(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde Diyarbakır’a yönelik kamu yatırımlarının artırılması, üretim ve istihdamın desteklenmesi çağrısında bulundu. Ebedinoğlu, “Bizim beklentimiz ayrıcalık değil, geçmişten gelen ekonomik ve sosyal dezavantajların giderilmesi ve bölgeler arasındaki kalkınma makasının kapatılmasıdır” dedi.
Ebedinoğlu, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, bölgesel kalkınma, çözüm süreci, ulaşım ve lojistik yatırımları, sanayi, tarım, esnaf ile genç ve kadın istihdamına yönelik taleplerini sıraladı.
“TÜRKİYE’NİN EKONOMİK KALKINMASI BÜTÜN BÖLGELERİN DENGELİ GELİŞMESİYLE MÜMKÜNDÜR”
Ebedinoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Diyarbakır; tarihî birikimi, kültürel zenginliği, genç nüfusu, tarımsal potansiyeli, ticaret kapasitesi ve girişimci insanlarıyla bölgemizin en önemli ekonomik merkezlerinden biridir. Ancak sahip olduğumuz bu büyük potansiyelin yeterince değerlendirilebilmesi için kamu yatırımlarının artırılmasına, üretimin desteklenmesine ve bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandıracak politikalara ihtiyaç vardır.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin hazırlanacağı bu dönemde, Diyarbakır’ın ve bölgemizin beklentilerinin dikkate alınmasını son derece önemli buluyoruz. Beklentimiz, bütçenin yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılayan bir kaynak dağılımı olmaktan çıkarılarak, bölgeler arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarını azaltan, üretimi artıran ve toplumsal refahı güçlendiren bir kalkınma aracına dönüştürülmesidir.
Bölgemiz, yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı dönemlerin ekonomik, sosyal ve toplumsal etkilerini ağır biçimde yaşamıştır. Bu süreçte yatırım imkânları, üretim kapasitesi, istihdam olanakları ve ekonomik gelişme bakımından önemli kayıplar ve gecikmeler yaşanmıştır.
Bu nedenle bugün bölgeler arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarını yalnızca mevcut ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Geçmişten bugüne biriken yapısal sorunların ve bölgenin karşı karşıya kaldığı dezavantajların da dikkate alınması gerekmektedir.
Türkiye’nin ekonomik kalkınması bütün bölgelerin dengeli gelişmesiyle mümkündür. Bunun için Diyarbakır ve çevre illerimizin ekonomik gelişimini hızlandıracak, özel yatırımları teşvik edecek ve istihdamı artıracak pozitif destek politikalarına ihtiyaç vardır.
Bizim beklentimiz ayrıcalık değil, geçmişten gelen ekonomik ve sosyal dezavantajların giderilmesi ve bölgeler arasındaki kalkınma makasının kapatılmasıdır.”
“ÇÖZÜM SÜRECİ EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMAYLA DESTEKLENMELİDİR”
Çözüm sürecinin yalnızca siyasal ve toplumsal boyutuyla değil, ekonomik ve sosyal kalkınma başlıklarıyla da desteklenmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, şöyle devam etti:
“Ülkemizde yürütülen çözüm sürecini, bölgemizde kalıcı huzurun, toplumsal güvenin ve ortak geleceğe duyulan inancın güçlenmesi açısından önemli görüyoruz. Ancak kalıcı huzurun toplumun bütün kesimlerinde güçlü bir karşılık bulabilmesi için ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Gençlerimizin kendi memleketlerinde iş bulabildiği, esnafımızın ekonomik kaygı yaşamadan işini sürdürebildiği, sanayicimizin yatırım yapabildiği, çiftçimizin ürettiğinin karşılığını alabildiği bir ekonomik ortamın oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Çünkü huzur ile kalkınma birbirini tamamlayan iki temel unsurdur. Geçmişte yaşanan sorunların etkilerini azaltmanın ve geleceğe güvenle bakmanın yolu, bölge insanının ekonomik ve sosyal beklentilerine somut karşılık verilmesinden geçmektedir.
2027 bütçesinin bu açıdan yeni bir başlangıç ve önemli bir fırsat olmasını bekliyoruz. Diyarbakır’ın ekonomik gelişimini hızlandırmak için ulaşım ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi gerekmektedir. Demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi, hızlı tren projelerinin somut bir takvime bağlanması, kara yolu altyapısının iyileştirilmesi ve lojistik merkez yatırımlarının hayata geçirilmesi, kentimizin ticaret hacmini ve rekabet gücünü artıracaktır.
Ayrıca Irak, Suriye ve İran ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi, sınır kapılarındaki ticaret imkânlarının güçlendirilmesi ve bölgesel ticaret yollarının etkin kullanılması, Diyarbakır’ı önemli bir ticaret ve lojistik merkezi hâline getirebilir.
Bu yatırımların 2027 yılı bütçesinde ve yatırım programlarında öncelikli olarak değerlendirilmesini bekliyoruz.
Organize sanayi bölgelerimizin altyapısı güçlendirilmeli, yeni yatırım alanları oluşturulmalı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır. Mezopotamya Sanayi ve Ticaret Merkezi (MOSTİM) gibi projelerin tamamlanması ve faaliyete geçirilmesi için gerekli destekler sağlanmalıdır.
Diyarbakır’ın sanayi altyapısının güçlendirilmesi, yalnızca büyük işletmelerin değil, küçük işletmelerin ve esnafımızın da ekonomik faaliyetlerini geliştirecektir. Özellikle gençlere ve kadınlara yönelik istihdam sağlayan yatırımların teşvik edilmesini, yatırım desteklerinin bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda artırılmasını talep ediyoruz.”
“EĞİTİM, MESLEKİ GELİŞİM VE İSTİHDAM OLANAKLARININ ARTIRILMASI GEREKMEKTEDİR”
Ebedinoğlu, tarım, esnaf ve istihdama ilişkin taleplerini ise şöyle sıraladı:
“Diyarbakır’ın tarımsal potansiyelinin yüksek katma değere dönüştürülmesi, bölgesel kalkınmanın en önemli başlıklarından biridir. Silvan Barajı ve sulama yatırımlarının tamamlanması, tarımsal üretimde büyük bir dönüşümün önünü açacaktır. Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi için tarıma dayalı sanayi, ürün işleme ve paketleme tesisleri, depolama alanları ve pazarlama altyapısı da geliştirilmelidir.
2027 bütçesinde bu yatırımlara yeterli kaynak ayrılmasını ve projelerin tamamlanma süreçlerinin hızlandırılmasını bekliyoruz. Diyarbakır ekonomisinin temel taşlarından biri olan esnaf ve sanatkârlarımız, artan işletme giderleri, finansman maliyetleri, vergi ve sosyal güvenlik prim yükleri nedeniyle ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıyadır.
Küçük işletmelerimizin ayakta kalabilmesi için uygun koşullu kredi imkânlarının artırılması, Bağ-Kur ve vergi borçlarına ödeme kolaylıkları sağlanması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve küçük işletmeleri koruyacak destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir.
Esnaf yalnızca ticaret yapan bir kesim değildir. Aynı zamanda mahalle ekonomisinin, toplumsal dayanışmanın ve yerel istihdamın temel unsurudur. Bu nedenle 2027 bütçesinde esnaf ve sanatkârlarımızın ekonomik gücünü artıracak özel destek programlarına yer verilmesini önemsiyoruz.
Bölgemizin en büyük zenginliklerinden biri genç nüfusudur. Ancak genç nüfusun ekonomik bir güce dönüşebilmesi için eğitim, mesleki gelişim ve istihdam olanaklarının artırılması gerekmektedir. Gençlerimizin iş bulmak için başka şehirlere göç etmek zorunda kalmadığı, kadınlarımızın ekonomik hayata daha güçlü katıldığı ve girişimciliğin desteklendiği bir kalkınma modeline ihtiyacımız vardır.
Mesleki eğitim merkezlerinin güçlendirilmesini, iş dünyasıyla eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin artırılmasını ve genç girişimcilere yönelik teşviklerin genişletilmesini bekliyoruz. Eğitim, sağlık, içme suyu, kentsel altyapı, çevre ve sosyal donatı yatırımları da Diyarbakır’ın nüfus artışı ve gelişim ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmalıdır.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesinden temel beklentilerimizi şu şekilde özetlemek istiyoruz:
Diyarbakır ve çevre illere yönelik kamu yatırımlarının artırılması, bölgeler arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarını azaltacak özel kalkınma programlarının uygulanması, ulaşım, demir yolu ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi, sanayi ve organize sanayi bölgelerine yeni yatırım kaynaklarının ayrılması, Silvan Barajı ve sulama projelerinin hızlandırılması, esnaf, sanatkâr, çiftçi ve KOBİ’lere yönelik finansman desteklerinin artırılması, genç ve kadın istihdamını artıracak teşviklerin genişletilmesi, geçmişte yaşanan çatışmalı dönemlerin ekonomik ve sosyal etkilerini gidermeye yönelik uzun vadeli destek politikalarının geliştirilmesi. Bu beklentilerimizin bütçe ve yatırım programlarında somut karşılık bulmasını istiyoruz.
Diyarbakır’ın ve bölgemizin kalkınması yalnızca yerel bir mesele değildir. Bu, Türkiye’nin ekonomik bütünlüğü, toplumsal refahı ve geleceği açısından da önemli bir konudur.
Bizler esnaf ve sanatkârlarımızın temsilcileri olarak, sorunların çözümü ve şehrimizin gelişimi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve iş dünyasının bütün paydaşlarıyla iş birliğine hazırız.
Diyarbakır’ın beklentisi ayrıcalık değil, adil kalkınmadır. Talebimiz geçmişin ekonomik ve sosyal kayıplarının telafi edilmesi, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması ve 2027 bütçesinin bu hedeflere hizmet etmesidir.
İnanıyoruz ki Diyarbakır’a yapılacak her üretken yatırım yalnızca kentimize değil, bölgemize ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine de katkı sağlayacaktır. Diyarbakır üretirse bölge kazanır, bölge kalkınırsa Türkiye kazanır. Kalıcı huzur, güçlü ekonomi ve ortak refah ile geleceğe daha güvenle yürürüz.”




