Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan hakkında dava açılan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’yi 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve Mahruki’nin tahliyesine karar verdi.
15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla hakkında dava açılan Mahruki hakkındaki davanın ilk celsesinde karar çıktı. Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Mahruki ve avukatı katıldı.
Duruşmayı Mahruki’nin eşi Mine Mahruki ve oğlu Barlas Mahruki’nin yanı sıra Ayşe Kulin, Sunay Akın, Suat Suna, Ahmet Yavuz’un da arasında bulunduğu çok sayıda kişi takip etti.
Mahruki, savunmasında, paylaşımının “toplum içinde infial oluşturacak nitelikte olduğu” ve “açık ve yakın tehlike oluşturduğu” yönündeki değerlendirmelere itiraz ederek, iddianamede bunların somut olarak ortaya konulmadığını savundu.
Mahruki, “İçeriğinde neyin yanlış olduğunu bana söylerseniz ben ona göre bir savunma yapayım. Şu anda ben burada herhangi bir suç unsuru görmedim” dedi.
Hakim ise “İddianame bu şekilde. Ben iddianameyi anlatıyorum, siz savunmanızı yaparsınız. Siz ne derseniz şu an onu dinleyeceğiz. İddianamede yazanı anlatıyorum, onu okuyorum. Şu an yapmam gereken bu” karşılığını verdi.
“TOPLUMDA İNFİAL OLUŞMUŞ MU?”
İddianamede 15 Temmuz darbe girişimini “oyun” olarak tanımladığının öne sürüldüğünü belirten Mahruki, şöyle konuştu:
“Benim anladığım, ‘oyun’ diye tanımladığımdan suçlanıyorum.Tweete baktığınız zaman içinde ne ‘tiyatro’ ne de ‘oyun’ geçiyor. Şimdi ben kendimi nasıl savunabilirim? ‘Hayır, ben oyun demedim’ demekten başka ne söyleyebilirim? Yoksa 571 bin takipçimin olması bir suç unsuru olamaz herhalde. ‘Toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu’ diyor. Acaba infial oluşmuş mu? Bunu nasıl tespit edeceğiz? Buna ilişkin bir tespit var mı? Ben 63 gündür içerideyim, pek bir şey takip edemedim ama böyle bir şey var mı?”
Paylaşımının “açık ve yakın tehlike” oluşturduğu yönündeki suçlamaya itiraz eden Mahruki, “Bunun ortaya konması lazım. Bunu ben ortaya koyacak değilim. Beni suçlayan makamın hangi açık ve yakın tehlikenin oluştuğunu söylemesi lazım herhalde. Önüme somut bir şey koymadan ben hangi açık ve yakın tehlikeye karşı savunma yapabilirim ki?” dedi.
“TCK 216’NIN BU PAYLAŞIMA NASIL UYGULANDIĞINI ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM”
Savunmasının devamında hakkındaki “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasına değinen Nasuh Mahruki, paylaşımında toplumun iki kesimini karşı karşıya getiren bir ifade bulunmadığını savundu.
Mahruki, “Asıl konuya geleyim. TCK 216, özellikle benim açımdan oldukça rahatsız edici bir madde. Burada ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçlaması var. Bir kere bu maddeyi benim paylaşımıma uygulamak çok zor. Çünkü paylaşımda halkın bir kesimiyle diğer kesimi karşı karşıya getirilmiyor. Ortada ABD ve bu süreçten etkilenen Türk milleti var. İki ayrı halk kesimi yok” dedi.
Paylaşımının ilk bölümünde de 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin önceden istihbarat alındığını ve bunun gereğinin yapılmadığını savunduğunu belirten Mahruki, “Bir tarafta darbe girişimini durdurmadığını söylediğim kişiler, diğer tarafta bunun sonucunda zarar gören Türk milleti var. Dolayısıyla bu maddenin burada nasıl uygulandığını anlayabilmiş değilim” diye konuştu.
“HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK EDECEK EN SON KİŞİLERDEN BİRİ BENİM”
AKUT’u 26 yaşında kurduğunu ve 20 yıldan uzun süre yönettiğini anlatan Mahruki, Türkiye’de arama kurtarma alanında yapılan birçok çalışmanın kavramsal altyapısının AKUT tarafından oluşturulduğunu söyledi.
Mahruki, şöyle devam etti:
“‘Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek’ benim için kolay kolay söylenebilecek bir şey değil. Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma takımını ben kurdum ve 20 yıldan fazla yönettim. Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik edecek en son kişilerden biri benim. AKUT’u kurmaya karar verdiğimizde 26 yaşındaydım. AKUT bugün 28 yaşında. Ben ise bugün karşınızda, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmediğime sizi ikna etmeye çalışıyorum. Benim gibi biri için bu oldukça incitici.”
“BU İDDİANAMEDE TARİF EDİLEN KİŞİ BEN DEĞİLİM”
Profesyonel dağcılık kariyerini ve AKUT bünyesinde yaptığı çalışmaları anlatan Mahruki, Türkiye’de ve yurt dışında gerçekleştirilen arama kurtarma faaliyetlerini hatırlattı. Everest’e çıkan ilk Türk ve ilk Müslüman dağcı olduğunu belirten Mahruki, yedi kıtanın zirvesine Türk bayrağı diktiğini söyledi.
Eski Başbakan Bülent Ecevit, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda isimden çalışmaları nedeniyle takdir gördüğünü anlatan Mahruki, AKUT’un Yunanistan, Hindistan, Pakistan, Nepal, Mozambik, Haiti ve Tayvan dahil farklı ülkelerde arama kurtarma çalışmalarına katıldığını söyledi.
Mahruki, savunmasını şöyle tamamladı:
“Bunca yıldan sonra bana ‘Sen halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettin’ denmesini kabul etmiyorum. Dolayısıyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlamasını şiddetle reddediyorum. Ben öyle bir insan değilim. Burada tarif edilen kişi ben değilim. Ben, size biraz önce anlattığım kişiyim.”
Mahruki’nin avukatı Uğur Poyraz’ın savunması sırasında izleyici bölümünden sık sık alkış sesleri yükseldi.
SAVCI CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ
Mahruki ve avukatlarının savunmalarının ardından mütalaasını açıklayan savcı, suçlamaya konu paylaşımda “oyun” ve “tiyatro” ifadelerinin bulunmadığı yönündeki savunmaya katıldığını söyledi. Savcı buna karşın, paylaşımın içeriği itibarıyla Mahruki’ye atılı suçun unsurlarının oluştuğu kanaatinde olduğunu belirterek cezalandırılmasını talep etti.
Savcı, “Herhangi bir ‘oyun’ ve ‘tiyatro’ hususu yok. O husustaki görüşlerinize katılıyorum. Fakat paylaşımdaki tespit yönünden atılı suçun oluştuğu kanaatindeyim” dedi.
Mahruki’nin avukatlarının, suçun hangi ifadeler nedeniyle oluştuğunun açıklanmasını istemesi üzerine savcı, ayrıntılı değerlendirmesini mütalaasında açıkladığını belirterek, “İddia makamı olarak atılı suçun unsurlarının oluştuğu kanaatindeyim. Sadece ‘tiyatro’ ve ‘oyun’ hususundaki görüşlerinize katılıyorum” ifadelerini kullandı.
Savcı, Mahruki’nin TCK’nin 216 ve 218’inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesini talep etti.
MAHRUKİ HAKKINDA CEZA İLE TAHLİYE KARARI
Hakim, değerlendirme yapmak üzere duruşmaya ara verdi.
Aranın ardından kararını açıklayan hakim, Mahruki’yi “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmettiğini ve tahliyesine karar verdiğini duyurdu.

