Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Adalet Bakanı Gürlek: “Devletimiz, organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleriyle mücadelede hiçbir taviz vermemektedir”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Devletimiz, vatandaşımızın huzuruna kasteden suçlularla ve organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele etmekte ve bu mücadelede hiçbir taviz vermemektedir” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek,  “Devletimiz, vatandaşımızın huzuruna kasteden suçlularla

Haber: Gülten AKGÜL – Kamera: Serhat YETÜT

(MARDİN) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Devletimiz, vatandaşımızın huzuruna kasteden suçlularla ve organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele etmekte ve bu mücadelede hiçbir taviz vermemektedir” dedi.

Mardin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda düzenlenen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’na Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin milletvekilleri Faruk kılıç ile Muhammed Adak, Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, Hakim ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, İşyurtları Kurumu Başkanı Özkan Nazlı, Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı, Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Hanay katıldı.

Fuarın açılış töreninde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İşyurtları, Ürün Ve El Sanatları Fuarı emeğin insan hayatındaki dönüştürücü gücünün meslek edinmenin ve yeniden başlamasının önemine değindi.

İnsan hayatında hatalar, yanlış tercihler ve bazen telafisi güç hadiseler yaşanabileceğine vurgu yapan Işıkhan, “Ancak önemli olan insanın geçmişindeki hatalarına mahkum edilmemesi, yeniden ayağa kalkabilmesi ve topluma faydalı birey olarak hayatına devam edebilmesidir. Adalet toplumun huzurunu ve güvenliğini teminat altına alırken insana yeniden bir gelecek kurma fırsatı da sunar. İşte bugün burada sergilenen her bir ürünün ardında bu anlayışın somut bir karşılığı bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bizler de insanımızın meslek edinmesini becerilerini geliştirmesini ve üretken bir hayatın içerisinde yer almasını son derece kıymetli buluyoruz. Bu anlayışa Adalet Bakanlığımızla kıymetli bir işbirliği yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl bakanlıklarımız arasında imzaladığımız protokolle hükümlülerin, yükümlülerin ve eski hükümlülerin istihdam imkanlarını geliştirmeyi ve çalışma hayatına katılımlarını kolaylaştırmayı hedeflemekteyiz” diye konuştu.

“HÜKÜMLÜ VATANDAŞLARIMIZA SAĞLADIĞIMIZ HİBE DESTEĞİNİN ÜST LİMİTİNİ BU YIL 550 BİN LİRAYA YÜKSELTTİK”

Ceza ve infaz kurumlarında kazanılan bir mesleğin tahliye sonrası yeni bir hayatın kapısı olmasını desteklediklerini aktaran Işıkhan, şunları kaydetti:

“İş-Kur aracılığıyla yürüttüğümüz çalışmalarda da eski hükümlü vatandaşlarımızın istihdama katılmalarına destek oluyoruz. Nitekim bu sene kendi işini kurmak isteyen eski hükümlü vatandaşlarımıza sağladığımız hibe desteğinin üst limitini bu yıl 550 bin liraya yükselttik. Bizler inanıyoruz ki güçlü bir Türkiye, adaletiyle, toplumsal dayanışmasıyla, üretim gücüyle ve her bir vatandaşına sunduğu fırsatlarla yükselecektir. Bu anlayışla milletimize hizmet etmeye ve ülkemizi Türkiye yüzyılı hedeflerine taşımaya devam edeceğiz.”

Işıkhan’ın ardından konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu güzel fuarda sergilenen her ürünün arkasında bir eğitim, bir meslek edinme süreci, çalışma disiplini ve büyük bir teşkilat emeğinin bulunduğunu söyledi.

“MESELE YALNIZCA KİŞİNİN CEZASINI TAMAMLAMASI DEĞİLDİR”

Fuarda sergilenen ürünlerin kıymetini, onları ortaya çıkaran bu büyük çalışmayla birlikte değerlendirmek gerektiğini bildiren Gürlek, şunları söyledi:

“Bu atölyelerde yalnızca üretim yapılmıyor, insanların tahliye sonrasında hayatlarını yeniden kurabilmeleri için bilgi, beceri ve tecrübe kazanmaları da sağlanıyor. Adalet Bakanlığı olarak ceza infaz sürecine yalnızca cezanın yerine getirildiği bir dönem olarak bakmıyoruz. Hukuk devletinin görevi, verilen hükmü eksiksiz biçimde infaz etmek kadar, kişinin yeniden topluma dönüşüne hazırlanmasını da sağlamaktır. Ceza infaz kurumlarında bulunan insanların yeniden ailelerine, çalışma hayatına ve toplumun içine dönecekleri gerçeğini göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Dolayısıyla mesele yalnızca kişinin cezasını tamamlaması değildir. Asıl meselelerden biri de tahliye olduğunda hayatını yeniden kurabilmesine imkan sağlayacak bilgiye, mesleğe, iş tecrübesine ve çalışma disiplinine sahip olabilmesidir. Böylesine zorlu bir süreçten müspet sonuçlar elde edilmesini sağlayan çalışmalar, ekonomimize ve nitelikli iş gücümüze katkı sunarken geleceğe yönelik umutları da güçlendirmektedir.”

“ÇOK GENİŞ BİR ALANDA EĞİTİM VE ÜRETİM GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR”

İşyurtları Kurumu’nun temel amacı hükümlü ve tutukluların meslek sahibi olmalarını sağlamak, mevcut mesleki becerilerini geliştirmek, üretim süreçlerine katılarak sorumluluk ve iş tecrübesi kazanmalarına imkan vermek, tahliye sonrasında nitelikli bir işe girebilmelerini veya kendi işlerini kurabilmelerini sağlamak olduğuna anlatan Gürlek, “Bu konuda yapılan araştırmalar da işyurtlarında yürütülen çalışmaların, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına, nitelikli iş gücüne katılmalarına, ekonomik ve sosyal hayata uyum sağlamalarına katkısını ortaya koymaktadır. Bu anlayışın bugün ulaştığı kapasiteyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İşyurtları Kurumumuz bünyesinde 379 İşyurdu Müdürlüğü, 200’ü aşkın iş ve meslek kolunda faaliyet göstermektedir. Mobilyadan tekstile, metal işlerinden gıdaya, tarım ve hayvancılıktan elektrik-elektroniğe, inşaat ve onarımdan el sanatlarına kadar çok geniş bir alanda eğitim ve üretim gerçekleştirilmektedir” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu, çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katıldığını hatırlatan Gürlek, şöyle devam etti:

“Böylece bu süreçlere katılım, 2024 yılına göre yaklaşık yüzde 32,6 oranında artmıştır. 2026 yılında da bu çalışmalarımızı sürdürdük. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla, yıl içerisinde faaliyetlerimizde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 82 bine ulaşmıştır. Halen bu faaliyetlerin içerisinde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı ise 32 binin üzerindedir. Ancak bizim için bu rakamlar kadar önemli olan, insanların ceza infaz kurumlarından hangi bilgi ve becerileri kazanarak ayrıldıklarıdır. Bu nedenle üretim faaliyetlerini mesleki eğitimle desteklemeye özel bir önem veriyoruz. Ceza infaz kurumlarımızdaki Mesleki Eğitim Merkezi sayısını son altı ay içerisinde 67’den 73’e çıkardık. Ekim 2026 sonu itibarıyla bin 306 hükümlü öğrencimiz bu merkezlerde eğitimlerine devam etmektedir. Eğitimlerin sonunda kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgeleri ile meslek lisesi diplomaları verilmektedir. Bugüne kadar bu kapsamda 25 bin 812 mesleki belge düzenlenmiştir. Ceza infaz kurumuna bir mesleği olmadan giren bir insanın, tahliye olduğunda elinde geçerli bir meslek belgesiyle çıkabilmesi son derece kıymetlidir.”

Adalet Bakanlığı bünyesindeki çalışmalarla kişinin tahliye sonrasında kendisine yeni, meşru ve üretken bir hayat kurabileceği imkanları güçlendirmeyi amaçladıklarını dile getiren Gürlek, şunları kaydetti:

“Çünkü yeniden suça yönelmeyi önlemenin en etkili yollarından biri de insanın böyle bir hayatı kurabilecek donanıma ve umuda sahip olmasıdır. İşyurtlarımızda yürütülen üretim faaliyetleri, bu toplumsal katkının yanında kamu hizmetlerine de destek olmaktadır. Adliyelerimizden üniversitelere, hastanelerden belediyelere ve diğer kamu kurumlarına kadar pek çok kurumun mobilya, tekstil, metal, gıda, bakım-onarım ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunulmaktadır. Dolayısıyla burada hem bir eğitim hizmeti hem bir üretim faaliyeti hem de güçlü bir topluma kazandırma politikası yürütülmektedir. Bu ortak emek, adalet hizmetinin ne kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu da göstermektedir.

Adalet yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan veya dosyalara yazılan hükümlerden ibaret değildir. Adalet, verilen kararın doğru şekilde infaz edilmesini, toplumun güvenliğinin korunmasını, mağdurun hukukunun gözetilmesini ve cezasını çeken kişinin yeniden topluma kazandırılmasını da kapsayan bütüncül bir devlet sorumluluğudur. Devletimiz, vatandaşımızın huzuruna kasteden suçlularla ve organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele etmekte ve bu mücadelede hiçbir taviz vermemektedir. Ancak güçlü devlet anlayışımız bununla sınırlı değildir. Cezasını çeken insanın yeniden suçun içine sürüklenmemesi, bir meslek ve iş sahibi olarak hayatını yeniden kurabilmesi için ortaya koyduğumuz irade de bu anlayışın bir gereğidir. Devletimizin insana uzattığı el, bu sorumluluğun ifadesidir. İşyurtları Kurumumuz, işte bu anlayışın en somut tezahürlerinden biridir. Bir taraftan suç ve suç örgütleriyle mücadelede tavizsiz bir iradeyi sürdürürken, diğer taraftan hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkânları oluşturmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.”

“CEZA VE İNFAZ SİSTEMİNİN DAHA ETKİN BİR YAPIYA KAVUŞMASI İÇİN ÇALIŞMAMIZ SÜRÜYOR”

Ceza ve infaz sistemimin daha etkin, daha güçlü ve toplumsal ihtiyaçlara daha doğru cevap verebilir bir yapıya kavuşması amacıyla infaz mevzuatına ilişkin değerlendirme, planlama ve çalışmalarımızı sürdürdüklerini kaydeden Adalet Bakanı Akın Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçları yakından takip ediyor, sistemimizi daha iyi hâle getirecek adımları atıyoruz. Bu çalışmalarımızda esas aldığımız anlayış açıktır. Güçlü hukuk devleti, suçla kararlılıkla mücadele eder, cezanın gereğini eksiksiz yerine getirir ve toplumun güvenliğini sağlar. Aynı zamanda insan onurunu korur ve kişinin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkânları oluşturur. İşyurtlarımızın eğitim ve üretim kapasitesini artırmaya, yeni meslek alanları oluşturmaya, teknolojik imkanları daha etkin kullanmaya, kamu ve özel sektörle iş birliklerini genişletmeye bu anlayışla devam edeceğiz. Bunu yaparken bu büyük sistemi omuzlarında taşıyan personelimizi de güçlendireceğiz. Kurum müdürlerimizden infaz ve koruma memurlarımıza, mühendislerimizden teknisyenlerimize, öğretmenlerimizden psikolog ve sosyal çalışmacılarımıza, usta öğreticilerimizden idari personelimize kadar bütün çalışma arkadaşlarımız bu sistemin başarısında büyük pay sahibidir.”