(ANKARA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) özet metninde, enflasyonun ana eğiliminde temmuz ayında geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilerek, “Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte, bu gelişmede sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisi öne çıkmaktadır. SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği’nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan arttıracağı öngörülmektedir” denildi.
TCMB, 23 Temmuz 2026 tarihli PPK toplantı özetini yayımladı. Özet metninde küresel ve yurt içi ekonomik gelişmeler, parasal koşullar, talep ve üretim göstergeleri ile enflasyon beklentilerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Para Politikası Kurulu’nun, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldığı bildirilen özette, gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranının ise yüzde 35,5 seviyesinde sabit bırakıldığı hatırlatıldı.
“JEOPOLİTİK RİSKLER KÜRESEL BÜYÜME VE ENERJİ FİYATLARINI BASKILIYOR”
Özette küresel ekonomiye ilişkin bölümde, jeopolitik gelişmelerle artan belirsizliklerin enerji fiyatlarını yükselme eğilimine soktuğu kaydedildi. Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellenmeye devam ettiği aktarılan özette, 2027 yılında ise baz etkilerinin devreye girmesiyle toparlanma beklendiği ve bu çerçevede, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,7, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 oranında artacağının tahmin edildiği aktarıldı.
Emtia fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürdüğü hatırlatılan özette, uluslararası piyasalardaki risk iştahına ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:
“Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Haziran ayında gerileyen Brent petrol fiyatları temmuz ayının üçüncü haftası itibarıyla 92 ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları haziran ayındaki gerileme sonrasında, temmuz ayının aynı dönemi için yükselmiştir. Altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi son dönemde de sürmektedir. Jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizlikler başta enerji ve hammadde akışında kesintilere neden olarak, üretim maliyetlerini artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır.”
MEVDUAT VE TİCARİ KREDİ FAİZLERİ GERİLEDİ, İHTİYAÇ VE KONUT FAİZLERİ YÜKSELDİ
Parasal ve finansal koşullarda, 12 Haziran–17 Temmuz döneminde bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranları ortalamasının ihtiyaç kredilerindeki hızlanmayla yüzde 2,7 seviyesine yükseldiği ifade edilen özette, Türk lirası ticari kredilerin büyüme oranı ortalamasının yüzde 2,4 ile yatay seyrettiği, yabancı para ticari kredilerdeki büyüme ortalamasının ise yüzde 0,7’ye çıktığı kaydedildi.
Özette, faiz oranlarındaki değişimlere ilişkin olarak TL mevduat faiz oranlarının 17 Temmuz ile biten haftada 81 baz puan azalarak yüzde 46,7 seviyesinde gerçekleştiği bildirildi. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranlarının 339 baz puan azalışla yüzde 48,9’a, taşıt kredisi faiz oranlarının ise 190 baz puan azalarak yüzde 47,3’e gerilediği aktarılarak, ihtiyaç kredisi faiz oranlarının 104 baz puan artışla yüzde 65 seviyesine, konut kredisi faiz oranlarının ise 151 baz puan artarak yüzde 41,2 seviyesine yükseldiği ifade edildi.
TCMB brüt uluslararası rezervlerinin 12 Haziran’dan bu yana 8,4 milyar ABD doları artışla 17 Temmuz itibarıyla 160,5 milyar ABD dolarına ulaştığı belirtilen özette, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 22 Temmuz itibarıyla 240 baz puan seviyesine geldiği, önceki PPK toplantı haftasından 17 Temmuz’a kadar DİBS piyasasına 3,2 milyar ABD doları ve hisse senedi piyasasına 0,6 milyar ABD doları olmak üzere toplam 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi sağlandığı bilgisi verildi.
ZORUNLU KARŞILIKLARDA SADELEŞME ADIMI ATILDI
TCMB’nin makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla zorunlu karşılık uygulamasında sadeleşme adımları attığı anımsatılan özette, bu kapsamda, 2023 yılında yürürlüğe alınan ve mevcut durumda yüzde 2,5 oranında uygulanan döviz cinsinden mevduat/katılım fonu için TL cinsinden ilave zorunlu karşılık tesisi uygulamasının kaldırıldığı bildirildi. Vadesiz ve 1 aya kadar vadeli ile daha uzun vadeli yabancı para mevduat/katılım fonlarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarının ise 2 yüzde puan artırılarak sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 28 olarak yeniden belirlendiği ifade edildi.
İÇ TALEPTE ZAYIF SEYİR BELİRGİNLEŞTİ, İŞSİZLİK YÜZDE 8,2 SEVİYESİNDE YATAY KALDI
Talep ve üretim tarafında yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği aktarılan PPK özetinde, mayıs ayında perakende satış hacim endeksinin aylık yüzde 2,4 artmasına karşın, hizmet üretim endeksinin yüzde 0,4 azaldığı, kartla yapılan harcamaların ise ikinci çeyrekte gerilediği kaydedildi. Sanayi üretim endeksinin mayıs ayında aylık bazda yüzde 2,9 oranında azaldığı, ikinci çeyrek genelinde ise yüzde 2,6 oranında arttığı belirtildi.
Özette ayrıca, işgücü piyasasında mevsimsellikten arındırılmış istihdamın mayıs ayında 32,5 milyon kişi seviyesinde gerçekleştiği, işgücüne katılım oranının çeyreklik olarak 0,1 puan düşmesiyle birlikte işsizlik oranının yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyrettiği bildirildi.
Cari işlemler dengesinin mayıs ayında aylık 1,5 milyar ABD doları açık verdiği ve 12 aylık birikimli cari açığın 37,3 milyar ABD doları olduğu kaydedilen metinde, seyahat gelirlerinin 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları, hizmetler dengesi fazlasının ise 62,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı. Haziran ayında altın ithalatının 1,4 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli altın ithalatının ise 20,9 milyar ABD doları olduğu ifade edildi.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ VE TEMMUZ AYI GEÇİCİ YÜKSELİŞ ÖNGÖRÜSÜ
Tüketici fiyatlarının haziran ayında yüzde 0,99 oranında arttığı, yıllık enflasyonun ise 0,50 puan düşüşle yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleştiği hatırlatılan özette, yurt içi üretici fiyatlarının haziranda yüzde 1,80 artışla yıllık bazda yüzde 28,09’a gerilediği kaydedilirken, haziran itibarıyla yıllık mal enflasyonunun yüzde 28, hizmet enflasyonunun ise yüzde 40 civarında seyrettiği kaydedildi.
Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına da yer verilen metinde, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin 0,1 puan yükselerek yüzde 29,2, 2027 yıl sonu beklentisinin ise yüzde 21,5 seviyesinde gerçekleştiği bildirildi. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin yüzde 24,0’e yükseldiği, hanehalkının 12 ay sonrası beklentisinin ise 3,4 puan düşüşle yüzde 46,1’e gerilediği belirtildi.
Öncü verilerin enflasyonun ana eğiliminde temmuz ayında geçici bir yükselişe işaret ettiği vurgulanan özette, bu yükselişte sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisinin öne çıktığı aktarılarak şöyle denildi:
“SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği’nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan arttıracağı öngörülmektedir. Buna ek olarak ayrıca, temmuz ayında sağlık hizmetleri fiyatları üzerinde Türk Tabipler Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir. Buna ek olarak ayrıca, temmuz ayında sağlık hizmetleri fiyatları üzerinde Türk Tabipler Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir.
Kira enflasyonunun kontrat yenileme oranındaki mevsimsel etkilerle aylık bazda bir miktar yükselse de yıllık bazda yavaşlamaya devam edeceği değerlendirilmektedir. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı tarafında temmuz ayında sezon indirimlerinin geçen seneye kıyasla daha sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir. Dayanıklı tüketim mallarında ise aylık enflasyonun beyaz eşya ve mobilya fiyatlarındaki gelişmelere istinaden bir miktar yükselmesi beklenmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatlarında sebze fiyatları kaynaklı artış gözlenirken, işlenmiş gıda fiyatlarının artış oranında yavaşlama öngörülmektedir. Gıda grubuna ilişkin öncü veriler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, grubun yıllık enflasyonunda yükselişe işaret etmektedir.
MAKTU VERGİNİN ARTTIRILMASININ YUKARI YÖNLÜ ETKİSİ GÖZLENECEK
Son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte küresel enerji fiyatlarında yeniden yükseliş izlenmektedir. Bu doğrultuda, mayıs ve haziran ayında gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseleceği öngörülmektedir. Elektrik fiyatlarında gerek piyasa takas fiyatı gerekse Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) gelişmeleri neticesinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kaynaklı olarak yükseliş beklenmektedir. Akaryakıt fiyatlarında altı aylık Yİ-ÜFE artışının ima ettiği maktu vergi güncellemesinin temmuz ayı için uygulanmaması olumlu bir gelişme olurken, yeniden yükseliş eğilimine giren ham petrol fiyatları ve aynı döneme denk gelen eşel mobil sisteminden kademeli çıkış stratejisi enflasyon görünümünü olumsuz yönde etkilemektedir.
Maktu vergi güncellemesinin de etkisiyle temmuz ayında alkollü içecek fiyatlarında artış kaydedilmektedir. Tütün ürünlerinde nispi ÖTV oranı düşürülürken maktu verginin artırılmasının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü etkisinin ise ağustos ayında gözlenebileceği değerlendirilmektedir. Yakın dönemde açıklanan ek gümrük vergilerinin tüketici enflasyonuna etkisinin, kapsamdaki ürünlerin toplam ithalat ve tüketimdeki düşük payı nedeniyle, oldukça sınırlı olması beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.”
