Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

49. ADA Buluşması… Dilek Kaya İmamoğlu: Ekranları karartmak, toplumun vicdanını susturmaz

Aile Dayanışma Ağı’nın 49. buluşması, Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirildi. Buluşmada, tutuklu İBB Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu basın açıklamasını okudu. Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasının olduğu gün Halk TV’ye kayyım atmasının manidar olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Bir basın kuruluşunun kapısına polis dayanıyor, yönetimine el konuluyor, ekranı karartılıyor, sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiriliyor. Bütün bunlar, Ekrem İmamoğlu’nun aylar sonra ilk kez savunmasını yapacağı gün yaşanıyor. Bu nasıl bir tesadüftür?  Unutulmamalıdır ki basını susturmak, gerçekleri ortadan kaldırmaz. Ekranları karartmak, toplumun vicdanını susturmaz.” dedi.

Aile Dayanışma Ağı’nın 49. buluşması, Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirildi. Buluşmada, tutuklu

Haber: Oktay YILDIRIM/Kamera: Umut Emre GÖKBULUT

(İSTANBUL) Aile Dayanışma Ağı’nın 49. buluşması, Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirildi. Buluşmada, tutuklu İBB Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu basın açıklamasını okudu. Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasının olduğu gün Halk TV’ye kayyım atmasının manidar olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Bir basın kuruluşunun kapısına polis dayanıyor, yönetimine el konuluyor, ekranı karartılıyor, sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiriliyor. Bütün bunlar, Ekrem İmamoğlu’nun aylar sonra ilk kez savunmasını yapacağı gün yaşanıyor. Bu nasıl bir tesadüftür? Unutulmamalıdır ki basını susturmak, gerçekleri ortadan kaldırmaz. Ekranları karartmak, toplumun vicdanını susturmaz.” dedi.

19 Mart operasyonunun mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 49. buluşmasını Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmaya; YENİ Parti milletvekilleri Suat Özçağdaş, Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 584 gündür Silivri’de, 12 metrekarelik tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun annesi Hava İmamoğlu ve Neslihan Yakupçebioğlu, tutuklu aileleri ve bir grup vatandaş destek verdi. 49. buluşmanın basın açıklaması, İBB Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu tarafından okundu.

“ARTIK YAŞANANLARI ANLATACAK KELİME BULMAKTA ZORLANIYORUZ”

“Yaklaşık 2 yıldır büyük bir hak, hukuk ve adalet mücadelesi veriyoruz” diyen İmamoğlu, “Bu süreçte yaşadığımız bütün zorluklara rağmen birbirimizden, dayanışmamızdan ve haklılığımıza olan inancımızdan güç alıyoruz. Ne yazık ki her geçen gün vicdanlarımızı yaralayan ve akıllara durgunluk veren uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz” şeklinde konuştu. Tutuklu yargılanan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun yaşadıklarını da bu uygulamalara örnek olarak gösteren İmamoğlu, “Geçirdiği ameliyatın ardından hastanede 1 gün bile yatırılmadan yeniden Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Soruyoruz: Ameliyat geçirmiş bir insanın sağlık durumunun gerektirdiği bakım ve tedavi koşulları sağlanmadan cezaevine gönderilmesi hangi vicdana, hangi hukuk anlayışına sığar? Söz konusu olan bir insanın sağlığı, yaşam hakkı ve insan onurudur. Artık yaşananları anlatacak kelime bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü her yeni gelişme, insanlık ve vicdan adına duyduğumuz kaygıları daha da derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.

“HALK TV’DE YAŞANANLAR, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK MÜDAHALELERİN ULAŞTIĞI BOYUTU GÖZLER ÖNÜNE SERDİ”

“Üstelik karşı karşıya olduğumuz hak ihlalleri bununla da sınırlı değil,” diyen Dilek Kaya İmamoğlu, “Bugün gazetecilerin tutuklandığı, televizyon kanallarına kayyım atandığı, yayınların durdurulduğu, binlerce sosyal medya hesabına erişimin engellendiği, haber alma hakkının hiçe sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halk TV’de yaşananlar, basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Bir basın kuruluşunun kapısına polis dayanıyor, yönetimine el konuluyor, ekranı karartılıyor, sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiriliyor. Bütün bunlar, Ekrem İmamoğlu’nun aylar sonra ilk kez savunmasını yapacağı gün yaşanıyor. Bu nasıl bir tesadüftür? İnsanların gerçekleri öğrenme hakkına neden böylesine ağır müdahalelerde bulunuluyor? Bir yandan da görevini yaptığı, haberin peşinden gittiği ve gerçekleri kamuoyuna aktarmaya çalıştığı için tutuklanan Murat Ağırel ve İsmail Arı gibi gazeteciler var” hatırlatmalarında bulundu.

“EKREM İMAMOĞLU KENDİSİNE İSNAT EDİLEN TÜM SUÇLAMALARI YERLE BİR ETTİ”

“Unutulmamalıdır ki basını susturmak, gerçekleri ortadan kaldırmaz” diyen İmamoğlu, “Ekranları karartmak, toplumun vicdanını susturmaz. İnsanların sesini kısmak, adalet arayışını sona erdirmez. Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil; insan hayatına, özgürlüğe ve temel haklara gösterilen saygıda da kendini gösterir. Bizler, haber alma hakkımızı da ifade özgürlüğümüzü de savunmaya devam edeceğiz. Tıpkı adalet talebimizden vazgeçmediğimiz gibi” şeklinde konuştu. İBB davasının 2. duruşmasının sona erdiğini anımsatan İmamoğlu, “Geride bir kez daha yanıt bekleyen sorular, adalet beklentisiyle geçen aylar ve sevdiklerine kavuşmayı umutla bekleyen aileler kaldı. Seçilmiş İBB Başkanı ve milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 4 gün süren savunmasında kendisine yöneltilen iddialara belgelerle yanıt verdi. Binlerce yılla yargıladıkları Ekrem İmamoğlu, kendisine isnat edilen tüm suçlamaları yerle bir etti” dedi.

EKREM İMAMOĞLU’NUN TARİHİ SAVUNMASINDAN “ADA” BÖLÜMÜNÜ OKUDU

İmamoğlu, basın açıklamasında, tutuklu yargılanan eşi Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasında yaptığı tarihi savunmanın bir bölümünü de yeniden kamuoyu ile paylaştı:

“Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var. Dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak, bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla, gerçekten tarifsiz bir tarihi dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması gereken ve geleceğe aktarılması gereken hikayeler barındırmaktadır. Bu manada her birisiyle gurur duyuyorum. Ben değil sadece, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor, aileleri de dostları da komşuları da onlarla gurur duyuyor.

EKREM İMAMOĞLU: BÜYÜK BİR FEDAKARLIKLA AİLELERİNE SAHİP ÇIKTILAR

Burada her gün kapıda hasretle, umutla bekleyen insanlar var. Ve bu insanlar kilometreler yaptılar, belki her birinin Silivri’ye geliş gidişleri dünyanın etrafında bir turu yakalamış olabilir. Çünkü sadece duruşma dönemlerinde değil, duruşmanın dışında da aileler buradaki yakınlarını ziyaretlere geldiler. Onlarla acılarını ve hasretlerini giderdiler. Bazıları görüşe giremese de kapıda saatlerce bekledi. O insanları hangi duyguyla tarifleyebilirim, inanın zorlanıyorum. Kucaklıyorum her birini. Tarihi bir mücadele hattı kurdular, Aile Dayanışma Ağı. ADA diye tariflediler. Orada o umutla bekleyen güzel aileler, eşler, çocuklar, anneler, babalar var. Bazen fotoğraflarını gördüm, bazen izleyebildiğim televizyonlarda görüntülerini gördüm, minicik çocuklar niçin bu durumda olduğunu bilmediği annelerini, babalarını ziyaret ettiler. Anlam veremediler, anlamlandıramadılar. O minicik çocukların gençlerin, evlatların, o minicik ellerinden, gençlerin yanaklarından öpüyorum, onları sımsıkı kucaklıyorum. Eşlerini hürmetle, saygıyla selamlıyorum. Büyük bir fedakarlıkla ailelerine sahip çıktılar.

EKREM İMAMOĞLU: İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ BİRBİRİNİZE DESTEK OLUYORSUNUZ

Çünkü burada yaşanan şey bir normal yargılama süreci olmadı, olmuyor. İnsanların sıfır noktasında gelirleri var ve Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. Sürüldüler. 500-600 kilometre Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Çünkü onlardan bu süreci tasarlayanların istekleri vardı, hukuksuz istekleri vardı, o hukuksuz isteklerine cevap alamayınca onlara zalimlikler yaşattılar. Bu manada bu büyük ızdırabı onlar yaşarken, en az onlar kadar dışarıda harap olan ailelerini kucaklıyorum. Gerçekten ADA’ya ve onlara özenli bir yoldaşlık yapan kıymetli eşime ve onun yol arkadaşlarına çok çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birbirinize destek oluyorsunuz.

EKREM İMAMOĞLU: ALLAH BU MEMLEKETİN İNSANLARINA ERDEMLİ, AHLAKLI, ADALETİ ÖNÜNDEN AYIRMAYAN, EN GÜÇLÜ ANINDA BİLE ADALETE KARŞI BOYUN EĞEN YÖNETİCİLER NASİP ETSİN

Biz, bu duruşmalarda, cezaevinde çok zorlandık. Zorlanıyoruz ailece. Ama en büyük zorluğumuzun, baş başa kaldığımızdaki en büyük sıkıntımızın, en büyük dertleştiğimiz konunun, buradaki o zalimliğe muhatap olan insanlar ve onların aileleri olduğunun da altını çizmek isterim. Allah, hepimize güzel yürek versin. Bu memleketin insanlarına vicdan nasip etsin. Bu memleketin insanlarına vicdanlı yöneticiler nasip etsin. Bu memleketin insanlarına erdemli, ahlaklı, adaleti önünden ayırmayan, en güçlü anında bile adalete karşı boyun eğen yöneticiler nasip etsin.

EKREM İMAMOĞLU: EN ACISI NEYDİ BİLİYOR MUSUNUZ? HAYSİYET CELLATLIĞI!

Tabii bugün 1,5 yılı aşkın süredir hukuk mücadelesinde büyük bir savunma hattı ve savunma hakkını koruyan hukukçular var. Elbette benimle birlikte bu mücadeleyi veren kendi avukatlarım var. Avukatlarımdan biri tutuklu. Avukatımın avukatı gözaltına alındı. Bunlar yaşatıldı bana. Benim dışımda yol arkadaşlarım da aynı hukuksuzluklara maruz kaldı. Sadece ailelerimiz, aile yakınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, babalarımız, dedelerimiz, annelerimiz değil; bizi savunan hukukçularımız da burada bir ıstırabın ve bir baskının muhatabı oldular. Bu manada yine buradaki aileler, gerçekten çok acı günler yaşadı. Ama en acısı neydi biliyor musunuz? Haysiyet cellatlığı. Lekelenmeme hakkının ihlali, masumiyet karnesinin yerle bir edilmesi, soruşturmanın gizliliğinin tamamen tutuklu insanların ya da gözaltına alınan insanların aleyhine işletilmesi, tutuklu yargılamanın bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmesi.”

EKREM İMAMOĞLU: HAZRETİ ALİ’NİN SÖZÜNÜ TEKRAR EDİYORUM: EĞER ZALİM ISRARLA ZULME DEVAM EDİYORSA BİL Kİ SONU YAKINDIR. EĞER MAZLUM DA ISRARLA DİRENİYORSA BİL Kİ ZAFER YAKINDIR.

Eşinin yargı tarihine geçecek usulsüzlükleri, hiçbir suçu olmayan insanlara ve ailelerine yaşatılanları açıkça anlattığının altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bütün bu yaşananlara rağmen ne mücadelesinden ne de umudundan vazgeçti. Biz de aynı inançla, aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Çünkü bu mücadele yalnızca bizlerin değil; bu güzel ülkenin, Cumhuriyetimizin, demokrasimizin ve adalete inanan herkesin mücadelesidir. Sözlerime yine sevgili eşim Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından bir bölümle son vermek istiyorum: ‘Bir de hiç kimsenin şüphesi olmasın. Adalet kazanacak. Demokrasi kazanacak. Cumhuriyet kazanacak. Bu aziz millet kazanacak. Ben kendimi hiç kimseye değil aziz milletime emanet ediyorum. Ey halkım Hazreti Ali’nin sözünü tekrar ediyorum: Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır. Millet kazanacak…”

SAFİYE MUTLU: “’KENDİ İRADEMİ DE HALKIMIN İRADESİNİ DE ASLA SATMAM’ DİYEN HASAN MUTLU’NUN EŞİYİM

İmamoğlu’nun ardından söz alan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun eşi Safiye Mutlu da duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Ben, Bayrampaşa’da 30 yıl aradan sonra, yaklaşık 80 bin oyla oy alarak yüzde 47 oy oranıyla seçilmiş, seçimi kazanmış Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun eşiyim. Ben, kendisini eğitime adamış, 40 yılı aşkın eğitimcilik hayatında on binlerce öğrenci yetiştirmiş, on binlerce çocuğumuzun geleceğine bir nebze olsun katkıda bulunmuş Hasan Hoca’nın eşiyim. Ben, kendisini yöneltilen tehditlere ve baskılara rağmen, ‘Ben daima halkımın yanında oldum, halkımın olanı halkıma kazandırdım. Asla yanlış ve hukuksuz bir işin içerisinde olmadım. Kendi irademi de halkımın iradesini de asla satmam’ diyen Hasan Mutlu’nun eşiyim. Eşim gözaltına alındıktan yaklaşık bir yıl sonra iddianame hazırlandı. İlk duruşma tarihi ise tutukluluğun 16. ayına verildi. İddianamede yer alan 27 eylemle ilgili olarak bugüne kadar kendisine hiçbir soru sorulmadı. Bu iddialar eşim tutuklandıktan sonra kendisini kurtarmaya çalışan kişilerin beyanları ve itirafları üzerinden oluşturuldu. Eşim kendisine yöneltilen suçlamalarla ilk kez iddianamede karşılaştı. Şimdi 16 ayı aşkın tutukluluğun ardından bu iddialara karşı ilk savunmasını yapacak. İnsan sormadan edemiyor. Önce tutuklanıp sonra mı suç aranıyor? Bilinmesini isterim ki eşim de dimdik ayakta, gördüğünüz gibi ben de dimdik ayaktayım.

“ANESTEZİNİN ETKİSİ DAHİ GEÇMEDEN YENİDEN HÜCRESİNE GÖNDERİLDİ”

Uzun yıllardır tedavi gören ve daha önce iki kere ameliyat geçirilmiş olan eşimin omurgasındaki zedelenmeden dolayı kaynaklı sol bacağı ağrıları son yıllarda yaşadığı yoğunluk, yorgunluk, tehdit ve baskıların yarattığı stres nedeniyle arttı. Gözaltına alınacağı bilgisi kendisine ulaştırılmasının ardından omurgasının L4, L5, L5-S1 seviyesinde ameliyat oldu. Ancak ameliyattan yalnızca 4 gün sonra gözaltına alındı ve tedavisi yarım kaldı. Tutukluluğunun birinci yılından sonra aynı ağrılar artarak yeniden ortaya çıktı ve ikinci kez aynı ameliyatı olmak zorunda kaldı. Bu süreçte sık sık hastaneye götürüldü, MR gibi tetkikler yapıldı. 19 Ekim Pazartesi günü yeniden ameliyata alındı eşim. Operasyonun ardından hastanede bir gün dahi yatırılmadan, dinlendirilmeden ve henüz anestezinin etkisi dahi geçmeden yeniden hücresine gönderildi benim eşim.

“DAYANACAĞIZ, DİRENECEĞİZ VE MUTLAKA AMA MUTLAKA KAZANACAĞIZ”

Çok şükür eşimin morali ve umudu yerinde. Özgür günlere ve aydınlık yarınlara olan inancı tamdır. Kendisini; ailesine, çocuklarına, yıllarca emek veren, yetiştirdiği on binlerce öğrencisine, kendisine inanan Bayrampaşa halkına ve her türlü baskıya rağmen iradesini satmayan, teslim olmayan, korkmayan ve yılmayan, mücadele eden yol arkadaşlarına emanet ediyor. Başta sevgili eşim Hasan Mutlu olmak üzere özgürlükleri elinden alınan ve kısıtlanan bütün belediye başkanlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza ve gazetecilerimize selam olsun. Dayanacağız, direneceğiz ve mutlaka ama mutlaka kazanacağız.”