(ANTALYA) – Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Antalya Su Zirvesi: COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” programında, kentin tarım, turizm, sanayi, doğa ve yaşam açısından suya olan bağımlılığına dikkati çekti. Su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması için yürüttükleri çalışmaları anlatan Özdemir, “Suyu korumak Antalya’nın geleceğini korumaktır” dedi.
Antalya’da 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek COP31 öncesinde “Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” programı gerçekleştirildi. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Büşra Özdemir, zirvede yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“SU YAŞAMIN TA KENDİSİDİR”
“Su; Antalya’nın tarımıdır, turizmidir, sanayisidir, doğasıdır ve kısacası yaşamın ta kendisidir. Su bizim için bu kadar değerliyken diğer yandan, içme suyu kaynaklarımızın yüzde 98’ini oluşturan yeraltı sularımıza erişimde her geçen gün daha alt seviyelere inmek zorunda kalıyoruz. Yaklaşık 2,7 milyon vatandaşımıza ve nüfusumuzun yaklaşık 10 katı yani 27 milyon ziyaretçimize sağlıklı, güvenli, kaliteli ve kesintisiz içme suyu hizmeti sunuyoruz. Geleceğin suyunu planlamak amacıyla Entegre Kentsel Su Yönetimi Planımızı hayata geçirdik. ASAT SCADA sistemiyle şebekemizi anlık olarak izliyor, kayıp ve kaçakları tespit ediyor ve hızlı şekilde müdahale ediyoruz. İzole alt bölgelerin, yani DMA’ların sayısını artırarak su kayıplarını daha etkin biçimde kontrol ediyoruz. Abone ve Varlık Yönetim Sistemi’yle suyun kaynaktan vatandaşa ulaşıncaya kadar geçtiği bütün süreçleri dijital olarak takip ediyoruz. Sismik ve akustik dinleme cihazlarımızla yerin altındaki su kayıplarını tespit ediyoruz. Eskiyen ve sağlık riski oluşturan içme suyu hatlarımızı yeniliyor, yeni hatlarımızı devreye alıyor, su depolarımızı modernize ediyoruz.”
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği kanalizasyon, derin deniz deşarjı ve atık su arıtma yatırımlarıyla kentin denizleri, su kaynakları ve doğal çevresinin korunduğunu söyleyen Özdemir, bu çalışmaların Antalya’nın sahip olduğu 233 Mavi Bayraklı plajın korunmasına da önemli katkı sağladığı belirtti.
Özdemir, tarımda da vahşi sulama yerine kapalı devre sulama sistemlerinin yaygınlaştırıldığını, arıtılmış suyun tarımsal sulamada yeniden kullanımının artırıldığını belirterek, şunları söyledi:
“KURAKLIĞA BUGÜNDEN MEYDAN OKUYORUZ”
“Güneşten elde ettiğimiz temiz enerjiyle çiftçilerimizin sulama maliyetlerine destek oluyoruz. Çevre Dostu Çiftçi Kart projemizle zirai ilaç ambalaj atıklarının toprağımızı ve su kaynaklarımızı kirletmesini önlüyoruz. Kurakçıl peyzaj uygulamalarını ve az su tüketen bitki türlerini yaygınlaştırıyoruz. Akıllı sulama sistemleriyle suyun doğru zamanda, doğru miktarda ve doğru noktaya ulaşmasını sağlıyoruz. Kısacası bu ve benzer birçok çalışmamızla hem bugünün hem de yarının suyuna sahip çıkıyoruz. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızla ve koyduğumuz hedeflerle geleceğin en büyük tehdidi kuraklığa bugünden meydan okuyoruz.
“SU ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR”
Kaynağı korumak, verimli kullanmak, kaybı azaltmak, yeniden kullanmak ve geleceği birlikte planlamak zorundayız. Bilimin rehberliğinde; merkezi idaremiz, yerel yönetimlerimiz, üniversitelerimiz, sektörlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte bu zirvede ortaya konacak sonuçları bu nedenle önemsiyorum. Buradan çıkacak ortak aklın COP31 sürecinde Türkiye’nin ortaya koyacağı yaklaşım açısından da değerli olduğuna inanıyorum. Çünkü bu konu tek bir kurumun veya tek bir sektörün meselesi değildir. Su, ortak sorumluluğumuzdur.”

