(ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak taraflara itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyor, bölge ülkelerini ve uluslararası kamuoyunu, uluslararası hukuku hiçe sayan tüm müdahalelerin karşısında durmaya çağırıyoruz. Bölgeye yayılacak bir savaş, geri dönülmez yıkımlara yol açacaktır. Bu bağlamda tarafları bir an önce saldırıları durdurmaya ve müzakere masasına dönmeye davet ediyoruz” açıklamasını yaptı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan süreci yakından takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Komşumuz İran’a uluslararası hukuku hiçe sayarak yapılan saldırılara karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesi ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla ve müzakere yöntemleriyle çözülmesini savunuyoruz.
Partimizin son gelişmelere ilişkin tutumu nettir:
1) Bölgemizde savaş ve çatışma istemiyoruz.
2) Bölgemizin, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ve kuralları hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz.
3) İran’daki rejimin, baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların, sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunun altını çiziyoruz.
4) Bölgemizin huzuru ve güvenliği, ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Burayı istikrarsızlaştıracak her türlü girişimin karşısındayız.
5) Cumhuriyet Halk Partisi olarak taraflara itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyor, bölge ülkelerini ve uluslararası kamuoyunu, uluslararası hukuku hiçe sayan tüm müdahalelerin karşısında durmaya çağırıyoruz.
6) Bölgeye yayılacak bir savaş, geri dönülmez yıkımlara yol açacaktır. Bu bağlamda tarafları bir an önce saldırıları durdurmaya ve müzakere masasına dönmeye davet ediyoruz.
7) Filistin, Venezuela ve Grönland örneklerinde olduğu gibi, ABD ve İsrail’in, istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştığını görüyoruz. Uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu cüretkarlığa karşı, devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka ve etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz.”

