(ANKARA) – ABD’nin Minneapolis kentinde federal göçmenlik ajanları tarafından 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin vurularak öldürülmesinin ardından eski ABD Başkanı Bill Clinton, “Son haftalarda Minneapolis’te ve başka topluluklarda, ABD’de asla yaşanacağını düşünmediğim korkunç sahnelere tanık olduk. Bunların tamamı kabul edilemez ve önlenebilirdi. Verdiğimiz kararların tarihimizi şekillendireceği yalnızca birkaç an vardır. İşte bu da onlardan biri… Amerikan demokrasisinin vaadine inanan hepimize düşen görev; ayağa kalkmak, sesimizi yükseltmek ve ulusumuzun hala ‘Biz, Halka’ ait olduğunu göstermektir” dedi.
ABD’nin 42’nci Başkanı Bill Clinton, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD’nin Minneapolis kentinde 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin federal göçmenlik ajanları tarafından vurularak öldürülmesinin ardından bir açıklama yayınladı. Clinton, paylaşımında, “Yaşamımız boyunca, verdiğimiz kararların ve yaptığımız eylemlerin gelecek yıllar boyunca tarihimizi şekillendireceği yalnızca birkaç anla karşı karşıya kalırız. İşte bu da onlardan biri” ifadelerini kullandı.
Clinton, şunları kaydetti:
“Son haftalarda Minneapolis’te ve başka topluluklarda, ABD’de asla yaşanacağını düşünmediğim korkunç sahnelere tanık olduk. İnsanlar, çocuklar da dahil olmak üzere maskeli federal ajanlar tarafından evlerinden, işyerlerinden ve sokaktan alındı. Barışçıl protestocular ve kolluk kuvvetlerini gözlemleme ve belgelemeye yönelik anayasal haklarını kullanan yurttaşlar tutuklandı, darp edildi, biber gazına maruz bırakıldı ve en sarsıcı olanı, Renee Good ve Alex Pretti vakalarında olduğu gibi, vurularak öldürüldü.
Bunların tamamı kabul edilemez ve önlenebilirdi. Durumu daha da kötüleştiren ise, yetkililerin her adımda bize yalan söylemesi, kendi gözlerimizle gördüklerimize inanmamamızı istemesi ve yerel makamların soruşturmalarını engellemek de dahil olmak üzere giderek daha saldırgan ve kışkırtıcı taktikler uygulamasıdır.
Bir ömür boyunca, aldığımız kararların ve attığımız adımların yıllar boyunca tarihimizi şekillendireceği yalnızca birkaç anla karşılaşırız. İşte bu onlardan biridir. 250 yıl sonra özgürlüklerimizi bir kez verirsek, onları bir daha asla geri alamayabiliriz. Amerikan demokrasisinin vaadine inanan hepimize düşen görev; ayağa kalkmak, sesimizi yükseltmek ve ulusumuzun hala ‘Biz, Halka’ ait olduğunu göstermektir.”

