Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ali Babacan’dan iktidara “arınma” çağrısı: “Arındırma rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarındaki gelişmeleri “fon dolandırıcılığı” olarak nitelendirerek, “Bugün AK Parti içerisinde bir arındırma operasyonu lazım. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, kusura bakmasın’ deyip bir arınma yapabilirler. Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. Bu güveni yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak kullanacak mı yoksa ‘Böyle gelmiş, böyle gider. Durumu idare edelim de, bu da geçer yahu’ diyecekler mi?” dedi. 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarındaki gelişmeleri "fon

(ANKARA) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarındaki gelişmeleri “fon dolandırıcılığı” olarak nitelendirerek, “Bugün AK Parti içerisinde bir arındırma operasyonu lazım. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, kusura bakmasın’ deyip bir arınma yapabilirler. Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. Bu güveni yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak kullanacak mı yoksa ‘Böyle gelmiş, böyle gider. Durumu idare edelim de, bu da geçer yahu’ diyecekler mi?” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir YouTube programında “fon dolandırıcılığı” olarak adlandırdığı sermaye piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, şöyle konuştu:

“Bu iş güven meselesi. Güveni hızlı bir şekilde oluşturmazsanız Allah korusun beterin beteri var. Buradaki mağdurlar sadece buraya para koyan insanlar değil ki? Burada 130, bilemedin 200 tane şöyle ya da böyle fon var, birkaç bin tane de başka fonlar var. Şimdi bütün bunların değeri düştü Türkiye’de. Diğer fonlara para yatıranların da birikiminde erime oldu. Borsa endeksi düştü. Borsada yatırımcı olan milyonlarca insanın ne suçu var? Gitmiş sapasağlam bir şirket. Dürüst, şeffaf, açık çalışan bir şirket ya da bir banka, bir sanayi kuruluşu. Gitmiş bunun hisse senedini almış, güvenmiş almış. Bu insanın ne suçu var? Şimdi onların da serveti eridi, onların da birikimi eridi. Bunun bir servet etkisinden doğan bir ekonomik durgunluk riski de var. Ben onun için burada tekrar bu işi yönetenleri uyarmak istiyorum. Acilen dediğim tedbirler alınmazsa bu iş servet etkisiyle ekonomide bir durgunluk dönemini bile tetikleyebilir. Bir an önce güveni oluşturacak tedbirleri hızlı bir şekilde almak lazım. Açık gitmek lazım. Şeffaf gitmek lazım.”

“FON KRİZİ DEYİNCE SANKİ KENDİ KENDİNE ÇIKMIŞ BİR ŞEY GİBİ ANLAŞILIYOR”

Babacan, olayın yaşandığı günden bu yana hükümetin iyi bir yönetim sergilemediğini savundu. “İlk 15 gün itibarıyla umudunuz var mı?” sorusuna yanıt veren Babacan, “Valla şu ana kadar bir öğrenci karnesi versek 10 üzerinden belki 3-4 alırlar. Orta bile değil. Zayıf. İlk 15 günün karnesi zayıf. Ama nasıl bu karnenin yükseleceğini anlatıyoruz. Daha ne diyelim? Ben söyledim. ‘Eğer elemanınız yoksa eleman bulalım verelim size.’ dedim. Reçete yazalım gönderelim. Hazır çünkü hepsi. Bunların hepsini yapalım. Ama bugüne kadar bizden ne eleman talebi geldi ne reçete talebi geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Yaşanan gelişmelere “fon krizi” denmesine de tepki gösteren Babacan, “Fon krizi diyoruz da biz aslında buna fon dolandırıcılığı dememiz gerekiyor. Çünkü kanunda açık adı bunun piyasa dolandırıcılığıdır. Kanunu ben çıkarttım zamanında Meclis’ten, 2012’nin sonunda, Aralık ayında son iş günü çıkarttım Meclis’ten Sermaye Piyasası Kanunu. Dolayısıyla bu mesele aslında fon dolandırıcılığı meselesi. Fon krizi deyince sanki durup dururken kendi kendine çıkmış bir şey gibi anlaşılıyor. Öyle değil, birileri dolandırdı insanları” ifadelerini kullandı.

“OLAY ORTAYA ÇIKALI İKİ HAFTA OLDU KURUL DAHA YENİ KURULDU”

Ali Babacan, fon dolandırıcılığını bir yangına benzeterek önceliğin yangın yönetmeliğiyle uğraşmak değil, yangını söndürmek olduğunu vurguladı. Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdi yangın sensörü niye çalışmadı? Sprinkler niye çalışmadı? Büyük bir yangın çıkmış. Acaba birileri onun ayarıyla mı oynadı? Yangın var ama dedektör almıyor. Acaba biri fişini mi çekti? Kim o üçkağıtçı? Kim dolandırdı milleti? Bunların bir an önce ortaya çıkması lazım. O da bu usulle, bu iş tutuş tarzıyla olmaz. İki haftadır eliniz armut mu topluyor? 2 hafta oldu bu iş ortaya çıkalı. Daha kurul yeni kuruldu da ilk toplantısını bugün yapıyor da 20 kişilik heyetle sözüm ona. Vay yavrum vay, bu işi yürütecekler. Olmaz, olmaz. Bak ilk başlarda daha itidalli bir şekilde ve yol gösterecek, yön gösterecek şekilde, nasıl çözüleceğini bu işin anlatıyorum ama vakit geçtikçe artık kusura bakmasınlar, insanın sabrı yok, piyasanın sabrı yok, güvenin sabrı yok. Güveni oluşturmak için acil ve düzgün adımlar atılması gerekiyor.

“AK PARTİ DEDİĞİMİZ TAMAMEN YOLDAN ÇIKMIŞ İNSANLAR GRUBU DEĞİL”

Bugün hala AK Parti içerisinde iyi niyetli, bu işlerden gerçekten çok üzgün, ‘Bunlar da mı gelecekti başımıza?’ diyen bir sürü insan var. Orada da bir arındırma lazım, bir arındırma operasyonu lazım. İktidar için söylüyorum, isterlerse yapabilir bunu. ‘Bu arınma için bir fırsattır arkadaş. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, kusura bakmasın’ deyip bir arınma yapabilirler. Siyasi iktidar komple baştan aşağı bozuk insanlar demek değil ki. İçlerinde bir sürü iyi niyetli insan var. AK Parti dediğimiz tamamen yoldan çıkmış insanlar grubu değil ki. Orada hala iyi niyetli, ‘Keşke memlekette iyi bir şey olsa, alternatif yok, mecburen buralardayız, buna destek veriyoruz ama keşke daha iyi bir şey olsa’ diyen bir sürü insan var. Herkesi de bir kefeye ve torbaya koymamak lazım. Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. En tepeden kuvvetli bir irade lazım. Türkiye için dönüm noktası dememin sebebi de bu. Bu güveni yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak kullanacak mı yoksa ‘Böyle gelmiş, böyle gider. Durumu idare edelim de, bu da geçer yahu. Bunu da idare edelim, seçime kadar bu işi bir şekilde yönetelim’ diyecekler mi? Onu da ben de merakla izleyeceğim, bakacağım.”