(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda fon soruşturması ve sermaye piyasalarındaki gelişmeler gündeme geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, soruşturmada suça bulaşanların bürokrasi veya siyaset ayrımı yapılmaksızın hesap vereceğini belirterek, muhalefeti yolsuzlukları savunmakla suçladı. Usta’nın belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin sözlerine tepki gösteren YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, iktidarın “fon vurgununda” sorumluları koruduğunu öne sürerek, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kendi, saraydaki şişman çocuklarınıza yedirdiniz” dedi. CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı ise iktidar sıralarına hitaben “arınma” çağrısında bulunarak, fon soruşturmasındaki 241 kişilik listenin açıklanmasını istedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce milletvekilleri ve grup başkanvekilleri değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Kuzey Makedonya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Salih Murat ve beraberindeki heyet Genel Kurul çalışmalarını kordiplomatik locasından bir süre takip etti.
YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, gündem dışı söz alarak, 2023 depremlerinin ardından 4 yıl geçtiğini hatırlatarak, Osmaniye’de köylerde konutların büyük çoğunluğunun teslim edilmediğini ileri sürdü. Kaya, kırsalda 2 bin 679 kırsal konut hak sahibinden 791’ine anahtar teslimi yapıldığını belirterek, “Hasanbeyli’deki 183, Bahçe’de 331 hak sahibinden hiçbirine
konut teslim edilmedi. Issızca’da hala çadırda kalanlar var. Esenevler’de 751 konut ve 153 dükkanın resmi ihale tabelasında ‘Teslim: 21 Aralık 2025’ yazıyor, bugün Kasım 2026 ve hala bir vatandaşımız bile anahtarını alamadı. Üstelik bu yıl da teslim edilemeyeceği söyleniyor” dedi.
Gündem dışında konuşan YENİ Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda temizlik malzemesi eksikliği ve hijyen sorununu gündeme getirdi. Okullarda, tuvalet kağıdı, sabun ve personelin bulunmadığını öne süren Akdoğan, “Ülkenin Milli Eğitim Bakanı lüks Audi A8 arabasıyla parti genel merkezlerinin önüne gidiyor, caka satıyor, düğün davetiyesi dağıtıyor. Demezler mi Milli Eğitim Bakanına ‘O lüks arabanla sağa sola gidip gezeceğine, düğün davetiyesi dağıtacağına okullardaki temizlik işine bir baksana’ diye? Bir de bu Bakanlık hiç
utanmadan sıkılmadan ‘Okulum Temiz’ diye sertifika veriyor. Okulumuz temiz falan değil değerli milletvekilleri, çocuklarımız okullarda tuvaletlere gidemiyorlar, tuvaletlerin bulunduğu koridorlarda öğretmenler yürüyemiyorlar” ifadelerini kullandı.
Akdoğan, velilerin hijyen sorununa ilişkin şikayetlerine de değinerek, “Ya Milli Eğitim Bakanının bunlardan haberi yok mu? Biz çocuklarımızın can güvenliğini koruyamıyoruz, biz çocuklarımıza bir öğün yemek yediremiyoruz, biz çocuklarımızı okulda tuvalete gönderemiyoruz. Eğer Milli Eğitim Bakanı ve iktidar partisi mensupları bu durumdan haberdar değilse bu bir sorun, haberdarlarsa ve susuyorlarsa bu bambaşka bir sorun” diyerek tepkisini dile getirdi.
AK PARTİLİ YAYMAN’IN “ANADOLU İHTİLALI” KONUŞMASINA YENİ PARTİLİ EMİR’DEN TEPKİ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri’ni işaret ederek, “Anadolu ihtilalinin yani AK Parti’nin tek başına iktidara geldiğinin 24’üncü yıl dönümü” dedi. AK Parti’nin 14 Ağustos 2001 yılında kurulduğunu anımsatan Yayman, partinin bir yıl sonra iktidar olduğunu ve Türk demokrasi tarihinde rekor kırarak yirmi dört yıldır iktidarda olduğunu aktardı.
2006 yılındaki Danıştay binasına yönelik saldırı, Balyoz darbe planı iddiası, cumhuriyet mitingleri, “367 kararı”, kamuoyunda “e-muhtıra” olarak bilinen ve Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden yapılan açıklama, AK Parti’ye yönelik kapatma davası, Gezi Parkı eylemleri, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Yayman, “Bu geçen yirmi dört yılda neredeyse iki yıla bir bir krizle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. AK Parti bütün bu krizleri siyasetle aştı, milletle aştı ve demokrasinin imkanlarını genişletmekle aştı. Dolayısıyla biz, yirmi beş yılda yapılmayanı yapan, hayal edileni gerçekleştiren bir parti olarak şimdi ikinci yirmi beş yılın arifesindeyiz” şeklinde konuştu.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Yayman’ın konuşmasında, “Seksen yıllık cumhuriyet ve demokrasi deneyimini zan altında bırakan ifadeler kullandığı” gerekçesiyle söz aldı. Emir, “Sayın Yayman, bu topraklarda bir ihtilal yapıldı, o ihtilal milli mücadeleyle yapıldı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yapıldı. Bugün sizin yaptığınız o cumhuriyetle cumhuriyetin kurucu kadrolarıyla, onun devrimleriyle mücadele etmektir ve eğer burada siz gelip darbelerden, kesintilerden bahsediyorsanız eksik kalır. Bakın, darbeci sizsiniz, gelecek iktidara darbe yapan, siz gelecek olan cumhurbaşkanı adayını iftiralarla hapse atan, sizi yenecek partiye butlanla eski yönetimini getiren sizlersiniz” diyerek Yayman’ın konuşmasına tepki gösterdi.
EKMEN’DEN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” KANUNU KAPSAMINDA MGK KARARININ AÇIKLANMASI ÇAĞRISI
Genel Kurul’un gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri söz alarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, ‘Barış Anneleri’nin bugün Meclis’te gruplarını ziyaret ettiklerini belirterek, iktidarın “Terörsüz Türkiye” süreci olarak adlandırdığı süreçle birlikte “kronik bir sorunun” barışla, uzlaşıyla ve görüşmeyle sonlandırılmasının bir fırsat olduğunu vurguladı. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Meclis’te 467 “evet oyu ile kabul edildiğini kaydeden Ekmen, “Bu süreçte rolü olan herhangi bir kişi veya kurumun bu süreçte işi zorlaştıracak, ipe un serecek, süreci geciktirecek herhangi bir eylem ya da yapması gereken bir işten kaçınmaya hakkı yoktur. TBMM’de tarihi bir destekle ete kemiğe bürünen bu sürecin bir an önce Milli Güvenlik Kurulu kararı alınacak seviyeye getirilmesi gerekir. Burada, kim, hangi sorumluluktan kaçıyorsa bunun kamuoyuna deşifre edilmesi lazım ve kamuoyunun bazı gelişmelerin gazeteciler aracılığıyla deşifre olmasından sonra kısmi bilgilendirilmesi değil, gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirilmesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
ÇÖMEZ: CUMHURBAŞKANLIĞINDA YAPILAN TOPLANTIYA ÇETE ÜYELERİNİ DAVET ETMİŞSİNİZ
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, “Bunlar bir çetedir, fon
vurgunu çetesi vardır” açıklamasını hatırlatarak, şunları söyledi:
“Ortada korkunç bir rant gerçekleştirmiş fon vurgunu örgütü var. Arkasında güç odakları, saray çevreleri, mağdurlar var. Örgüte alan açan kamu bürokrasisi var: SPK, BDDK, BIST, Takasbank, MKK, MASAK, Maliye, Bakanlığı. Bunların her birinde bu örgüte alan açmış, rüşvet almış çete mensupları var. Medyada algı yönetimi yapan yapılar var, televizyon, yazılı medya, dijital medya ağları var. Şurada üç gün, beş gün önce, birkaç hafta önce Cumhurbaşkanlığında yapılan toplantıya bu çete üyelerini davet etmişsiniz ya. Biz sizin neyinize güvenelim? Cumhurbaşkanlığı toplantısına katılıp bu vurgunla mücadele edecek adamların içerisinde bu çetenin üyeleri varmış. Böyle bir yönetim anlayışı olur mu? Aymazlığınızın, çapsızlığınızın ve beceriksizliğinizin dik alasını gösteriyorsunuz ama bir taraftan da, bir taraftan da siyasi ayağı, öte yandan bunlara destek veren yapıların da gücü, kudreti devam ediyor maalesef.”
SARI: KAMUNUN YÖNETTİĞİ TÜRKİYE SİGORTA FONDA PARASINI HEBA ETMİŞ”
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, “fon soruşturması” sürecinin “gayriciddi ilerlediğini” savundu. Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin araştırılması için Meclis’te araştırma komisyonu kurulması çağrısını anımsatan Sarı, “‘Yok, hayır. Biz yapıyoruz, biz inceliyoruz. Biz kendi kurulumuzu kurduk, kurulun temsilcileri gelecek, Meclise bilgi verecek’. Plan ve Bütçe Komisyonuna gelindi, kim bilgi verdi? Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun, bunlar şu anda örgütlü suç kurmaktan dolayı yargılandı, rüşvet almaktan dolayı tutuklandı. Bu ne ciddiyetsizlik ki TBMM’ye, Komisyona, milletvekillerine bilgi vermek için çağırdınız adamlar bu işin sorumluları, bu işin suçluları ve tutuklanıyor, gözaltına alınıyor ve örgütlü suçlardan yargılanıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak’ın 1 milyon dolar rüşvet aldığı için 24 Ekimde tutuklandığını hatırlatan Sarı, “Rüşveti ne için alıyor? Bu fondaki kaynağı büyütebilmek, bu yolsuzluk düzenini destekleyebilmek için. Ya, Türkiye Varlık Fonuna ait bir kurumdan bahsediyoruz. Bu kurum milletin kaynağıdır. Hani kamu kaynağı yoktu, kamu zararı yoktu? Kamunun yönettiği Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik buraya para aktarmış, burada parasını heba etmiş, buradan rüşvet almış” diye konuştu.
EMİR: BİR TÖVBE HESABI AÇTILAR, 18 MİLYAR LİRA TOPLAYABİLDİLER
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Bugüne kadar bu vurgunda siyaseten hesap veren kim var, kim sorumluluk üstlendi?” diyerek, kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinene gelişmelere ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Bir bakanları vardı, tövbe fonuna faizini, anaparasını çıkardıktan sonra kazancını yatırdığı iddia ediliyor, ona hiçbir şey yapılmadı. Hayati Yazıcı’nın oğluna, yine, milletvekilinizin eşine bir saatte, bir günde tedbir konuldu ve saatler içerisinde tedbir kaldırıldı. Bu suç örgütüyse, bu suç örgütü saraydan açık destek aldıysa bunun arkasındaki siyasi güç kimdir, kimlerdir, onları kim saklıyor? Hala o vurgunu vurup o milyar liraları götürenler açısından o sıralı listeyi niye saklıyorsunuz, kimi korumaya çalışıyorsunuz? O listedeki milletvekilleri, eski milletvekilleri, bakanlar, bakan yardımcıları, onların çocukları, saraydaki çocuklar, bunları niye saklıyorsunuz? Bakınız, bir tövbe hesabı açtılar. Dileyen dilediği kadarını getirecek, yatıracak ve becerebilirlerse suçsuz kalacak, yargılanmaktan kurtulacak. Toplaya toplaya 18 milyar lira toplayabildiler.”
USTA: İSTER BÜROKRASİ İSTER SİYASET AYAĞI OLSUN HEPSİ HESAP VERECEK
Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin Genel Kurul’da gündeme gelmesinin ardından AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “fon vurgununda” tavırlarının net olduğunu dile getirdi.
“Suça kim bulaşmış ise hepsinin hesabı soruluyor ve sorulacak” diyen Usta, fon soruşturmasına ilişkin şunları söyledi:
“Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor ve bakılmayacak ve ister bürokraside olsun ister siyaset ayağı olsun, hepsi hesap verecek. Fon zararlarının kamu kaynağıyla karşılanmayacağını her seferinde söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Biz bunları çok net söylerken yönettikleri belediyelerinde ve partilerinde her türlü rüşveti, yolsuzluğu, usulsüzlükleri savunanlara, kirliliğin üstünü örtmeye çalıştıkları için kendilerine bir öneride ve tavsiyede bulunuyoruz. Yargı süreçlerini takip edin, siz de hırsızı, arsızı, ahlaksızı savunmaktan vazgeçin ve sizin de hırsızlarla ve yolsuzluklarla ilgili belediyelerinizdekileri savunmama noktasındaki kararlılığınızı duymak istiyoruz.”
EMİR: TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKINI SARAYDAKİ ŞİŞMAN ÇOCUKLARINIZA YEDİRDİNİZ
Usta’nın belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmasına değinmesi üzerine söz alan Murat Emir, “Bunca yolsuzluk, fon krizi, manipülasyonu ayyuka çıkmışken, ‘hırsızlar, arsızlar’ sizden diye sessiz kaldınız. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kendi, saraydaki şişman çocuklarınıza yedirdiniz. Şimdi suçüstü yakalanınca da tekrar bize saldırarak kurtulabileceğinizi zannediyorsunuz. Sizi bundan menederiz. Herkes yargılanacak, bağımsız mahkemelerde yargılanacak; seçilmişler tutuksuz yargılanacak” diyerek tepki gösterdi.
SARI: 241 KİŞİLİK LİSTEYİ AÇIKLAYIN
Serkan Sarı ise TBMM’ye çağrıda bulunarak, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse milletin hesabını sormak da bu Meclisin sorumluluğundadır” dedi. Usta’nın belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin sözlerini eleştiren Sarı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“241 kişilik listeden bahsediliyor. ‘Hepsi elimizde, bir cerrah hassasiyetiyle çalışıyoruz’ deniyor ama hiçbirimiz bilmiyoruz. Nasıl bir cerrahsa elini attığı ölüyor, gömülüyor, elini attığını öldürüyor. Bu cerrahın hassasiyeti bu ülkenin geleceğini korumak üzerine değil, yandaşlarının ve bürokratlarının, milletvekillerinin geleceğini korumak üzere kurgulanmış. Birçok iddia var. 150’ye yakın milletvekilinin, 180’e yakın yargı mensubunun, 30’a yakın valinin, kaymakamın bu işin içinde. Niye bu konuyla ilgili gerekli hassasiyetler ve açıklamalar yapılmıyor? Bir belediyedeki bir kaygı, bir şüphe, bir iddiayla ilgili bütün çalışanlar gözaltına alınıyor. Bu Meclis aklanmak zorunda. Siz bu Meclis’e gölge düşüremezsiniz. TBMM, sizin rant hırsınıza kurban edilebilecek bir kurum değildir. O yüzden gelin, bu listeyi açıklayın. ‘Arınma’ diyoruz, hep birlikte siz de partinizi arındırın, siz de bu kamu kurumlarına çöken rant şebekesinden arının.”
YENİ PARTİLİ GENÇ: PARANIN İZİ VAR, BİR TEK HESAP VEREN YOK
YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, fon soruşturmasında kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerine yönelik gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden iktidarın siyasi sorumluluğu olduğunu ileri sürdü. Genç, “Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi? Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı? Kim denetledi? Kim yıllarca bu koltuklarda tuttu? Hem denetlenecek kurumun yönetimindesiniz hem de onu denetleyecek kurulun başındasınız. Sayın Cumhurbaşkanı, siz bu ülkeyi yönetirken denetleyenle denetleneni birbirine karıştırmışsınız. Bu piyasalardan toplam ne kadar borçlanıldı? Herkesin işlemi kayıt altındaysa, bu soruların cevabı neden hala ortada yok? Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok” diye sordu.

