Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Parti Sözcüsü Sarı: “Asrın yolsuzluğunun üstünü belediye operasyonlarıyla örtemezsiniz”

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un tutuklanmasına tepki göstererek, son dönemde belediyelere yönelik artan operasyonların, “asrın yolsuzluğu” olarak nitelendirilen fon skandalının üzerini örtmeye yönelik olduğunu savundu. Sarı, “Fon yolsuzluğu AKP’li isimlere doğru genişlerken, bunun etkisini azaltmak için muhalefet belediyeleri hedef alınıyor” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un

(MUĞLA) – CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un tutuklanmasına tepki göstererek, son dönemde belediyelere yönelik artan operasyonların, “asrın yolsuzluğu” olarak nitelendirilen fon skandalının üzerini örtmeye yönelik olduğunu savundu. Sarı, “Fon yolsuzluğu AKP’li isimlere doğru genişlerken, bunun etkisini azaltmak için muhalefet belediyeleri hedef alınıyor” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Milas İlçe Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un tutukluluk sürecine, belediye başkan vekilliği seçimine ve belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Milas Belediye Başkanı Topuz’un kısa süre içerisinde serbest bırakılarak görevine iade edileceğini düşündüklerini belirten Sarı, yarın saat 14.00’te yapılacak Başkan Vekili seçiminde Fevzi Topuz’un emanetine sahip çıkacaklarını söyledi.

Sarı, “Fevzi Başkan’ın emanetini, emin ellere teslim etmek üzere, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından seçilmiş bir belediye başkanının, yani halkın iradesinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden yana tecelli etmiş olduğu bu iradeye sahip çıkmak ve yeniden bu emaneti Cumhuriyet Halk Partililere vermek amacıyla burada bulunuyoruz” diye konuştu.

Avukatlarının Fevzi Topuz’u Burdur’daki cezaevinde ziyaret ettiklerini aktaran Müslim Sarı, şunları söyledi:

“Buraya oldukça uzak, en az 300 kilometre mesafede bir cezaevinde tutuluyor. Dolayısıyla tecrit koşullarında tutuluyor. Sevkin özellikle hafta sonuna denk getirilmiş olması, iki gün boyunca ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ortam yarattı kendisi için. Ancak morali iyi, umudu yüksek. Hepinize tek tek, bütün Milaslılara selam gönderdi. Belediye başkanımız kendisinden emin. Sizin boynunuzu öne eğdirecek hiçbir şey yapmadığını açık yüreklilikle söylüyor. Son derece rahat, kendisinden emin ve umutlu. Kısa bir süre sonra belediye başkanımızın yeniden aramızda olacağını düşünüyoruz. Dosyada gizlilik kararı var. Her şeyi görmek, incelemek mümkün değil. Ancak ifadelere baktığımızda, bugüne kadar gerçekleşen adli süreçleri incelediğimizde belediye başkanımızın tutuklu olmasını gerektirecek herhangi bir maddi delilin olmadığını görüyoruz.

Türkiye’de tutukluluğun giderek bir cezalandırma yöntemi haline dönüştüğü bir zeminde ve zamanda, bu tutuklama işleminin herhangi bir yasal dayanağının, karşılığının, maddi delillerinin olmadığını bugünden söyleyebilirim. Ancak bu işlem gerçekleşti. Ben, iddianameden önce, ki iddianame biliyorsunuz Türkiye’de uzun zamanlar alıyor; 6 ay, 8 ay. Ancak iddianameden önce zaman zaman yapılan tutukluluk değerlendirmeleri sonrasında bu tutukluluk sürecinin sona erdirileceğini, belediye başkanımızın önce ev hapsine çıkacağını, ardından da göreve iade edileceğini ve bu sürecin çok uzamayacağını düşünüyoruz.”

Müslim Sarı, süreci yakından takip ettiklerini belirterek, “Elbette herkes yargılanabilir. Kamu görevlileri de yargılanabilir, bizler de yargılanabiliriz. Herkes yargılanabilir. Ancak tutuklulukla ilgili hukuki süreçler, maddi deliller ve dayanaklar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Tutukluluk esas olmamalıdır. Tutukluluk, istisnai olarak uygulanabilecek bir yöntemdir” dedi.

“FON SKANDALININ ÜSTÜNÜ ÖRTMEK İÇİN OPERASYONLAR HIZLANDI”

CHP Sözcüsü Sarı, son bir ay içerisinde en az 15 belediyeye operasyon düzenlendiğini, belediyelere yönelik operasyonların fon yolsuzluğu iddialarının üzerini örtmeye yönelik olduğunu savunarak, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin birçok yerinde fon mağdurları var. Biliyorsunuz bir fon yolsuzluğu var. Yüzyılın asrın yolsuzluğu. Bu yolsuzlukta bile siyasi ayaklar, kurumsal ayaklar yeterince ortaya çıkartılmamışken, insanlar tutuksuz yargılanıyorken, belediyede halkına hizmet etmek üzere halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının en azından tutuksuz yargılanmasının hukuki asgari bir gereklilik olduğuna inanıyoruz. Biliyorsunuz, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük bu süreç son zamanlarda yoğun bir şekilde devam ediyor. Biz buraya gelmeden önce, Adana’nın Çukurova Belediyesi’nde de bir belediye başkan vekili seçimi gerçekleştirdik. Orada da Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanının, her ne kadar Yeni Parti’ye gitmiş olsa bile halkın iradesiyle seçilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanının, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapsayıcılığı ve kucaklayıcılığı çerçevesinde yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkan vekiline emanetinin bırakıldığını gördük. Burada da aynı şey olacak. Merkezefendi’de de kısa bir süre sonra bir seçim yapılacak. Henüz tarih belli değil. Şu an itibarıyla daha başkanın görevden uzaklaştırıldığı, seçim tarihinin belirlenmediğini biliyorum. Ama cuma günü ya da önümüzdeki pazartesi günü burada da bir seçim yapılacak. Buradaki seçimde de yine Cumhuriyet Halk Partili ve Yeni Partili arkadaşlarımız birlikte hareket ederek burada AKP’ye bu belediyeyi kaptırmayacaklar. Bunun için de sonuna kadar mücadele edecekler.

Son dönemlerde belediyelerimize yönelik bu süreçlerin hızlanmasının altında yatan en büyük nedenlerden biri, hepimizin bildiği üzere fon skandalının üstünü örtmektir, gölgelemektir. Bu tesadüfi değildir. Son bir aya baktığınız zaman en az 15 belediyemize operasyon yapıldığını görüyoruz. Bunların bir kısmı CHP’li belediye, bir kısmı Yeni Partili belediye ama bunların hepsi muhalefetin belediyeleri. Dolayısıyla fon yolsuzluğu hızlı bir biçimde AKP’li ailelere, bakanlara, bakanların çocuklarına, genel başkan yardımcılarına doğru gittiği bir yerde ve zeminde, bunun üstünü örtebilmek üzere bu operasyonların hızlandığını görüyoruz.

“FON YOLSUZLUĞUNUN ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZSİNİZ”

Fon yolsuzluğunun üstünü örtemezsiniz. Belediye operasyonlarıyla bunun etkisini azaltamazsınız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreci sonuna kadar takip ediyoruz. Fon yolsuzluğunu sadece manipülasyon yaptığı iddia edilen kişilere dönük operasyonlar yaparak, onların mallarına el koyarak, sadece bununla sınırlandırarak çözemezsiniz. Meselenin iki tane daha boyutu var. Bunlardan biri, bunlara göz yuman kurumlardır. Bunları yok sayan kurumlardır. Biz bu kurumların temsilcilerinin de başkanlarının da yargılanmaları gerektiğini, konunun sonuna kadar üzerine gidilmesi gerektiğini söyledik. Önce bunu yok saydılar. Önce üzerini örtmeye çalıştılar. Ama muhalefetin ısrarcı talepleri sonrasında bu kurum başkanlarının da artık gözaltına alındığını ve görevden alındığını gördük. Bu, muhalefetin baskısıyla oldu.”

Sarı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı’nın görevden alındığını, Borsa İstanbul Başkanı’nın gözaltına alındığını ve bu kişilerle ilgili hukuki süreçlerin başlayacağını belirterek, “Bu yetmez. Başka kurumlar da var bu işin içinde. Takasbank’tan başlayan ve devam eden en az 5-6 tane kurumun daha bu göz yumma işinin içinde olduğunu değerlendiriyoruz. Bu da yetmez” ifadelerini kullandı.

“HAZİNE VE MALİYE BAKANI, GEREĞİNİ YERİNE GETİRMİYORSA İSTİFA ETMELİDİR”

Bu işin siyasi ayaklarının ortaya çıkartılması gerektiğini vurgulayan Müslim Sarı, şunları kaydetti:

“Şimdi bir ülkede, ‘Hazine ve Maliye Bakanı bundan 11 ay önce kalkıp buralarda manipülasyon var’ deyip bekleyemez. Burada manipülasyon varsa gereğini yerine getirmek zorundadır. Hazine ve Maliye Bakanı gereğini yerine getirmiyorsa istifa etmelidir. Gereğini yerine getiremiyorsa da istifa etmelidir. O zaman gereğini yerine getiremiyor olmasının arkasındaki güçler kimler? Bunların da ortaya çıkartılması gerekir. Dolayısıyla buranın arkasındaki siyasi motivasyon, bu kurumlara, bu kurum başkanlarına bu cesareti veren siyasi motivasyon, siyasi ayak neyse bu siyasi ayağın da ortaya çıkartılması ve yargılanması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda iki tane çizgimiz var. Birincisi, bu arkadaşlarımızın, bu kişilerin, bu manipülatörlerin, siyasi ayağın ve kurumsal ayağın mutlaka ve mutlaka örgütlü suçlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bunu bireysel bir suç olarak göremeyiz. Örgütlü bir suç yerine bireysel bir suç olarak görmek bu konuyu hafifletmektir. Bunu örgütlü suç kapsamında değerlendirmek gerekir. Biz bunun sonuna kadar takipçisi olduk ve sevinerek görüyoruz ki Borsa İstanbul Başkanı’yla ilgili isnat edilen suçlarda bu işin örgütlü suç kapsamında değerlendirildiği iddiası var. Dolayısıyla bunu sevinerek değerlendiriyoruz. Ama bunu unutmayın ki bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ısrarcı talepleriyle olmuştur. İkincisi, burada bu fonlar tasfiye edilirken asla ve kata kamu kaynağı kullanılmamalıdır. Sizin vergilerinizle, toplanmış paralarınızla bu fon mağdurlarına ödemeler yapılmamalıdır. Bu işin arkasındaki siyasi sorumluların mal varlıklarına el konulmalıdır. Bu iş kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir ve kamu kaynağı konulmadan çözülmelidir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak da bunun sonuna kadar takipçisi olacağız.”

SARI’DAN MİLASLILARA BELEDİYE ÖNÜNDE BULUŞMA ÇAĞRISI

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, yarın yapılacak Milas Belediye Başkan Vekilliği seçiminin muhalefet güçlerinin iş birliğiyle gerçekleştirilmesini temenni ettiklerini belirterek, “Yarın yapılacak seçimlerin gereği gibi, olgun bir biçimde, iş birliği içinde, dayanışma içinde ve mümkünse muhalefet güçlerinin tek aday çıkartarak, Fevzi Başkan’ın emanetine uygun bir biçimde, onun talepleri doğrultusunda oluşmasını temenni ediyoruz. Bunun için çaba harcayacağız” diye konuştu.

CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak bu sürecin mümkün olduğu kadar suhuletle yönetilmesi için elinden gelen her türlü çabayı, katkıyı ve desteği vermeye hazır olduğunu söyleyen Sarı, “Yarın saat 14.00’te başlayacak seçime bütün Milaslıların kendi iradelerine sahip çıkmak üzere burada yer almasını, bulunmasını bekliyorum ve aracılığınızla bütün Milaslılara çağrı yapıyorum. Bütün Milaslılar yarın saat 14.00’ten itibaren belediyenin önünde olsunlar diyorum” dedi.

“DEM PARTİ’NİN ALDIĞI KARARA SAYGI DUYUYORUZ”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Sarı, kent uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin, DEM Parti’ye katılma kararına ilişkin de konuştu. Sarı, şunları söyledi:

“DEM Parti’nin aldığı karara saygı duyuyoruz. Tabii ki kendi siyasal iradeleridir, kendi kararlarıdır. Kent uzlaşısı çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden seçilen belediye meclis üyelerinin artık kendi gruplarına gideceklerini ve kendilerinin hem Büyükşehir’de, İstanbul’da hem de ilçelerde grup kuracaklarına ilişkin siyasal değerlendirmeler yapmışlar. Bunlar kendi tercihleri. Ancak o değerlendirmede şöyle de bir şey var, onu ben önemsiyorum. Her ne kadar kendi gruplarını kurmuş olsalar da kent uzlaşısının ruhuna uygun bir biçimde hareket edeceklerini de belirtmişler. Dolayısıyla burada hangi siyasal perspektif içinden seçilmişlerse, yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve muhalefetin, genel olarak muhalefet blokunun içinde, o iradenin içinde kalacaklarını; oylamalarda ve siyasal pozisyon almaları gerekirken de o zihniyetle hareket edeceklerini söylemişler. Dolayısıyla bu sevindiricidir.

“GRUP KURMUŞ OLSALAR BİLE CHP İLE HAREKET EDECEKLERDİR DİYE DEĞERLENDİRİYORUM”

Siyasal tercihler kendilerine aittir ama biz kent uzlaşısının ruhuna uygun biçimde bu belediyelerde ortaya çıkacak kararlarda birlikte hareket edebilmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bildiğiniz üzere İBB’de bu çok daha önemli hâle geliyor. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde DEM’li arkadaşlarımız kendi gruplarını kurduklarında, Cumhuriyet Halk Partili ve DEM Partili arkadaşlarımızın toplam sayısı Cumhur İttifakı’nın toplam sayısına neredeyse denk hale geliyor. Dolayısıyla DEM Parti’nin alacağı kararlar, belediye meclisi içinde ortaya çıkabilecek oylamalarda takınacakları tavırlar çok kritik bir hale geliyor. Anahtar bir parti pozisyonuna, anahtar bir grup pozisyonuna geliyorlar. Ama ben DEM’li arkadaşlarımızın bu tarihsel sorumluluklarına uygun biçimde hareket edeceklerini düşünüyorum. Dolayısıyla grup kurmuş olsalar bile Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte hareket edeceklerdir diye değerlendiriyorum.

“İSTANBUL’DA ÇOK ÖZEL BİR ÇALIŞMA YAPMAYA İHTİYAÇ VAR”

Ancak İstanbul’da çok özel bir çalışma yapmaya, İstanbul’a çok özel önem vermeye ihtiyaç var. Biz İstanbul’da ayrışmanın tarafı olmak istemedik hiçbir zaman, biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini de zedeleyecek iş ve eylemlere müsaade etmeyeceğimizi söyledik. Bu konuyla ilgili birtakım tavırlar takınan iki belediye meclis üyemizi geçtiğimiz günlerde ihraç ettik. Bir Cumhuriyet Halk Partisi olarak şu beklenti içindeyiz: Arkadaşlarımızın ayrışıp gitmesine gerek yok. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal kimliği içinde mücadele edeceklerse de buna uygun hareket etsinler. Atatürk’ün partisini, Atatürk’ün partisinin kurumsal kimliğini hiç kimseye ezdirmeyiz biz.”

“YARIŞ OLMASINI GEREKTİRECEK DURUM YOK”

Yeni Parti’nin yarın yapılacak belediye başkan vekilliği seçiminde aday çıkarması ihtimaline ilişkin görüşü sorulan Sarı, aday çıkarmamalarının daha uygun olacağını düşündüklerini belirterek, “Kendi takdirleri ama aday çıkartmamalarının daha uygun olacağını düşünüyoruz. Fakat kendi takdirleri neticede. Burada bir yarış olmasını gerektirecek bir durum yok. Çünkü belediye başkanının masum olduğuna ilişkin AKP ve MHP grubunda da bir kanaat olduğunu biliyorum. Dolayısıyla bir problem olmayacağını değerlendiriyorum” dedi.