarımı tehdit etti diye ben görevi yapmayacak değilim. Ben birilerinin gönlünü hoş etmek için dosyadaki delileri görmezden gelemem. Lütfen ya bunun altını çizelim. Ya burada benim şahsım önemli değil. Önüme soruşturma dosyası geldiği zaman dosyanın kapağına bakmıyorum. Dosya bizi ilgilendirmiyor. Suç var mı yok mu? Makul şüphe var mı yok mu? Yani orada onların beni tehdit etmesi, ailemi hedef göstermesi, şahsi olarak bana hakaret etmesi vesaire bunları ben olaylara şahsileştirmiyorum. Yani burada önemli olan kurumlarımızın yıpratılmaması. Yani ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar. Zaten biz görevimizi yaptık. Yani birilerinin gönlü olacak diye, birileri işte memnun olacak diye bir savcı yani dosyadaki delilleri görmezden gelemez. Ben gerekli tazminat davalarını açtım zaten.
IBAN mağdurlarıyla ilgili düzenleme olacak mı?
Elbette. Bu dolandırıcılık yöntemlerinden bir tanesi. Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyor. İnşallah Meclis’te şu an daha gelmedi, 12. paket var. Henüz bizim bakanlığımız aşamasında 12. pakette bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz. Yani dolandırıcılık yöntemi sürekli değişiyor. Yani burada yani bunlar artık teknolojiye ayak uyduruyor. Bununla ilgili yasal düzenleme yapılacak. IBAN mağdurları ile ilgili bana da mesaj geliyor. Sosyal medyada da sürekli gündemde tutuyorlar. İnşallah bunu 12. pakete koymayı düşünüyoruz.”

