Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Grup Başkanı Öztrak: “Milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğme, derhal seçim”

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, “Defalarca, ‘fon vurguncularının tam listesini açıklayın’ dedik. Kulaklarının üstüne yattılar. Bu hükümetin ülkeyi yönetme, güveni yeniden sağlama kapasitesi artık kalmadı. Bu yüzden biz, milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğmenin derhal seçim olduğunu söyledik, söylüyoruz” dedi.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Defalarca, 'fon vurguncularının tam listesini açıklayın'

(TBMM) – CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, “Defalarca, ‘fon vurguncularının tam listesini açıklayın’ dedik. Kulaklarının üstüne yattılar. Bu hükümetin ülkeyi yönetme, güveni yeniden sağlama kapasitesi artık kalmadı. Bu yüzden biz, milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğmenin derhal seçim olduğunu söyledik, söylüyoruz” dedi.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öztrak, Türkiye’nin, tek kişilik yönetimin elinde, ardı arkası gelmeyen krizlerle boğuştuğunu belirterek, “Kibirli saray ve şürekası, ‘kimsesizin kimsesi’ olmak yerine ‘Lobilerin, yandaşların, rantiyecilerin hamisi’ olmayı tercih ediyor. Ucube rejim, dev bir servet transferi makinasına dönüştü. Bugün ülkemizi sarsan büyük fon soygunu, Erdoğan’ın iddia ettiği gibi, ‘Yoldan sapan, şeytana uyan birkaç kişinin’ hatası değil, bu dengesiz, denetimsiz ucube rejimin sebep olduğu, kurumsal yapımızdaki ağır tahribatın sonucudur” diye konuştu.

Fon vurgununun ortaya çıkmasının üzerinden bir buçuk aya yakın bir süre geçtiğini, borsa endekslerinin en uzun süreli düşüşü kaydettiğini, bu sürede millete çıkan faturanın 7 trilyon lirayı geçtiğini ifade eden Öztrak, “Bu 130 milyar doların üstünde bir para eder. Akıl alır gibi değil… 130 milyar dolar, dünya üzerinde 130 ülkenin milli gelirinden fazla… Yaşanan, tarihimizde eşine az rastlanır bir soygun. Ama Hükümet, bu büyük soygunun yarattığı sıkıntıları, milletin vicdanının müsterih olacağı, yerli ve yabancı yatırımcılarda, güveni yeniden tesis edecek bir biçimde çözmüyor. Pansumanla, aspirin tedavisiyle işi geçiştirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“BU İKİLİ HUKUK GÖRÜNTÜSÜ, GÜVENİN KALAN SON KIRINTILARINI DA SÜPÜRÜYOR”

Faik Öztrak, hükümete, güveni yeniden sağlamak için, “Bu vurgunda para nereye kadar gidiyorsa takip et” dediklerini, ancak bu takibin yapılmadığını savundu. Öztrak, şunları söyledi:

“Ortaya AK Parti’den ve bürokrasiden harcanabilecek iki isim attılar, ‘Alın bunlarla uğraşın’ dediler, sütre gerisine yattılar. Uçakta, ‘Nereye kadar uzanırsa uzansın’ diye, büyük büyük laflar ederken, ayakları yere değince, Saray koridorlarında gözleri önünde dolaşanlara, AK Parti Genel Merkezi’nde gezinenlere, AK Parti örgütlerindekilere bir türlü ulaşamıyorlar. Saray, olayın kendi tarafındaki siyasi ayağının üstünü, itinayla örtmeye çalışıyor. AK Partili Genel Başkan Yardımcısı, ifadesini verip çıkarken; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit, bu hafta sonu da Milas Belediye Başkanımız Fevzi Topuz, adli kontrolün neden yeterli olmadığına dair, somut gerekçeler ortaya konmadan tutuklanıyor. Onları seçenlerin iradesi gasp ediliyor. Bu ikili hukuk görüntüsü, güvenin kalan son kırıntılarını da süpürüyor. Hükümet, Fon Skandalının çözümünde samimi olsaydı, soyguna göz yuman kurumların başındakileri derhal görevden alırdı. Yapmadı!”

“BELLİ Kİ, VURGUN AĞININ NE KADAR ORTAĞI VARSA, ‘MÜZİK ÇALIYORSA DANS EDİLİR’ DEMİŞLER”

Fon vurgununda her hafta yeni ilişkilerin ortaya çıktığını, yeni iddiaların ortaya atıldığını söyleyen Faik Öztrak, şunları söyledi:

“Vurguncu fonda kurumun parasını batırdığı için istifa eden, Türkiye Sigorta Genel Müdürü, bir kere daha gözaltına alındı. İddialar vahim… Eski Genel Müdürün, vurguncu fonlarla işbirliği yaptığı, Türkiye Sigorta’nın parasını, vurgun hisselerinin değerini şişirmekte kullandığı, bunun için de vurguncu fon grubundan elden 1 milyon dolar para aldığı iddia ediliyor. Belli ki, vurgun ağının ne kadar ortağı varsa, ‘Müzik çalıyorsa dans edilir’ demişler. Bürokraside olanlar ya sessiz kalmışlar, ya da önlerinden akan nehre çanaklarını daldırmışlar.

Öyle ya da böyle şişen balon, sonunda şiddetle patlamış. Bugün yaşadığımız, tek kişilik ucube rejimin, bağımsız kurumların bağımsızlığını hiçe saymasının, düzenleyici ve denetleyici kurumları iğdiş etmesinin, liyakat yerine sadakat demesinin, hesap vermekten kaçmasının, bunun adını da yeni normal koymasının kaçınılmaz sonucudur. Bu sorunun sebebi olanlar, çözümün adresi olamazlar.”

“BU HÜKÜMETİN ÜLKEYİ YÖNETME, GÜVENİ YENİDEN SAĞLAMA KAPASİTESİ ARTIK KALMADI”

Bu yüzden, Meclis’te bir Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdiklerini söyleyen Öztrak, şöyle devam etti:

“‘Siyaset-bürokrasi-vurguncu şeytan üçgeninin ortaya çıktığı, vurgunculuğun kanser gibi tepeden tırnağa kadar yayıldığı yerde, çözüm ancak, millet iradesinin temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olaya el koymasıyla mümkündür’ dedik. Ama bunu da reddettiler. Buradan defalarca, ‘Fon vurguncularının tam listesini açıklayın’ dedik. Kulaklarının üstüne yattılar. Bu Hükümetin ülkeyi yönetme, güveni yeniden sağlama kapasitesi artık kalmadı. Bu yüzden biz, milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğmenin ‘derhal seçim’ olduğunu söyledik, söylüyoruz.

“BU ÜLKE YOLSUZLUKLARDAN ARINACAKSA, BUNDA SAMİMİ İSENİZ İŞE BURADAN BAŞLAYIN”

Bugün buradan bir çağrı daha yapmak istiyoruz. 2018’den sonra görev yapan bütün Bakanların, Bakan Yardımcılarının, AK Parti Genel Başkan Yardımcılarının, BDDK, SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve Kamu Bankalarının üst düzey yöneticilerinin, ve yakınlarının mal varlıklarında, görev sürelerinde ve özellikle son bir yılda yaşanan değişimleri kamuoyuna açıklayın! Bu ülke kirden, çirkeften, yolsuzluklardan arınacaksa, bunda samimi iseniz işe buradan başlayın.”

“ÖNÜMÜZDEKİ BİR YILDA TÜRKİYE’NİN 300 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR”

Hükümetin fon krizinin üstesinden gelemediğini söyleyen Öztrak, geçen hafta borsanın, yüzde 5 daha değer kaybettiğini, skandalın ortaya çıkmasından bu yana toplam değer kaybının yüzde 20’yi bulduğunu belirtti.

Öztrak, Tüketici Güveni’nin Ekim ayında, tek bir ayda yüzde 7,7 azaldığını, bunun son 3 yılda endekste görülen en sert düşüş olduğunu aktardı.

Önümüzdeki bir yılda Türkiye’nin 300 milyar dolar dış finansman ihtiyacı olduğunu, bunun bulunmasının da giderek zorlaştığını belirten Faik Öztrak, şunları kaydetti:

“Fon vurgununun ardından Merkez Bankası’nın net rezervlerinin üçte biri de bir ayda eridi gitti. Net rezervler 31 milyar dolara kadar geriledi. Bu hafta 2027 Bütçesini, Komisyonda tartışmaya başlıyoruz. Bütçe büyüklükleri, Fon Skandalının ekonomiye milyarlarca dolarlık zararının, olmadığı bir dönemde belirlendi. Ama şimdi işler değişti. Bu vurgunun, ekonomik hedef ve tahminlere etkisi ne olacak? Kamu kesiminin borçlanma gereği, 2026’da 57 milyar dolar; 2027’de 64 milyar dolar. Bu paralar nereden bulunacak? Hangi şartlarda, hangi faizle bulunacak? 2027 Bütçesi bu haliyle, daha görüşülmeden kadük olarak tarihe geçeceğe benziyor.”

MEKKE ANLAŞMASI

Faik Öztrak, Mekke Anlaşması’nın, Akdeniz Bölgesi’nde son yıllarda güçlenen rakip ülkelerin iş birlikleri karşısında, Türkiye açısından önemli fırsatlar yaratabileceğini, bölgesel dengeler açısından da Türkiye’ye önemli faydalar sağlayabileceğini söyledi.

Ancak anlaşmanın maddelerine bakıldığında, Türkiye açısından ciddi riskler de bulunduğunu belirten Öztrak, şöyle devam etti:

“Antlaşmanın, NATO Antlaşması’na benzetilen 2. maddesine göre, taraf ülkelerden birine saldırıda bulunulması halinde, diğerleri ‘derhal’ ve sağlayabileceği tüm imkanlarla ona yardım edecek. Örnek gösterilen NATO Anlaşması’nda bile böyle bir otomatiklik yok. Bir ülke, saldırıya kendi imkanlarıyla karşı koyamıyorsa öncelikle tarafların bir araya gelmesini, bir danışma mekanizmasının çalışmasını öngörüyor. Madde 16’da ise anlaşma tarafları en az 10 yıl boyunca anlaşmadan çıkmamak için kendini bağlıyor.

Önümüzdeki 10 yılın ne getirip götüreceği belli değilken, ülkenin kısa-orta vadeli diplomatik ilişkilerini bu şekilde bağlamayı, akılcı bulmayız. Bu ve buna benzer hususlar, Dışişleri Komisyonu’nda enine boyuna tartışılmalıdır. Biz başka ülkelerin bölgedeki planlarının maliyetinin Türkiye’nin sırtına yüklenmesine karşı dururuz. Ama milli çıkarlarımıza uygun olarak ülkemizin bölgesinde güçlenmesini sağlayacak adımların da arkasında oluruz.”