Haber: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL)- Tiyatro ve sanat camiası 92 yaşında yaşamını yitiren usta oyuncu Can Kolukısa’ya Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde törenle veda etti. Kızı Joal Yasmin Chama, “Özgürlüğün geldiği gün ölmek yasak’ demiştik ama olmadı. O gün geldiğinde eminim oradan bize bakacaksın ve gülümseyeceksin” dedi. BİROY Başkanı Renan Bilek de Kolukısa’nın, ilerleyen yaşına rağmen meslektaşlarının hakları ve mesleğin sorunlarıyla mücadeleyi sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Sadece oyunculuk yolunda değil, salt insan olabilmek yolunda bile ilham veren bir hayatı oldu bizler için” dedi.
Tedavi gördüğü hastanede önceki gün 92 yaşında yaşamını yitiren Türk sineması ve tiyatrosunun usta oyuncularından Can Kolukısa için Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törene, kızı Joal Yasmin Chama ile oğulları Emrah Kolukısa ve Jil Deniz Chama’nın yanısıra, sanatçı Suna Selen, tiyatro ve sanat camiasından isimler katıldı.
Törende kısa bir konuşma gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın selamlarını iletti. Askeroğlu’nun konuşmasının ardından Kolukısa’nın oyunculuğundan ve konuşmalarından aktarıldığı kısa film gösterimi gerçekleştirildi. Film gösterimin ardından tören, Kolukısa için yapılan veda konuşmalarıyla devam etti.
İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği’nin kurduğu, 1953 – 1968 yılları arasında faaliyet gösteren Gençlik Tiyatrosu’nun hikayesini anlatan ve aynı adı taşıyan belgeselin yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlenen Nurgül Bayram, “İlk sahne tozunu yuttuğu o Gençlik Tiyatrosu onun yaşamında çok önemli bir yer tutuyordu. Gençlik Tiyatrosu’nu 4-5 yıl öncesine kadar kimse bilmiyordu. Can ağabey sayesinde Türk tiyatrosuna bir eser kazandırdık. Can ağabey kendi hikayesinin yolculuğunda değildi. Bir şey yapıyorsa kendisi için değil, Türk tiyatrosuna, Türk sanatına, gelecek kuşaklara bir şey bırakmak düşüncesindeydi. Çok özel birisiydi” şeklinde konuştu.
“TİYATRO SANATI YA DA OYUNCULUK YOLUNDA DEĞİL, SALT İNSAN OLABİLMEK YOLUNDA BİLE İLHAM VEREN BİR HAYATI OLDU”
Diğer konuşmacılar ise duygularını şöyle ifade etti:
BİROY (Sinema Oyuncuları Meslek Birliği) Başkanı Renan Bilek: “Sadece sinema ve tiyatro sanatı ya da oyunculuk yolunda değil, bence salt insan olabilmek yolunda bile ilham veren bir hayatı oldu bizler için. 2021 yılında BİROY’un başkanlık görevini Can ağabeyden devralmıştım. Meslek birliklerinde görev süreleri 2 senedir ama Can ağabey pandeminin ona denk gelmesiyle 3,5 sene yapmak zorunda kalmıştı. 65 yaşından büyük kanun koyucularının 65 yaşından büyüklerin sokağa çıkmasını yasakladığı bir dönemde Can ağabey buna rağmen BİROY’un üzerinden elini bir an bile eksik etmemişti. Görevi teslim ettiğinde, hala ‘Yapabileceğim bir şey olursa bana haber ver’ diyordu; 87 yaşındaydı. Yurt dışında telif alan ama kendi ülkesinde telif alamıyor olma garabeti ve ahlaksızlığına karşı mücadele ediyordu Can ağabey. Mesleğin sorunlarıyla ilgilenip, meslektaşlarının hakları için uğraşıyordu, 87 yaşındaydı…”
Tiyatro sanatçısı Mehmet Esatoğlu: “Bugün gidiyor aramızdan. Biz ülkede tiyatroyu bilenler, oyunculuğun değerini bilenler, onun için içimiz yanıyor. Oyunculuk konuşulduğu zaman onun her zaman çok özel bir yeri olacak.”
Yapımcı Baran Seyhan: “Can Kolukısa dolu dolu bir ağabeyimizdi. Sadece tevellütü itibarıyla değil, engin kültürel birikimiyle ciddi entellektüel donanımı olan bir ağabeyimizdi. Bizlerin bir pazartesi rutini vardı. O, pazartesi rutinimizin en dakik ve en sadık müdavimiydi. Önce özenle alıp geldiği leblebilerle sonra da o müthiş birikimiyle bizleri beslerdi sohbet ettiğimiz her akşam.”
Tiyatro ve sinema sanatçısı Uğurtan Atakan: “Her sanat kurumunda bulunması gereken bir kimlikti. Büyük bir bilgi dağarcığı vardı. Büyük bir birikimi vardı. Onun yanında da inanılmaz boyutta alçakgönüllüydü… Değerli ustam; gittiğiniz yerde koca bir sanat topluluğu var. Başta sinemamızın, tiyatromuzun baş öğretmeni Muhsin Eğtuğrul’a ve yitirdiğimiz tüm canlarımıza bizim saygı, sevgi çiçeklerimizi götürünüz. Onları unutmadık, unutmayacağız. Tıpkı sizi unutmayacağımız gibi.”
“KIYMETLİMİZ, ARKADAŞIMIZ, YOL GÖSTERİCİMİZDİ”
Kızı Joal Yasmin Chama: “O bizim, kıymetlimizdi, arkadaşımızdı, yol göstericimizdi. Kimseye kırılmaz, kimseyi kırmazdı. Gerçek bir aydındı. ‘O olsa ne yapardı, ne derdi, bu durumda ne düşünürdü’ soruları hep yolumuzu aydınlatacak… ‘Özgürlüğün geldiği gün ölmek yasak’ demiştik ama olmadı. O gün geldiğinde eminim oradan bize bakacaksın ve gülümseyeceksin. Devrin daim olsun.”
Oğlu Jil Deniz Chama: “Vakur, ağırbaşlı, hümanist ve aydın kelimelerinin tam da tarifi bir insandı. Gezgin çantası vardı sırtında; kilometrelerce yürürdü. Karşılaştığı herkesle sohbet ederdi. Girdiği her ortama ışık saçan, can veren canımız olarak hatırlayacağız.”
Oğlu Emrah Kolukısa: Babamın bilinmeyen ya da az bilinen yanları da var. Mesela babam Paris’te kaldığı müddet boyunca bir yandan da gazetecilik yapıyordu. Tam o sıralar, 1968’de öğrencilerle birlikte işçilerin sokaklara döküldüğü büyük olayların yaşandığı bir dönemdi. O dönemi Akşam Gazetesi adına takip etmiş ve daha sonra bunu kitaplaştırmıştı. Esprisi yapılır, annemden önce kitabı basılan aslında babamdı. Gençliğinde milli takıma çağırılacak kadar yetenekli bir basketbolcuydu. Ama basketbola devam etmedi çünkü tiyatro aşkı baskın geldi…”
Tören, katılımcıların Kolukısa’nın naaşının yanından gerçekleştirdikleri saygı yürüyüşle sona erdi.
Törenin ardından Kolukısa’nın naaşı cenaze namazı kılınmak üzere Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Camii’ne götürüldü. İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından usta oyuncu, Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.
