Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “Bizim için hain, onlar için de kukla”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’ye transfer olan İzmir büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay için “Cemil bizim için hain, onlar için de kukla belediye başkanı” dedi. İzmir’e bir zafer borcu olduğunu belirten Özel, “İzmir ile birlikte tarihin en büyük rekorunu kırmak durumundayız. İlk yerel seçimde İzmir’de 31’de 31 yapıp İzmir ile helalleşeceğiz” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’ye transfer olan

(ANKARA) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’ye transfer olan İzmir büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay için “Cemil bizim için hain, onlar için de kukla belediye başkanı” dedi. İzmir’e bir zafer borcu olduğunu belirten Özel, “İzmir ile birlikte tarihin en büyük rekorunu kırmak durumundayız. İlk yerel seçimde İzmir’de 31’de 31 yapıp İzmir ile helalleşeceğiz” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes gazetesinin sorularını yanıtladı. Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasını şöyle değerlendirdi:

“Aydın’da topuklu Efe lakabıyla şanlanmış, defalarca seçim kazanmış kişi şimdi yüzde 18 çıkıyor anketlerde. Bu normal bir rakam değil, bu tepki. Bütün anketlerde AK Partililer bile bu transferleri doğru bulmuyor. Cemil Tugay kendi planının bir parçası değil. AK Parti’nin İzmir’i alma planının bir parçası. O sadece tehdit ve şantaja boyun eğmiş, teklife ‘evet’ demiş durumda. Ama İzmir tehdide, şantaja boyun eğmez. AK Parti’nin çöp muamelesi yapmasından ve adeta Pinokyo kuklası gibi davranmasından bunu görüyorsunuz. Kaygısı olan, korkusu olanlar kaçıyorlar, gidiyorlar. O korkağı aldılar ama İzmir’i alamazlar. Güçlü bir genel sekreterle Cemil’i sembolik bir yerde tutup oraya bir şey yapacaklarını düşünüyorum. Birini İzmir’e genel sekreter yapacaklar ve bu kukla gibi, ‘Sen karışma.’

“BİZİM İÇİN HAİN, ONLAR İÇİN DE KUKLA”

Bence ciddi kaynak da aktaracaklar. Sonra da Cemil ile değil, bir AK Partiliyle İzmir’i kazanmaya çalışacaklar. Cemil ise 23 Nisan başkanı gibi kukla, Pinokyo gibi bir kenarda duracak. Cemil bizim için hain, onlar için de kukla yani benim gördüğüm. Bir kukla belediye başkanı. Yoksa dün akşam niye o kadar itibarsızlaştırsınlar? İnsan izliyor; şu kadar haysiyet olsa gidip de Erdoğan’ın rozet takmasına izin vermez.

“BİLSEK ADAY GÖSTERMEZDİK”

İzmir tümüyle risk altındaydı. Beş aday vardı. Beş aday arasından birkaç puan önde Cemil Başkan çıktı. Kazanıyor görünüyordu. Diğerlerinde risk vardı. Karşıyaka Belediye Başkanı’ydı. İzmir’in en önemli ilçesi. İzmir’e böyle bir ihanet edeceğini bilsek göstermezdik. Ben aday gösterdiysem, ben gösterdim ama hepsini Parti Meclisi’nde anketlerini göstererek yaptık ama ankette kavun gibi dibini koklayıp hainin kokusunu alamıyorsun. Adam ihanet etti.

“AK PARTİ YARGI KOLLARI BÜTÜN TÜRKİYE’YE SALDIRIYOR”

Siyasi tarihte görünmemiş bir şekilde AK Parti yargı kollarını kurdu. ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ mantığıyla İstanbul’a saldırmaya başladı. Bu modelle bütün Türkiye’ye saldırıyor. Bu saldırı AK Partililere yapılsaydı yüzde 85’i, yüzde 90’ı kaçardı. Sürekli çeşitli tehditlerle Adalet Bakanlığı böyle yaptıktan sonra kaygısı olan, korkusu olanlar kaçıyorlar, gidiyorlar. Cemil Tugay’ın, kooperatiflerle ilgili bir devam dosyasında, ayrıca Karşıyaka’dan bazı dosyalarda adının geçtiğini kendisine göstermişler. Bizim çok sayıda arkadaşımıza, ‘Benimle gelir misiniz? Hapse mi girelim? Ben hapse giremem. Ben yolumu çizdim’ demiş. ‘Siz başınızın çaresine bakın. Ben arkama büyük bir güç aldım’ gibi laflar sarf etmiş.

“ÇOK YALAN SÖYLÜYOR”

AK Parti’nin çöp muamelesi yapmasından ve adeta Pinokyo kuklası gibi davranmasından belli. Bir defa çok yalan söylüyor. İzmirlilere daha düne kadar yalan söyledi. İlk önce istifa etti. ‘Genel Başkan’ın bilgisi dahilinde istifa ettim’ dedi. Ben, ‘Yalan söyleyemeyeceğim, bilgim dahilinde değil’ dedim. Kendisini de aradım. ‘Niye böyle açıklama yapıyorsun’ dedim. Bana, ‘Sizin sırtınızdan yük alıyorum. Yeni bir parti kurmamız lazım’ dedi. Dedim ki ‘CHP’de yeterli mücadeleyi vermeden yeni parti kurmam.’ ‘Ben bu CHP’de durmamak için, sizin sırtınızdan yük almak için gittim. Yeni parti kurulunca oraya geleceğim’ diye açıklama yapmıştı. Ama biz yeni partiye onu hiç çağırmadık. Çünkü bu aşırı tutarsız tutumlarından ve AK Parti ile temaslarından durum belliydi.

“İLK SEÇİMDE 31’DE 31 YAPIP İZMİR İLE HELALLEŞECEĞİZ”

Bizim İzmir’e bir zafer borcumuz var. İzmir ile birlikte tarihin en büyük rekorunu kırmak durumundayız. İzmir’e gerçekten İzmirli bir belediye başkanı, tercihen bir kadın belediye başkanı, genç bir belediye başkanı adayı ve güçlü bir belediye başkanı adayıyla İzmir’e borcumuzu ödeyeceğiz ve tarihin en büyük rekorunu kıracağız İzmir’de. Üzüldüm ama daha çok da bilendim. Kimi iftar, kimi miting konuşması, 22’si miting, 25 ilçede konuşup İzmir’e 31’de 29 kazandırmıştık. İlk yerel seçimde İzmir’de 31’de 31 yapıp İzmir ile helalleşeceğiz.

“BELEDİYE MECLİSİNDE SORUN YOK”

Meclis’te sorun yok. Bundan sonrasını Cemil Tugay düşünsün. Beklediği gibi, ona söylendiği gibi olmadı; yanına bir tek Foça’yı götürebildi. Foça Belediye Başkanı’nın da bizzat Cemil Tugay’ın kaygılarını artırdığı, Foça Belediye Başkanı’na ‘Ben bilgi aldım, sana operasyon yapılacak’ dediği söyleniyor. AK Parti muhalefette olsa AK Partililerin yüzde 90’ı bu baskıyı görecek, bu teklifi görecek; parti değiştirir hiç beklemeden. Çünkü bu yöntemle tutuklanmayacak belediye başkanı yok. Biz böyle bir şantaj, tehdit, baskı ortamı yaratmayız ama yapmaya kalksan yüzde 90’ı İzmir Marşı’nı söyleyerek CHP’ye katılır.

“HEDEFE KONMUŞ BELEDİYE BAŞKANINDAN DELİLE GİDİYORLAR”

Şimdi suçluyu peşinen belirliyorlar. Ele geçirilecek belediyenin başkanı peşinen suçlu ve ona delil yaratmaya çalışıyorlar. Bütün belediyedeki bütün ihale dosyalarını alıyorlar. Bütün müteahhitleri çağırıyorlar. İhaleye giren müteahhide, ‘İhaleyi şöyle aldım dersen malını geri vereceğiz’ diyorlar. İhaleye girmeyen müteahhide, ‘Niye girmedin? Senin girmeni istemediler mi? İstemediklerini söylersen çıkarsın, yoksa tutuklanırsın’ diyorlar. Baskıyla, delilden suçluya değil, hedefe konmuş belediye başkanından delile gitme yöntemiyle bir saldırı altındayız. Bu şartlar altında kim nasıl dayansın? İçeri girenler büyük bir onur ve haysiyet gösteriyor. Bunu göze alamayıp ‘Ya Silivri’ye gideceksin ya AK Parti’ye geleceksin’ denkleminden AK Parti’ye gidiyorlar.

“AK PARTİ HASARI SAKLAMAYA ÇALIŞIYOR”

46 milletvekili MHP’den, 40 bazen, 45, Genel Başkanı hariç herkes gelmiş. Kritik oylamalarda MHP 45 kişiyle geliyor. Bir bakıyor AK Parti’den 100 kişi var. 280’de 100 gelmiş. Yanlarında değilim ama Devlet Bey’in de bunu Erdoğan’a sık sık söylediğini de duyuyoruz hep. AK Parti hasardan kendini sakınmaya çalışıyor kritik konuları hep MHP’ye bırakarak.”

“BAHÇELİ ELEŞTİRİ GETİRİYOR”

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Yürütme Erdoğan’a, yasama MHP’ye” iifadelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“AK Parti’nin fren-denge mekanizmalarının, frenlerinin boşaldığını, etik açıdan fren-denge mekanizmasının ortadan kalktığını ve bu görevin artık MHP’de olduğunu söyleyerek aslında AK Parti’ye fon meselesi üzerinden zımni bir eleştiri yöneltiyor. ‘Yasama görevini yapmıyorsunuz. Denetim görevini yapmıyorsunuz. O zaman bırakın biz yapalım’ diyor. Fonda da AK Parti’nin aldığı hasarı, ortak listeyle gitme gibi bir şeyi de görüyorum. Bunların hepsini önümüzdeki günlerde göreceğiz. MHP’nin seçimlerden beri özellikle çözüm süreci konusunda hele hele Abdullah Öcalan’ın konutu ve selam yollama meseleleriyle uğradığı kayıplar da ortada. Herhalde MHP önümüzdeki dönem, tabii seçim yasasındaki değişiklikler ne getirecek ne götürecek onu da bilmemekle birlikte MHP, AK Parti ile birlikte seçime girmenin bir formülasyonunu ortaya koyuyor diye görüyorum.

FON KRİZİ

Fon krizinde Meclis’in bir görevi de denetim. İsimler havada uçuşuyor. Özellikle Adalet Bakanlığı’ndan sızdırılan, bize de, muhalefete doğru sızdırılan isimler havada uçuşuyor. Ama bu -‘false flag’ diyorlar- yalancı bayrak. Fatma Betül Sayan Kaya gibi doğru ama onun üzerinden mesele tartışılsın, bitsin. Çantacılar üzerinden işlem yapanlar ya da Lüksemburg’daki veya çeşitli vergi cennetlerindeki offshore hesaplar üzerinden Türkiye’de yabancı yatırımcıymış gibi işlem yapan ‘bıyıklı yabancıları’ ya da ‘kirli sakallı yabancıları’ tartışmaya açmamak için bazı gerçek hedefler ortaya atılıyor olabilir. Adalet Bakanlığı’nın bu konuda bir aktivizm içinde olduğunu gizleyemem. Ama bu tip sızdırılan bilgilerin doğruluğunu teyit etmeden paylaşmak istemiyoruz. Açıkçası doğruluğunu teyit ettiğimiz hiçbir bilgiyi de gizlemiyoruz. Fatma Betül Sayan Kaya, Ertan Aydın; bunların hepsini teyitten sonra paylaştık.

“FON SKANDALINDA AKTİF BİR BAKAN VAR, TEYİDİNE UĞRAŞIYORUZ”

Orada hepimizin içi sızladı intihara. Ama tabii bu intiharın da çok iyi araştırılması gerekir. Şu anda bir aktif bakanın ismiyle ilgili bilgi uzun süredir söyleniyor. Onun teyidine uğraşıyoruz. Teyit ettiğimizde parti sözcümüz onu da paylaşacak.”