Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı… Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu: Dünyanın hiçbir devleti güvende değildir

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına ilişkin “Dünyanın hiçbir devleti, dünyanın hiçbir ülkesi, dünyanın hiçbir devlet başkanı bugünden sonra güvende değildir” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ABD ve İsrail'in İran'a

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına ilişkin “Dünyanın hiçbir devleti, dünyanın hiçbir ülkesi, dünyanın hiçbir devlet başkanı bugünden sonra güvende değildir” dedi.

Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu, İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. “İran’da, İsrail ve Amerikan saldırılarının dini lider ve İran komuta kademesini öldürülmesine bağlı artan bir hukuksuzluk ve kuralsızlıkla karşı karşıyayız. Dost, kardeş İran halkına taziyelerimizi iletiyoruz” diyen Ağıralioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin buradan çıkaracağı dersler vardır. Hükümetin çıkaracağı dersler vardır. Bizim acilen toparlanıp yapmak zorunda olduklarımız vardır. Biz bu işlere böyle bakacağız artık. Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlü olacaksa devlet nasıl güçlü olacak buna bakılmalıdır. Sınırlar beklenecekse, daha önce göçten mağdur olmuşsak şimdi göç dalgası ve ihtimali nasıl yönetilecektir? Buna bakılacaktır. Etrafımızda askeri güçlerin kurulması da dahil bunlarla ilgili diplomasi nasıl yönetilecektir? Güney Kıbrıs’tan tutunuz adalara, Yunanistan’dan tutunuz Suriye’ye kadar etrafımızı kuşatan, mevzilenen, silahla üstlenen bu azgınlığın karşısında hangi diplomatik yollar, hangi mekanizmalar harekete geçirilecektir? Çok ciddi bir şekilde bunlara çalışılması gerekiyor.

“Bu hukuk tanımazlığın karşısında insanlık sahipsiz hale getirilmiştir”

Amerika Birleşik Devletleri’nin ve İsrail’in İran’a müdahalesi gayrimeşrudur. Kabul edilemezdir. Bu hukuk tanımazlığın karşısında insanlık sahipsiz hale getirilmiştir. Avrupa Birliği’nin sessizliği dahil, Avrupa Birliği’nin birtakım rüşvetler karşılığında Amerika’nın zulmüne razı olması insanlık vicdanında leke bırakmıştır. Bölgedeki yerleşme hesaplarının, güvenlik hesaplarının, Çin’i çevreleme hesaplarının; bölgede uranyum zenginleştirme bahanesiyle insanlığı altüst edecek, insanlığın güvenlik endişelerini altüst edecek böyle bir azgınlığın karşısında çok net olarak duruyoruz. Meşru görmüyoruz.

Dünyanın hiçbir devleti, dünyanın hiçbir ülkesi, dünyanın hiçbir devlet başkanı bugünden sonra güvende değildir. Bu memleket, bu dünya, bu bölge; İsrail’in güvenlik hesaplarının da enerji hesaplarının da Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi stratejik hesaplarının da cetvelle kesip biçip doğrayıp kendi lehine istediği her şeyi yapabileceği alanlar değildir.

“Dünya, Trump’tan da Netanyahu’dan da ibaret değildir”

Uluslararası hukuk her şeye rağmen vardır. Uluslararası vicdan Amerika’ya ve Trump’a rağmen, Netanyahu’ya ve siyonistlere rağmen kaybolmamıştır. İnsanlığın vicdanının kaybolmadığı, Netanyahu’nun azgın Gazze saldırılarında dünyadan gökyüzüne yükselen ‘Özgür Filistin’ çığlıklarıyla bir kere daha ispatlanmıştır. Dünya, Trump’tan da Netanyahu’dan da ibaret değildir. İsrail’den de büyüktür, Netanyahu’dan da büyüktür, Amerika’dan da büyüktür dünya. İnsanlığın bu azgınlıktan büyük olduğunu önümüzdeki dönem inşallah insanlık adına hareket eden her millet, başta Türkiye Cumhuriyeti devleti olmak üzere gösterecektir inşallah. Bizim şunu görmemiz lazım: Bu kuralsızlığın karşısında eğer devletler bir araya gelip savaşları böyle keyfi, ‘istediğimi yaparım’ hevesinin alanı olmaktan bölgemizi çıkaramazlarsa bunun altında bütün insanlık kalacaktır.

“Kız çocuklarını vurup ‘sehven oldu’ diyorlar”

İran’ın varlığını kendi bölgesel yerleşme hesaplarının aparatı haline getirmiş İsrail’in aslında bugün İsrail sınırlarından İran’a kadar uzattıkları, ‘Nokta atış yapıyoruz, sıfır hatayla operasyon planlıyoruz’ diye söyledikleri şeyin bedeli okulların, hastanelerin vurulmasıdır. Kız çocuklarının vurulmasıdır. Hastanelerin vurulmasıdır. Savaş hukukunu da çiğneyip, ondan sonra böyle büyük acılara sebep olacak gelişigüzel bombalamalara ‘sehven oldu’ deyip geçiştirilecek coğrafyalarda yaşamıyoruz biz. Bunun bedeli olacaktır. Bu ödeyeceğimiz bedeli insanlık, insanca yaşayacağı dünya idealine zemin olarak kullanmak zorundadır. Eğer bu ilkesel duruşu İran saldırısında insanlık göstermezse dünya bunun altında kalacaktır.”