Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı… EMEP: “Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri derhal kapatılmalıdır”

Emek Partisi (EMEP), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, “Bu saldırılar karşısında sessiz kalınamaz. Türkiye açık tutum alarak İran’a saldırmakta olan ABD’yi de kınamalı ve bu saldırıya karşı olduğunu açıklamalıdır. AKP iktidarı ABD ve İsrail’in Türkiye’deki tüm askeri faaliyetlerini durdurmalı, Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri derhal kapatılmalıdır. Türkiye halkı emperyalist ve Siyonist saldırganlara karşı birleşmeli ve barış mücadelesini yükseltmelidir” açıklamasını yaptı. 

Emek Partisi (EMEP), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin,

(ANKARA)- Emek Partisi (EMEP), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, “Bu saldırılar karşısında sessiz kalınamaz. Türkiye açık tutum alarak İran’a saldırmakta olan ABD’yi de kınamalı ve bu saldırıya karşı olduğunu açıklamalıdır. AKP iktidarı ABD ve İsrail’in Türkiye’deki tüm askeri faaliyetlerini durdurmalı, Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri derhal kapatılmalıdır. Türkiye halkı emperyalist ve Siyonist saldırganlara karşı birleşmeli ve barış mücadelesini yükseltmelidir” açıklamasını yaptı.

Emek Partisi (EMEP), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarının “uluslararası hukuka aykırı” olduğu belirtilen açıklamada, saldırıların Orta Doğu başta olmak üzere daha geniş bir coğrafyaya yayılma riski taşıdığı kaydedildi.

Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinin kapatılması yönünde çağrı yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“ABD ve İsrail, İran’ı bombalamaya başladı. Nükleer görüşmeler sürerken saldırının başlatılması, ABD’nin müzakere sürecini savaşa hazırlık için kullandığını gösterdi. Gerçekte ABD ve İsrail’in ‘12 Gün Savaşı’ndan bu yana bu saldırıya hazırlandığı anlaşıldı. Öncekinden farklı olarak İran bu kez İsrail ile birlikte bölgedeki ABD hedeflerine de saldırarak karşılık veriyor. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini füzelerle vururken Yemen Husileri de ABD hedeflerini vuruyor. Bu savaş ‘12 Gün Savaşı’ndan büyük olacak. Daha fazla ülke etkilenecek. ABD, İran rejimini değiştirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bombalamalar bittikten sonra İran halkına iktidarı alma çağrısı yaptı.

Bu Amerikan emperyalizminin belirli ülkeleri hedef alarak yaptığı rejim değişikliği çağrılarının ilki değil. Irak’ta kitle imha silahlarının varlığını ileri sürerek Saddam rejimini değiştirme çağrısı yaptı. Sonucu en az bir milyon Iraklının ölümü ve IŞİD’in bölge halklarının başına bela olması oldu. Demokratikleştirme iddiasıyla Libya’da Kaddafi rejimini değiştirme çağrısı yaptı; yüz binlerce yoksul Libyalı öldü, iki hükümetin bulunduğu ve iç savaşın sürdüğü Libya hâlâ kendisine gelemedi. Afganistan’da Taliban rejimini değiştirme çağrısıyla demokrasi ve kadınlara özgürlük getireceğini iddia etti; umduğunu bulamayınca geride on binlerce ölüm bırakarak Afgan halkını yeniden Taliban rejimine teslim edip çekti gitti. Önceki rejim değiştirme iddiasıyla saldırdığı tüm ülkelere sadece felaket getirdi. Yakılıp yıkılmış ülkelerde çok sayıda ölü, eskisinden daha kötü rejimler ve koşullar… Rejimi değiştirilerek halka Selefi İslamcı terörist HTŞ iktidarının dayatıldığı son örnek halkların birbirine düşürüldüğü Suriye. Amerikan saldırısına hedef olan tüm ülke örnekleri, halkların özgürlük ve bağımsızlığa kavuşmadığı gibi kaynaklarının yağmalandığını, yoksulluklarının derinleştiğini ve üzerlerindeki baskının ağırlaştığını gösteriyor.

Amerikan emperyalizminin değiştirilmesi çağrısı yaptığı İran rejiminin gericiliğini ileri sürmesi sadece halkları aldatmaya yöneliktir. Rejimleri işçi sınıfı ve halklar değiştirir.

“ABD ve İsrail’in saldırısı haydutluktur”

Venezuela’nın ardından İran’a saldırarak dünyanın dört bir köşesinde halkları hedef alan dünyayı yeniden paylaşma çabasındaki Amerikan emperyalizminin, rejimlerin gericiliğini sorun edindiği iddiası tamamen yalandır. Bu saldırgan emperyalistin kendi amaç ve hedefleriyle uyum içinde olan dünyanın en gerici rejimleriyle ittifak halinde olduğu bilinmektedir. Suudi rejimi ya da Körfez ülkelerinin Emirlikleri demokratik rejimler midir ki ABD onları el üstünde tutmaktadır? Ya da başta Gazze olmak üzere tüm Filistin’i cehenneme çeviren, Filistin halkına sadece kan ve ölüm getiren ırkçı İsrail rejiminin baş destekçisi ABD değil midir? ABD, rejimleri değil; ülke halklarını ve zenginliklerini hedef almaktadır ve ilgilendiği yalnızca ülkelerin Amerikan çıkarlarına uyum göstermesidir.

ABD ve İsrail’in saldırısı haydutluktur. ABD, İsrail ve müttefikleri iki senedir Ortadoğu ve Latin Amerika’da ülkelere saldırıyor, bombalar yağdırıyor, işgal ve tehdit ediyor, doğal zenginliklerine el koyuyor. Daha yakın zamanda Venezuela Başkanı Maduro kaçırıldı, Küba tehdit ediliyor. Hangi iddialarda bulunursa bulunsun, saldırganlığını nasıl ve hangi gerekçelerle kabul edilebilir kılmaya çalışırsa çalışsın, Amerikan emperyalizmi dünya halklarına kan ve ölüm götürmektedir. İran’da yaptığı da budur. Rejim ve nükleer araştırmalar ve benzeri tüm bahanelerin tümü saldırganlığı haklı çıkarmaya yöneliktir. Kendisi ve İsrail nükleer silahlara sahipken başkalarının nükleer araştırmalarını sorun saymak ‘dünyanın efendisi benim, benim istediğim olur’ demekten başka şey değildir!

ABD, İsrail ve müttefiklerinin saldırganlığı; savaşı bölgeye ve giderek dünyanın diğer bölgelerine yayma eğilimindedir. Saldırganlar ve savaş kışkırtıcıları durdurulmalıdır. Emperyalist ülkeler ne gerekçe ile olursa olsun istedikleri ülkeye saldıramaz. Dünya halkları emperyalist saldırganlığı durdurmak için ayağa kalkmalıdır.

“Türkiye halkı emperyalist ve Siyonist saldırganlara karşı birleşmeli”

Saldırı karşısında sessiz kalan Türkiye’yi yönetenler emperyalist saldırganları desteklememelidir. İran’a saldıranlar, dünyayı ‘babasının çiftliği’ne çevirme amacındaki ABD ile Gazze ve tüm Filistin’de yaptıkları bilenen İsrail siyonizmidir. Erdoğan’ın oğlunun İsrail karşıtı gösteriler düzenlediği Türkiye, Siyonist saldırganı açıkça kınamalıdır.

Görülmektedir ki Amerikan emperyalizmi karşısında hiçbir ülke güvende değildir ve yarın her ülke bir Amerikan saldırısının hedefi olabilir. Dolayısıyla saldırılar karşısında sessiz kalınamaz. Türkiye açık tutum alarak İran’a saldırmakta olan ABD’yi de kınamalı ve bu saldırıya karşı olduğunu açıklamalıdır. AKP iktidarı ABD ve İsrail’in Türkiye’deki tüm askeri faaliyetlerini durdurmalı, Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri derhal kapatılmalıdır. Türkiye halkı emperyalist ve Siyonist saldırganlara karşı birleşmeli ve barış mücadelesini yükseltmelidir.”