Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEP’li Aslan: “İmbat Madencilik’te geçmişten bugüne 12 işçi hayatını kaybetti ama patron ve müdürler ceza almadı”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Manisa’nın Soma ilçesinde 5 işçinin hayatını kaybettiği maden kazasına değinirken, “İmbat Madencilik’te geçmişten bugüne 12 işçi hayatını kaybetti. Ama İmbat’ın ne patronu ne müdürleri ceza aldı” dedi.

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Manisa'nın Soma ilçesinde 5 işçinin

(EDİRNE) – EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Manisa’nın Soma ilçesinde 5 işçinin hayatını kaybettiği maden kazasına değinirken, “İmbat Madencilik’te geçmişten bugüne 12 işçi hayatını kaybetti. Ama İmbat’ın ne patronu ne müdürleri ceza aldı” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Aslan, Edirne’nin Keşan ilçesinde partisinin ilçe örgütü tarafından düzenlenen halk toplantısında vatandaşlarla bir araya geldi.

Eğitim Sen Keşan İlçe Temsilciliği binasında gerçekleştirilen buluşmada, Keşan ve çevresindeki bölgede kaya gazı çıkarma faaliyetleri için acele kamulaştırma kararları ilan edilmesi, borsa vurgunu, muhalefete dönük operasyonlar gündeme geldi.

Aslan, kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetleri hakkında bilgi vererek bu faaliyetlerin bölge halkının yaşamı ve geçim kaynakları açısından en büyük tehdit olduğunu söyledi. Trakya’nın esas geçim kaynaklarının tarım olduğunu hatırlatan Aslan, bölgede yıllardır devam eden plansız sanayileşme nedeniyle su kaynaklarının kirlendiğini, Ergene Nehri’nde olduğu gibi tarım alanlarının da bu plansız faaliyetlerden zarar gördüğünü vurguladı.

“TRAKYA’YI TAMAMEN SUSUZ BIRAKACAKLAR”

Yer altı kaynak sularının eskiden 50 metreden çıkarılabildiğini ancak bugün 400 metreye kadar sondaj yapılmak zorunda kalındığına dikkati çeken Aslan, “Kaya gazı kaynaklarının çıkarılması için daha fazla su kullanılacak. Kalan suyu kaya gazı çıkarmada kullanarak Trakya’yı bütünüyle susuz bırakacaklar. Bu bölgede tarımın bitmesi demektir” ifadelerini kullandı.

Trakya topraklarının dörtte üçünün kaya gazı arama faaliyetleri için ruhsatlandırıldığı bilgisini paylaşan Aslan, “Amerikan şirketleri nereyi verimli bulursa oranın acele kamulaştırılması gündemde. Acele kamulaştırma dedikleri mahkeme kararı ya da yargı sürecine gerek duymaksızın köylülerin topraklarına el konulması demek” dedi.

“TRAKYA’DA ÜRETİCİLERİN ELLERİ KOLLARI BAĞLANACAK”

Çıkarılan genelge ile bölgede arama faaliyetlerinin önünün açıldığını, ilerleyen günlerde ABD’li petrol ve enerji şirketlerinin bölgede sondajlara başlayacaklarını aktaran Aslan, şöyle devam etti:

“Çıkarttıkları kaya gazını bize yine parayla satacaklar. Hem yer altı kaynaklarımızı sömürecekler, hem topraklarımızı ve yer altı su kaynaklarımızı zehirleyecekler. Trakya yaşanamaz bir bölge haline getirilecek. Kaya gazının yol açacağı sorunlarla üretici köylülerin yaşadıkları problemlerin üst üste binmesiyle Trakya’da üreticilerin elleri kolları bağlanacak. Ne üretebilecek ne ürettiğini satabilecek. Kendi topraklarında yaşama şansı dahi kalmayacak. Trakya’da kaya gazı aranmasına da kaya gazı çıkarılması ve işletilmesine de izin verilmemelidir. Başta üreticilerimiz olmak üzere, bütün emek ve demokrasi güçlerine de çağrı yapıyoruz. Gelin birlikte karşı duralım, birlikte direnelim, birlikte mücadele edelim.”

GEÇMİŞTEKİ DİRENİŞLERİ HATIRLATTI

Edirne ve Keşan’da ziraat odaları ile yaptıkları görüşmelere ilişkin de bilgi veren Aslan, sadece üreticilerin değil, bütün işçi ve emekçilerin kuşatılmışlık hissi içerisinde olduklarını ifade ederek, “Bu saldırıların önüne geçemeyiz gibi bir duygu hakim. Bu iktidar 24 yıldır her türlü kötülüğü yapıyor halka, emekçilere, kadınlara, gençlere, işçilere. Türkiye işçi sınıfının, halkların mücadele geçmişini hatırlamamız gerekiyor. Tarihimizde büyük mücadele örnekleri var. 15-16 Haziran direnişi, büyük köylü mücadeleleri, öğrenci hareketleri, kadınların mücadelesi, işçi sınıfının genel grev ve genel direnişlerini yaşamış bir ülkeyiz” dedi.

“İMBAT’IN PATRONU VE MÜDÜRLERİ CEZA ALMADI”

Mersin ve Eyüpsultan belediyelerine dönük operasyonlara da değinen Aslan, şunları söyledi:

“19 Mart’tan bugüne onlarca belediyeye operasyonlar yapıldı. Saray iktidarı, kendi dışında kimseye yaşama hakkı tanımıyor. Bunu, iktidarını sürdürebilmek için yapıyor. Yani Saray için iktidarını sürdürebilmenin koşulu artık elindeki şiddet aygıtı. İşte, yargıdaki vaziyeti biliyoruz. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, kanunlara göre değil, Erdoğan’ın dediklerine göre hareket ediyor. Gazeteler kapatılıyor, sosyal medya hesaplarına yasaklar geliyor. Kadınlara yönelik şiddet devam ediyor. Geçinemeyen emekliler intihara sürükleniyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatlarını kaybediyor. İşte iki gün önce Soma’da yaşananlar. İmbat Madencilik’te geçmişten bugüne 12 işçi hayatını kaybetti. Ama İmbat’ın ne patronu ne müdürleri ceza aldı.”

Aslan, bu adaletsizliklere karşı tüm işçi ve emekçilere, üretici köylülere, gençlere ve kadınlara birleşerek mücadele etme çağrısında bulundu.

“BU KEZ SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR”

Konuşmasında “fon krizi”ne değinen Aslan, şöyle devam etti:

“Bu ülkenin değerlerini yaratanlar, işçiler, üretici köylüler açlıkla terbiye edilirken, sefalete mahkum edilirken iktidar çevresindeki isimler borsada aldıkları hisse senetleriyle bir lirayı 100 liraya, 100 lirayı bin liraya, bin lirayı da 100 bin liraya çevirdi. Yüz binlerce fabrika işçisinin, küçük esnafın tasarrufları tamamen sıfırlandı. Toplam kayıp 20 milyar dolar deniyor ancak bu buzdağının görünen yüzü. Vurgunun boyutu 100 milyar dolara ulaşabilir. İşte bunlar halkın sırtına yapışmış keneler. Hiçbir şey üretmiyorlar. Hiçbir değer yaratmadan büyük zenginlikler elde ediyorlar. Bu kez suçüstü yakalandılar. Üstünü kapatmak için de her türlü hokkabazlığı yapıyorlar.

Peki Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı ne yapıyor? Çökme var, vurgun var; Bahçeli ‘Bu konuda bir şey söylemeyeceğim’ diyor. Çünkü Bahçeli de bu işin ortağı. Bahçeli bu ülkede iktidar eliyle işlenen tüm suçların ortağıdır. İş cinayetlerinin, borsada vurgunların, belediyelere operasyonların. İşçi ve emekçiler tüm bunların hesabını er ya da geç soracaklar.”