(ANKARA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon krizine ilişkin kendisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı ile AK Parti yöneticilerine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, “Elinde belge olan, bilgi olan alsın getirsin, götürsün yargıya versin” dedi. Çelik, “Ne siyasi linç kampanyasına teslim oluruz ne de herhangi bir gerçeğin üzerinin örtülmesi için siyasi himayeye müsaade ederiz. Her şey açığa çıkacak” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Merkezi Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantının sonunda AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın açıklaması yaptı. Çelik, “Öncelikle bir saldırı sonucu şehit olan hayatını kaybeden okuldaki evladımıza çok uzun dileriz. Allah rahmet eylesin. Ailesine, okul arkadaşlarına, tüm eğitim camiamıza başı sağ olsun dileklerimizi iletiyoruz, mekanı cennet olsun. Yine hayatını kaybeden Ahmet Türkoğlu polismize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekanı cennet olsun” dedi.
“CEMİL BAŞKANIMIZA TEKRARDAN ‘HOŞ GELDİNİZ’ DİYORUZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılımına ilişkin Çelik, “Cemil Tugay Beyin katılım törenini hep beraber izledik. Kendisine bir kere daha hoş geldin diyoruz. Bundan sonra İzmir’in merkezi hükümet ile yerel yönetim arasındaki koordinasyonla daha güçlü hizmetler alacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Çelik, Tugay’ın AK Parti’ye katılma gerekçelerini kendi değerlendirmeleri üzerinden anlattığını belirterek, eski partisinden gelen tepkileri ise “hakaret kampanyası” olarak nitelendirdi.
“BEKİR BOZDAĞ, GENEL BAŞKAN DANIŞMANI OLARAK ATANDI”
TBMM Başkanvekilliği görevinden sağlık sorunları nedeniyle ayrılan Bekir Bozdağ’a ilişkin Çelik, “Bekir Beyin tecrübesinden partimizin faydalanmaması söz konusu olamaz. Meclis Başkanvekilliğinden ayrılmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın takdirleriyle Genel Başkan Danışmanı olarak atanmıştır. Bundan sonra Şanlıurfa milletvekilimiz ve Genel Başkan Danışmanı olarak partimize ve ülkemize hizmet edecektir” dedi.
“ÖRGÜTÜN BİR BÜTÜN HALİNDE SİLAHLARI BIRAKMASI ÇERÇEVE YASANIN UYGULANMASININ GEREK ŞARTIDIR”
“Terörsüz Türkiye” sürecinin MYK gündeminin en önemli maddelerinden biri olduğunu belirten Çelik, “Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiğini ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılanmalarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır” değerlendirmelerinde bulundu. Düzenlemenin Meclis’te yüksek oyla kabul edildiğini belirten Çelik, siyasi ve toplumsal desteğin yüksek olduğunu söyledi.
“İKİNCİ KAZANIM, IRAK BAŞBAKANI ZEYDİ’NİN YAPTIĞI AÇIKLAMALARDIR”
Çelik, Suriye ve Irak’taki gelişmelere ilişkin de “Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra ortaya çıkan tablo, Terörsüz Türkiye’nin kazanımlarından biri olarak önümüze gelmiştir. İkinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır. YPG’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte Sincar Dağı Irak Devleti’nin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye’nin Irak boyutunda önemli bir gelişme olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“FON VURGUNCULARININ MAĞDUR ETTİĞİ VATANDAŞLARIN HAKLARININ KORUNMASI İÇİN EYLEM PLANI ORTAYA ÇIKIYOR”
Fon soruşturmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın TBMM’yi bilgilendirdiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımızın başkanlığında biliyorsunuz bir toplantı yaptık. Bu toplantı çerçevesinde talimatları doğrultusunda kurul kuruldu. Bu kurul, bütün bu sürecin bütün boyutlarını açığa çıkaracak çalışmaları yapıyor; Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın koordinasyonunda. Aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız, Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdi. Tüm bu görev alanlarıyla ilgili olarak bütün bu sürecin yasal boşlukları dahil olmak üzere bütün hususların tüm boyutlarını ortaya çıkarıyorlar.
Burada Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu bütün bu çalışmaları yürütürken aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor.”
“BU VURGUNCULAR TARAFINDAN HAKLARI GASP EDİLMİŞ VATANDAŞLARIMIZ MÜSTERİH OLSUNLAR”
Bu vurguncular tarafından hakları gasp edilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Orada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış, devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların yaptığı, bütüncül bir şekilde yaptığı, tam bir koordinasyonla yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır.
Yine dediğim gibi vatandaşlarımızdan haksızlığa uğrayanların haksızlıklarının telafisi için atılacak adımlarla ilgili bir eylem planı ortaya çıkmıştır. Yine bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme, kaç maddelik bir düzenleme gerekiyorsa onun da yüce Meclis’e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır. Burada hiçbir şekilde, her zaman söylediğimiz gibi, hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır.”
“KİM DOLANDIRICILIK YAPMIŞ, KİM MAĞDUR OLMUŞ, TABLO ORTAYA ÇIKACAKTIR”
Çelik, fon soruşturmasına ilişkin, “Bu işleri kimler yapmış, kim dolandırıcılık yapmış, kim mağdur olmuş; bütün tablo en net şekilde ortaya çıkacaktır. Meselenin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması ve haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda kararlılıkla hareket edeceğiz” dedi.
“TEK SURİYE DEVLETİ, TEK EGEMENLİK, TEK ÜLKE VE TEK ORDU”
Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“SDG’nin feshedilmesiyle birlikte Süveyda bölgesinde bir ayrılıkçı Dürzi hareket var. Bunun Dürzi kardeşlerimizin genelini temsil eden hiçbir vasfı yoktur. Bir de tabii İsrail’in saldırgan tutumları Suriye’ye istikrarsızlaştırıcı birtakım eylemler olarak maalesef geri dönüyor. Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz bölge bağlamında SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye’nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi hepimizin çok önemsediği bir şey. Aynı zamanda da Suriye’de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz.”
“İSRAİL KAYNAKLI SORUNLAR İŞİN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR”
Çelik, İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerine ilişkin, “İsrail kaynaklı sorunlar, işin temelini oluşturuyor. Daha birkaç gün önce bahsettik. 1974 kuvvetlerin ayrıştırılması anlaşmasını ihlal eden bir adım daha attı. Dolayısıyla işgalciliğini devam ettirerek Suriye’yi istikrarsızlaştırmak, bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibisinden bir tavır devam etmektedir” dedi.
ABD’nin Irak ve Suriye’den çıkmasını da değerlendiren Çelik, “ABD’nin bu kadar uzun yıllardan sonra hem Irak’tan hem Suriye’den çıkmış olması da çok önemli bir gelişme. Bölgenin bundan sonraki dinamiklerini etkileyecek bir gelişme olarak yakın takibimizdedir” ifadelerini kullandı.
“NETANYAHU BUNU DAHA ÇOK ÖLDÜRME VE DAHA ÇOK SOYKIRIM YAPMA HAKKI OLARAK ALGILIYOR”
Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere ilişkin Çelik, “Başkan Trump’ın barış planında ikinci aşamaya geçilmesi gerekiyordu ancak İsrail buna yanaşmadı. Buna rağmen Hamas’ı suçlayan, İsrail’in katliamlarını ve soykırımını görmezden gelen bir propaganda sürdürülüyor” diye konuştu. Çelik, İsrail ordusunun Batı Şeria’daki askeri varlığını 24 tabura çıkarmasının, bölgenin “Gazze’leştirilmesi” yönündeki endişeleri artırdığını söyledi.
7 Ekim’in yıl dönümünü hatırlatan Çelik, “Netanyahu’nun ilk açıklaması İsrail’in savunulmasıyla ilgili değildi. ‘Bölgedeki haritaları değiştireceğiz’, ‘David Koridoru’nu kuracağız’ dedi ve Arz-ı Mevud’la ilgili açıklamalar yaptı. Dolayısıyla ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ diyenlerin Filistinli kadınların ve çocukların yaşama hakkı hakkında da bir şey söylemesi gerekiyor” dedi.
“CUMHURBAŞKANIMIZ PUTİN’LE KONUŞTU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü bildiren Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız Başkan Putin’le konuştu. Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz” dedi. Çelik, gelecek döneme ilişkin reform çalışmalarına değinerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki 10 ayın kapsamlı şekilde değerlendirilmesi için talimat verdiğini söyledi.
“YAPAY ZEKAYI ÜRETENLER İNSANLIĞIN BÜYÜK BİR TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA OLDUĞUNU SÖYLÜYOR”
Yapay zekaya ilişkin tartışmalara değinen Çelik, “Yapay zekanın kontrolden çıkmaya başladığı daha çok konuşuluyor. Yapay zekayı üreten mühendisler ve firmaların sahipleri dahi insanlığın, ahlaki ve moral değerlerin büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bu nedenle herkesin kendi milli kapasitesini geliştirmesi gerekiyor” dedi. Çelik, TEKNOFEST’in bu süreçte daha da önem kazandığını belirterek, Türkiye’nin teknoloji alanındaki hedeflerine vurgu yaptı.
“CUMHURBAŞKANIMIZIN SURİYE’YE GİTME ARZUSU VAR”
Ömer Çelik, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye yapması beklenen ziyarete ilişkin Çelik, “Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Tabii bu, Suriye ile birlikte koordine edilecek bir konu. Çalışılıyor bunun üzerinde. Bizim birimlerimizle Suriye birimleri arasındaki çalışma bu konuda devam ediyor. Fakat tarih henüz kesinleşmedi. Ama bu çalışma devam ediyor” dedi.
“BİRKAÇ GÜN İÇERİSİNDE MECLİS’E GÖNDERİLMESİ SÖZ KONUSU OLACAK”
Mekke Savunma Anlaşması’na ilişkin sürecin olgunlaştığını belirten Çelik, anlaşmanın TBMM’ye sunulacağını söyledi. Çelik, “Şimdi Mekke Anlaşması ile ilgili olarak orada aslında İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışma açısından süreç olgunlaşmıştır. Fakat tabii ki Meclis’e gelecektir anlaşmanın hayata geçmesi için. Bu çalışma da olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak” ifadelerini kullandı.
Muhalefetin anlaşmaya yönelik eleştirilerine de değinen Çelik, “Esasında çok garip bir şey var. Olan süreçler işliyor. Olan süreçler işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da bunlar gözden kaçırılıyormuş gibisinden bir kampanya başlatılıyor sürekli muhalefet tarafından. Halbuki önce bir irade beyanı ortaya konulur. İrade beyanı Cumhurbaşkanımız tarafından ortaya koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır” değerlendirmelerde bulundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Çelik, “Bunlar olgunlaştırıldı. Çünkü sonuçta Meclis’e göndereceğiniz şeyin bir çerçevesi olacak. Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı’nın iç süreçleri açısından tamamlandı. Birkaç gün içerisinde Meclis’e gider ve yüce Meclis’in takdiriyle süreç neticelenmiş olur” dedi.
“NATO’YA ALTERNATİF BİR İŞLEVİ YOK”
Anlaşmanın başka ülkelerin katılımına açık olup olmadığına ilişkin Çelik, bunun bir “bölgesel barış projesi” olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Başka ülkeler konusunda tabii ki bu bir bölgesel barış projesi aslında. Bunun herhangi bir şekilde ittifak üyesi olduğumuz diğer ülkelere alternatif, yani NATO ve diğer yerlere alternatif bir şeyi yok, işlevi yok. Tam tersine bölgesel barışın ve küresel barışın korunmasıyla ilgili, küresel ve bölgesel barış açısından üstlendiğimiz zorluklarla ilgili tamamlayıcı bir fonksiyonu var bunun.
Hukuki zemin, Meclis’teki sürecin tamamlanmasıyla birlikte tam olarak gerçekleşmiş olacak. O bakımdan da başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Ama bu tip güvenlik anlaşmaları, bu tip ittifaklar kendi ilkeleri, prensipleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşerek zaman içerisinde olgunlaşır. Hemen bugün yarın, bir ay sonra şu ülke katılacak, iki ay sonra şu ülke katılacak diye bir şey yok. Ama bunun bölgesel barış açısından bütün ülkelere açık olduğu net bir şekilde ifade edilmiş oldu. Birkaç gün içerisinde de Meclis’e gider.”
ÇELİK’TEN RRDOĞAN-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ “YARIN DA OLABİLİR, BEŞ GÜN SONRA DA” MESAJI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin açıklamasının sorulması üzerine Çelik, “Öncelikle Sayın Bahçeli’ye bu güçlü vurgusu, bu güçlü cümleleri için bir kere daha şükranlarımızı sunuyoruz. Tabii ki Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de Cumhurbaşkanı adayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı.
Çelik, konunun daha önce MYK ve MKYK toplantılarında gündeme geldiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bunu resmi gündeme koydurmaz. O sebeple MYK ve MKYK üyeleri, Bakanlar Kurulu’ndaki arkadaşlarımız ve tüm teşkilatlarımızın ortak kanaatinin ittifakla bu olduğunu kendilerine arz ettik. Arkadaşlarımız da bunu alkışlarla onayladılar” dedi. Erdoğan’ın adaylığına ilişkin Çelik, “Bu bizim açımızdan kesin bir hükümdür. Hani denir ya, ‘Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ diye; bizim açımızdan Cumhurbaşkanımızın adaylığı böyle bir değere, böyle bir kıymete sahiptir” ifadelerine yer verdi.
Erdoğan ile Bahçeli arasında görüşme olup olmayacağına ilişkin Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızla Sayın Bahçeli belli bir periyotla görüşüyorlar. Her ikisinin takviminin uygunluğuna göre planlanıyor. Yani bu yarın da olabilir, beş gün sonra da olabilir” dedi.
ÇELİK’TEN ÖZGÜR ÖZEL’İN AÇIKLAMALARINA TEPKİ
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon krizine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı ile kendisine yönelik açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, “Bu konuda devletin kurumlarının nasıl bir koordinasyon içerisinde ve ne kadar büyük bir süratle bu adımları attığını söylüyoruz. Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş. Biz bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyon olarak hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge, datayla hareket ediyoruz” dedi.
Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki gösteren Çelik, şöyle devam etti:
“Dün bu kişi çıkıyor Sayın Cumhurbaşkanımıza, ‘Bu işin merkezinde sen varsın, bu işin başında sen varsın’ diye haddini aşan, gayri ahlaki ve hakkaniyetsiz açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Bütün bu sıkıntının, vurgunculuğun, dolandırıcılığın, buradaki şeytanlıkların temizlenmesi talimatını veren irade Cumhurbaşkanımızdır. Yani ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeler kullanılıyor?”
“BU İŞLER SİYASİ YAN KESİCİLİKLE ELE ALINACAK İŞLER DEĞİL”
Çelik, Özel’in Erdoğan’ın ailesini de tartışmaya dahil etmeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımızın aile cüzdanını işin içine karıştırmaya çalışıyor, her zaman yaptığı gibi. Bu işler defalarca ellerinde patladı ve yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes ekranda görüyor ne olduğunu. Sayın Cumhurbaşkanımız da bugün söyledi, ‘Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil.’ Bir şey iddia ediyor, sonra ‘iddia edildiğine göre’, ‘söylendiğine göre’, ‘yapıldığına göre’ diyerek birbirleriyle alakası olmayan şeyleri birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin de temizlenmesinin iradesinin başındaki isim Cumhurbaşkanımızdır. Onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların, vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Bu net.”
“BU SÖZLER, PARTİSİNİ DOLANDIRICILARA KAPTIRMIŞ BİRİNİN SİYASİ SAÇMALIKLARI”
Özel’in Erdoğan’ı hedef alan sözlerine ilişkin Çelik, “Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara, dolandırıcılara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor” ifadelerini kullandı. Çelik, “Biz defalarca Cumhurbaşkanımızla bu konuda toplantı yaptık, kamuoyuna yansıyan, yansımayan. Biraz evvel MYK’nın kapalı bölümünde de konuşma yaptı ve bu konudaki iradesini bir kere daha net bir şekilde ortaya koydu. Burada elinde belge olan, bilgi olan alsın getirsin. Götürsün yargıya versin” dedi.
Adalet Bakanlığı’nın çalışmalarına ilişkin de Çelik, “Adalet Bakanımız, Adalet Bakanlığı Anayasanın, yasaların çizdiği usuller çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor” diye konuştu.
“ADALET BAKANLIĞI ANAYASA VE KANUNLARIN VERDİĞİ YETKİ ÇERÇEVESİNDE GÖREVİNİ YAPIYOR”
Çelik, Adalet Bakanlığı’na yönelik eleştirilere ilişkin, şunları söyledi:
“İhbar geliyor, ihbara bakıyor. İddia oluyor, iddiaya bakıyor. Suç unsuru gördüğü zaman, devlet birimlerinden geldiği zaman bunları inceliyor. Şimdi ne zaman bunların bir yolsuzluğu, hırsızlığı patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Adalet Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı, Anayasa’yı bunlara uygulamayacak, kanunları bunlara uygulamayacak, bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Bunlar kendilerini devletin ayrıcalıklı sahipleri zannettikleri zamanlardaki rollerini sürdürecekler. Soruşturmalar, Anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde yürütülüyor. Şimdi burada net bir durum var. Anayasanın, yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde de paylaşılıyor. Şimdi sen burada ne hakla Adalet Bakanımızı ve Adalet Bakanlığını hedef alıyorsun? Yargısal işlemlerden muaf mı olasınız? Kendinizi hala devletin sahibi mi görüyorsunuz?”
“CHP’LİLERİN CHP’LİLER HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ YOLSUZLUKLAR DOĞRU ÇIKMIŞ”
Çelik, yolsuzluk iddialarına ilişkin, “CHP’lilerin CHP’lilere söylediği iddialar Adalet Bakanlığı tarafından incelenmiş ve sonuçta CHP’lilerin CHP’liler hakkında söyledikleri yolsuzluklar doğru çıkmış, bunlarla ilgili bir şey söylenmiyor. O zamanki CHP’yi kastediyorum, şimdi YENİ Parti” dedi. Çelik, “Adalet Bakanlığımız, Adalet Bakanımız Anayasanın, kanunların verdiği yetki çerçevesinde görevini yapıyor. Bizim milli iradeye karşı borcumuz budur. Onun ötesinde onların söylediklerinin hiçbir önemi yoktur” ifadelerini kullandı.
“HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI İLK ANDAN İTİBAREN ÜZERİNE DÜŞENİ YERİNE GETİRDİ”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yönelik eleştirilere de yanıt veren Çelik, “Maliye Bakanlığı ilk andan itibaren bu konunun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması için Cumhurbaşkanımızın başkanlığında kurulan kurul dahil olmak üzere, ondan öncesinden itibaren üzerine düşeni yerine getirmiş. Bugün de hem bundan piyasaların etkilenmemesi için tedbir alıyorlar bir yandan, bir yandan buralardaki sıkıntıların, yanlışların temizlenmesi için gayret ediyorlar, bir yandan vurguncuların ortaya çıkması için bununla uğraşıyorlar” dedi.
Çelik, AK Parti açısından da “siyasi sorumluluk gereği atılması gereken adımların atıldığını” belirterek, “Partimiz açısından baktığınızda partide de bunu net bir şekilde söylüyoruz. Siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor, diğer konularda açıklamalar yapılıyor, biz burada ilkelerimizi net bir şekilde söylüyoruz” dedi.
“KENDİ BELEDİYE BAŞKANLARININ SÖYLEDİKLERİNE BİR KERE CEVAP VERMİŞ Mİ”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerini sürdüren Çelik, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in açıklamalarına işaret ederek, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Maliye Bakanımıza, parti yetkililerimize bunu söyleyen kişi kim? Bunun ismini yazın ‘Google’a, karşısına da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yazın. Bakın neler demiş, kendi belediye başkanı kendisi hakkında ne iddialarda bulunmuş ve üstelik bunlar yargısal işlem konusu olmuş. Yine bunu söyleyen şahsın isminin önüne artı koyun, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek yazın, bakın neler bahsetmiş. Bütün bu tabloya bakın. Şimdi bunlara bir kere cevap vermiş mi? Verememiş.”
“MAKAMI, UNVANI VE KİMLİĞİ NE OLURSA OLSUN, BELGE VARSA YARGIYA İNTİKAL ETTİRSİNLER”
Fon krizine ilişkin hesapların ve işlemlerin incelenmesi gerektiğini belirten Çelik, “Her şey ortada. Bakılır orada kaç bin kişi var, kimin hesabı var, baksınlar, hesapları incelesinler. Meşru bir şekilde işlem yapanla vurgunculuk yapanın ne olduğu orada görülür zaten. Ondan sonra da bunun üzerine istedikleri kadar karar koysunlar. Ellerinde birilerinin makamı, unvanı ve kimliği ne olursa olsun bir belge varsa hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Yargıya intikal ettirsinler ve adliyeye başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Ama bunlar siyasi spekülasyon konusu değil” dedi.
“BİZ KAMERA BANTLAMA PARTİSİ DEĞİLİZ”
Çelik, fon krizine ilişkin sürecin şeffaf yürütüldüğünü savunarak, “Bilgilendirme yapılıyor, bütün bu hususların üzerine gidiliyor. O sebepten bizim bundan hiçbir çekincemiz yok, ne varsa açığa çıksın. Biz kamera bantlama partisi değiliz. Bizim siyasi meşrebimizde kamera bantlama yok. Biz her şeyin şeffaf yürütülmesinden yanayız” dedi.
“TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINA GİRMEYE ÇALIŞAN BAZI ÜLKELER VAR”
Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında “gerçek bir kardeşlik ilişkisi” bulunduğunu belirterek, “Türkiye ile Azerbaycan arasına girmeye çalışan bazı ülkeler var. Buna kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’de bazı grupların ve sosyal medya yapılanmalarının Azerbaycan’ı hedef aldığını görüyoruz. Bunların partimizle ya da hükümetimizle herhangi bir ilişkisi söz konusu değildir” diye konuştu.
Çelik, iki ülke arasında ihtilaf varmış gibi bir hava oluşturulmasına izin vermeyeceklerini belirterek, Erdoğan ile Aliyev arasındaki temasların ve iki ülkenin devlet ve parti kademeleri arasındaki görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Çelik, “Biz iki devlet tek milletiz. Kardeşliğimiz ebedi bir kardeşliktir. Bundan sonra da aynı kardeşlik ve dayanışmayla yolumuza devam edeceğiz” dedi. Çelik, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki görüşmelerin sürdüğünü belirterek, “Aramızdaki ilişkiyi ifade eden tek şey kardeşlik kelimesidir. Diplomatik olarak çeşitli konularda farklı eğilimler olabilir. Bunları da konuşuyor, görüşlerimizi açık şekilde paylaşıyoruz” diye konuştu.

