Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklaması

Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. EMEP Tokat İl Başkanı Şenel Pehlivan, tutuklu sendikacıların serbest bırakılmasını isteyerek, “Emekçiler birleşmezse ülkedeki barış talebi kısır döngüde kalır” dedi. 

Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 1 Eylül Dünya Barış

Haber: Savaş KALKAN

(TOKAT) – Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. EMEP Tokat İl Başkanı Şenel Pehlivan, tutuklu sendikacıların serbest bırakılmasını isteyerek, “Emekçiler birleşmezse ülkedeki barış talebi kısır döngüde kalır” dedi.

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Taş Köprü yakınlarında bir araya gelen Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri üyeleri, “Savaşa, Sömürüye, Doğa Katliamına Hayır! Eşitlik, Özgürlük İçin Barış İstiyoruz” yazılı pankart açtı.

Açıklama sırasında tutuklanan maden işçileri ile sendika yöneticilerinin fotoğrafları taşınırken, sık sık “Katil ABD, Orta Doğu’dan defol” sloganları atıldı.

Basın açıklamasına YENİ Parti Kurucu İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Şenel Pehlivan, SOL Parti İl Başkanı Erdal Topçam, Eğitim Sen Şube Başkanı Ercan Özel, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şube Başkanı Tayyar Özcan ile çok sayıda siyasi parti ve sendika temsilcisi katıldı.

“BAŞARAN VE GÖKAY’IN DERHAL ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TALEP EDİYORUZ”

EMEP Tokat İl Başkanı Pehlivan, yaptığı açıklamada, “günün, ‘bir daha savaşlar olmasın, savaşlar son bulsun’ deme günü” olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Ülkemizde baskı ve zulüm alabildiğince sürüyor. Özellikle emekçiler üzerindeki baskı, örgütsüzlüğün ta kendisini gösteriyor. Örgütlü mücadele eden dostlarımız ya tutuklanıyor ya gözaltına alınıyor. Önceden işçiler haklarının yükseltilmesi ve toplu sözleşmelerden daha fazla pay almak için mücadele ederlerdi. Şimdi ise çalıştıklarını, emek verdiklerini altı ay boyunca alamıyorlar, hiçbir fark istemeden sadece alın terlerinin karşılığını almak için sokaklara çıkıyorlar. Örgütlü mücadele eden sendikacılar tutuklanıyor, gözaltına alınıyor. Emekçiler birleşmezse ülkedeki barış talebi kısır döngüde kalır. Bağımsız Maden-İş’te örgütlü olan arkadaşlarımız şu anda tutuklu durumdalar. Bu tutukluluklara karşı çıkıyor, Başaran ve Gökay’ın derhal özgürlüğünü talep ediyoruz.”

“BARIŞ; EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE İNSANCA YAŞAM DEMEKTİR”

Tokat Emek ve Demokrasi Güçleri adına hazırlanan ortak basın metnini Seher Soysal okudu. 1 Eylül 1939’da İkinci Dünya Savaşı’nın başladığını hatırlatan Soysal, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“70 milyondan fazla insanın yaşamını yitirdiği büyük yıkım ve acının karşısında sürekli barışı sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler kurulmuştur. Ancak bugün Irak, Libya, Suriye, Filistin, İran ve Ukrayna’da yaşananlar Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın da gerçek barışı sağlayamadığını göstermektedir. Savaş emperyalizmin, barış ise halkların talebidir. Halklar için barış bugün çok daha önemli ve acil hale gelmiştir. Barış; eşitlik, özgürlük, adalet ve insanca yaşam demektir. Kapitalist ve emperyalist sistem var olduğu sürece tekellerin çıkarları uğruna sömürü ve savaşlar devam edecektir. Barış, barış güçlerinin ve halkların birliği, kardeşliği ve mücadelesiyle kazanılacaktır.

“TÜRKİYE NATO’DAN ÇIKSIN, ABD ÜSLERİ KAPATILSIN”

Ülkemizde egemen sınıfların çıkarları uğruna belediyelere kayyum atanması, siyasi tutukluların serbest bırakılmaması, ana dilde eğitimin hayata geçirilmemesi, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması toplumsal barışa engel olan uygulamalardır. Gezi davası tutuklularının, yazarların, sanatçıların, gazetecilerin ve gençlerin tutuklanması muhalif güçleri sindirme politikası haline gelmiştir. Maden işçilerinin tutuklanması ise iktidarın işçi sınıfına karşı tavrını net şekilde göstermektedir.

Her türlü zorbalığa, baskıya ve savaş çığırtkanlığına karşı barışın ancak savaştan çıkarı olmayan güçlerle inşa edileceği ortadadır. Bu nedenle barış mücadelesinin sorumluluğu işçi ve emekçilerin omuzlarındadır. Türkiye ve dünya barışı için mücadeleye devam edeceğiz. Barış için birleşelim, savaşlara ‘dur’ diyelim. Türkiye NATO’dan çıksın, NATO dağılsın ve ABD üsleri kapatılsın.”