Haber: Beril KALELİ/ Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür ve İBB Miras’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Müze Gazhane’de düzenlediği “Birlikte Bedri Rahmi Eyüboğlu Mozaiği Yapıyoruz” etkinliğinde bir araya gelen İstanbullular, sanatçının “Nazar Kuşu” adı verilen mozaik eserinin İstanbul’a yerleştirilmek üzere yapımına başlanan 4 metrelik örneğinin taşlarını hep birlikte döşedi. Eser için oluşturulan atölyenin rehberliğini üstlenen, Eyüboğlu’nun dostu sanatçı Mustafa Pilevneli ANKA’ya konuştu. Pek çok gencin bu etkinlik sayesinde mozaikle tanıştığını aktaran Pilevneli, “Burada hiç hayatında eline böyle bir malzeme almamış birisi bu dokunun içerisinde nazar kuşuna değdi. Ama işin hoş tarafı dün burada 2-3 aylık bir bebek bile bu taşa elini değdirdi… Yani sanat virüsünü ancak bu şekilde yapardık.” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür ve İBB Miras, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı sanatla buluşturan özel bir çalışmaya imza attı. Müze Gazhane’de gerçekleştirilen “Birlikte Bedri Rahmi Eyüboğlu Mozaiği Yapıyoruz” etkinliğinde sanatçının “Nazar Kuşu” olarak adlandırılan eseri 4 metrelik dev bir mozaiğe dönüştürüldü. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlikte 3 gün boyunca Gazhane’nin bahçesinde oluşturulan atölyede bir araya gelen İstanbullular, Eyüboğlu’nun dostu sanatçı Mustafa Pilevneli ve resim, heykel ve mozaik sanatçılarının rehberliğinde şehre kazandırılacak eserin taşlarını döşeme fırsatı buldu.
İSTANBUL’DA KALICI OLARAK SERGİLENECEK
İstanbulluların kollektif çalışmasıyla ortaya çıkan mozaik tablo tamamlanmasının ardından şehrin ikonik noktalarından birinde kalıcı olarak sergilenecek.
Atölyeye rehberlik eden ressam ve akademisyen Prof. Dr. Mustafa Pilevneli ANKA’ya konuştu. “İstanbul bir dünya markası” diyen Pilevneli şehirde şehirde sanatın ve mimarinin birlikteliğinin önemine vurgu yaparak, “Bugün şehirlerimiz gençleşiyor, şehirlerimiz yeniden kuruluyor. O 4 katlı binaların olduğu yerde yaşam alanları 15 kat oluyor. Nerede bunun içerisinde bir duvarında, girişinde, bahçesinde bir sanat eseri? Yok…Bu nitelikteki işlerin şehirde çoğaltılmasından yanayım. Bundan sonra bir hocanın bir eserine daha başlayacağız. Ondan sonraki düşüncem de Türk sanatında iz bırakmış ustaların yapıtlarından mozaiğe uyarlanabilecekleri şehre kazandırmak.” şeklinde konuştu.
“2-3 AYLIK BEBEK BİLE BU TAŞA ELİNİ DEĞİDİRDİ”
Pek çok gencin bu etkinlik sayesinde mozaikle tanıştığını aktaran Pilevneli, “Ama işin hoş tarafı dün burada 2-3 aylık bir bebek bile bu taşa elini değdirdi… Burada hiç hayatında eline böyle bir malzeme almamış birisi bu dokunun içerisinde nazar kuşuna değdi. Bu hoş bir şey. Yani sanat virüsünü ancak bu şekilde yapardık ve yapmaktayız. Yapacağız. Gençler şu anda cıvıl cıvıl görüyorsunuz.” dedi.
Pilevneli, “Nazar Kuşu” isminin seçimine ilişkin ise, “İstanbul’umuza nazar değmesin diye…. Ama ben ikinci bir isim daha koymuştum; ‘Hüma kuşu yüksek uçar’. Hüma kuşu Kaf Dağı’ndan gelir, böyle yüksek uçar…” dedi.
Pilevneli şu ifdeleri kullandı:
“Ülkemizde mimariye ilk defa sanat eserini koyan kişi Bedir Rahmi’ydi… Bugün artık Bedri Rahmi aramızda değil ama o bizim Picasso’muz. Onu unutturmamak bağımında; bana yıllar önce armağan ettiği bir resimden yola çıkarak, geçtiğimiz günlerde sevgili Mahir Polat’la konuşurken 30 Ağustos’ta bir etkinlik yapsak nasıl olur, bir Bedri Rahmi mozaiğine ne dersin deyince ‘seve seve’ dedim, uçtum. Ve Nazar Kuşu o zaman başladı. Bugün bu nitelikteki işlerin şehirde çoğaltılmasından yanayım. Bundan sonra bir hocanın bir eserine daha başlayacağız. Ondan sonraki düşüncem de Türk sanatında iz bırakmış ustaların yapıtlarından mozaiğe uyarlanabilecekleri şehre kazandırmak.
İstanbul bir dünya markası. Düne ait bir tek Manifaturacılar çarşısında eser var. O da sevgili ustam Duayen Mimar Doğan Tekeli’nin projesinde olan işler. Daha fazlalaşmalı. Bugün şehirlerimiz gençleşiyor, şehirlerimiz yeniden kuruluyor. O 4 katlı binaların olduğu yerde yaşam alanları 15 kat oluyor. Nerede bunun içerisinde bir duvarında, girişinde, bahçesinde bir sanat eseri? Yok. Kimse kale almıyor.
Bugün Meksika sanatta bir Rönesans yaptı. Ama orada ustalar badana fiyatına resim yaptılar. Yani Nazım’ın, ‘Ben yanmasam, sen yanmasan nasıl aydınlığa çıkacağız?’… Çıkacağız, yapacağız bunu. Üstüne üstüne gideceğiz, yapacağız.”

