(TBMM) – DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, operasyonun 10’uncu yılında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı cezaevinde ziyaret ettiklerini belirterek, “Neden sevgili Demirtaş ve sevgili Yüksekdağ hâlâ cezaevinde? Bu kadar yıl sonra barışı konuşuyorken, demokratik çözümü konuşuyorken, bir umut yaratabilecekken neden eş genel başkanlarımız hala cezaevinde?” diye sordu.
DEM Parti’nin, 4 Kasım 2016 tarihinde HDP’ye yönelik gerçekleştirilen operasyonların demokratik siyaset ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önerisi TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. DEM Parti Grubu adına Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki açıkladı.
TİRYAKİ: 4 KASIM 2016 BİR SİVİL DARBEDİR
Tiryaki, 4 Kasım 2016 tarihinde HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere 12 milletvekilinin gözaltına alındığını, daha sonra 9 milletvekilinin tutuklandığını anımsattı. Operasyonun 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla cezaevinde ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Tiryaki, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın da Demirtaş ve Yüksekdağ’ı ziyaret ettiğini söyledi.
Yüksekdağ’ın selamlarını Genel Kurul aracılığıyla ileten Tiryaki, eski eş genel başkanların ve milletvekillerinin 10 yıldır cezaevinde bulunduğunu, bu süreçte ailelerinden ve yakınlarından ayrı kaldıklarını ancak mağduriyetlerini gündeme getirmediklerini ifade etti. Cezaevi ziyaretlerinde arkadaşlarının kendi durumlarından çok barış ve demokratik toplum sürecini konuştuklarını aktaran Tiryaki, bu sürecin başarıya ulaşması için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylediklerini belirtti.
“4 KASIM 2016 SİVİL DARBEDİR”
Türkiye’nin yalnızca askeri darbeler değil, sivil darbeler tarihi de bulunduğunu savunan Tiryaki, 4 Kasım 2016’da yaşananları “sivil darbe” olarak nitelendirdi.
Tiryaki, şöyle konuştu:
“Türkiye tarihi aynı zamanda darbeler tarihidir, askerî darbeler tarihidir; 12 Eylül böyledir, 12 Mart böyledir, 27 Mayıs böyledir ama bütün darbeler askerî olmaz. Türkiye tarihi aynı zamanda sivil darbelerin de tarihidir. 4 Kasım 2016 da bir sivil darbedir çünkü 15 Temmuz darbe girişiminin ruhu aslında 4 Kasımda başarıya ulaşmıştır.”
Operasyonun olağan bir gözaltı ve tutuklama süreci olmadığını savunan Tiryaki, 12 farklı ilde milletvekillerinin aynı gece ve aynı saatlerde, birbirleriyle ilgisi olmayan dosyalar gerekçe gösterilerek tutuklandığını söyledi. Operasyonun merkezi bir kararla gerçekleştirildiğini ileri süren Tiryaki, tutuklamalar öncesinde cezaevlerindeki koğuşların ve nakil için jetlerle helikopterlerin hazırlandığını iddia etti.
“KOBANİ DAVASI BİR KUMPAS DAVASIYDI”
HDP’li siyasetçilerin tutuklanmasına ilişkin Kobani davasını da değerlendiren Tiryaki, davanın başından itibaren bir kumpas olduğunu savundu.
Tiryaki, Kobani davası nedeniyle tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Zeynep Karaman, Pervin Oduncu, Zeynep Ölbeci, Dilek Yağlı, Aynur Aşan, Günay Kubilay, Nazmi Gür, Ali Ürküt, Bülent Parmaksız, Alp Altınörs, İsmail Şengül ve Zeki Çelik’e selam gönderdi.
4 Kasım 2016’daki operasyonların ardından 2024 yerel seçimlerinden sonra da 4 Kasım tarihinde Mardin, Batman ve Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine kayyum atandığını anımsatan Tiryaki, demokratik siyasete yönelik operasyonların ve kayyum uygulamalarının devam ettiğini söyledi.
Tiryaki, “Neden sevgili Demirtaş ve sevgili Yüksekdağ hâlâ cezaevinde? Bu kadar yıl sonra barışı konuşuyorken, demokratik çözümü konuşuyorken, bir umut yaratabilecekken neden eş genel başkanlarımız hâlâ cezaevinde? Halkımız bu soruyu soruyor ve biz de bu sorunun cevabını bekliyoruz” dedi.
İYİ PARTİLİ TÜRKKAN: HİÇBİR SİYASETÇİ DÜŞÜNCESİNDEN DOLAYI CEZALANDIRILMAMALI
İYİ Parti Grubu adına konuşan Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, demokrasi ve hukukun herkes için geçerli olması gerektiğini söyledi. Hukukun üstünlüğünü savunmakla Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını tartışmaya açmanın birbirinden farklı konular olduğunu belirten Türkkan, DEM Parti’nin 4 Kasım 2016’da yaşananları siyasi darbe olarak nitelendirmesinin kendi değerlendirmeleri olduğunu ifade etti. Türkkan, “Hiçbir siyasetçi düşüncesinden dolayı cezalandırılmamalıdır, bunun altını özellikle çiziyorum” dedi. Terörle irtibat veya iltisak iddialarının hukuk çerçevesinde soruşturulmasının siyasi sıfatlarla engellenemeyeceğini savunan Türkkan, değerlendirmelerin somut deliller ve bağımsız mahkemelerin hukuka uygun kararları üzerinden yapılması gerektiğini söyledi.
CHP’Lİ ALP: SELAHATTİN NE ZAMAN ÇIKACAK, DİYE SORUYORLAR
CHP Grubu adına konuşan Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, DEM Parti’nin önergesini desteklediklerini belirterek, Demirtaş’ın tutukluluğunun toplumsal barış üzerinde yarattığı etkiyi kendi yaşamında da gördüğünü söyledi.
Kars’a yaptığı ziyaretlerde yurttaşların kendisine sık sık Demirtaş’ın ne zaman tahliye edileceğini sorduğunu anlatan Alp, bölge halkının sürece duyduğu güveni Demirtaş’ın cezaevinde bulunması üzerinden değerlendirdiğini ifade etti.
Alp, “Ne zaman memlekete gitsem ve kimi görsem büyük, küçük, genç, yaşlı herkes bize şunu soruyor: ‘Selahattin ne zaman çıkacak?’ Emin olun, şu anda toplumda gördüğümüzde insanların sorusu bu, bölge insanının sorusu bu. Bu sürece olan güvenlerini de bununla test ediyorlar, ‘Selahattin içerideyse nasıl güveneceğiz?’ diyorlar” diye konuştu.
“ANNEM DEMİRTAŞ’I ÇOK SEVİYORDU, ONUN KONUŞMALARINI İZLER ÖYLE UYKUYA DALARDI”
Demirtaş’ın haksız yere tutuklu bulunduğunu savunan Alp, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına uyulması gerektiğini belirtti. Alp, şöyle konuştu:
“Benim annem, Selahattin Demirtaş’ı çok seviyordu, her akşam onun eski konuşmalarını izlerdi, öyle uykuya dalardı. Bana da hep nasihat ediyordu ‘Meclis’te Selahattin için niye konuşmuyorsun, bir gün Selahattin için konuş’ derdi. Ben burada bir gün Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini talep ettim, konuşmamı da anneme gönderdim. O gece annem rahmete kavuştu, sanki Demirtaş’ın hakkında konuşmamı bekliyormuş gibi. Selahattin Demirtaş bütün Kürt annelerinin yüreğinde bir vicdan sızısıdır; bunu bilin, bunu bilin çünkü Selahattin masumdur, Selahattin haksız tutuklanmıştır, on yıl boşu boşuna yatmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Demirtaş masumdur.” dedi ve hâlâ Demirtaş hakkında burada hüküm tesis edilmiyor. Buradan tarih huzurunda, toplum huzurunda hem siyasete hem mahkemelere bir çağrıda bulunmak istiyorum: Hiç kimse Selahattin Demirtaş’ı bu sürecin rehinesi yapmasın, hiç kimse 7595 sayılı Yasa’dan faydalansın diye zorlamasın; ona gerek yok çünkü adam masum ve masum hâliyle on yıl yattı ve bu bedeli herkesten de buradaki siyasetçilerden de fazla ödedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına uyun ve Selahattin Demirtaş’ı tahliye edin diyorum”
YENİ PARTİLİ ÖZER: BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN HUKUK DEVLETİ GEREKİYOR
YENİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer de 4 Kasım 2016’da HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile seçilmiş milletvekillerinin evlerine düzenlenen baskınlarla gözaltına alındığını ve tutuklandığını söyledi.
Yaşananların Türkiye’deki rejim değişikliği çabalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Özer, operasyonların ardından kayyum uygulamalarının da devam ettiğini belirtti.
İktidarın siyasi rakipleriyle sandıkta mücadele etmek yerine yargı süreçlerinden siyasi fayda sağlamaya çalıştığını ileri süren Özer, 4 Kasım 2016’da yaşananların geçmişte kalmış münferit bir operasyon olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Özer, “Artık yaşanan hukuksuzlukları tespit etmekle de yetinemeyiz. Bu hukuksuzlukların tekrarını mümkün kılan siyasi ve kurumsal düzeni değiştireceğiz” dedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Özer, Meclis komisyonunun raporunda da bu kararların uygulanmasına ilişkin iktidar milletvekillerinin imzalarının bulunduğunu ancak kararların yerine getirilmediğini söyledi.
Özer, “Türkiye’nin ihtiyacı barış ve demokrasidir. Bakın, barış ama demokrasi demiyorum; barış ve demokrasi diyorum, hukuktur diyorum” ifadelerini kullandı.

