Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Murat Bakan: “Anne baba çocuğunu okul kapısından içeri gönderdiği andan itibaren o çocuk devletin sorumluluğundadır”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, okul saldırıları konusunda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştirdi. Bakan, “Sorumlu aile değil Sayın Bakan, sorumlu sizsiniz. Bakanlığınızdır, hükümetinizdir. Dün protokol imzalayıp bugün bu tabloyla karşılaşan sizsiniz. Bir anne baba çocuğunu okul kapısından içeri gönderdiği andan itibaren o çocuk devletin sorumluluğundadır. Kaldırım taşının üç metre ötesi de buna dahildir” dedi.

YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, okul saldırıları konusunda İçişleri

(ANKARA) – YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, okul saldırıları konusunda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştirdi. Bakan, “Sorumlu aile değil Sayın Bakan, sorumlu sizsiniz. Bakanlığınızdır, hükümetinizdir. Dün protokol imzalayıp bugün bu tabloyla karşılaşan sizsiniz. Bir anne baba çocuğunu okul kapısından içeri gönderdiği andan itibaren o çocuk devletin sorumluluğundadır. Kaldırım taşının üç metre ötesi de buna dahildir” dedi.

YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, Manisa Turgutlu’da okul önündeki saldırıya ilişkin açıklama yaptı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıklamalarına tepki gösteren Bakan, şunları söyledi:

“Saat 08.00’de okul kapısının önünde 11 öğrenci vuruluyor. Saldıran öğrenci, vurulanlar öğrenci, gerekçe olarak açıklananlar okulda yaşananlar. Dünyanın hiçbir yerinde bu olay okul dışı bir vaka diye kayda geçmez. Bu, sorumluluğu kaldırım taşının üç metre ötesine taşıma çabasıdır. İçişleri Bakanlığı çıkmış, o okulun birinci derece riskli okullar listesinde olduğunu söylüyor. Devlet riski biliyor, listeliyor. Sonra olan bitene ‘okulun yakınında oldu’ diyor. Riski tespit etmişsin ve engelleyememişsin. Anlatılması gereken budur. Evet silah evden alınmış, ama dünyada hiçbir ülke bu sorunu velilere nasihat vererek çözmedi Sayın Bakan. İngiltere’de 1996’da Dunblane’de ilkokul basıldı. 16 çocuk ve bir öğretmen katledildi. İngiltere ne yaptı? Bir kamu soruşturması açtı. Ertesi yıl tabancalar fiilen tamamen yasaklandı. Avustralya aynı yıl Port Arthur katliamını yaşadı. Başbakan 12 gün içinde bütün eyaletleri masaya oturttu, ortak bir ulusal silah anlaşması imzalattı. Yüz binlerce silahı devlet parasıyla geri satın aldı. Almanya 2009’da lise saldırısı yaşandı, silah orada elden alınmıştı. Almanya ‘silahınızı kilitli tutun’ demekle yetinmedi, kilitli tutulup tutulmadığını habersiz denetleme yetkisi getirdi.

“SORUMLU AİLE DEĞİL SİZSİNİZ”

Silaha erişim bir ebeveynlik meselesi değil, mevzuat ve denetim meselesidir. Mevzuat Meclis’in, denetim senin işin Sayın Bakan. Bu konuyu ciddiyetle inceleyen tüm ülkelerin vardığı sonuç budur: Bu çocuklar bir anda patlamıyor, öncesinde mutlaka işaret veriyorlar. Devamsızlık, içe kapanma, dijital ortamdaki paylaşımlar. Bu işaretleri toplayacak, değerlendirecek ve müdahale edecek bir ekip her okulda kurulmadıkça hiçbiri turnike, hiçbiri kamera, hiçbiri yüz tanıma sistemi, kolluk kuvveti bu işi çözemez. Sorumlu aile değil Sayın Bakan, sorumlu sizsiniz. Bakanlığınızdır, hükümetinizdir. Riski bilip listeleyen ama önlemini almayan sizsiniz. Komisyonun bütün yaz süren çalışmasını rafa kaldıran sizsiniz. Dün protokol imzalayıp bugün bu tabloyla karşılaşan sizsiniz. Bir anne baba çocuğunu okul kapısından içeri gönderdiği andan itibaren o çocuk devletin sorumluluğundadır. Kaldırım taşının üç metre ötesi de buna dahildir.”