(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, “iki yılda 70 baro üyesi avukatı hâkim ve savcı yaptıkları” yönündeki sözleri üzerine, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e, “Geçmişte AKP’li yöneticilerin yakın akrabalarının mülakatları geçerek hakim/savcı yapılması iddiaları ile bugün Ankara 2 Nolu Baro başkanı eliyle dillendirilen ‘referansla atama’ sistemi göz önüne alındığında, liyakatin tamamen rafa kaldırıldığını ve mülakatların torpil mekanizmasına dönüştürüldüğünü kabul ediyor musunuz?” diye sordu.
Karaca, konuya ilişkin Bakan Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.
Karaca, önergesinde, Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, “iki yılda 70 baro üyesi avukatı hâkim ve savcı yaptıkları” yönündeki açıklamasının tarafsızlık ve liyakat ilkelerine göre yürütülmesi gereken hâkimlik ve savcılık mülakat ve atama süreçlerinin baro referansları ve bakanlık ayrıcalıkları üzerinden şekillendirildiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının adalete duyulan güvenin ön koşulu olduğunu vurgulayan Karaca, Türkiye’de yargı mekanizmasının liyakat ve anayasal ilkeler yerine iktidarın siyasi çıkarları, referans ağları ve kadrolaşma odakları doğrultusunda şekillendirildiğini savundu.
Karaca, Ankara 2 Nolu Baro Başkanı’nın açıklamalarını bu tablonun “somut bir göstergesi” olarak değerlendirirken, yaşananların münferit olmadığını, iktidarın yargıyı kendi arka bahçesi haline getirme politikasının devamı olduğunu ifade etti.
Önergede, AKP Milletvekili Özlem Zengin’in yeğeninin kura töreninde Cumhurbaşkanı tarafından alenen selamlanması ile TÜRGEV, TÜGVA ve benzeri iktidara yakın vakıf ve derneklerin hazırladığı mülakat listelerinin yargı kurumlarına iletildiğine ilişkin belgeler de yer aldı.
“ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜ GİZLEME İHTİYACI DUYULMADIĞININ KANITI”
Karaca, “Yazılı sınavlarda binlerce genç hukukçu ter dökerken, başarılı adaylar şeffaf olmayan mülakat salonlarında elenirken, iktidar koridorlarında ve yandaş barolarda ‘referans’ bulanların hakim-savcı yapılması çürümüşlüğü gizleme ihtiyacı dahi duyulmadığının kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
Önergede Bakan Gürlek’e şu soruları yöneltti:
“Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, ‘Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 2 yılda 70 üyemizi hakim-savcı yaptık’ açıklaması bakanlığınızca bir suç ihbarı ve kadrolaşma itirafı olarak değerlendirilmekte midir? Bu açıklamaya yönelik herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
-Hakimlik ve savcılık sınavlarında başarılı olan veya mülakata çağrılan adayların belirlenmesinde Ankara 2 Nolu Barosu’na, iktidara yakın dernek ve vakıflara (TÜRGEV, TÜGVA vb.) ya da siyasi parti organlarına özel bir ‘kontenjan’ veya ‘ayrıcalık’ tanınmış mıdır? Bakanlığınız ile bu yapılar arasında hangi görüşmeler gerçekleştirilmiştir?
-Geçmişte AKP’li yöneticilerin yakın akrabalarının mülakatları geçerek hakim/savcı yapılması iddiaları ile bugün Ankara 2 Nolu Baro başkanı eliyle dillendirilen ‘referansla atama’ sistemi göz önüne alındığında, liyakatin tamamen rafa kaldırıldığını ve mülakatların torpil mekanizmasına dönüştürüldüğünü kabul ediyor musunuz?
-Son 5 yılda mesleğe kabul edilen hakim ve savcılardan kaçı herhangi bir siyasi parti teşkilatında, iktidara yakın barolarda, dernek veya vakıflarda yönetici, üye veya çalışan olarak yer almıştır? Bu kişilerin yazılı sınav puanları ile mülakat puanları arasındaki dağılım nedir?
-Yazılı sınavda dereceye girmesine rağmen şeffaf olmayan mülakatlarda elenen binlerce gencin hakkı nasıl ödenecektir?
-Yargıya olan güveni sıfırlayan, liyakati değil; sadakati esas alan bu kayırmacı mülakat sistemini sonlandırmayı, denetlenebilir bir sınav ve atama sistemine geçmeyi düşünüyor musunuz?”

