Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Doğan’dan, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişine tepki

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından yaptığı açıklamada, parti değişikliğinin, “İzmir’in kazanılması” olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi. Doğan, “Sandıkta kazanamadığınız iradeyi Ankara’da rozet takarak kazanamazsınız” dedi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye

(İZMİR) – İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından yaptığı açıklamada, parti değişikliğinin “İzmir’in kazanılması” olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi. Doğan, “Sandıkta kazanamadığınız iradeyi Ankara’da rozet takarak kazanamazsınız” dedi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, AK Parti’ye katılmasının ardından il başkanlığında basın açıklaması yaptı.

Tugay’ın parti değiştirmesinin, İzmir’in siyasi tercihinin değiştiği anlamına gelmediğini savunan Doğan, seçmen iradesinin siyasi partiler arasında bir “pazarlık konusu” haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

“İZMİR’İN İRADESİ BİR ROZETLE DEVREDİLEMEZ”

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılımının ardından, sosyal medyada “İzmir’i kazandık” veya “İzmir’i kaybettik” şeklindeki yorumları eleştiren Doğan, şunları kaydetti:

“Yani dün acaba İzmir’de sandık kuruldu, yaklaşık 4 milyonluk seçmen sandığa gitti, AK Parti oy kullandı, AK Parti seçimi kazandı da bizim haberimiz mi yok? Ya da İzmir’i İzmir yapan bütün güzellikleri, bütün değerleri, insanları bir yere gitti de kayıp mı ettik? Bu açıdan gerçekten hayretle izliyorum. Bakın, yani dün olan şey çok basit. Bir kişiye rozet takıldı aslına bakarsanız. Bir Belediye Başkanı, seçildiği partiden ayrılıp AK Parti’ye geçti. Yanında belki üç beş kişi daha gider. Hepsi bu. Bir Belediye Başkanı’nı aldınız, İzmir’i değil. Siz bu transferleri İzmir’i kazanmak olarak görüyorsanız, aslında 25 yıldır İzmir’de neden seçim kaybettiğinizi de açıkça ortaya koyuyorsunuz çünkü İzmir’i, İzmirliği, İzmirliğin hassasiyetlerini hiç tanımamış, hiç öğrenmemişsiniz. Çünkü bir şeyin siyasi tercihi, Belediye Başkanı’nın parti değiştirmesiyle kendiliğinden değişmez. İzmir’in iradesi de bir rozet töreniyle devredilemez. Belediye Başkanı sizin olsun. Zaten İzmirli pek de sevmiyordu ama İzmir İzmirli’nindir.

Daha birkaç ay öncesinde Meslek Fabrikası önünde yaşananları hiçbirimiz unutmadık. Orada Sayın Tugay, AK Parti’ye ‘Bundan sonra sizin korkulu rüyanızım.’ demişti, hatta ‘İçimdeki savaşçıyı göreceksiniz.’ demişti. Gördük. Parti değiştirmenin etik olmadığını söylemişti. AK Parti’ye geçme ihtimalinin milyonda bir olduğunu, olmadığını, hatta milyonda bir bile olmadığını söylemişti. Bugün ise eleştirdiği partinin rozetini taşıyor. İnsan soruyor tabii, ne değişti? Yine AK Parti yönetiminin ya da milletvekillerinin de daha önce Sayın Tugay’a yönelik, beceriksizliğini vurguladıkları pek çok söylemi var. Yani o rozet takılınca bir anda beceriksiz buldukları Belediye Başkanı, İzmir için büyük bir kazanım oldu. O zaman soruyorum, sandığın ne önemi kaldı? Anlamı ne? Biz İYİ Parti olarak işte tam da buna karşıyız.”

“SEÇMENİN İRADESİ CİRO EDİLEMEZ”

İYİ Parti İl Başkanı Doğan, seçmenin iradesinin, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir pazarlık konusu olmadığını hep söylediklerini, sandıkta kazanılamayan iradenin, Ankara’da rozet takarak hiç kazanılamayacağını söyledi.

Doğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medya paylaşımında, İzmir’e bütün imkanlarıyla destek verileceği şeklinde açıklamalar yapıldığını belirterek, “O zaman şunu da sormak gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bu imkanlar bugüne kadar neredeydi? İzmir’in pek çok sorunu var. İşte körfez kirliliği, ulaşım, altyapı, vesaire vesaire. Şimdi Belediye Başkanı yakınsa rozet takıldı diye, İzmir yeni imkânlara kavuşacaksa burada cevaplanması gereken ciddi bir sorun var. Devletin imkânlarından yararlanmanın şartı iktidar partisinin rozetini takmak mı?” diye konuştu.

“TUGAY’I YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ”

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, bundan önce yaptıkları gibi, bugünden sonra da Cemil Tugay’ı yakından takip edeceklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

“İhaleler nasıl yapılıyor? Nereler imara açılıyor? Hangi krediler bugüne kadar onaylanmamışken bundan sonra onaylanacak? Bütün bunları sıkı bir şekilde takip edeceğiz ve kamuoyuyla da paylaşacağız. Keza belediyede çalışan, personelin alnının teriyle evine ekmek parası götürmeye çalışan emekçi kardeşimizin de yanındayız. Belediyeler hiçbir partinin iş ve işçi bulma kurumu değildir. Orada yapılacak her türlü haksız işten çıkarmanın da bizzat karşısında olacağımızı da şimdiden söylemek isterim.”

FON KRİZİ GÜNDEMDE

Ülkü Doğan, eski Bakan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, fon soruşturması kapsamında, yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiği gerekçesiyle ifadeye çağrılmasını da değerlendirerek, şöyle konuştu:

“İki milyarın üzerinde bir kazanç sağladığı iddia ediliyordu. Dört ay içerisindeki bu, bir emeklinin yaklaşık yedi bin yılda kazanabileceği bir paraydı. On iki gün sonra ifade vermeye gitti nihayet ve bununla ilişkin herhangi bir malumatımız da yok. Biliyorsunuz, biz bazen bir sosyal medya paylaşımıyla ters gelipçe tutuklamalar görüyoruz. Tabii ki tutuklama bir tedbirdir ve asla tutuklamanın yanındayız. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Tutuklamalar her zaman bir tedbirdir ancak adalet herkes için eşit uygulanmalıdır. Anayasa’nın 10. maddesi kanun önünde herkes eşittir der. Bu madde hâlâ yürürlükte ve ben de bunu yetkili makamlara bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Fon krizinde sorumlulara hesap sorulacak demişti Sayın Cumhurbaşkanı. Ama biz Türk milleti olarak, Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi, biz kelle istemiyoruz. Biz hesap verilmesini istiyoruz. Biz bu fon krizine karışan herkesin tek tek çıkıp milletin huzurunda hesap vermesini bekliyoruz. Kimsenin makamı bu hesabı vermekten muafiyet sağlamaz. Dediğim gibi, bu insanın, bu ülkenin, bu güzel ülkenin insanları artık adalet, bu zengin ülkede bereket istiyorlar. Aslına bakarsanız artık bu iktidarın yönetemediğini kabul edip gitmesini de istiyorlar.”

“EMNİYET GÜÇLERİYLE VATANDAŞLARIN KARŞI KARŞIYA GELMESİNİ İSTEMİYORUM”

Doğan, basın açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. YENİ Parti İzmir İl Örgütü’nün, Tugay’ın AK Parti’ye katılmasını protesto etmek için sokağa çıkmasına da değinen Doğan, şu ifadeleri kullandı:

“İzmir bir Kuva-yı Milliye kenti. Attığı kurşunla Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı. Son kurşun denize dökülünce de Kurtuluş Savaşı sona ermişti. Yani o yüzden Kurtuluş’un ve Kuruluş’un kenti demiştik. Ulu Önderimiz’in annesi bu topraklarda, İzmir’in bağrında yatıyor. Mustafa Kemal Atatürk bizim için sadece posterlerde, duvardaki resimlerde ya da heykellerden ibaret değil, İzmirli’nin kalbinde, yüreğinde yaşıyor. Burada insanların sokağa dökülmesi, sokakta birtakım olumsuzlukların yaşanması, yani emniyet güçlerimizle vatandaşların karşı karşıya getirilmek zorunda kalması İzmir için hoş şeyler değil.

Aslına bakarsanız, sokağa çıkmadan önce yapılması gerekenleri yapılmış olsaydı dün bu tablo yaşanmazdı. Olaya buradan bakmak istiyorum. Ta başından, İzmirli’nin Karşıya’da iken de sevmediği bir adayı, İzmirli’nin adayı olarak getirmekle başlayan o hatalar zincirinden bahsediyorum. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölünmesi ve giderek sertleşen dil. İzmir’i de bu tartışmaların odağına koymuş durumda. Hem bir il başkanı olarak hem İzmirli olarak ben şehrimde emniyet güçleriyle vatandaşların karşı karşıya getirildiğini görmek istemem. Bu eylemlerin de sürüp sürmeyeceğini bilmiyorum. Bu bir partinin eylemi. Ama o parti mensuplarının önce bu adayları seçerken yanlış yaptıklarını da kabul etmesi gerektiğini düşünüyorum.”