Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Düzgün: “Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek”

Türkiye’de gübre ve toprak geliştirici fiyatları yıllık yüzde 33,07 artarken, kadın çiftçilerin bilgiye, teknolojiye ve üretim kaynaklarına erişimi daha da önem kazanıyor. Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, “Kadının tecrübesini üretim kararlarının dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek” dedi.

Türkiye'de gübre ve toprak geliştirici fiyatları yıllık yüzde 33,07 artarken,

(İSTANBUL) – Türkiye’de gübre ve toprak geliştirici fiyatları yıllık yüzde 33,07 artarken, kadın çiftçilerin bilgiye, teknolojiye ve üretim kaynaklarına erişimi daha da önem kazanıyor. Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, “Kadının tecrübesini üretim kararlarının dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek” dedi.

Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan etmesiyle, kadınların tarımsal üretimdeki rolü ve karşılaştıkları eşitsizlikler dünya gündeminde daha fazla yer bulmaya başladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Haziran 2026’da yayımladığı verilere göre, dünya genelinde tarım ve gıda sistemlerinde çalışanların yüzde 42’si kadın. Ancak üretimdeki bu güçlü varlık, toprak mülkiyetine, finansmana, teknolojiye ve karar alma süreçlerine aynı ölçüde yansımıyor. FAO’nun yeni veri seti, veriye erişilebilen ülkelerin yüzde 85’inde kadınların tarım arazileri üzerindeki mülkiyet veya güvenli kullanım haklarının erkeklerden daha düşük düzeyde olduğunu ortaya koyuyor.

“KADININ EMEĞİ KADAR ÜRETİMDEKİ SÖZ HAKKINI DA KONUŞMALIYIZ”

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların tarımsal üretimdeki deneyiminin yeterince değerlendirilmediğine dikkati çekti. Düzgün, “Tohumu seçen, fideyi büyüten, mevsimi takip eden, hasadı bekleyen kadınların çok büyük bir birikimi var. Bir üretim sezonu boyunca verilen emeğin içinde tecrübe de var, sabır da. Ancak kadınlar ekimde, bakımda, hasatta çalışırken kredi kullanılacağı, girdi alınacağı veya ürün satılacağı zaman aynı ölçüde söz sahibi olabiliyorlar mı? Üzerinde durmamız gereken soru bu. Kadın çiftçilerimizin bildiklerine kulak verip bu birikimi bilimle desteklemeliyiz. Benim önemsediğim, sezon bittiğinde üreticimizin ‘Bu yıl emeğimin karşılığını daha iyi aldım’ diyebilmesi” dedi.

FAO’nun 2023 tarihli Tarım ve Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu raporu da bu yaklaşımı destekleyen önemli bulgular içeriyor. Rapora göre, aynı büyüklükteki kadın ve erkek yönetimindeki tarım işletmeleri arasında ortalama yüzde 24’lük verimlilik farkı bulunuyor. Kadınların araziye, krediye, eğitime ve teknolojiye erişiminde yaşadıkları güçlükler, bu farkın temel nedenleri arasında gösteriliyor.

TÜRKİYE’DE GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR, DOĞRU ÜRETİM KARARLARI ÖNEM KAZANIYOR

Türkiye’de de kadınların tarımsal üretimde önemli bir ağırlığı bulunuyor. TÜİK’in İstatistiklerle Kadın 2025 yayınında, istihdam edilen kadınların yüzde 17,4’ünün tarım, ormancılık ve balıkçılık alanında çalıştığı görülüyor. Öte yandan, yükselen girdi fiyatları, üreticinin her sezon yaptığı harcamaların daha dikkatli planlanmasını gerektiriyor. TÜİK’in 21 Eylül 2026’da açıkladığı Temmuz ayı verilerine göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 27,62 arttı. Yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu alt grup ise yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Bu tabloyu değerlendiren Düzgün, gübre kullanımında yapılan yanlışların yalnızca üretim maliyetlerini artırmadığını, hasatta alınabilecek verimi de olumsuz etkileyebildiğini belirterek, “Çiftçinin gübreye ayırdığı bütçe sınırlı. Bu bütçenin karşılığını alabilmesi için önce toprağının neye ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekiyor. Geçen yıl kullanılan gübreyi aynı miktarda uygulamak her koşulda doğru sonuç vermez. İhtiyaç olmayan bir besin maddesine para harcamak da gerekli besini eksik bırakmak da üreticinin gelirini azaltır. Kadın çiftçimiz tarladaki uygulamayı yapıyorsa analiz sonucunu da bilmeli, gübreleme programını da anlayabilmeli. Teknik bilgi doğrudan üretimi yapan kişiye ulaşmalı” diye konuştu.

“İYİ GÜBRELEME TOPRAĞI TANIYARAK BAŞLAR”

Toprak verimliliğinin yalnızca kullanılan gübre miktarıyla değerlendirilemeyeceğini belirten Düzgün, üreticinin yıllara dayanan gözlemleriyle bilimsel analiz sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Düzgün, “Çiftçimiz tarlasının hangi bölümünün daha çabuk kuruduğunu, hangi yıl daha iyi ürün aldığını bilir. Toprak analizi ise bize besin maddelerini, organik maddeyi, pH ve tuzluluk durumunu gösterir. İkisini bir araya getirdiğimizde o tarlaya uygun bir besleme programı hazırlayabiliriz. Komşu tarlada iyi sonuç veren uygulama sizin tarlanızda aynı sonucu vermeyebilir. Bizim işimiz üreticiye yalnızca hangi gübreyi kullanacağını söylemek değil, neden o uygulamayı önerdiğimizi de anlatmak” ifadelerini kullandı.

Tarım ve Orman Bakanlığı da doğru gübre kullanımında toprak veya yaprak analizinin esas alınması gerektiğini belirtiyor. Analize dayalı uygulamalar, gereksiz girdi harcamalarını önlerken bitkinin ihtiyacı olan besin maddelerinin doğru zamanda ve uygun miktarda verilmesine yardımcı oluyor.

Organomineral gübrelerin de bu bütünlüklü yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Düzgün, organik ve mineral bileşenlerin birlikte kullanılmasının tek başına yeterli olmadığını, ürünün içeriği ile toprağın ve bitkinin ihtiyacının örtüşmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Gübre Geliştirme Merkezi’nin (IFDC) Mayıs 2026 tarihli değerlendirmesi de uygun koşullarda organomineral gübrelerin besin maddesi kullanım etkinliğini ve toprağın organik maddesini destekleme potansiyeline işaret ediyor.

KADIN ÇİFTÇİYE YATIRIM, KÜRESEL EKONOMİYE 1 TRİLYON DOLAR KATKI SAĞLAYABİLİR

Kadınların üretim kaynaklarına erişimindeki eşitsizliklerin giderilmesi, yalnızca bireysel çiftçi gelirlerini değil, küresel tarım ekonomisini de ilgilendiriyor. FAO’nun 2023 tarihli raporunda yer alan hesaplamalara göre, tarımsal verimlilikte ve tarımdaki ücretli istihdamda kadınlarla erkekler arasındaki farkların kapatılması, küresel gayrisafi yurt içi hasılayı yaklaşık 1 trilyon dolar artırabilir. Aynı senaryoda gıda güvencesizliği yaşayanların sayısı 45 milyon kişi azalabilir.

Bu verilerin kadın üreticilere yönelik yatırımların ekonomik karşılığını gösterdiğini belirten Düzgün, finansman, eğitim, teknik danışmanlık ve pazara erişimin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini söyledi. Düzgün, “Bir kadın üreticinin toprak analizi yaptırabilmesi, sulamasını doğru planlaması, ürününü uygun zamanda ve iyi koşullarda satabilmesi birbirini tamamlayan işler. Finansman imkanlarını teknik danışmanlıkla, eğitimi tarladaki uygulamayla buluşturduğumuzda yapılan yatırımın karşılığını daha iyi alırız. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek” dedi.

TECRÜBEYLE BİLİMİ BULUŞTURAN ÇALIŞMALAR YAYGINLAŞMALI

Türkiye’de kadın çiftçilerin araştırma kurumlarıyla bir araya geldiği uygulamalı eğitim çalışmaları da sürüyor. Çorum’un Dodurga ilçesinden 45 kadın çiftçi, 24 Eylül 2026’da Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret ederek geliştirilen yeni çeltik çeşitleri ve yetiştiricilik yöntemleri hakkında bilgi aldı, deneme parsellerini yerinde inceledi. Bu tür çalışmaların artırılmasını önemli bulduğunu ifade eden Düzgün, kadın çiftçilerin yalnızca eğitimlere davet edilmesinin yeterli olmadığını, öğrendiklerini kendi üretim koşullarında uygulayabilmelerinin de desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Düzgün, “Bir uygulamayı tarlada görmek, sonucunu incelemek, aklınızdaki soruyu o anda sorabilmek çok öğretici. Ancak eğitimlerin saatini, yerini ve içeriğini belirlerken kadınların iş yükünü de düşünmeliyiz. Üreticiyi dinlemeden verilen eğitimin etkisi sınırlı kalır. Kamu kurumları, üniversiteler, kooperatifler ve özel sektör bu konuda çok daha fazla iş birliği yapabilir” diye konuştu.

Kadın çiftçilerin güçlendirilmesinde gübre sektörüne de önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Düzgün, teknik danışmanlık ve uygulamalı eğitimlerin üreticinin günlük ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

DÜZGÜN’DEN SEKTÖRE ÇAĞRI: “BAŞARIYI SATIŞLA DEĞİL, ÜRETİCİNİN KAZANCIYLA DA ÖLÇELİM”

Sektörde ürün kalitesi kadar doğru kullanım bilgisinin yaygınlaştırılmasının da önem taşıdığını belirten Düzgün değerlendirmesini, şu sözlerle tamamladı:

“Bir kadın çiftçiye eğitim verdiğimizde sadece kaç kişiye ulaştığımıza bakmamalıyız. O eğitimden sonra kaç üretici toprak analizi yaptırdı, kaç kişi gübreleme programını değiştirdi, kaç kadın maliyetini daha iyi yönetebildi? Bunları da takip etmeliyiz. Fergo olarak biz de sorumluluğumuzu yalnızca gübre üretmek ve satmakla sınırlı görmüyoruz. Üreticinin neyi, neden kullandığını bilmesi ve yaptığı harcamanın karşılığını alması en az ürünün kendisi kadar önemli. Sektörümüzün bilgi paylaşımında, teknik danışmanlıkta ve üretici eğitimlerinde daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum.

Kadın çiftçinin önündeki engellerin aşılması için herkesin yapabileceği bir iş var. Bizim görevimiz kadınlara ne kadar emek verdiklerini anlatmak değil; o emeğin karşılığını daha iyi almalarını sağlayacak koşulların oluşmasına katkıda bulunmak. Ben gelecek yıl 15 Ekim’de kaç kadının gününü kutladığımızı değil, kaç kadın üreticinin kazancını artırdığını, işini büyüttüğünü ve üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olduğunu konuşmak istiyorum. Tarımın geleceğini güçlendirecek olan da budur.”