(ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Husilerle ilgili açıklamalarına ilişkin “Hakan Fidan anlaşılan bugünlerde Dışişleri Bakanlığı’nın adını ‘Savaş Bakanlığı’ olarak değiştirme konusunda çok istekli. Bir de ya bu Husiler kimle savaşıyor arkadaşlar? İsrail’le. One minute Hakan Bey, one minute. Ne yapıyorsunuz siz? İsrail’in baş düşmanı Husilere ders vereceksiniz öyle mi” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Özdağ, bugün Şanlıurfa Karaköprü’de meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki depremi hissedenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.
“ABD’DE OLDUĞU GİBİ ÜLKEMİZDE DE OKUL SALDIRILARI ARTMAYA BAŞLADI”
Manisa Turgutlu’da meydana gelen okul saldırısına ilişkin Özdağ, “Ne yazık ki okul saldırıları Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi ülkemizde de artmaya başladı. Okul saldırılarını okul kapısına X-ray veya güvenlik görevlileriyle çözmek mümkün değil. Tabii bu bir önlem ama bir bireysel asayiş meselesiyle karşı karşıya değiliz. Onun ötesinde bir tehdit söz konusu ve daha kapsamlı bir önlem paketinin alınması gerekiyor. Daha önce de Kahramanmaraş’ta gerçekleşmişti. Çocuklar silaha kolay ulaşıyorlar. Akran zorbalığı okullarda gittikçe yaygınlık kazanıyor. Tabii şiddet eğilimini körükleyen bir toplumsal ayrışma var. 1990’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı için bir araştırma yaptığımda bunu liselerdeki şiddet hadisesi ile ilgili yapmıştım araştırmayı. Çok net gördüm. Sınıfsal farklılıklar, gelir grubu farklılıkları aynı okulda birleşince şiddet potansiyeli çok güçlü bir şekilde ortaya çıkıyordu. Şimdi bu televizyonlarla evlere daha güçlü bir şekilde taşındığı için aynı okulda bir araya gelmese dahi sanal alemdeki farklılık sahaya şiddet şeklinde yansıyabiliyor. Ve tabii ki okullarda şiddete karşı kadına şiddete karşı, akranlara şiddete karşı sürekli bir bilgilendirme ve psikolojik danışmanlık verilmesi gerekiyor. Fakat tabii AK Parti iktidarı döneminde Türk Milli Eğitim’i çok ciddi bir seviye kaybetti” dedi.
“PKK TERÖR ÖRGÜTÜNDEN ÖRGÜT DİYE BAHSEDEMEZSİNİZ”
“Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir televizyondaki açıklamasını izledim” diyen Özdağ, “PKK terör örgütünden örgüt diye bahsediyor. Sayın Fidan siz yıllarca askerlik yaptınız. Yıllarca MİT Müsteşarlığı yaptınız. Şimdi de Dışişleri Bakanı olarak PKK terör örgütünden örgüt diye bahsedemezsiniz. Bu bir terör örgütü. Sonra diyorsunuz ki, silahlı mücadeleye son verdi. Silahlı mücadele PKK terminolojisidir. Bunun adı terörizmdir. Siz Türk devletini temsil eden bir makamda bulunan kişi olarak silahlı mücadele kavramını kullanırsanız PKK’nın yapmış olduğu terör eylemlerini meşrulaştırırsınız. Kullandığınız dil ile dikkat etmeniz gerekir” dedi.
“NEDEN TÜRK ASKERİ SUUDİ ARABİSTAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN NEDEN ÖLSÜN”
Bakan Fidan’ın Husilere yönelik açıklamalarına da değinen Özdağ, şunları kaydetti:
“Husilerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne meydan okumasının cezasız kalmayacağını söylemiş. Hakan Bey, Husilere gelene kadar Cemil Bayık ve Murat Karayılan her gün Türk askerine meydan okuyorlar. Siz ilk önce onlara cevap verin. Türk askeri ne bu meydan okuması cezasız kalmasın. Ve yine aynı Hakan Fidan, değerli arkadaşlar kısa bir süre önce bir açıklama yaptı ve dedi ki; ‘Mekke anlaşması gereği Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü koruyacağız. Sayın Erdoğan da sözünün arkasında duran bir liderdir’. Sayın Hakan Fidan Türkiye’de hukuk devletini yıktınız. Anayasa’yı defaatle çiğnediniz. Ama hukuk devletinden geriye kalan ve Anayasa’dan geriye kalan şey diyor ki bize bir uluslararası anlaşmanın geçerli olması için TBMM tarafından kabul edilmesi lazım. Siz bu anlaşmayı hala gizli tutuyorsunuz, TBMM’den geçmedi. Özetle bu anlaşmaya dayanarak hiç kimseyi hiçbir yere yollayamazsınız, bir. İki, Suudi Arabistan ne zaman Türkiye’nin toprak bütünlüğüne destek verdi ki şimdi Türk askeri Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü için savaşacakmış bize anlatsanıza. Neden Türk askeri Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü için kanını dökmek zorunda kalsın? Ve soruyorum size, eğer Husilere karşı Türk Hava Kuvvetleri’ni görevlendireceklerse anlaşma Meclis’ten geçtikten sonra Amerikan Hava Kuvvetleri’nin ve İsrail Hava Kuvvetleri’nin yapamadığı neyi yapacak Türk Hava Kuvvetleri Husilere karşı.
“HAKAN BEY ONE MİNUTE”
İki, Türk Deniz Kuvvetlerini görevlendireceklerse Amerikan Deniz Kuvvetleri’nin uçak gemileriyle yapamadığı neyi yapacak? Husiler Amerikan uçak gemisini öyle bir roket ateşi altına aldılar ki Amerikan uçak gemisi bölgeden kaçmak zorunda kaldı. Kaçarken üzerine inmekte olan bir Amerikan savaş uçağı denize düştü. Amerikan uçak gemisinin bordosundaki bir uçakta sarsıntıdan dolayı denize düştü. Öyle kaçmak zorunda kaldılar. Ha Kara Kuvvetleri’ni mi yollayacaksınız? Bir haritaya baksanıza. Gaziantep’ten 3300 km. Hakan Fidan anlaşılan bugünlerde Dışişleri Bakanlığı’nın adını Savaş Bakanlığı olarak değiştirme Konusunda çok istekli. Bir de ya bu Husiler kimle savaşıyor arkadaşlar, İsrail’le. One minute. Evet. One minute. Hakan Bey, one minute. Ne yapıyorsunuz siz? İsrail’in baş düşmanı Husilere ders vereceksiniz. Öyle mi?
“2001 KRİZİNİN EN AZ DÖRT KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE”
AKP idaresindeki Türkiye her yönüyle bir sorunlar yumağına dönüşmüş durumda. Nereye elinizi atsanız orası elinizde kalıyor. İnsanımız sadece yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik, ağır kira ve konut sorunlarıyla mücadele etmiyor. Alın teriyle kazandığı ve çocuklarının geleceği için biriktirdiği kenara koyduğu 3-5 kuruşu da birazcık daha değerlendirsin diye borsada veya fonda değerlendirmeye kalktığında manipülasyonlarla bu parayı da kaybediyor. Yani borsada küçük bir düşüş işlemi veya durdurulan birkaç fondan bahsetmiyoruz arkadaşlar. 131 fonun işlemi durdurulmuş. 455 bin yatırımcı mağdur olmuş ve yaklaşık 20 milyar dolar düzeyinde bir zarar var. Ya Merkez Bankası’na 2 milyar dolar rezervler attığında bunu manşetten çekiyorsunuz ‘Rezervlerimiz 2 milyar dolar arttı’ diye. 1 milyar dolarlık swap anlaşması yapıyorsunuz. Burada 20 milyar dolarlık bir kayıp var. Bu 2001 krizinin en az dört katı büyüklüğünde.”
“TUTUKLANANLARIN GÖZALTI GÖRÜNTÜLERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ”
Yürütülen soruştumanın şeffaf ve bağımsız olması gerektiğini belirten Özdağ, “Şu ana kadar kaç kişi tutuklandı? Beş değil mi? Sonra bir 12 kişi daha tutuklandı. Ee siz hiç görüntülerini gördünüz mü? Altyazı geçiyor. Gözaltı görüntüsü gördünüz mü? Yok. Ben de görmedim arkadaşlar. Oysa siyasi gözaltılarda hep görüntüler gördük biz belediye operasyonlarında. Sıraya dizilip görüntüler alındı. Bakın ben görüntü alınsın demiyorum. Ama herkese eşit davranın. Doğrusu bu. O zaman bunu belediye operasyonlarında da böyle yapın” dedi.
“AKP İKTİDARI TÜRK HALKININ MENFAATLERİNİ TEMSİL ETMİYOR”
Özdağ, konuya ilişkin son olarak, “Bu son kriz bir kez daha gösterdi ki AKP iktidarı artık Türk halkının menfaatlerini temsil etmiyor. 24 yıldan beri devletin başındalar ama dümen tutmuyor. Gemi bir belirsizliğe doğru sürükleniyor. Halkın yoksulluk içinde perişan hali ve bilinmeyen krizler geminin sürekli su aldığını ve tehlikenin her geçen gün arttığını gösteriyor. Ama bütün bunlar bize umutsuzluk aşılamasın. Bu seçime kadar devam edecek ve seçimde Türk halkının oylarıyla sona erecek ve Türkiye sürdürülebilir planlı kalkınmaya, parlamenter demokrasiye, hukuk devletine, milli üniter laik devlete geri dönecek.”
“GAYRIMENKUL ALARAK VATANDAŞ OLMAYI KALDIRACAĞIZ”
Sığınmacı ve kaçaklara usulsüz vatandaşlık verilmesine ilişkin soruşturmaya değinen Özdağ, “İkinci bir dalga operasyon yapılmış. 30 şirkete kayyum atanmış. 72 göz kişi gözaltına alınmış. Olumlu bir gelişme. Devam edin. Tebrik ediyoruz ve destekliyoruz bu tür operasyonları. Uyuşturucu operasyonlarını desteklediğimiz gibi. Ama yasa değişmeden sonuç alınmaz. 2012’nin 18 Mayıs’ında 2644 sayılı Tapu Kanunu’nda değişiklik yapıldı ve kanunun 35. maddesi değiştirilerek yabancıya gayrimenkul satışına izin verildi. Sonra 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu’nun 22. maddeyi ve uygulama yönetmeliğinin 20. maddesi değiştirilip gayrimenkul satın alana belirli bir önce 200 bin dolar sonra 400 bin dolar gayrimenkul alana vatandaşlık verilmesinin önü AK Parti hükümeti tarafından açıldı. Vatandaşlık vermek, vatanın bir parçasını bütün haklarıyla ve sorumluluklarıyla vermek demektir. Bu çok büyük bir iştir. Ve bu yanlış bir yasal değişikliktir. Bunu kaldıracağız arkadaşlar. Hiç kimse gayrimenkul satın alarak Türk vatanının bir kısmına ortak olamayacak. Bunu derhal iptal edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“MANSUR BEY ETRAFLICA DÜŞÜNMEDEN HİÇBİR ŞEY YAPMAZ”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasına ilişkin “Hayırlı olsun. Mansur Bey’in, tabii kişisel tercihidir bu. Muhakkak önünü arkasını düşünmüştür. Mansur Bey hiçbir şeyi etraflıca düşünmeden yapmaz ve ani kararlar almaz. Sert tepkiler göstermez. Her şeyi düşünür. Çok bütün perspektiflerden düşünmüştür. Onun için bizim bu konuda Zafer Partisi olarak olumlu veya olumsuz bir şey söylememiz doğru değildir. Mümkün de değildir. Demek ki bundan sonraki siyaset sürecinde bir aşama olarak bunu yapması gerektiğini düşündü ve istifa etti” dedi.
“Mansur Yavaş’ın “çatı aday” olması durumunda destek verirmisiniz” sorusuna ise Özdağ, “Mansur Mansur Beyin, politik duruşuyla ilgili, biz şimdiden bir açıklama yapmak istemiyoruz. Mansur Bey herhangi bir açıklama yapsın. Biz de ona göre açıklamamızı yapalım” dedi.

