Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin “Türkiye’nin yıllık ortalama 65 milyar dolarlık bir turizm geliri var. Bizim gelirimiz sadece batıdaki turist değil aynı zamanda Orta Doğu’daki insanlara da turizm hizmeti veren bir ülkeyiz. Turizm gelirindeki düşüşün önemli oranda olacağını tahmin edebiliyoruz. Aynı şekilde petrol ürünlerine gelen zam bu zammın piyasaya yansıması, enflasyona yansıması, bütçeye yansımasına baktığınız zaman önemli bir girdi maliyetlerinde önemli bir artış olacağı endişemiz var” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat günü başlattığı saldırı 12’nci günü geride bıraktı. Savaşın küresel ekonomide dalgaları sürerken, bu dalgalanın Türkiye ekonomisinin nasıl etkileyeceğine ilişkin ANKA Haber Ajansı’na açıklamada bulunan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye’nin bu sürece hazırlıksız yakalandığına dikkat çekti.
Savaşın Türkiye’nin bölgeyle olan ticaretini olumsuz etkileyen bir süreç olduğunu anlatan Kaya, “Bu süreç derinleştikçe, uzadıkça kriz hem ülkemizde hem de bölgede oldukça derinleşecek. Bunu görebiliyoruz. Türkiye zaten bu sürece doğrusu hazırlıksız yakalandı. Yani tam da bir krizin ardından yavaş yavaş toparlanmaya giden bir süreç içerisinde, henüz enflasyon tam olarak halen 40’lı bantlarda dururken, faiz oranları yüksekken, dış açığımız fazlayken üstüne bir de petrol fiyatları, petrolde yaşanan kriz bu ister istemez hem Türkiye’nin enflasyonunu etkileyecek. Faiz oranlarının yeniden yükselmesi gibi bir süreci de önümüze çıkar çıkarma ihtimali oldukça yüksek” diye konuştu.
“Bugüne kadar çatışmalı süreçten dolayı ticaret hacmimiz bir türlü oluşmadı”
Türkiye’nin özellikle komşularıyla yapacağı ticareti, ihracatı etkileyecek bir krizin olduğunu aktaran Kaya, şunları söyledi:
“Çünkü bizim dönüp baktığımız zaman direkt etkilenen bugüne kadar çatışmalı süreçten dolayı ticaret hacmimizin bir türlü oluşmadığı, halen sağlıklı bir ticaret oluşturamadığımız Suriye varken üstüne bir de Irak pazarı ki bu ay geçen yılla karşılaştırdığımızda henüz savaşın tam olarak faturası yansımamakla birlikte işte bölge ihracatında Irak’ta yüzde 45’lik bir düşüş var. Türkiye ihracatında yüzde 25’lik bir düşüş var. Üstüne İran’da bu savaşın bir parçası olduğu zaman gerek İran’la olan ticaret gerekse de İran’a farklı ülkeler üzerinden mal satan firmalar çok önemli oranda etkilenecek.”
“Türkiye’nin bu süreci izlerken hem iç politika da hem dış politikada çok dengeli bir siyaset izlemesi gerekiyor”
Savaşın uzamasının sadece bölge ülkeleri değil, dünya genelinde önemli bir kriz yaratacak potansiyel taşıdığını dile getiren Kaya, özellikle Türkiye’nin bu süreci izlerken hem iç politika da hem dış politikada çok dengeli bir siyaset izlemesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Çünkü bu kriz sadece kriz değil. İşin savaş boyutu da bir şekilde Türkiye’yi etkileyebilir. Şimdi Türkiye’nin mesela yıllık ortalama 65 milyar dolarlık bir turizm geliri var. Şimdi bu savaşın devam ettiği bir noktada bu güvensiz ortamdaki dönüp baktığınızda bizim gelirimiz sadece batıdaki turist değil aynı zamanda Orta Doğu’daki insanlara da turizm hizmeti veren bir ülkeyiz. Turizm gelirindeki düşüşün önemli oranda olacağını tahmin edebiliyoruz bu savaşın devam etmesi demek. Aynı şekilde petrol ürünlerine gelen zam bu zammın piyasaya yansıması, enflasyona yansıması, bütçeye yansımasına baktığınız zaman önemli bir girdi maliyetlerinde önemli bir artış olacağı endişemiz var.”
“Türkiye’nin başta Kürtler olmak üzere bir barış sürecini yeniden başlatması gerekiyor”
Türkiye’nin şu aşamada öncelikle kendi içindeki Kürt sorununu bir an önce çözmesi gerektiğine işaret eden Kaya, “Bu sürecin olmasının aslında Orta Doğu’daki karışıklığa dönüp baktığımız zaman ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ama bunu sadece Türkiye ekseninde değil, Türkiye’nin Kürt sorununu bölgesel eksende çözebileceği politikaları da beraber getirmesi gerekiyor. Aksi takdirde sadece ekonomik etkilenme değil, aynı zamanda siyasi krizlere de gebe böyle bir süreç. Burada yapılması gereken birincisi bu, bölgesel bir barışla ilgili Türkiye’nin başta Kürtler olmak üzere bir barış sürecini yeniden başlatması gerekiyor. Artı hızlı bir şekilde Suriye ile ticari ilişkileri en üst seviyeye getirecek” ifadelerini kullandı.
“Yeni ticaret kanalları, yeni ticaret kapıları, yeni düzenlemeler yapılması gerekiyor”
Nusaybin, Mürşitpınar, Ceylanpınar’daki Suriye’ye sınır kapılarının açılması gerektiğini ifade eden Kaya, şunları kaydetti:
“Bu kapıların bir an önce açılarak ticaret kanallarının oluşması aynı şekilde Irak’la şu an hızlı bir düşüş var Irak’la olan ticaretindeki düşüşünü engelleyecek adımların atması gerekiyor. Yeni ticaret kanalları, yeni ticaret kapıları, yeni düzenlemeler yapması gerekiyor. Geçen yıl Habur Sınır Kapısı’nda ortalama günde 4 bini TIR geçerken bugün bu bin TIR’a kadar düştü. Bu rakamlar tam da bunu ifade ediyor ve maalesef bu süreç devam ettiği takdirde buna yansıyacak. Ayrıca Körfez’deki bu çatışmalar özellikle bizim gibi limana uzak olan illerin ihracatını da çok olumsuz etkileyecek. Bugün savaş vergisi adı altında bir konteyner için 2 bin 500 dolar bazında bir yeni bir vergi, hayali bir vergi uygulanmaya başlıyor. Yani imalatınız, lojistiğinizin yanı sıra ekstra bir savaş vergisi ödemek gibi bir durumla karşı karşıyayız. İster isteriz bu da ihracatı ki özellikle bu aya çok yansıyacak. Onu tahmin ediyoruz.”
“Türkiye’nin özellikle güney komşularıyla yeni bir anlaşma yapması gerekiyor”
Savaşın etkisiyle Türkiye’nin ihracatında önemli düşüşlerin yaşanacağını söyleyen Kaya, “Özellikle güney komşularına ihracatı hem de bölge illerimiz ki bizim ihracatımızın ortalama yüzde 50-55’i güney komşularımıza yani Irak’a, Suriye’ye, İran gibi ülkelere bunlarda önemli düşüşler olacak. Şimdi bu düşüşlerin bir şekilde olmasını engelleyecek adımları Türkiye’nin özellikle güney komşularıyla, Suriye’yle, Irak’la bu açığı kapatacak şekilde yeni bir anlaşma yapması gerekiyor” diye konuştu.
“Hükümetin yapması gereken en önemli adımlardan bir tanesi özellikle bugün için finansal destek”
Savaş nedeniyle ihracat yapamayan işletmelere destek verilmesi çağrısında bulunan Kaya, “Destekle ilgili şu an atılmış bir herhangi bir adım yok. Tabii ki biz zaten sürekli şunu ifade ediyorduk. Biraz ticaret hacmimizi geliştirmemiz gerekiyor. Ama maalesef bu dönemde bunu da yapma olanağımız yok. Yani tamamen, Türkiye iç pazara, bölge üreticileri iç pazara dönmek zorunda kaldı. Çünkü aynı şey sadece bölge değil, aynı zamanda Türkiye’deki tüm illerdeki üreticiler bölgeye mal satma konusunda önemli sorunlar yaşamaya başladılar. Lojistik konusunda önemli sorunlar yaşamaya başladılar. Burada yapılması gereken özellikle ihracattaki düşüş, satıştaki düşüş ister istemez en fazla ödeme dengelerini etkileyecek buradaki imalatçıların. Onun için hükümetin yapması gereken en önemli adımlardan bir tanesi özellikle bugün için finansal destek. Yani burada imalatçının finansa ucuz krediye ulaşmasını sağlayacak sübvanse edilmiş düşük faizli kredi kapılarını hızlı bir şekilde açması gerekiyor. Aksi takdirde yüksek kredi ile borçlanan imalatçılar ister istemez iflas ile karşı karşıya gelmek zorunda kalacak” şeklinde konuştu.

