(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısıyla ilgili açıklamasını eleştirerek, “Önlenebilir bir kanseri beklemek, sağlık politikası değil; gecikmiş sağlık politikasıdır” dedi.
CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısı ile ilgili sözlerine yanıt verdi. Erbay, şunları kaydetti:
“Sayın Bakan, Türkiye’nin HPV ve kansere yol açma profilinin farklı olduğunu, bazı bilim insanlarının ‘buna gerek yok’ dediğini ve bu nedenle konunun tartışıldığını söylüyor. Ancak aynı açıklamada, ‘İnsanımıza faydası varsa HPV’yi de alacağız’ diyor. İşte tam burada sormamız gereken soru şudur: Dünyada HPV aşısının rahim ağzı kanserini ve HPV ile ilişkili hastalıkları önlediğine ilişkin bu kadar güçlü bilimsel kanıt varken, Türkiye’de hâlâ hangi kanıtı bekliyoruz? HPV aşısının etkinliği artık yalnızca teorik bir varsayım değildir. 2026 yılında The Lancet’te yayımlanan çalışma, yüksek HPV aşılama oranlarının rahim ağzı kanserine bağlı ölümlerde belirgin azalmayla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla bilimsel tartışma elbette yapılabilir. Ama bilimsel tartışma ile bilimsel kanıtı ertelemek aynı şey değildir.
“DÜNYADA KANITLANMIŞ BİR KORUYUCU SAĞLIK UYGULAMASINI TÜRKİYE’DE NEDEN ERTELİYORUZ”
Peki soruyorum: Bu farklılığın HPV aşısını gereksiz kıldığını gösteren, kamuoyuna açıklanmış bilimsel çalışma hangisidir? Eğer böyle bir çalışma varsa bilim dünyasının önüne koyun. Yoksa dünyada kanıtlanmış bir koruyucu sağlık uygulamasını Türkiye’de neden hâlâ erteliyoruz? Üstelik Sayın Bakan’ın ‘HPV taraması yapıyoruz’ açıklaması da aşıya karşı bir gerekçe olamaz. Tarama kanseri önlemez; erken yakalamaya çalışır. Aşı ise enfeksiyonu ve dolayısıyla kanser oluşma riskini azaltmayı hedefler. Bunlar birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan koruyucu sağlık politikalarıdır.”
Erbay, AK Parti’nin sağlık politikaları yüzünden sağlığa erişimde adaletsizlerin olduğunu vurgulayarak, “Parası olan aile çocuğunu aşılatacak, olmayan aile bekleyecekse bu yalnızca ekonomik bir fark değildir. Bu, çocukların kanserden korunma hakkının gelir düzeyine göre değişmesi demektir. Daha önce HPV aşısının ücretsiz uygulanacağı yönünde kamuoyuna yapılan açıklamalar da düşünüldüğünde, bugün hâlâ ‘tartışıyoruz’ noktasında olunması ayrıca sorgulanmalıdır. TBMM’ye sunulan soru önergelerinde de bu gecikme ve uygulama takviminin belirsizliği açıkça gündeme getirilmiştir. Ben bir hekim olarak şunu söylemek istiyorum: Koruyucu sağlık hizmetlerinde başarı, hastalık ortaya çıktıktan sonra kaç hastayı tedavi ettiğinizle değil, kaç hastayı hastalıktan koruduğunuzla ölçülür. HPV aşısı konusunda mesele artık ‘aşı işe yarıyor mu’ sorusu değildir. Asıl soru şudur: Türkiye, kanıtlanmış bir koruyucu sağlık hizmetini çocuklarına eşit ve ücretsiz biçimde ne zaman sunacaktır? Çünkü; Kanser çıktıktan sonra tedavi etmek sağlık hizmetidir. Kanser ortaya çıkmadan onu önlemek ise gerçek koruyucu sağlık politikasıdır. Önlenebilir bir kanseri beklemek, sağlık politikası değil; gecikmiş sağlık politikasıdır” dedi.

