(ANKARA)- CHP YDK Başkanı Mahir Polat, “Çok çalışacağız. Partimizi üçüncü kez ayağa kaldıracağız. Bütün bu hoyrat zihniyetten arınmış bir Cumhuriyet Halk Partisi olarak ayağa kalkacağız ve partimizi büyüteceğiz” dedi.
CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı Mahir Polat, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP’nin kuruluşundan bugüne taşıdığı siyasal kültürün parti içindeki mücadele anlayışını belirlediğini ifade eden Polat, yaşanan son dönemin CHP açısından bir yeniden yapılanma süreci olduğunu söyledi. “Cumhuriyet Halk Partisi bugün tabiri caizse üçüncü kez kuruluyor” diyen Polat, CHP’nin 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yeniden kurulmasının ardından bugün yaşanan sürecin de partinin yeniden ayağa kaldırılması açısından tarihi bir dönem olduğunu belirtti.
Polat, “Yerle bir edilmeye çalışılan, üzerine yıkılmaya çalışılan bir Cumhuriyet Halk Partisi vardı. Biz ayağa kaldırdık. Bundan sonra yürütme ve koşturma dönemi. Parti içi demokrasinin uygulanacağı kongreler ve nihayetinde kurultayla partimizi ayağa kaldırıp büyük bir güçle Türkiye’nin sorunlarını çözmeye odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.
“TEMİZ SİYASET İSTİYORUZ”
Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı olarak arınma sürecinin doğrudan içinde olduğunu belirten Polat, CHP’nin bundan sonraki süreçte parti kültürüne ve siyaset ahlakına daha fazla sahip çıkması gerektiğini söyledi. Polat, “15 arkadaşımızla birlikte temiz Türkiye, temiz siyaset istiyoruz. Yeni normal siyasetin dışında, gerçekten ahlaki kodlarımıza döndüğümüz bir siyaset istiyoruz” dedi.
Sosyal medyanın siyasi tartışmaları zehirleyen bir araca dönüşmemesi gerektiğini ifade eden Polat, CHP’nin bundan sonra daha fazla sahaya inerek Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmeye odaklanacağını belirtti.
“DERDİMİZ MEMLEKET”
Parti içerisindeki tartışmaların artık geride bırakılması gerektiğini vurgulayan Polat, CHP’nin Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan mağduriyetlere çözüm arayan bir parti olduğunu söyledi. Polat, CHP’nin bundan sonraki dönemde siyasal enerjisini iç tartışmalara değil, Türkiye’nin sorunlarına yönelteceğini belirterek, “Bizim derdimiz memleket. Bizim derdimiz Türkiye’nin her tarafında bir mağduriyet var. O mağduriyete karşı sorun ve çare arayan bir Cumhuriyet Halk Partisi var” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN TEMEL MESELESİ SİSTEM”
Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve demokratik sorunlarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Polat, ülkenin temel meselesinin yönetim sistemi olduğunu söyledi. Türkiye’nin kuvvetler ayrılığını esas alan farklı bir yönetim sistemine geçmesi gerektiğini ifade eden Polat, güçlendirilmiş parlamenter demokrasi veya farklı modellerin tartışılabileceğini ancak temel hedefin kuvvetler ayrılığı ve demokratik denetim olması gerektiğini belirtti. Polat ayrıca Türkiye’nin planlı büyüme stratejisine ihtiyacı olduğunu belirterek, 3, 5 ve 10 yıllık stratejik planların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“TARIM VE TEKNOLOJİ BİRLİKTE BÜYÜTÜLMELİ”
Türkiye’nin ekonomik geleceğinde tarımın stratejik önemini koruduğunu vurgulayan Polat, tarımın bilim ve teknolojiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Ata tohumlarıyla üretimin gelecek kuşaklar açısından stratejik olduğunu ifade eden Polat, Türkiye’nin yalnızca tek bir sektöre yönelmek yerine farklı alanları birlikte geliştiren bir “sepet ekonomi” yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Polat, “Sepetin içerisinde bir tarafı çoğaltıp öbür tarafı öldürürseniz yıllar sonra tarım yapacak insan bulamazsınız” dedi.
“İZMİR’DE CHP, SEÇMENLE YENİDEN GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMALI”
İzmir’de CHP’nin seçmenle yeniden güçlü bir bağ kurması gerektiğini ifade eden Polat, kentin yaşam tarzına, kırsalına, sanayisine, hizmet sektörüne ve turizmine yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İzmir ile CHP arasında tarihsel ve kültürel bir bağ bulunduğunu belirten Polat, “İzmir’in 9 Eylül ruhuna” uygun politikalar üretildiğinde İzmirli seçmenin yeniden CHP’ye güçlü biçimde sahip çıkacağını ifade etti.
“KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİ”
Kırsal yoksulluk üzerine yaptığı akademik çalışmaya da değinen Polat, üreticilerin birlikte üretip birlikte kazanabileceği kooperatifçilik modelinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ödemiş, Beydağ, Bayındır ve Tire örneklerine dikkat çeken Polat, kooperatifleşmenin kırsal kalkınma, üretimin güçlendirilmesi ve tersine göç açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
“KONGRELER KUCAKLAŞMAYI DERİNLEŞTİRECEK BİR SÜREÇ OLUR”
Yaklaşan kongre süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Polat, CHP’nin parti içi demokrasiyi yaşatan bir parti olduğunu belirterek, kongrelerin rekabetin yanı sıra demokratik olgunluk ve dayanışma zemini olması gerektiğini ifade etti. Polat, “Bu süreçler bizde bölücü olmaz. Bölünmeyi tetiklemez. Daha çok kucaklaşmayı, kaynaşmayı derinleştirecek bir süreç olur” dedi.
CHP’nin Türkiye’yi yönetmeye hazır olup olmadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Polat, partinin tarihsel birikimine, kadrolarına ve politika üretme kapasitesine dikkat çekti. CHP’nin geçmişten bugüne Türkiye’nin farklı sorunlarına ilişkin çok sayıda politika geliştirdiğini belirten Polat, parti içerisinde liyakatli ve birikimli kadroların bulunduğunu söyledi.
Polat, CHP’nin Türkiye’nin dış politikasından ekonomisine, savunma sanayisinden bilim ve teknolojiye kadar çok geniş bir alanda politika üretebilecek birikime sahip olduğunu belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’yi yönetebilecek müktesebata hâkim olduğu noktasında yurttaşlarımızın hiçbir şekilde tereddüt etmemesi gerekir” dedi.
“PARTİMİZİ ÜÇÜNCÜ KEZ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”
Konuşmasının sonunda CHP’nin bundan sonraki hedefinin Türkiye’nin sorunlarına odaklanmak olduğunu vurgulayan Polat, parti içindeki tartışmaların geride bırakılarak örgütün sahada daha güçlü biçimde çalışması gerektiğini söyledi. Polat, “Çok çalışacağız. Partimizi üçüncü kez ayağa kaldıracağız. Bütün bu hoyrat zihniyetten arınmış bir Cumhuriyet Halk Partisi olarak ayağa kalkacağız ve partimizi büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.

