Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hakan Fidan: Hamas üstüne düşen birçok ödevi yerine getirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Gazze’de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir araya gelerek arkasında durduğu Gazze Barış Planı’nın uygulanmasında Hamas’ın üstüne düşen birçok ödevi yerine getirdiğini görüyoruz. Ama buna mukabil İsrail’in her zaman için bir oyunbozanlık içerisinde olduğunu da görüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gazze'de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir

(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Gazze’de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir araya gelerek arkasında durduğu Gazze Barış Planı’nın uygulanmasında Hamas’ın üstüne düşen birçok ödevi yerine getirdiğini görüyoruz. Ama buna mukabil İsrail’in her zaman için bir oyunbozanlık içerisinde olduğunu da görüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’ün ev sahipliğinde Amman’da düzenlenen Kudüs konulu Bakanlar toplantısı ve Amman’daki temaslarının ardından değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki son duruma ilişkin değerlendirmesi sorulan Fidan, Körfez’de devam eden savaşın, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından kaynaklanan bölgesel ve küresel sorunun ve dikkatlerin buraya kaymasını sağlamasının kendi dikkatlerini Filistin meselesinden, Mescid-i Aksa’dan, Gazze’den, Batı Şeria’dan ayırmadığını belirtti. “Biz her ikisine de yoğunlaştık” diye Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“MESCİD-İ AKSA VE KUDÜS KONUSUNDA BİR DAYANIŞMA MESAJI VERDİK”

“Bugün 20’ye yakın İslam dünyasından ülkenin katılımıyla yapılan bu toplantıda tek bir gündem maddemiz vardı. O da Mescid-i Aksa’da son zamanlarda İsrail’in yapmış olduğu tecavüzlerin görüşülmesi ve ona karşı ne türden kolektif tedbirlerin alınacağı konusu. Bu konudaki görüşlerimizi hep beraber serd ettik. Ciddi görüş alışverişleri oldu. Gerçekten İslam dünyasının seçkin ülkeleri bu konudaki hem endişelerini hem kızgınlıklarını hem de atılması gereken pratik, diplomatik ve diğer adımları masaya yatırdılar.

Ürdün tarihsel olarak Kudüs’teki kutsal yerlerin hamisi olarak o rolü üstlenmekte. Biz Türkiye olarak hem toplumumuz hem Cumhurbaşkanımız hem hükümetimiz, devletimiz Mescid-i Aksa’yı kendi kutsal yerlerimizden biri olarak görüyoruz.Buraya yönelik yapılacak her türlü tecavüz bizim milletimizin değerlerine yapılmış kabul ediliyor. Dolayısıyla buna yönelik Türkiye’nin stratejik, diplomatik dokunuşları, girişimleri önemli. Bu konuda yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Ürdün’de bugün Mescid-i Aksa konusunda ve Kudüs konusunda bir dayanışma mesajı verdik.”

Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın da beşincisinin yapıldığını kaydederek, “Önemli bir toplantıydı. Burada da Gazze’deki süreci ele aldık çok detaylı bir şekilde. Çünkü biz, dört ülke de Barış Planı’nın hayata geçmesi için çok çalışan ülkeleriz. Mısır ve Türkiye zaten arabuluculuk rolü de üstlenmekte. Ama bizler özellikle Barış Planı’nın işleyişinde İsrail’in ortaya koyduğu tavrın, hukuksuzluğun ve kural tanımamazlığın nasıl yönetilmesi, nasıl tepki konulması gerekiyor, o konuyu çok ciddi şekilde ele aldık. O konuda birtakım kararlarımız oldu. Onları kendi liderlerimize ileteceğiz. Önümüzdeki günlerde ona ilişkin adımları göreceksiniz” diye konuştu.

Bölgede devam eden gerginliğin, Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan sorunların ve yayılma riski gösteren savaş durumunun nasıl yönetilmesi, nasıl çözülmesi gerektiği konusunda da çok değerli görüşler serd edildiğini ifade eden Fidan şöyle dedi:

“Orada bizim durduğumuz yer belli. Cumhurbaşkanımızın başından itibaren bölge barışına yönelik vizyonu ortada. O konuyu detaylı ele aldık. Daha sonra dört ülke olarak üzerinde çalıştığımız bir bölgesel vizyon belgesi var, onunla ilgili değerlendirmelerde bulunduk. Bu, açıkçası, bütün bölgedeki sorunları kalıcı olarak çözmeye yönelik çerçeveyi çizecek ilk adım olacak. Aslında bu çok önceden bölgede yapılması gereken bir husustu ama inşallah bu konuları bir sistemli bir şekilde tamamlayarak adım adım bölgesel istikrarı, güvenliği, barışı temin edeceğiz kalıcı olarak.”

“İSRAİL’İN BARIŞLA İLGİLİ NİYETİ VE PLANI YOK”

Bakan Fidan, Gazze Barış Planı’na ilişkin yol haritasının açıklandığı ve öte yandan İsrail’in saldırılarının devam ettiğinin hatırlatılması üzerine yaptığı değerlendirmede, toplantı ve görüşmelerde Barış Planı’nın uygulanmasını detaylı bir şekilde ele aldıklarını dile getirdi. Fidan sözlerine şöyle devam etti:

“Şunu sadece biz değil, bütün dünya görüyor. İsrail’in barışla ilgili bir niyeti ve planı yok. Sadece bütün platformları kendi pozisyonunu ve illegal stratejilerini ilerletme adına kullanıyor. Uluslararası toplum burada büyük bir sınav vermekte. Türkiye ve yakın müttefikleri, her zaman bu gerçeğin altını çiziyoruz. Biz eğer İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarını engellemeye yönelik bölge ülkeleri ve uluslararası toplum olarak gerekli diplomatik önlemleri almazsak, bu sadece bölgesel bir kriz üretmekle kalmayacak, küresel bir kriz üretecek. Nitekim defaatle bunu da görüyoruz.

Bu çerçevede, Gazze’de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir araya gelerek arkasında durduğu Gazze Barış Planı’nın uygulanmasında Hamas’ın üstüne düşen birçok ödevi yerine getirdiğini görüyoruz. Ama buna mukabil İsrail’in her zaman için bir oyunbozanlık içerisinde olduğunu da görüyoruz. Bunu herkes görüyor.

“BU TEPKİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ GEREK”

Şimdi görme aşaması artık net. Fakat önemli olan buna geliştirilecek olan tepkidir. Bu tepkinin formüle edilmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, İsrail ile oturup bu konularda konuşmanın bir anlamı olmuyor. Uluslararası toplum başta ABD olmak üzere, ki planı adı Trump Barış Planı, onun arkasına ülkeler destek koydu, Mısır, Türkiye, Katar, Amerika arabuluculuk yaptı. Bu konuda çok uzun mesailer harcandı. Gerçekten arkadaşlarımız gece gündüz çalışıyorlar. Ama günün sonunda, her ulaşılan noktada İsrail’in başka bir sorunu bahane ederek sürekli Filistinli çocukları öldürmesi, hastaneleri bombalaması ve barışla bir alakasının olmadığını göstermesi son derece iyi şekilde not edilmeli ve tavır konulmalı. Bu, uluslararası toplumun öncelikli konularından biri.”