Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan: “Sanatçısına sahip çıkmayan bir toplum kaybetmeye mahkumdur”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun kapsamlı restorasyon sonrası yapılan açılış töreninde konuştu. Aslan, “İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle…” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, Cemal Reşit

Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Umut Emre GÖKBULUT

(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun kapsamlı restorasyon sonrası yapılan açılış töreninde konuştu. Aslan, “İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle…” dedi.

İBB, şehrin müzik hafızasında ve kültür-sanat yaşamında müstesna bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden açtı. Büyük usta Cemal Reşit Rey’in ölümünün yıl dönümünde düzenlenen özel açılış töreninde, salona kazandırılan yeni yaşam alanları, dijitalleştirilen dev arşiv ve sanatın dönüştürücü gücü vurgulandı. Sezonun açılış töreninine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB’nin üst yönetimi, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende CRR’nin tadilat süreci ve yapılan uygulamaları içeren kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Burada sırasıyla Cemal Reşit Rey Ailesi adına Osman Ergün, İBB Genel Sekreteri Dr. Mahir Polat ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan sırasıyla açılış konuşması yaptı.

Aslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı;

“ÇOCUKLARIMIZIN, GENÇLERİMİZİN GÜVENLE, HUZURLA VE UMUTLA BÜYÜYECEĞİ BİR TOPLUMU İNŞA ETMEK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR”

“Sizlere, bir buçuk yılı aşkındır hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun da selamlarını iletmek istiyorum. Bugün yaptığımız her hizmette kendisinin emeği ve vizyonu var. Buradan kendisine ve tüm yol arkadaşlarımıza bin selam olsun. Sözlerimin hemen başında, yüreğimizi yakan büyük bir acıyı paylaşmak zorundayım. Dün Başakşehir’deki bir okulumuzda evlatlarımıza yönelik gerçekleşen elim saldırı hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, öğretmenlerimize ve bütün milletimize sabır diliyorum. Bugün de Esenyurt’ta bizleri çok üzen bir saldırı daha meydana geldi. Yaralı evlatlarımızın bir an evvel sağlıklarına kavuşması en büyük temennimizdir. Çocuklarımızın, gençlerimizin güvenle, huzurla ve umutla büyüyeceği bir toplumu inşa etmek hepimizin boynunun borcudur. Bunu hep birlikte yapmak zorundayız.

“CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU DA İSTANBUL’UN BU BÜYÜK MÜZİK HAFIZASININ EN KIYMETLİ MEKANLARINDAN BİRİDİR”

Müzik, insanlığın kurduğu en eski ve en evrensel dillerden biridir. Bazen kelimelerin söyleyemediğini tek bir nota söyler. Müzik bazen bir toplumun hafızasını taşır. Müzik bazen acıyı paylaşır, sevinci çoğaltır. Çünkü müzik insanın hafızasına ve vicdanına seslenir. Bu akşam bir araya geldiğimiz Cemal Reşit Rey Konser Salonu da İstanbul’un bu büyük müzik hafızasının en kıymetli mekanlarından biridir. Burası 14 Mart 1989 akşamı, dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in konseriyle kapılarını açtı. O günden bu yana nice büyük sanatçı bu sahneden geçti, nice eser burada yeniden hayat buldu. Ve elbette bu salonun taşıdığı isim başlı başına büyük bir miras olarak bize kaldı.

“SANATÇISINA SAHİP ÇIKAMAYAN BİR TOPLUM KAYBETMEYE MAHKUMDUR”

Bugün, büyük bestecimiz Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının 41’inci yıl dönümü. Cemal Reşit Rey, Cumhuriyetimizin kültür ve sanat alanında kurduğu büyük ufkun öncü isimlerinden biridir. Topraklarımızın sesini evrensel müzik diliyle buluşturdu. Doğu ile Batı arasında duvarlar kurmak yerine, ikisini aynı yaratıcı dünyanın içinde düşünmeyi başardı. Onun müziğinde İstanbul da vardır, Anadolu da; gelenek de vardır, yenilik de. Belki de Cemal Reşit Rey’i bugün hala çağdaş kılan tam olarak budur: Köklerinden kopmadan dünyaya açılabilmek. Onun aziz hatırasını, fuayemizde ziyarete açtığımız ‘Zamanın Ötesinde Bir Nota: Cemal Reşit Rey’ sergisiyle de selamlıyoruz. Kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Biz 1923’te kurulan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in sanatçısına, yazarına, şairine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendiğimiz de budur. Evlatlarımıza bırakacağımız miras da budur. Sanatçısına sahip çıkamayan bir toplum kaybetmeye mahkumdur. Biz sahip çıkacağız, yanında olacağız! İstanbul’dan Anadolu’ya; memleketimizin tüm her bir köşesinde kimse kendini yalnız hissetmesin: Biz varız! Cumhuriyet’in çocukları var.

“BİZ İSTANBUL’UN HAKKINI İSTANBUL’A TESLİM EDİYORUZ”

İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, yıllardır şehrimizin sanat hayatına ev sahipliği yaptı. Bize düşen, böylesine kıymetli bir kültür mirasını korumak ve geleceğe taşımaktı. Bu nedenle salonumuzda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdik. Çünkü daha fazla insanımız buraya gelsin, buradan faydalansın istedik. Zira biz sanata erişimi vazgeçilmez bir yurttaşlık hakkı olarak görüyoruz. Kültür ve sanat bir şehrin ruhunu besler; insanların birlikte yaşama kültürünü güçlendirir. Tam da bu nedenle 2019’dan bu yana bu anlayışla çok güçlü bir dönüşüm başlattık. Uzun yıllar kapalı kalan, İstanbul’un gündelik hayatından kopan çok kıymetli yapıları yeniden şehre kazandırdık. Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane, Muammer Karaca, Bulgur Palas, Çubuklu Silolaları ilk aklıma gelenlerden… Muammer Karaca’da da perdeleri açtık. Bugün de burada açıyoruz. Çok yakında Haldun Taner ve Reşat Nuri sahnelerimizde de buluşacağız. Aslında baktığımızda biz İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim ediyoruz. Çünkü bu mekanlar zaten İstanbullunun, dahası bütün dünya insanlarının hakkı. Çünkü İstanbul, yolu bu şehirden geçen herkese ait bir şehir. Doğu ile Batı burada karşılaştı. Farklı diller, inançlar, sesler ve estetik anlayışlar yüzyıllar boyunca bu şehirde birbirine dokundu.

“YENİ SEZONDA BU SAHNE YİNE DOPDOLU OLACAK”

Biz de İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak.

“CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU’NUN YENİLENEN YÜZÜYLE BAŞLAYAN BU YENİ DÖNEMİN İSTANBUL’UN DÜŞÜNSEL VE SANATSAL YAŞAMINA DEĞER KATMASINI DİLİYORUM”

Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle… Hepinize ilham dolu bir sezon ve güzel bir konser akşamı diliyorum. Ancak bir Cumhuriyet çocuğu olarak 10. yıl marşını unuttuğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bestecisi Cemal Reşit Rey’in adını taşıyan bu salonda söylemek isterim ki: Memleketimizin nice zor günlerden geçti. Cumhuriyet’in çocukları olarak bu zor günlerden de hep birlikte aşacağız! Umudunuzu asla kaybetmeyin!”

“BU TÜRKİYE’NİN BİR BAŞARISIDIR”

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi:

“Cemal Reşit Rey’i 1985 yılında kaybettiğimizde bu yapı yeni yeni inşa edilmeye başlanan, tarih olarak da hatırlamamız gerekiyor, Bedrettin Dalan döneminin yeni yapılacak kültür komplekslerinden birisi olarak inşa ediliyor. Ve görevinin son dönemleri, ardından da Nurettin Sözen Bey’in görevinin aktif dönemlerine denk gelecek şekilde en olgun kültür ürünlerinin kentteki verilmeye, sergilenmeye başladığı bir sanat yönetimi programıyla işleyen bir alan. Çalışmaya başladığında aşağı yukarı Atatürk Kültür Merkezi ile beraber iki yapı, Kongre Sergi Sarayı’nın tarihçesi içerisinde kendi yerini bulmuş iki yapıdan birisi. Çok sonra Lütfi Kırdar ve diğer sergi salonları yapıldığında bugünkü anlamıyla, eski tarihiyle olan 40’lardaki olanı değil, bugünkü anlamıyla yapıldığında İstanbul gibi Türkiye’nin kültürünün, sanatının başkenti olan yerin bir merkez odak noktası olarak bir işlevi görüyor. Bu önemini tekrar hatırlatmak gerekiyor. Tabii yıllar içerisinde özellikle kurulduğu yıllardaki sanat yönetimi politikaları ve ardından gelen yıllarda hakikaten övünülecek şekilde şu an üzerinde bulunduğum bu sahne, dünya müziğinin devleri geldi geçti bu sahneden. Türkiye’de müzikseverler dünya müziğini bu defa kendi kaynaklarından dinleyecek şekilde onları burada dinleyen, canlı performanslarla dinleyen bir süreç yaşadı. Ve bu farklı dönemlerde farklı partiler, farklı siyasi yönetimler altında hiç değişmeden sürebildi. Bu Türkiye’nin bir başarısıdır, takdir edilecek bir başarısıdır. Dolayısıyla Türkiye’de dünya müziğine kapıyı açan konservatuvar öğrencilerinin hemen hemen hepsinin gözleri dolar Cemal Reşit Rey dediğimizde. Çünkü büyük insanları burada dinlemişlerdir. Onların kayıttan değil, canlı performanslarını burada işitmişlerdir. Bu bakımdan aslında bir konser salonu aynı zamanda bir akademi nasıl olurun cevabı niteliğindedir. Hakikaten geriye dönük buraya emek veren büyük isimlere, büyük insanlara hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Çünkü bir kişinin, bir dönemin emeği değil, birbirinden çok çok farklı dönemin Türkiye’nin ortak emeğinin ürünü, kültür dünyasının ortak emeğinin ürünüdür.

“EKREM İMAMOĞLU BURAYA ÇOK SIK GELİRDİ BİLİYORSUNUZ”

Tabii geçtiğimiz yıllarda bu alanı tekrar değerlendirmek durumunda bir ödev önümüze çıktığında sevgili başkanımız Ekrem İmamoğlu buraya çok sık gelirdi biliyorsunuz. Konserleri mutlaka takip ederdi ve geldiğinde yapının fiziksel sorunlarıyla çok yakından ilgilenirdi. Ve o yıllarda bize talimat vermişti ‘Cemal Reşit Rey Salonu’nu restore etmemiz gerekiyor’ şeklinde. Elimizdeki yoğunluklar ve diğer iş programı, buranın konser programları derken geçtiğimiz yıl başlayan restorasyon uygulaması bir yıl kadar sürdü. Ve İBB Miras’ın sadece yapıyı mekanik bir alan olarak ele almayan, hafızasını, izlerini, kendi bütünlük ve hafıza değerini de bir taraftan çok dönüştürmeyecek, yani hafızamızdaki görsel etkisinde dönüştürmeyecek koruma odaklı çalışmalarını yapmaya başladı. Peki neler yapıldı? Bunları biraz açıklamam gerekiyor. Biz restorasyona başladıktan çok kısa bir süre sonra burada küçük bir yangın çıktı, belki basından duydunuz. Çünkü aslında Cemal Reşit Rey’in artık 40 yıla yaklaşmış zamanında, sürecinde mekanik tesisatların tamamı artık yok olmuş noktadaydı ve yangın riskiyle karşı karşıyaydı. Ki şükürler olsun restorasyona aldıktan sonra tesisatta oluşan yorgunluktan başlayan bir sistemle biz zaten kanalları açtığımızda görmüştük. Alandaki bütün makine, ekipman, tesisat sistemlerinin tamamı artık ömrünü tamamlamıştı.

“CEMAL REŞİT REY SALONU’NUN ARTIK BİR KAFESİ VE RESTORAN ALANI VAR. AYNI ZAMANDA BİR AÇIK ALAN DİNLENME NOKTASI VE BİR KÜTÜPHANESİ VAR, DİREKT AÇIK BİR SERVİS VERİYOR VE BURADA SANAT KİTAPLARINDAN OLUŞAN BİR ALAN VAR”

Gördüğünüz bütün ses sistemleri, bütün elektrik aksamları, bütün havalandırma, iklimlendirme aksamları baştan aşağı bu restorasyonda güncel teknolojiyle yer değiştirdi. Sahne teknolojisinin ihtiyaç duyduğu bütün sistemler yenilendi. Burası tabii bir konser salonu olduğu için öncelikli olarak ses sistemleri çok önemliydi. Kendileriyle hakikaten gurur duyduğumuz ses teknisyeni arkadaşlarımız Türkiye’nin en iyileridir. Cemal Reşit Rey’in bir okul olma özelliğinin teknisyenler açısından da bir değeri vardır. Bütün ses sistemlerini tekrar yenilediğimiz ve buradaki ekipmanları yeniden güncellediğimiz bir çalışmadan geçti. Çatıda ciddi yalıtım sorunları vardı, bunları elden geçirdik ve fuayede ve diğer noktalarda gördüğünüz mimari sorunları giderdik. Ne yazık ki iyi bir kafesi ya da hiçbir kafesi yoktu. Dünyada böyle bir alanın sadece konser izlemek ya da etkinlik sırasında gidilip kullanılması diye bir değer yoktur. Orayı yaşarsınız, randevularınızı orada verirsiniz, çalışmalarınızı orada yaparsınız. Cemal Reşit Rey Salonu’nun artık bir kafesi ve restoran alanı var. Aynı zamanda bir açık alan dinlenme noktası ve bir kütüphanesi var, direkt açık bir servis veriyor ve burada sanat kitaplarından oluşan bir alan var:

“CRR ARŞİVİN TAMAMI DA DİJİTALİZASYON VE ARŞİV SİSTEMİ İÇERİSİNDE ELDEN GEÇTİ”

Bununla beraber kendi programı içerisinde güzel bir haber, çoğu kimsenin haberi olmayan bir durum olabilir, Cemal Reşit Rey’in başlangıcından bugüne yapılan bütün etkinlikler kayda alınmıştır ve Cemal Reşit Rey’in çok iyi bir arşivi vardır. Bu arşivin tamamı da dijitalizasyon ve arşiv sistemi içerisinde elden geçti. İnşallah yakında onu da kullanıma, erişime açık bir şekilde gidereceğiz. Tabii konser kayıtları telife de konu olduğu için onun kullanımı apayrı, özel kapalı devre olmuş olacak. Biz 2 yıllık süre zarfında Cemal Reşit Rey’de sanat yönetimini bir danışma kurulu eliyle yürütmeye karar verdik. Çünkü danışma kurulu artık tekil sanat yönetmenlerinden çok daha farklı yönleri olan insanların içinde olacağı bir yöntemle ilerlemesi gerektiğine inanıyorduk. Bu anlamda Profesör Doktor Evrim Hikmet Öğüt, Doçent Doktor Nil Kocamangil, Yiğit Özatalay ve Kamil Özler hocamız ve sevgili Can Kalaycıoğlu, aynı zamanda direktörümüz olan arkadaşımızın koordinasyonunda beşli bir koordinasyon kurulu buranın sanat yönetimini ve programını oluşturuyor. Biz 100 yıl sonra şunu söyleyebiliriz Türk Beşlileri hikâyesinden bugüne: Artık dünyada sanat ve kültür tartışmaları klasik olarak Doğu-Batı sentezli ve vulgarize bir tartışmayla gitmiyor. Artık dünya çok kültürlü, çok boyutlu ve çok eş zamanlı yaşayan bir şekilde ilerliyor. O yüzden bizim önümüzde başka bir ödev olarak hem yerelin hem de dünyanın eş zamanlı duyulması, bir ülkenin, bir toplumun kendini ifade edebilmesi kanalı olarak kültür ve sanatı baş tacı olarak tutabilmesi gibi konular öne geliyor. Ve bu yılın programı bu çerçevede hazırlanan bir duyarlılıkla farklı müzik tarzları, farklı ifade tarzlarıyla oluşmuş bir programa sahip olacak.

“UMARIM GÜZELLİKLER İÇERİSİNDE GEÇECEK GÜNLER, KONSERLER HEP BERABER BURADA BULUŞURUZ”

İlk 3 ayında 30’un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey’in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey’in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Bugün geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz. Ayağınıza sağlık, teşekkür ederim efendim.”

“BU SALONDA KEYİFLİ, SANAT DOLU BİR SEZON OLMASINI DİLİYORUZ”

Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey’in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.”

Protokol konuşmalarının ardından program, Adrian Prabava & Airam Hernandez & CRR Senfoni Orkestrası’nın konseriyle devam etti.