Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden arıcılığa bilimsel destek: Ata Çiftliği’nde 2026 yılının ilk bal hasadı yapıldı

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Başkentlilerin hizmetine sunulan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde 2026 yılının ilk bal hasadı yapıldı. Saf Anadolu ırkı arılarla üretilen balın hasat edildiği merkezde, bal üretiminin yanı sıra gen kaynaklarının korunması, bilimsel araştırmalar ve arıcılık eğitimleri de yürütülüyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Başkentlilerin hizmetine sunulan ATA Çiftliği’nde (BAKAP)

(ANKARA) – Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Başkentlilerin hizmetine sunulan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde 2026 yılının ilk bal hasadı yapıldı. Saf Anadolu ırkı arılarla üretilen balın hasat edildiği merkezde, bal üretiminin yanı sıra gen kaynaklarının korunması, bilimsel araştırmalar ve arıcılık eğitimleri de yürütülüyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı BAKAP’ta faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi.

Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden alınmış olması olarak öne çıkıyor. Böylelikle hem bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor.

Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirten ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğu yaşadıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

“ARI, TARIMSAL ÜRETİMİN VE BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN KORUNMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

“Burada, 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koloniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan bir tanesi mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumak. Çıkarttığımız ve larva transferi yaptığımız kovanda elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece elimizdeki kolonilerin genetik olarak ilerlemesini, verimini ve gen kaynaklarının korunmasını en iyi şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Yani bal üretirken gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde, balın yanı sıra apiterapi ürünleri denilen propolis, perga, arı zehri gibi ürünleri de üreterek ve bunları da uygulamalı eğitimlerle çiftçiye anlatıyoruz.”

İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyerek, “Özellikle yaşadığımız bu iklimdeki anomali değişiklikte arıcıların mutlak surette aktif olarak bulunması lazım. Arı, tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için çok önemli. Bu iklim değişikliğinde mevcut Anadolu ırkıyla biz uyum sağlamış durumdayız ve biyolojik gen kaynaklarımızı korumak için de en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz” dedi.

ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların arıcılık dergisiyle, üniversitelerle ve üreticilerle paylaşılacağına değinerek, şunları ifade etti:

“ANKARA’DA İLK DEFA YAPILAN BİR ÇALIŞMA”

“2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar koloni yönetimi ve 2026 yılı bahar koloni yönetiminden sonra uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu bizim yaptığımız uygulamaların doğruluğunun ne kadar yerinde olduğunu gösteren bir üretim sezonu olacak. Esas amaç burada doğru tekniklerle, üretilen balda, polenlerde üniversitelerle iş birliği yaparak analizlerin gerçekleştirilmesi ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarında hangi derecede bal ürettiğini kanıtlamak. Aynı zamanda bu üretim merkezimizin amacı, çiftçilere eğitimler vererek onların da bizlerin yaşadığı tecrübeleri yerinde görerek, arıcılıkta daha üst seviyelere çıkmalarını sağlamak olacaktır.”