(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Zafer Günü vesilesiyle bulunduğu Şuşa’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile düzenledikleri ortak basın toplantısında, “Şuşa’da imzaladığımız beyanname ile müttefiklik bağıyla tahkim ettiğimiz bu kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler, dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır. Beraberliğimiz her zaman daim olacaktır” ifadelerini kullandı. Aliyev de “Hiç kimsenin aramıza girmesine ya da kendi kişisel çıkarları uğruna birliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programına rağmen bu Zafer Günü’nde burada, Karabağ’da bulunması, bizim birliğimizi bütün dünyaya bir kez daha göstermektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen törenlere katılmak üzere Azerbaycan’a gitti. Şuşa Valiliği’nde resmi törenle karşılanan Erdoğan, daha sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü. İki devlet başkanı, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
ALİYEV: “SAVAŞ BOYUNCA TÜEKİYE YANIMIZDAYDI”
Toplantıda konuşan Aliyev, şunları söyledi:
“Zafer Günü’nde bizimle birlikte olmanız bütün Azerbaycan halkını sevindiriyor. Bundan dolayı size özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Tam 6 yıl önce bugün Şuşa şehri, Ermeni işgalinden kurtarıldı. Bundan bir gün sonra da Ermenistan resmen teslim oldu ve böylece 30 yıllık işgal sona erdi. Şuşa şehri, 28 yıl boyunca esaret altında kaldı ancak milli ruhunu kaybetmedi. Şuşa’nın kurtarılması, hem büyük bir sembolik anlam taşıyordu hem de İkinci Karabağ Savaşı’nın önemli aşamalarından biriydi.
Savaş boyunca siz, aziz kardeşim ve kardeş Türk halkı bizim yanımızdaydınız. Savaşın ilk saatlerinde yaptığınız açıklama ve benimle gerçekleştirdiğiniz telefon görüşmesi, bütün dünyaya kardeş Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında olduğunu gösterdi. Açıklamanız bize ilave güç ve moral verdi. Tarihi sözleriniz, ‘Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır’ ifadesi hiçbir zaman unutulmayacaktır. Azerbaycan halkı, bunu çok iyi biliyor ve bundan dolayı şahsınıza ve kardeş Türkiye halkına minnettardır.
“ERMENİSTAN VE AZERBAYCAN ARASINDA NORMALLEŞME SÜRECİ DEVAM EDİYOR”
Gösterdiğiniz siyasi ve manevi destek gücümüze güç kattı. Azerbaycan Ordusu, 44 gün boyunca savaş meydanında 300’den fazla şehir ve köyü işgalden kurtardı. Bu çatışmalarda 3 bin şehit verdik. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Onların kanı yerde kalmadı, intikamları savaş meydanında alındı ve tarihi adalet yeniden sağlandı. İşgal döneminde elbette farklı zamanlarda bu meselenin, bu anlaşmazlığın barış yoluyla çözülebileceğine ilişkin bazı umutlar da vardı. Ancak Ermenistan’ın yapıcı olmayan tutumu buna imkan vermedi.
Bugün durum tamamen farklıdır. Artık Ermenistan ile Azerbaycan arasında normalleşme süreci devam ediyor. Bu sürecin somut sonuçlara ulaşacağını umut ediyorum. Bildiğiniz gibi Ermenistan ve Azerbaycan bir yılı aşkın süredir barış anlaşmasına yönelik müzakereler yürütüyor. Ancak henüz nihai imzalar atılmış değil. Bunun belirli nedenleri var. Bu nedenleri Türkiye ve Azerbaycan kamuoyunun iyi bildiğini düşünüyorum.
“DÜNYADA TÜRKİYE VE AZERBAYCAN KADAR BİRBİRİNE BAĞLI OLAN BAŞKA HALK VE DEVLETLER YOKTUR”
44 günlük Vatan Savaşı, Türkiye-Azerbaycan birliğini bir kez daha gösterdi. Bundan yedi ay sonra burada, Şuşa’da tarihi Şuşa Beyannamesi imzalandı. Bu beyannamede ilişkilerimiz resmen müttefiklik seviyesine yükseltildi. Oysa biz zaten her zaman müttefiktik. Türkiye ve Azerbaycan halkları kardeş halklardır. Defalarca söyledim, dünyada bizim kadar birbirine bağlı olan başka halklar da devletler de yoktur. Bu, bizim en büyük zenginliğimizdir. Şuşa Beyannamesi, bu tarihi bağları ve ilişkileri yalnızca resmi bir çerçeveye oturtmuştur.
Bizi birleştiren ortak tarihimiz, etnik kökenlerimiz, dilimiz, edebiyatımız ve manevi değerlerimizdir. Bu, büyük bir zenginliktir. Bugün devletlerarası ilişkilerimiz de bu zenginlik ve güçlü temel üzerinde gelişmektedir. Bizim birliğimiz ve kardeşliğimiz sarsılmazdır. Bunu sarsmak isteyenler ise amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklar. Hevesleri kursaklarında kalacak. Biz, iki halk ve her şeyden önce iki lider olarak bu zenginliği koruyoruz. Hiç kimsenin aramıza girmesine ya da kendi kişisel çıkarları uğruna birliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.
“BUGÜN TÜRKİYE, DÜNYA AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYAN MESELELERDE SÖZ SAHİBİDİR”
Bugün Türkiye Cumhuriyeti, aziz kardeşim, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük bir güç haline gelmiştir, dünya çapında büyük bir güçtür. Yalnızca bölgede yaşanan gelişmelerde değil, aynı zamanda dünya açısından önem taşıyan meselelerde de söz sahibidir. Türkiye’nin güçlü ekonomisi, güçlü sanayi potansiyeli ve siyasi ağırlığı bugün bir gerçektir. Bu durum, bizi son derece sevindiriyor ve bize de güç katıyor. Azerbaycan da son yıllarda büyük bir gelişme kaydetmiştir ve bugün bu yolda güvenle ilerlemektedir. Birlikte çok daha güçlüyüz. Geniş bir coğrafyayı kapsayan bölgede Türkiye-Azerbaycan birliği önemli bir unsurdur. Bu birlik, istikrarın, iş birliğinin ve güvenliğin önemli bir faktörüdür.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ZAFER GÜNÜNDE BURADA OLMASI, BİRLİĞİMİZİ DÜNYAYA BİR KEZ DAHA GÖSTERİYOR”
Bir kez daha söylemek istiyorum ki aziz kardeşim, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programına rağmen bu Zafer Günü’nde burada, Karabağ’da bulunması, bizim birliğimizi bütün dünyaya bir kez daha göstermektedir. Bu birliğin ebedi olacağına eminim. Ne Türkiye’de ne de Azerbaycan’da hiç kimsenin bu konuda bir şüphesi olmadığını biliyorum. Geçmişte de birlikteydik, savaş döneminde de birlikteydik, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız. Bu tarihi ziyaretin en önemli sonucunun tam da bu olduğunu düşünüyorum.
Elbette ikili ilişkilerden söz ederken birçok konuyu ele alabiliriz. Bütün bu konular zaten biliniyor. Siyasi ilişkiler, ekonomik ilişkiler, yatırımlar, enerji, ulaşım koridorları ve Zengezur Koridoru… Tüm bunlar bugün kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ancak ziyaretin en önemli sonucunun, az önce de ifade ettiğim gibi, Türkiye-Azerbaycan birliğinin ebedi ve sarsılmaz olduğunun bir kez daha ortaya konulması olduğunu düşünüyorum. Bir kez daha aziz kardeşim, buraya geldiğiniz için size teşekkür ediyorum.”
ERDOĞAN: “TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ MÜNASEBET, BUGÜNKÜ İLERİ SEVİYESİNE ULAŞMIŞTIR”
“Karabağ Zaferi’nin altıncı yıl dönümünde sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içindeyim. Bu anlamlı yıl dönümünü, şairin, ‘Dilimizde işlenen en aziz bir söz gibi, canımızı ısıtan ocak gibi, köz gibi, en kokulu güllerle demetlenen Şuşa’ diyerek, tarif ettiği tarih, tabiat ve kültür şehri güzel Şuşa’da idrak etmekten ayrıca memnuniyet duyuyorum. Sözlerimin hemen başında Karabağ’ın özgürlüğü uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi minnetle, hürmetle yad ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Cenabı Allah’tan kendilerine sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler niyaz ediyorum.
Bundan altı sene önce İlham kardeşimin dirayetli liderliğinde yekvücut olan Azerbaycan halkı, büyük bir kahramanlıkla Karabağ’ı yeniden hürriyetine kavuşturmuştur. Bu şanlı zafer, Azerbaycan’ın haklı davasının en güzel tezahürü, tüm Türk coğrafyasının övünç kaynağı olmayı sürdürüyor. Hepinizin bildiği üzere Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetler, tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaşmıştır.
“BERABERLİĞİMİZ HER ZAMAN DAİM OLACAKTIR”
Beraberliğimiz her zaman daim olacaktır. Biz, bu vizyonu aynı zamanda Türk dünyasında hakim kılmak için de var gücümüzle çalışıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatımızın bugün ulaştığı ileri seviye ortak irademizin ve gayretlerimizin en somut neticesidir. Bu vesileyle dönem başkanlığı süresince Türk dünyasının birlik ve dilliği için sergilediği gayretler dolayısıyla Azerbaycan’a teşekkür ediyorum. Biz de dönem başkanlığımız sırasında teşkilatın daha etkin, daha kapsamlı bir yapıya kavuşması için çaba göstereceğiz.
“AZERBAYCAN’IN TOPRAKLARINI İŞGALDEN KURTARMASI GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALAMIŞTIR”
Karabağ’da yeniden tüten her ocak, yükselen her eser ve ihya edilen tarihi miras, Azerbaycan halkının geleceğe olan inancını gösteriyor. İnşallah bu yolda tecrübemizi paylaşmaya, yeniden inşa ve kalkınma çabalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşte en son Cebrail’de Türkiye-Azerbaycan Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi ve Fidanlık tesisini kazandırmanın gururunu yaşadık. Tarım ve Orman Bakanlığımız katkılarıyla kurulan bu tesis, Türkiye Azerbaycan iş birliğinin yeni bir nişanesi olmuştur. Ayrıca Ağdam’da 14 bin 500 metrekare büyüklükteki 40 derslikli okulumuzun inşasına da başlandı. İnşallah gelecek sene İlham kardeşimle birlikte açılışını yapacağız.
“İNANIYORUM Kİ ŞUSA ÇOK DAHA FARKLI BİR YER OLACAK”
Özellikle bugün buraya gelmemiz esnasında yedi ayrı tünelden geçtik. Bu yedi tünel, bölgede bir altyapı inşasının ne denli başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Şuşa’ya gelirken nereden nereye geldik, bunu görmenin bahtiyarlığı içerisindeyiz. İnanıyorum ki, bir başka gelişimizde Şuşa çok daha farklı olacak. Bir başka farklı olacak. Çünkü bu işe inanmış, başını koymuş bir lider var. Bir kadro var ve bu lider, bu kadro aynı inançla, aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor.
Ben inanıyorum ki Karabağ zaferini canları ve kanlarıyla tarihimize nakşeden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor. Azerbaycanlı kardeşlerimin bu şanlı zaferini bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum. Türkiye ve Türk milleti olarak her zaman yanınızda olmaya, kederimizi kederimiz, sevincimizi sevincimiz bilmeye inşallah devam edeceğiz. Sözlerimin sonunda rahmetli Bahtiyar Vahapzade’nin o meşhur ifadelerini kullanmadan geçemeyeceğim:
‘Birdir bizim her halimiz,
Sevincimiz, melalimiz.
Bayraklarda hilalimiz,
Azerbaycan, Türkiye.’
Rabbim, ay yıldızlı al bayrağımızla şanlı Azerbaycan bayrağının göklerde ilelebet yan yana dalgalanmasını nasip eylesin diyorum. 9 Kasım Devlet Bayrak Günü’nüzü en kalbi duygularımla kutluyor, buradan kardeş Azerbaycan halkına selam ve muhabbetlerimi yolluyorum. İlham kardeşime sıcak ev sahipliği için tekrar teşekkür ediyorum.”
ERDOĞAN VE ALİYEV’DEN “ZAFER” POZU
Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, görüşmenin ardından el ele tutuşarak ellerini havaya kaldırdı ve basın mensuplarına poz verdi.

