Haber: Erva GÜN – Kamera: Cemal Berk AYTEKİN
(ANKARA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6 Şubat depremlerinin ardından konut stokundaki kayıplarla yükselen kira enflasyonunun, kamu öncülüğünde yürütülen yeniden imar çalışmaları ve konut teslimlerinin hızlanmasıyla yavaşlama eğilimine girdiğini bildirdi. Tüm Emlak Danışmanları Birliği Genel Başkanı Hakan Akçam ise konut arzındaki artışın deprem bölgesinin yanı sıra çevre illerde de kira artışlarını frenleyeceğini belirterek, “Arz çoğaldıkça talebi karşılayacak ve piyasada bir rahatlama olacak” dedi.
TCMB’nin deprem bölgesinde konut arzı ve bölgesel kira enflasyonuna ilişkin yayımladığı çalışmaya göre, dezenflasyon sürecinde katılık gözlenen kalemlerin başında gelen kiralarda, 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında konut stokunda yaşanan kayıp ve gerçekleşen göçlerin önemli rol oynadığı belirtildi. Çalışmada, süreçte kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle hızla artan konut arzının ise gerek deprem bölgesinde gerekse depremden dolaylı etkilenen illerde kira artışlarını yavaşlattığı kaydedildi.
Deprem sonrasında azalan konut stoku nedeniyle deprem bölgesinde ve göç alan illerde kiraların hızla yükseldiğine işaret edilen çalışmada, deprem bölgesiyle coğrafi yakınlığı veya güçlü göç ilişkileri bulunan illerde kira artışlarının daha fazla olduğu ifade edildi.
TOKİ’NİN TAMAMLADIĞI DEPREM KONUTLARI 2025 SONUNDA 434 BİNE ULAŞTI
Çalışmada, konut kaybını gidermek amacıyla başlatılan yeniden imar sürecinde TOKİ tarafından inşaatı tamamlanan deprem konutlarının sayısının 2025 yılı başında 201 bin seviyesindeyken yıl sonunda yaklaşık 434 bine ulaştığı kaydedildi. TOKİ’nin deprem öncesi üç yılda ürettiği yaklaşık 213 bin konut dikkate alındığında, deprem konutlarının konut arzında önemli bir artışa işaret ettiği bildirildi.
Konut arzındaki toparlanmanın yapı kullanım izinlerinde de görüldüğü ifade edilen çalışmada, deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı payın deprem öncesinde ortalama yüzde 12 civarındayken 2025 yılında yüzde 20’nin üzerine çıktığı aktarıldı.
“ARZ ÇOĞALDIKÇA PİYASADA BİR RAHATLAMA OLACAK”
ANKA Haber Ajansı’na konuşan Tüm Emlak Danışmanları Birliği Genel Başkanı Hakan Akçam, TCMB’nin deprem bölgesinde konut arzındaki toparlanmanın kira enflasyonunu yavaşlattığı yönündeki tespitini doğru bulduğunu belirtti. Akçam, deprem sonrasında 11 ilde TOKİ tarafından ciddi miktarda konut üretildiğini ifade ederek, “O günden bugüne kadar da imal edilen konutlara, şehirleri terk edip başka illere taşınan depremzedelerimiz tekrar dönüşlerini yaptılar. Dolayısıyla oradaki konut eksiğini tamamlamış oldu. Özellikle deprem bölgesindeki kira enflasyonları ciddi anlamda düşmüş oldu” dedi.
Bu gelişmenin deprem bölgesi dışındaki illere de yansıyacağını belirten Akçam, depremzedelerin geri dönüşlerinin özellikle göç alan illerde konut piyasasında boşluk oluşturacağını söyleyerek, kira oranlarında azalma gözlenmese bile stabil bir seyrin oluşabileceğini dile getirdi.
“ARZ NOKTASINDA CİDDİ BİR RAKAM OLUŞTURACAK”
Deprem konutlarının arz-talep dengesine etkisini değerlendiren Akçam, TOKİ’nin tarihindeki konut üretimine dikkati çekti. Akçam, “TOKİ tarihinde 2 milyona yakın bir konut üretmiş ve bu deprem zamanından bugüne kadar da 450 bin konut üretilmiş. Dolayısıyla 1/3’ünden daha fazla bir konut üretimi olmuş. Bu tabii ki arz noktasında ciddi bir rakam oluşturacak. Arz çoğaldıkça talebi karşılayacak ve piyasada bir rahatlama olacak” diye konuştu.
Deprem bölgesindeki konut arzındaki artışın çevre illeri de etkileyeceğini belirten Akçam, bunun kiralarda yükselişin frenlenmesine yol açacağını söyledi. Akçam, şöyle konuştu:
“Bu deprem bölgesindeki rahatlama da ister istemez Türkiye’nin tüm illerine, özellikle deprem bölgesine yakın illere de ciddi anlamda bir tesir edecek. Bu tesir nasıl olur? Kiralar örneğin 20 bin lira ise veya rakamlar yüksek ise yükselme noktasında bir frenleme olur. Çünkü mal sahipleri beklentinin ve rayiç bedelinin üzerinde bir rakamla çıkış yapsa bile kiracı tarafında bir rahatlama olursa ister istemez o çıkışı gerçekleştiremeyecekler. Bundan kaynaklı stabil bir seyir oluşacak.”
“250 BİN İLE 350 BİN ARASI KONUT EKSİĞİYLE YILI KAPATIYORUZ”
Türkiye’de kiralık konut tarafında uzun süredir ciddi bir açık bulunduğunu kaydeden Akçam, son üç yılda ve pandemi sonrasındaki süreçte konut ihtiyacının tam olarak karşılanamadığını söyledi.
Akçam, “1 milyon ihtiyacımız varken 650-700 bin konut ihtiyacı karşılanıyor, yapılıyor. Dolayısıyla 250 bin ile 350 bin arası bir konut eksiğiyle yılı kapatıyoruz. Yılı kapatmada da bu eksikten kaynaklı ihtiyaç çoğaldığı zaman ister istemez rakamlar yukarı doğru çıkıyor. Öncelikle depremden etkilenen 11 il ve onun etrafındaki diğer illerde konut arzını yükselttiğiniz zaman ister istemez enflasyonu da daha aşağıya doğru çekecektir” diye konuştu.
Tamamlanan konut sayısındaki artış ile konutların fiilen kullanılmaya başlanması arasındaki farkı da değerlendiren Akçam, bir projenin açıklanmasının piyasa beklentileri üzerinde etkili olduğunu, konutların tamamlanmasıyla bu etkiyle reel olarak fiyatların ortaya çıktığını anlattı.
“SUNİ KÖPÜK DEDİĞİMİZ ARTIŞ RAKAMLARI NORMALE DÖNER”
Kira enflasyonundaki yavaşlamanın doğrudan kiraların ucuzlaması anlamına gelmeyebileceğine işaret eden Akçam, deprem konutlarının üretim ve teslim süreçlerinin uzun soluklu olduğunu ve imalat tarafında teslimlerin yapılmasının ardından fiyatlara etki edeceğini vurguladı.
Şehirlerde kira fiyatlarının oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken Akçam, özellikle büyükşehirlerde öğrencilerin konut ihtiyacının karşılanmasında sorun yaşandığını ifade etti. Akçam, “Burada da bu tip konut imalatları buradaki bir ihtiyacı boşaltıyor. Dolayısıyla ihtiyacı boşalttığı için ister istemez fiyatların da normal seyre, reel seyre, reel fiyatlara gideceğinin göstergesidir. Tabii o suni köpük dediğimiz artış rakamları da ister istemez normale doğru döner” dedi.
“2027’NİN SONUNDA BU SORUNLARI KONUŞMAYACAĞIZ”
Akçam, Önümüzdeki bir iki yılda deprem bölgesindeki konut arzı artışının kira enflasyonu üzerindeki etkisini ilişkin de konuşan Akçam, “Aslında konunun hepsi imalat, arz ve talep tarafı. İkisinin dengesi kurulduğu zaman ister istemez piyasada bir rahatlama ve nefes alma olacak. Bu deprem bölgesindeki konut artışları fiyatları biraz daha aşağıya doğru götürecek” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye genelinde özellikle kiralık konut üretimine ihtiyaç olduğunu savunan Akçam, şunları kaydetti:
“Hükümetimiz tarafından kiralık konut imalatına ilk defa İstanbul’da böyle bir projeyle TOKİ çıktı. İnşallah oradaki teslimatlar gerçekleşecek. Yine sosyal konut tarafı daha da yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Orada da bir arz yükselişi olacak. Dolayısıyla 2027’nin ikinci yarısından sonraki süreçte sanki Türkiye’mizde bu sorunları konuşmayacağız diye bir öngörümüz var.”
Tüm Emlak Danışmanları Birliği olarak 81 ilde ve 64 ülkede başkanlıklarının bulunduğunu anlatan Akçam, kira ve satılık konut fiyatlarının yükselmemesi konusunda görev almaya hazır olduklarını söyledi. Akçam, “Hepimiz Türkiye’de yaşıyoruz. Bu sorun genel bir sorun olduğu için bu sorunun da çözüm noktası olmak isteriz. Buradan da yetkililerimize mesaj vermek istiyorum” dedi.

