Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

HALK TV Genel Yayın Yönetmeni Toktaş ve emekçilerinden veda: “Gazetecilik bitmez”

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanmasının ardından çalışma arkadaşlarıyla birlikte stüdyoya son kez girerek veda konuşması yaptı. Ana kumandanın teslim alınamaması nedeniyle yayından veda edemediklerini belirten Toktaş, “Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Gazetecilik bitmez. Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen haber kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkı engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma hakkı özgürlüğü için çalıştı” diye konuştu. Yurttaşlara da çağrı yapan Toktaş, “Halk TV ‘yalnız değilsiniz’ sloganıyla yayın yaptı yıllarca. Halkı yanımızda hissetmek isteriz” dedi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanmasının

(İSTANBUL) – Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanmasının ardından çalışma arkadaşlarıyla birlikte stüdyoya son kez girerek veda konuşması yaptı. Ana kumandanın teslim alınamaması nedeniyle yayından veda edemediklerini belirten Toktaş, “Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Gazetecilik bitmez. Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen haber kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkı engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma hakkı özgürlüğü için çalıştı” diye konuştu. Yurttaşlara da çağrı yapan Toktaş, “Halk TV ‘yalnız değilsiniz’ sloganıyla yayın yaptı yıllarca. Halkı yanımızda hissetmek isteriz” dedi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, çalışma arkadaşlarıyla birlikte kanalın stüdyosuna son kez girerek veda konuşması yaptı. Kanalın gece yarısı operasyonuyla TMSF’ye devredildiğini belirten Toktaş, ana kumandanın teslim alınamaması nedeniyle izleyicilere canlı yayında veda edemediklerini söyledi.

Toktaş, “Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala Türkiye’nin yeni normali olarak el konuldu. Gece yarısı bir operasyonla el konuldu. TMSF, kayyum olarak atandı. Ana kumandayı teslim alamadık, teslim alsaydık size yayından veda ederdik. Fakat şu anda mecburiyetten bir video çekiyoruz arkadaşlarımızla beraber” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SESİ OLMAYA ÇALIŞTIK”

Toktaş şunları söyledi:

“Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Nasıl yolla olur, hangi mecralardan olur onu şu anda bilemiyoruz, çok sıcak. Onları planlarız, zaten duyarsınız. Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen haber kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkı engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma hakkı özgürlüğü için çalıştı. Bilme hakkınıza hizmet etmek için biz burada vardık. Gazetecilik yaparken sadece bir televizyon kanalına profesyonel anlayışla bakmadık, Türkiye’nin içinden geçtiği süreci tarihe aktaran bir resim çekmek, bunları tarihin hafızasına göndermek üzere bir bilinçle hareket ettik. Yayınlarımızın temel çizgisi de bu oldu. Epeyce de kapsayıcı bir yayın yaptığımızı düşünüyoruz.

“KİMİ ZAMAN SELAHATTİN DEMİRTAŞ, KİMİ ZAMAN EKREM İMAMOĞLU, KİMİ ZAMAN CAN ATALAY OLDUK”

“İliç’te de vardık, Narin Güran’ın yanında da vardık. Cerattepe’de de Akbelen’de de vardık. Kimi zaman Kürt olduk, kimi zaman Türk olduk. Kimi zaman LGBTİ olduk, onların hakkını savunduk. Kimi zaman Alpaslan Kuytul olduk, kimi zaman Selahattin Demirtaş olduk. Kimi zaman Selçuk Kozağaçlı olduk, kimi zaman Ekrem İmamoğlu, kimi zaman Can Atalay olduk. Onların sesi olmaya çalıştık. Şimdi o ses susturuluyor. Yani mağdur olan kim varsa onun yanında olmaya çalıştık. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık. Kimi zaman cezaevlerinin sesi olduk; insan hakları ihlallerini yansıtan, hak haberciliği yapan bir çizgide duran yayıncılık yapmaya gayret ettik. Ama dediğim gibi gazetecilik bitmez, bu günler geçer. Bunun ülkede basın özgürlüğüne, demokrasiye herhangi bir faydası olmadığını göreceksiniz. Siz de göreceksiniz.

“HALKI YANIMIZDA HİSSETMEK İSTERİZ”

Halk TV ‘yalnız değilsiniz’ sloganıyla yayın yaptı yıllarca. Halkı yanımızda hissetmek isteriz. Daha önce çok badireler atlattık. Arkadaşlarımız dövüldü, cezaevlerine atıldık, yayınlarımız durduruldu, frekans iptalleriyle sürekli tehdit edildik. Bu tehditler altında sesimizi kısmadık, doğru bildiğimiz neyse onu vermeye çalıştık. 15 Temmuz darbe girişimine karşı çıkan insanlar burada. Bunlara da karşı çıkmış bir ekibiz. Demokrasiye aykırı ne varsa ona karşı durmuş bir ekibiz. Yarın bu çizgiye, bu gazetecilik anlayışına Türkiye’nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacak. Çünkü bu gidişat doğru bir gidişat değil. Tarihin, bugün iktidar yanında duranların yarın muhalefet olma ihtimali vardır. Buna inanıyoruz. Biz demokratik sınırlar içinde bir yayıncılık yaptık. Türkiye bu badireleri çok fazla atlattı. Yine demokratik sınırlar içinde devir teslimler olur, yarın biz onların da sesi oluruz. Burada oluruz, başka yerde oluruz ama şu bir gerçek, ekonomik olarak boğulmaya çalışıldık. Zaten teknik olarak ya da yasal olarak epey baskı altına alınmış bir kanaldık ama sonuç olarak bir biçimde bu yayınları sürdürdük. Ekonomik abluka en önemli ablukalardan biriydi.

“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURMA GİBİ BİR BİLİNÇLE HAREKET ETTİK”

Burada şunu söylemek lazım; Türkiye’nin bu şartlarıyla önce şöyle başlandı, ‘Kanal ekonomik olarak dar boğaza alınırsa, boğazı sıkılırsa susturulur’. Dolayısıyla kanalın patronu Cafer Mahiroğlu’na yönelik hamleler de başladı. Arkasından dosyalar geldi. Hepsine hakim olmayabilirsiniz ama son olarak Türkiye’de olan şeyler oldu. Çeşitli gizli tanık ifadeleriyle kanalın patronu üzerinden yürünmeye çalışıldı. Çünkü finansman kesildiğinde bu yayınların kesilmesini istiyorlardı ama o da geri durmadı. Geri durmadığı için ve susturamadığı için ne bizi ne de bu kanala finansman sağlayan Cafer Mahiroğlu’nu susturamadıkları için bugün el koydular. Dediğim gibi tarihi bir gün. Gazetecilik tarihimize de geçen bir gün. Kişisel tarihimize de geçen bir gün. Buradaki arkadaşlarımızla elimizden geleni yaptık. Bundan sonra hangi mecrada ne olur bunu bilemiyoruz ama tarih bunları yazar. Tarihin doğru tarafında durma gibi bir bilinçle hareket ettik. Bundan sonra da öyle olacaktır. Arkadaşlarım adına, onlarla konuştuğum için de söylüyorum bu ifadeleri, onlar adına da kullanabiliyorum.”