(İSTANBUL) – YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, kayyım atanan Halk TV’nin İstanbul’daki binası önünde yaptığı açıklamada, “Büyük bir karanlık içindeyiz. Ama bu karanlığın da sebebini biliyoruz. Büyük bir korku var. Büyük bir acziyet var. Ortada çok büyük bir vurgun, çok büyük bir soygunda suç üstü yakalanan bir iktidar var” dedi.
Halk TV’ye sabah saatlerinde kayyım atanmasının ardından YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, İstanbul Milletvekilleri Ali Gökçek ve Gökan Zeybek ile İzmir Milletvekili Ümit Özlale’dan oluşan YENİ Parti heyeti, kanalın İstanbul’daki binası önüne giderek basın açıklaması yaptı. Çakırözer, şunları söyledi:
“Yapılan çok büyük bir karartmadır. Türkiye’de nasıl bir ortamda Halk TV’ye kayyım atandığını hatırlatmakta fayda var. Bir tarafta asrın soygunu, asrın vurgunu dediğimiz 455 bin kişinin ve onların yansımalarıyla milyonlarca kişinin etkilendiği, 100 milyarlarca lira, hatta trilyonlarca liralık kaybın söz konusu olduğu ve göbeğinde de sorumluluğu AK Parti iktidarının bulunduğu bir skandal var. Bu kanal işte o skandalı sorguladı diye, haberlerini yaptı diye, sorumlularını buldu, bulunmasına aracılık etti, siyasetçilerin sorduğu soruları bazen bizler aracılığıyla, bazen kendisi sorguladı diye bugün karartılmıştır. Başka ne var? 19 aydır Silivri zindanında yatan ve savunma hakkı mütemadiyen elinden alınan bugüne kadar, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı, 15 buçuk milyon yurttaşımızın ‘Benim cumhurbaşkanı adayım olsun’ diye oy verdiği, daha sonra 23 milyon yurttaşımızın imza verdiği Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün.
Bunlar tesadüf değil. Karartma dememiz boşuna değil. Bunlar yayınlanmasın, bunlar bilinmesin, halkın bunlardan haberi olmasın diye Türkiye’nin köklü bir yayın kuruluşu böylesine keyfi bir şekilde karartılmış durumda. Peki biz bunu gördük mü? Gördük. Bir yıl önce, 24 Ekim’de sizler de oradaydınız, hepimiz şahitlik ettik. Tele1’e aynı şekilde operasyon yapıldı. Anlı şanlı casusluk operasyonuydu. Birçok isim gözaltına alındı, tutuklandı. Daha isimler gözaltındayken kanala aynı bu şekilde kayyım atandı ve yayınları durduruldu. Şimdi de aynısı oluyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde kimse yargılanamaz değildir. Hukuk, adalet herkesin beklentisi bu yöndedir. Ama ortada iddialar var diye, bu iddialar henüz mahkeme kararlarıyla kesinleşmemişken milyonların izlediği bir kanalın kapatılması, gazetecilerin çalışma ortamının yok edilmesi, basın özgürlüğünün yok edilmesi, halkın haber alma hakkının yok edilmesi kabul edilemez. Bunun hukukla, adaletle, hukuk devletiyle alakası yoktur.
“KAPATMANIN YOLUNU AÇANLAR BUGÜN TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKÜYOR”
Çok net bir şekilde bugün bir karartma vardır. Bugün bir sansür vardır. Halkın gerçekleri bilmesi engellenmek istenmektedir. Ve bu göz göre göre gelmiştir. Bir yıl önce, iki yıl önce Halk TV’ye ‘Biz bunları not ediyoruz. Yarın hesabını sorarız’ deniyordu. Son haftalarda art arda bu kanal ve bir başka kanal ismiyle şikayet edildi. ‘Niye kapatılmıyor’ diye. Sonrasında yine aynı şekilde bu kanalı hedef alan daha 48 saat önce açıklamalar oldu. Türkiye’de bu kanal iktidarın yaptığı yanlışları ve milyonlara mal olan büyük yolsuzluklarını, soygunlarını, vurgunlarını yazarken, aktarırken, yayınlarken bunun karartılmasını isteyenlerin nasıl bir amacı olabilir? Bu karartmanın, bugün Halk TV’nin yayınının durdurulmuş olmasının bu iktidara nasıl hizmet ettiğini bilmiyor olabilirler mi bu sürecin taşlarını dizenler? Bunu da kamuoyunun dikkatine, takdirine sunmak istiyoruz.
Halk TV’nin kapatılmasının yolunu açanlar görüyoruz bugün timsah gözyaşları döküyor, açıklamalar yapıyor. Sizin açıklamalarınız zemin hazırladı. Bunu herkes görüyor. Türkiye’de büyük bir karartma, büyük bir sansür var. Tele1 kayyumda, Habertürk kayyumda, Flash kayyumda, Ekotürk kayyumda. Yani Türkiye’nin en büyük medya organı, işte isim aramayın, devlet olmuş durumda. Bugün bunun daha da altı çizildi, daha da katmerleşti.
Öte tarafta erişim engelleri diye bir başka karartma var. Türkiye’nin ve dünyanın en fazla izlenen haber sitesi T24, Türkiye’den izlenemiyor. Karartılmış durumda. İtirazlar reddedildi. Milyonlarca insan izliyor. Kısa Dalga, Evrensel, sizlerin de aralarında olduğu birçok gazetecinin hesapları, ifade özgürlüğünü takip eden sivil toplumun hesapları hepsi karartılmış durumda. Eylül sonu itibarıyla 35 milyondu. Şu anda muhtemelen 40-50 milyon, Halk TV’yi de kattığınızda daha fazla takipçisi olan hesaplar, kanallar, sivil toplum, dernekler, meslek örgütleri şu anda erişilemez durumda. Büyük bir karanlık içindeyiz. Ama bu karanlığın da sebebini biliyoruz. Genel Başkanımız az önce açıkladı. Büyük bir korku var. Büyük bir acziyet var. Ortada çok büyük bir vurgun, çok büyük bir soygunda suç üstü yakalanan bir iktidar var.
“MİLLET BUNUN HESABINI SANDIKTA SORACAK”
Aynı şekilde belediye başkanlarımıza, yol arkadaşlarımıza, gazetecilere, hak savunucularına yönelik; Murat Ağırel, İsmail Saymaz evlerinde bizi şu anda kelepçeyle izliyorlar. Şaban Sevinç, Mustafa Balcı sadece gazetecilik yaptılar. Zindanda Halk TV de karartıldığı için sizlerin aracılığıyla izleyebiliyorlar. Onlarca gazeteci, sadece haber yaptıkları için, paylaşım yaptıkları için cezaevinde. Bunun tek nedeni bu iktidarın yürütmekte olduğu hem hukuksuz operasyonları sorguladıkları için, yanlışlarını ortaya koydukları için hem de örtmeye çalıştığı soygunlarını, vurgunlarını sorguladıkları için, açığa çıkardıkları için maalesef cezaevindeler. Özgürlüklerinden mahrumlar. Halk TV de işte bunun için hedef alındı.
Bugün Halk TV’nin yanında olmazsak yarın bir başkası hedef alınacak. Büyük bir korku, büyük bir acziyet içinde olan iktidar, nereye saldıracağını bilemez durumda. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bu yolun sonu maalesef onlar için iyi olmayacak. Bu millet sandık geldiği anda demokratik yönden bu iktidara hesabını soracak. Millet sandığı bekliyor. Yapılan her şeyi görüyor. O yüzden biz kamuoyuna, ‘Korkmayın. Merak etmeyin’ diyoruz. Evet, her türlü zulmü yapacaklar ama Türkiye’yi demokrasi yolundan, hukuk devleti yolundan, kardeşlik yolundan ayıramayacaklar. Milletimiz bu konuda kararlıdır ve bu kararını sandık geldiği gün gösterecektir. Ama o güne kadar biz, YENİ Parti olarak ve inanıyoruz ki milletimiz, kendileri için cesurca, özveriyle, her türlü riski göze alarak görev yapan siz habercilerin, siz basın emekçilerinin, kurum ve kuruluşların yanında olmaya devam edeceğiz. Biz basın özgürlüğü mücadelesinin, demokrasi mücadelesinin, hukuk devleti mücadelesinin milletimizle birlikte sonuna kadar takipçisiyiz. Bu mücadeleyi milletin iktidarını kurana kadar sürdüreceğiz.
“KAYYIMA BİR AN ÖNCE SON VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
İçeride Halk TV çalışanlarının ruh halini de anlatmak isterim size. Sabah saatlerinde ilk gidenler Suat Bey ve kanal yöneticileri. Vermemek için, yayın yapabilmek için ellerinden gelen çabayı gösterdiler ama maalesef dinlenmediler. Bu kanalın yeniden halkın haber alma hakkı için yayın yapar hale gelmesini -yoksa iktidarın pembe hayallerini satmak için değil- istiyoruz. Milletimiz de bunu istiyor. Halk TV çalışanları da bunu istiyor. Gerçekten hepsi üzgün. Hepsi mesleğini yapmak istiyor, görevini yapmak istiyor. Milletimiz adına, Halk TV çalışanları adına biz buradan bu kayyıma son verilmesini ve bir an önce Halk TV’nin görevine dönmesini, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkı önündeki tüm engellerin bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz.”

