Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yavuz Ağıralioğlu: “‘Terörsüz Türkiye’yi sağlayacağız derken, ilk teröristi serbest bırakmaya kalkmak ne demektir?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Terörsüz Türkiye’yi sağlayacağız derken, ilk teröristi serbest bırakmaya kalkmak ne demektir? ‘Son terörist öldürülene kadar mücadelemiz devam edecek’ diye başladığınız yolu ilk teröristi bırakmaya çalışarak veda ediyorsunuz. Ne final yaptınız? Faize karşısınız faiz, adaletsizliğe karşısınız adaletsizlik, israfa karşısınız israfta, yolsuzluğa karşısınız yolsuzlukta, yoksulluğa karşısınız yoksullakta şampiyon. İnanılmaz bir finaldesiniz. 25. yılınızı böyle kutluyorum ben sizin” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Terörsüz Türkiye'yi sağlayacağız derken,

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Terörsüz Türkiye’yi sağlayacağız derken, ilk teröristi serbest bırakmaya kalkmak ne demektir? ‘Son terörist öldürülene kadar mücadelemiz devam edecek’ diye başladığınız yolu ilk teröristi bırakmaya çalışarak veda ediyorsunuz. Ne final yaptınız? Faize karşısınız faiz, adaletsizliğe karşısınız adaletsizlik, israfa karşısınız israfta, yolsuzluğa karşısınız yolsuzlukta, yoksulluğa karşısınız yoksullakta şampiyon. İnanılmaz bir finaldesiniz. 25. yılınızı böyle kutluyorum ben sizin” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkanı Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

“25 yılını geçen gün kutlamış bir iktidarın muhatabı olarak konuşuyorum. Siz 25’inci yılınız için kutlama yapıyordunuz. Havai fişek atıyordunuz; sizinle aynı anda ‘ilk kurşun’ kutlaması yapıyorlardı memleketteki teröristler. Nasıl oluyor bu? Yani siz 25 yıldır iktidardasınız, kutluyorsunuz; sizinle aynı anda hem de aleni Mardin’de, Mersin’de, Diyarbakır’da çocuklarımıza sıktıkları kurşunu kutlayan alçaklarla aynı hatta aynı coşkuyla durdunuz. Ya da umursamadınız. Yahut bunun kutlanıyor olmasının hissenize utanç olarak düşmesinden nasibiniz olmadı. Yani siz ‘25 yıldır iktidardayız, çocuklarımızı vurdukları için bu memlekette nasıl kutlama yapılıyor?’ diyemediniz mesela. Siz 25’inci yılınızı kutlarken gazileriniz hak arıyordu. Siz Öcalan’a statü konuşurken ekranlarda gazileriniz parklarda itilip kakılıyorlardı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’Yİ SAĞLAYACAĞIZ DERKEN İLK TERÖRİSTİ BIRAKMAYA ÇALIŞARAK VEDA EDİYORSUNUZ”

Terörsüz Türkiye’yi sağlayacağız, teröristi serbest bırakmaya kalkmak ne demektir? ‘Son terörist öldürülene kadar mücadelemiz devam edecek’ diye başladığınız yolu ilk teröristi bırakmaya çalışarak veda ediyorsunuz. Ne final yaptınız? Faize karşısınız faiz şampiyonusunuz. Adaletsizliğe karşısınız adaletsizlik şampiyon. İsrafa karşısınız israfta şampiyon. Yolsuzluğa karşısınız yolsuzlukta şampiyon. Yoksulla karşısınız yoksullukta şampiyon. İnanılmaz bir finaldesiniz. 25 yılınızı böyle geçirdiniz. 25. yılınızı böyle kutluyorum ben sizin.

“SON SEÇİMDE MİLLETİNİ KANDIRAN İKTİDAR”

Hep kandırıldınız; ‘Hiç kandırmadık’ diyordunuz. Rus çarına döndünüz adeta; kandırıla kandırıla kandırmayı öğrendiniz. En sonunda kendi milletinizi kandırdınız. Dediniz ki bize: ‘Sebep olduğumuz onca soruna rağmen bir kere daha güvenin. Çünkü biz devlet-millet düşmanlarının canına okuyacağız, PKK’lılarla hesaplaşacağız, bölücülere bu devleti bırakmayacağız, PKK kurucularına, Kandil’deki PKK örgütünün elebaşlarına nefes aldırmayacağız’ dediniz. Onlarla çerçeve yasalar hazırlar hale geldiniz. Milletinizle mukavelenizi bile bozdunuz en son. ‘Son terörist ölene kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir’ diye başlayıp ilk teröristi serbest bırakmaya çalışmak… 25’inci yılınıza son seçimde milletinizi kandırmış bir iktidar olarak oturdunuz. 25’inci yılınızı böyle kutluyorsunuz: Son seçimde milletini kandıran iktidar! Ne final yaptınız yahu.”

“İRAN’A YÖNELİK BİR OPERASYON’UN APARATI HALİNE GETİRİLME RİSKİMİZ Mİ VAR”

Mekke Anlaşması’na ilişkin de kısa bir değerlendirme yapan Ağıralioğlu, “Tuhaf bir şey gelişmeye başladı. Yani biz galiba, Devlet Bey zaman zaman böyle hikmetli sözlerle uyarır, o tarihin raflarında kalır. Ben tekrar hatırlatayım. Efendim dedi ki Devlet Bey, ‘Bölgede her şey değişecek, umarım Türkiye değişmeden kalır’. Biz kaçırdık mı acaba Türkiye değişiyor mu? Türkiye umarım değişmeden kalır dedi ya galiba umduğunu olmadı yani. Galiba Devlet Bey’in umduğu olmadı. Çünkü bakıyorum ki Suudi Arabistan’la biz bir savunma hattında aynı hizada Trump da çok mutlu, Barzani de çok mutlu. Efendim siz çerçeve yasa diyorsunuz, PKK’lılar çok mutlu, bölücüler çok mutlu. Siz kutlama yapıyorsunuz, onlar da kutlama yapıyor. Yani ben şunu anlamaya çalışırım, devlet millet düşmanlarıyla, vatan millet düşmanlarıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşmanlarıyla aynı anda nasıl biz sevinmeye başladık yahu? Yani biz eskiden şöyle derdik, bizim sevindiğimiz şeye, memleketin millet düşmanları sevinirse kesin bir yerde hata yapıyoruz. Siz niçin bu muhasebeden de koptunuz? Yani İran’a yönelik bir operasyonun aparatı haline getirme riskimiz mi var? İsrail’le bir savaşın eşiğine mi geliyoruz? Devlet biraz ciddiyet ister” dedi.

“ÜRETİCİYE TÜCCARIN ADRESİNİ GÖSTERİYORSUNUZ”

Fındık üreticilerinin sorunlarına değinen Ağıralioğlu, “Fındık üreticileri feryat figan. Maliyet açıkladığınız rakam fındık maliyeti değildir. Bu açıkladığınız rakamın daha mühim sorunu şudur. Alımı devlete yaptırmıyorsunuz. Açıkladığınız tarihte alım yapmıyorsunuz. Millet 255 lira açıkladığınız fiyata rağmen 170 liradan fındığını satmak zorunda kalıyor. Üreticiye tüccarın adresini gösteriyorsunuz. Eğer nasipse haftaya Karadeniz Bölgesi’nde bu konuyla ilgili bir çalışma yapacağız” diye konuştu.

“İTTİFAKLARLA İLİGİLİ BİZİM BİR GÜNDEMİMİZ YOK”

İttifak söylemlerine yönelik bir soru üzerine Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

“İttifaklarla ilgili bizim bir gündemimiz yok. Kararsızlarla ilgili bir hassasiyetimiz var. Kararsızlılar birinci parti. Bütün anketlerde öyle gösteriyorlar. Bu memnuniyetsiz seçmen demektir. Partimden memnun değilim seçmeni. Daha çok iktidardan olur. Son dönem muhalefetin içine düştüğü bir türbülans alanı var biliyorsunuz. Özellikle bu çerçeve yasa da ayyuka çıktı. Kamuoyunda konuştuklarıyla son oylamada yaptıkları arasında bir makas açıklığı oldu. Ben bir hassasiyet merkezinde partimiz, memleketimiz ve milletimiz adına, Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz adına bir hassasiyet merkezinde konuşuyorum. Partideki arkadaşlarım da öyle konuşuyorlar. Biz Anahtar Parti’yi şöyle bir konumda tutuyoruz ve buradan konuşuyoruz. Diyoruz ki bunu eski CHP’ye, YENİ parti dahil herkese, bütün muhataplarımıza söylüyoruz. Terörle muhataplığı doğru bulmadık, komisyonu doğru bulmadık. Eğer bir ittifak olacaksa önce devletin, milletin varlığını devam ettiren ilkeler üzerinde hassasiyetin bir şuura ihtiyacı var. O şuurun millete açacağı bir kulvar olacaktır.

“MİLLETİN A PLANIYIZ”

Biz hangi şuur hattında duruyoruz? Cumhuriyet’i koruyacağız, devleti koruyacağız, üniter yapıyı koruyacağız. 86 milyonun Türk milleti olarak yaşayabildiği demokrasi, hukuku, dünyayla rekabet etme imkanları, eğitimi, üretimi nitelikli hale gelmiş bir memleket idealinde. Parçalanmayacağız, bölünmeyeceğiz, bölücülüğe ödül vermeyeceğiz, üniter yapıyı haleldar etmeyeceğiz. Ama bu hassasiyet merkezinde duruyoruz. Bizim önümüzdeki dönem kararsız seçmen diye aslında birinci parti çıktığı söylenen seçmene karşı Anahtar Parti’yi milletin A planı yapabilecek bir konuda tutuyor. Biz milletin A planıyız. Anahtar Parti’nin A’sı, milletin de A planı olma iddiası buradan. Dolayısıyla şimdi milletle ittifak gündemliyiz. Kararsızlarla ittifak hassasiyetindeyiz. Bu hassasiyet merkezinde yürürken de kendi konumumuzu, kulvarımızı inşa ediyoruz.”

“EĞER ADALET ANKARA’DAN GEÇMİYORSA SİLİVRİ’YE BÖYLE ŞIMARIKLI, İMRALI’YA DA CÜRETKARLIK DÜŞÜER”

Abdullah Öcalan’ın YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” sözlerini değerlendiren Ağıralioğlu, “Eğer adalet Ankara’dan geçmiyorsa Silivri’ye böyle şımarıklık düşer. İmralı’ya böyle cüretkârlık düşer. Yani devletinizi devlet gibi yönetmezseniz, İmralı’daki katil demokrasi buradan geçer diye konuşur, Silivri’deki şımarıklık da efendim bizden geçer diye böyle bir şeye heves eder. Devletinizi devlet gibi yönetirseniz, devletinizi Ankara’dan yönetirsenız, Meclisinizi Güneş Motel’e çevirmezseniz ne Silivri’den ne İmralı’dan böyle münasebetsiz, ahlaksız, ölçüsüz, ilkesiz açıklamalar gelmez. Demokrasinin yolu, hukukun yolu, Silivri’den de İmralı’dan da geçmez. Ankara’dan geçer. Ankara’da devlet devlet oldu mu, herkesin hakkına, haddine ne demek düşerse o düşer. Bu kadar hadsizliğin sebebi, demokrasinin, adaletin, devletin, yönetim ciddiyetinin Ankara’dan hakkıyla geçirilememesidir” dedi.

“DEVLETİ ÇETEDEN AYIRAN ŞEY ADALETTİR”

Son dönemde cemaatlere yönelik operasyonları değerlendiren Ağıralioğlu, şunları söyledi:

“FETÖ bizim için çok ağır bir travmaydı, çok ağır bir bedel ödedik. Nesil kaybettik, evlat kaybettik. Yardımlaşma duygusu kaybettik, fedakarlık kaybettik, idealizm kaybettik, pek çok şeyi kaybettik, bu arada geleceğimizi de kaybettik. En zeki çocuklarımızı kaptılar, en zeki evlatlarımız gitti. Yıllarca fedakarlık etme duygusuyla devlet istiskal edildi. Hayırlı pek çok sözün arkasından pek çok hayırsız ve şerli işe alet edildi. Müberra dinimiz bu işten yük altında kaldı. Bu kadar ağır bedel ödemişken bundan sonraki süreci hassasiyetle takip edecek kadar canımız yandı. O yüzden bunlara çok hassasiyet gösterdik. Bakılacak, kılı kırk yaracaksınız, ayıracaksınız. Devleti ayakta tutan şey adalettir. Haklıyı, haksızı, suçluyu, suçsuzu ayırma kabiliyetidir. Devleti devlet yapan yoksa devlet çete olur. Yani bunu yapmazsa devlet çete olur, devlet mafyalaşır. Devleti devlet yapan, çeteden ve mafyadan devleti ayıran şey adalettir. Haklıyı, haksızı, suçluyu, suçsuzu ayırabilme kabiliyetini kanunla, kuralla, adaletle tecesüme ettirebilen iradeye devlet denir. O yüzden devletimizi bu hassasiyet merkezinde görmek isteriz. İnşallah hayırla neticelendir, suçlu suçsuz ayrılsın, bakasını etsin. Yani çok husus olarak, spesifik olarak bir şeyi konuşmuyorum. Genel bir değerlendirme yapıyorum” şeklinde konuştu.