(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayinde nasıl destan yazdıysak, aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rixos Tersane İstanbul’daki “12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni”ne katıldı.
Erdoğan konuşmasında, tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşmasının, aynı meseleler üzerine istişarelerde bulunmasının çok değerli olduğunu vurguladı. Üç gün boyunca icra edilen bilimsel oturumların verimli geçmiş olmasını dileyen Erdoğan, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve üreten sağlık yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay’ın yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya gelen Üreten Sağlık İş Forumu’nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum” dedi.
Her şeyden önce kendi inanç değerlerinin, yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu olduğunu belirten Erdoğan, “Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek yalnızca beden değil, ruha da şifa ve sekinet temin etmek tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir. Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir” ifadelerini kullandı.
“BİZ DAHA 13’ÜNCÜ ASIRDAN İTİBAREN İNSANLIĞA IŞIK SAÇMIŞ BİR MİLLETİZ”
Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biliyorsunuz, biz daha 13’üncü asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu’ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Selçuklu döneminde inşa edilen Kayseri’deki Gevher Nesibe Darüşşifası, Sivas’taki İzzetin Keykavus Darüşşifası, restorasyon işlemlerini tamamlayarak geçtiğimiz sene Tokat’ta yeniden hizmete aldığımız Gökmedrese bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde Osmanlı’nın vakıflar eliyle hayata geçirdiği Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan, Atik Valide Darüşşifaları ve daha nicesi sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızı gösteren mihenk taşlarıdır.
İbn-i Sina’nın birikimi, Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih, Hekimbaşı Ahi Mehmed Çelebi ve daha pek çok isimle asırlar boyunca Türk-İslam coğrafyasında zenginleşti, dünyaya buradan ihraç edildi. Hipokrat’ın ‘Bir yerde tıp sevgisi varsa orada insanlık sevgisi vardır’ sözü, Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ vecizesinde hayat buldu. Şurası da çok önemlidir. Avrupa’da psikiyatrik rahatsızlıkları olan hastalar canlı canlı yakılırken, buradaki bimarhanelerde, hastanelerde diğer yöntemlerin yanı sıra musiki makamlarıyla, su sesleriyle, aromaterapi ile tedavi edildi.
19’uncu asırdan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarımız dünyaca ünlü hekimler yetiştirdi. Cumhuriyetle birlikte tıptaki bu birikim üniversitelerimiz ve hocalarımızın katkılarıyla daha da geliştirildi, takviye edildi. Şunu da ayrıca dikkatlerinize sunmak isterim, tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyet şüphesiz önemlidir. Fakat bizde tüm bunlar aynı zamanda hekimlik ahlakıyla teçhiz edilmiştir. Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekamil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır.”
Erdoğan, bugün de bilim insanlarının oldukça nitelikli, çığır açan işlere imza atmayı sürdürdüğünü söyledi. TÜSEB ödüllerini tevcih edeceği hocaların, kuruluşların farklı alanlarda çok önemli çalışmalar icra ettiğini kaydeden Erdoğan, “Geçmişteki başarılarımızın yeni buluşlarla, yeni eserlerle devam ettirilmesini bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençlerimizin de sizleri örnek alarak ileride inşallah çok daha büyük işler başaracağından hiçbir şüphe duymuyorum” diye konuştu.
“HEDEFİMİZ KENDİ ULTRASON CİHAZIMIZI GELİŞTİRMEK”
Bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle araştırma-geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde ediliyor. Artık cerrahi operasyonlar yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştiriliyor, hastaların durumu uzaktan takip ediliyor. Burada odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir. Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir. Bizler devlet ve hükümet olarak 24 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Yatırımlarımızla, desteklerimizle, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz.
Batman’da kendi imkanlarımızla ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık.
Kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavileri ve üretim teknolojisini kendi mühendislik kabiliyetlerimizle üretip başarıyla uyguluyoruz. Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedariğinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız.
Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayinde nasıl destan yazdıysak, aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz. Bu süreçte varsa eksiklerimiz, gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz, telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz.”

