Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD’de Alex Pretti’nin federal ajanlar tarafından öldürülmesi… Barrack Obama: “Her Amerikalı Minneapolis’te ve ülkenin diğer bölgelerinde yükselen barışçıl protesto dalgasını desteklemelidir”

ABD’nin Minneapolis kentinde federal göçmenlik ajanları tarafından 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin vurularak öldürülmesinin ardından eski ABD Başkanı Barrack Obama ile eşi Michelle Obama, ortak açıklamalarında, “Alex Pretti’nin öldürülmesi yürek parçalayıcı bir trajedidir. Buna bir son verilmelidir…. Bu süreçte, her Amerikalı Minneapolis’te ve ülkenin diğer bölgelerinde yükselen barışçıl protesto dalgasını desteklemeli ve bundan ilham almalıdır” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Minneapolis kentinde federal göçmenlik ajanları tarafından 37 yaşındaki ABD

(ANKARA) – ABD’nin Minneapolis kentinde federal göçmenlik ajanları tarafından 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin vurularak öldürülmesinin ardından eski ABD Başkanı Barrack Obama ile eşi Michelle Obama, ortak açıklamalarında, “Alex Pretti’nin öldürülmesi yürek parçalayıcı bir trajedidir. Buna bir son verilmelidir…. Bu süreçte, her Amerikalı Minneapolis’te ve ülkenin diğer bölgelerinde yükselen barışçıl protesto dalgasını desteklemeli ve bundan ilham almalıdır” ifadelerini kullandı.

ABD’nin 44’üncü Başkanı Barrack Obama, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin Minneapolis kentinde federal göçmenlik ajanları tarafından 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin vurularak öldürülmesine ilişkin, “Alex Pretti’nin öldürülmesi yürek burkan bir trajedi. Aynı zamanda, parti ayrımı gözetmeksizin her Amerikalı için, ulus olarak temel değerlerimizin birçoğunun giderek daha fazla saldırı altında olduğuna dair bir uyarı niteliğinde olmalı” dedi.

Barrack Obama, eşi Michelle Obama ile yaptıkları ortak açıklamayı da paylaştı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Alex Pretti’nin öldürülmesi yürek parçalayıcı bir trajedidir. Aynı zamanda, parti ayrımı gözetmeksizin her Amerikalı için, bir ulus olarak benimsediğimiz temel değerlerin birçoğunun giderek daha fazla saldırı altında olduğuna dair bir uyarı niteliği taşımalıdır. Federal kolluk kuvvetleri ve göçmenlik ajanlarının zor bir görevi vardır. Ancak Amerikalılar, bu görevleri hukuka uygun ve hesap verebilir bir şekilde yerine getirmelerini ve kamu güvenliğini sağlamak için eyalet ve yerel yetkililere karşı değil, onlarla birlikte çalışmalarını bekler.

Minnesota’da gördüğümüz ise bu değildir. Hatta tam tersini görüyoruz. Haftalardır ülke genelinde insanlar, maskeli ICE görevlilerinin ve diğer federal ajanların cezasızlık duygusuyla hareket etmesine; büyük bir Amerikan kentinin sakinlerini korkutmak, taciz etmek, kışkırtmak ve tehlikeye atmak amacıyla tasarlanmış gibi görünen taktikler uygulamasına haklı olarak öfke duyuyor.

İç Güvenlik Bakanlığı’nın Trump’ın ilk dönemindeki eski başhukuk müşavirinin dahi utanç verici, hukuksuz ve zalim olarak nitelediği bu benzeri görülmemiş yöntemler, artık iki ABD vatandaşının ölümcül şekilde vurulmasıyla sonuçlanmıştır. Buna rağmen, görevlendirdikleri ajanlar üzerinde bir ölçüde disiplin ve hesap verebilirlik sağlamaya çalışmak yerine, Başkan ve mevcut yönetim yetkilileri durumu tırmandırmaya hevesli görünmekte; Sayın Pretti ve Renee Good’un vurulmalarına ilişkin kamuoyuna sundukları açıklamalar ise herhangi bir ciddi soruşturmaya dayanmamakta ve video kanıtlarıyla doğrudan çelişiyor gibi görünmektedir.

Buna bir son verilmelidir. Bu son trajedinin ardından, yönetim yetkililerinin yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmelerini ve daha fazla kaosu önlemek ve meşru kolluk hedeflerine ulaşmak için Vali Walz, Belediye Başkanı Frey ile eyalet ve yerel polis güçleriyle yapıcı biçimde çalışmanın yollarını bulmalarını umuyoruz.

Bu süreçte, her Amerikalı Minneapolis’te ve ülkenin diğer bölgelerinde yükselen barışçıl protesto dalgasını desteklemeli ve bundan ilham almalıdır. Bu protestolar, nihayetinde yurttaşlar olarak adaletsizliğe karşı ses çıkarmanın, temel özgürlüklerimizi korumanın ve hükümetimizi hesap vermeye zorlamanın her birimizin sorumluluğu olduğunu zamanında bir kez daha hatırlatmaktadır.”