Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ağıralioğlu: “Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon krizine ilişkin “Bir tweet atılıyor, dakikasında buluyorsunuz adamı. Bu kadar senelik büyük suistimalin, milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz? Tweetleri takip eden mekanizmayı SPK ile yer mi değiştirsek acaba” dedi. Ağıralioğlu, “Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi. Kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz” diye konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon krizine ilişkin "Bir

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon krizine ilişkin “Bir tweet atılıyor, dakikasında buluyorsunuz adamı. Bu kadar senelik büyük suistimalin, milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz? Tweetleri takip eden mekanizmayı SPK ile yer mi değiştirsek acaba” dedi. Ağıralioğlu, “Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi. Kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz” diye konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde haftalık gündem değerlendirme toplantısı düzenledi. “Fon krizi”ni gündemde tutmaya ve unutturmamaya devam edeceklerini belirten Ağıralioğlu, şunları söyledi:

“Fon meselesi diye konuştukları meselenin bizim meselemiz olmasına sebep olan denetimsizliğin, sorumsuzluğun, hesapsızlığın, utanmazlığın bütün detaylarının ortaya çıkmasını istiyoruz. Bu süreç içerisinde suistimal eden, sebepsiz zenginleşen, kendi mevkisini, makamını kullanarak bu işlerden çok hudutsuz para kazanan, sonra kazandığı parayı yurt dışına çıkaran, bunların her aşaması ile ilgili bütün detayları kamuoyunun bilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kendi hissesine düşme, utanma, hesap verme, yargılanma, milletine mahcup olma hiçbir şeye düşmeyenlerin bizden teşekkür bekler gibi parayı iade ettik falan gibi bir şeylerle mevzuyu küçültmelerine de müsaade etmeyeceğiz. Anahtar Parti olarak süreci takip edeceğiz.

“SONUNA KADAR DİYORLARSA İLK SEBEP OLANLAR AKLANACAK DEMEKTİR”

Sayın Cumhurbaşkanı söylüyor, AK Parti’nin kurmayları söylüyor. Diyorlar ki ‘Sonuna kadar kime dayanırsa, kime giderse’ ama bu arada ilk dayananlar falan serbest bırakılıyor. Yani sözler şöyle. Kim olursa, kime giderse, kime yaslanırsa, kime dayanırsa sonuna kadar gideceğiz. İlk dayananlar serbest bırakılıyor. Nasıl oluyorsa yani. Bütün algoritma böyle çalışıyor. Mesela son terörist işte öldürülünceye kadar devam edeceğiz. İlk teröristi serbest bırakıyorlar. İlk teröristi serbest bırakmaya çalışıyorlar. Bu hükümetin bir pratiği haline geldi. Bir bizim hükümet bir şeye sonuna kadar diyorsa ilk olanlar kaçıyor. İlk sebep olanlar aklanıyor demektir. Böyle bir algoritma çalışmaya başladı. Şimdi yine bu fon meselesi konuşulmaya başladığında Cumhurbaşkanımız tonladı. Var olsun. Dedi ki sonuna kadar kime dokunursa, dedik ayvayı yedik. İlk ortaya çıkanlar kurtulacak yani. Böyledir. Çünkü terörle ilgili de sonuna kadar dediler. Şimdi Öcalan’ı çıkarmaya karar verdiler. Öcalan’la muhatap oluyorlar. Şimdi fon meselesinde de aynı şey. İlk ismi çıkanlar, ilk ismi kamuoyuna düşenler ifade bile vermemişler.

“BTK İLE SPK YER DEĞİŞSİN”

Bir tweet atılıyor. Dakikasında buluyorsunuz adamı, dakikasında. Bu kadar senelik büyük suistimalin, milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz? Tweetleri takip eden mekanizmayı SPK ile yer mi değiştirsek acaba? Para hareketlerini mi takip etseler? Yani bu Bilgi Teknolojileri Kurulu’yla SPK yer değiştirsin. Teklifimiz: Tweetlerin takip edilme hızı, tweet takip edilme dikkati, hükümete yönelik en ufak bir eleştirinin takip edilme ciddiyeti güya bu milyarlarca dolar milletin parası çalınırken gösterilmiyor mesela. BTK ile SPK yer değiştirsin kardeşim. Böyle bir çözüm sunuyoruz mesela. Çünkü anında takip ediyorlar yani.

“ONAY VERMEDİĞİ İÇİN GÖREVDEN ALDIKLARINIZIN LİSTESİNİ DE PAYLAŞIN”

Peki nasıl oluyor da Hazine ve Maliye Bakanı ona önce demiş ki; ‘Bu fonlarla ilgili problem var’. 10 ay. Ne bekliyorsunuz siz? Niçin de beklediniz? Kim bekletti sizi? Efendim borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin borsaya girmesine kim izin verdi kardeşim? Kim izin verdi?Yahut ben bunlara izin veremem. Bu fon bunlar borsaya giremez. Bu şirketlerin mali yapısı borsaya girmeye uygun değildir. Ben bunu imzalamam diyen sonra istifa eden ya da görevden aldığınız bürokratlar var mıdır? Listesini rica edelim lütfen. Bunları da rica edelim lütfen.”

“MİLLETİN SON UMUTLARIYLA PARA YATIRDIKLARI FONU DOLANDIRMIŞSIZ”

“Türkiye yüzyılı bu hesap verilmezlikle inşa edilemez” diyen Ağıralioğlu, “Türkiye yüzyılı bu adaletsizlikle, bu israfla, bu şatafat düşkünlüğüyle, bu etrafınızdaki herkese bulaşmış para kazanma azgınlığıyla inşa edilemez. Milletinizi zengin edecektiniz, kendiniz zengin oldunuz. Milletinin fakirlik yaşamayacağı bir ülke hayal ediyordunuz. Hiç fakirlik yaşamayacaksınız. Bin sene fakirlik yaşamayacak kadar para biriktiriyorsunuz. Ne güzel dünya. Siz zengin olmak için yola çıkmadınız. Siz milletinizi zengin etmek için yola çıktınız. En son vergiydi, cezaydı millet bunların hepsine alıştı. En son baktınız ki milletin artık para kazanma umudu kalmamış. Ev alma ihtimali kalmamış. Çocuklarını evlendirme işi zora girmiş. İnsanlar ellerindeki son 3-5 kuruşla para kazanma hevesine düşmüşler. En son fakir bıraktığınız milletinizin umudunu da çalmışsınız. Son umutlarıyla paralarını yatırdıkları fonu dolandırmışsınız yahu.”

“İZMİR’İ ALARAK HİSSENİZE NE DÜŞTÜ?”

Belediye başkanı ve milletvekili transferlerine de değinen Ağıralioğlu, şunları söyledi:

“Mesela yakasına rozet taktığınız, daha önce bakan gönderip alamadığınız, başbakan gönderip alamadığınız, seçmenin gönlünü kazanarak alamadığınız bir şehri böyle alarak hissinize ne geçti sizin tam olarak? AK Parti de kaybetti, siz de kaybettiniz. Bu size de yakışmadı, siyasete de yakışmadı. Milletin iradesini eğer önemsiyorsanız, millet iradesi adına çıktığınız yarışa da yakışmadı. Sizi millet getirdi, sandıktan getirdi. Siz de sandığa yaslanan bir siyasetçiydiniz. Ne oldu size? ‘Siyasete giremezler’ diyenlere sandık gösterdiniz, ‘Millet karar verir’ dediniz. ‘Yasaklanırlar’ diye size parmak sallanıyordu; ‘Yasak masak dinlemez, millet son sözü söyler, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diye siyaset yaptınız. Ne oldu size de milletin iradesini böyle boşa düşürmekten artık mahcup olmadan siyaset yapar hâle geldiniz? Nasıl oldu? AK Parti’ye yaramaz, millet iradesine yaramaz, demokrasiye yaramaz… Hiç kimseye yaramaz bu iş! Size bir faydası olmaz, İzmir’e bir faydası olmaz.

Nedir bu heves ettikleriniz? Bütün memleketin yakasına AK Parti rozeti taksanız, bütün belediye başkanları AK Parti rozeti taksa, bütün milletvekilleri sizin partinize geçse, her milletvekilinin yakasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin rozeti olsa ne geçecek elinize? Enflasyon mu düşecek? Faiz mi düşecek? 25 yıllık iktidarınızdan sonra hissenize, seçimle alamadığınız belediyeleri böyle almak düştü. Size mahcubiyet olarak bu yeter! Size kem söz etmeye gerek yok; sizin kendinize ettiğiniz düşmanlık size yeter! Sizin kendi iddialarınız adına çıktığınız yerden bugün geldiğiniz yerde savrulduğunuz yer size eleştiri olarak yeter, eğer utanıyorsanız. Biz size ayna tutacağız. Bu aynayı size tutuyoruz, kendinizi görün”

“MECLİS’İN BOŞ FOTOĞRAFLARINI DA SAKLAYIN”

“Öcalan için, Meclisi iki ay çalıştırdınız, tatil yapmadınız” diyen Ağıralioğlu, “Komisyon kurdunuz; Kandil’deki katiller sürüsüne heyetler gönderdiniz. İki ay Meclis’i tatil etmediniz, 467 kişiyle bir araya geldiniz. Memleketiniz 18,5 milyar dolar dolandırıldı; onun için toplanması gereken Meclis’i boşalttınız! O fotoğrafları lütfen saklayın. Öcalan için doldurduğunuz Meclis fotoğrafını da, 18,5 milyar dolar dolandırılmış olduğumuz günlerde Meclis’in boş fotoğraflarını da saklayın! Onlar sizin hem utanç fotoğrafınız hem de sandıkta hesabını vereceğiniz fotoğraflarınız” dedi.

“LADE DÖNEMİNE HÜKÜMETİMİZ BİR DE SÜLALE DÖNEMİ EKLEDİ”

Ağıralioğlu son olarak şunları ekledi:

“Sizin yapmak zorunda olduğunuz hâlde yapmadıklarınızdan milletin hissesine düşen bir duygu var. Anahtar Parti bu yüzden ‘ilkeli siyaset’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘öngörülebilir siyaset’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘hesap verebilir, şeffaf yönetim’ diyor, Anahtar Parti bu yüzden ‘öngörülebilir bir memleket’ diyor. Şimdi siz aslında seçmenin sandığa küsmesine sebep olacak işler yapıyorsunuz. ‘Sandıktan ne çıkarsa çıksın alıyorlar’ duygusu vermeye çalışıyorsunuz. Seçmen sandığa küserse bundan sizin hissenize de iyi bir şey düşmeyebilir. Bu yürüyüşün sonu sandıkta nihayetlenecek. Millet hakem, millet egemen; millet son sözü söyleyecek yerde! Aileleriyle bürokrasiye çöken, devletin bütün imkânlarını aileleriyle beraber kendi hakkı zanneden bu azgınlığa da son vereceğiz, söz veriyoruz! Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi. Kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz! Bu da bizim sözümüz olsun.”