(İZMİR) – CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, YDK Başkanı Mahir Polat, CHP İzmir Milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Nalbantoğlu, “Süreç, Türkiye’nin her yerinde, her ilinde yaşanıyor. Bir süre daha yaşanmaya da devam edecek. Çünkü bu bir program, bu bir iddia, bu bir perspektif olarak Genel Başkanımız tarafından ortaya konan bir işin uygulanması zaten. Yani arınacağız, temizleneceğiz iddiası mutlaka birtakım eylemleri, adımları içeriyor” dedi.
CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı Mahir Polat ve CHP İzmir Milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve yeni il yönetimini İl Başkanlığı’nda ziyaret etti.
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, ziyarette yaptığı konuşmada, siyasetin örgüt işi olduğunu, örgütün ideolojiyle var olduğunu belirterek, “İdeolojinin etrafında toplanan insanlar yavaş yavaş bir hiyerarşiye sahip olurlar. O hiyerarşinin adı örgüttür. Aşağıdan yukarıya fikirler ulaşır, yukarıdan aşağıya talimatlar ulaşır. Bunun takıldığı bir yer olursa, partinin ideolojisine aykırı hareket, partinin örgütsel yerleştirmesinin bozulması, orada o partinin disiplini devreye girer. Disiplin olmazsa başarı olmaz. Disiplin olmazsa parti, parti olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni var eden, onu bir arada tutan şeylerin başında partinin disiplini gelir. Sayın vekilim, sayın başkanım, ayağınıza sağlık, hoş geldiniz. Hoş bulduk. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin disiplininin bir İzmirliye emanet edilmesinden ayrıca gurur duyduğumu da ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
“GÜMRÜKÇÜ’YE GÜVENİMİZ TAM”
CHP YDK Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararının ardından partinin önünde olduklarını belirterek, şunları söyledi:
“Maalesef içeriye alınmayan milletvekillerinden biri de bendim. Tüm Türkiye’de bizi linç ediyordu bir troll ordusu. Bindirilmiş kıtalar halinde bize edilmedik hakaretleri bırakmıyordu. İnsanız, üzülüyoruz. Bir telefon aldım. Az önce slogan attılar ya, ‘sepetçi’ diye. Mustafa Sepetçi abi aradı. Eyvah dedim, Mustafa abi de bana kızarsa biz bu yükü nasıl taşıyacağız? Mustafa abi döndü dedi ki, evet Mustafa abi buradasın değil mi? Mustafa Sepetçi dedi ki, ‘Evladım, bu partiyi arındırmak üzere gidiyorsunuz, dik durun. Arkanızda örgüt var.’ dedi. İyi ki Mustafa Sepetçi var. Bak, biz görevimizi biliyoruz. Başkanımız tek başına bugüne kadar bir ordu gibi çalıştı. Bundan sonra kadın kollarıyla, umarım yakında genç kolları da olacak ve ordu misali bir yönetim yaptı. Onunla İzmir’de de Türkiye’de de ses getireceğine inanıyoruz. Genel Merkezimizin, Genel Başkanımızın Utku Gümrükçü’ye güveni tamdır. Yolu açık olsun, partimizin yolu açık olsun.”
“TÜRKİYE’NİN, CHP’NİN BİRLİK BÜTÜNLÜĞÜNE ÇOK İHTİYACI VAR”
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç da Utku Gümrükçü’ye başarı dileyerek, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde görevden almalar, görevde boşalmalar olur. İnsanlar disipline verilebilir ve gün gelir geçer, bazen görevden aldıklarınız, bazen disipline verdikleriniz çok daha farklı görevlere gelir. Yeniden görevler alırlar. Cumhuriyet Halk Partisi çok büyük bir aile. Yüz yılı aşkın süredir ayakta kalmış. Türkiye’nin, bu coğrafyanın Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin birlik bütünlüğüne çok ihtiyacı var. Bu yüzden biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı için, nasıl ki 99’da baraj altında kaldığımızda, şu an burada birçoğumuzun gördüğü gibi nasıl partimize ayak kaldırmışsak, yine kadrolarımızla, birlik beraberlik içinde, aynı inançla, kurucu değerlere inancımızla, Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız, onun ilkelerinden aldığımız güçle o iktidar yolculuğumuza devam edeceğiz. Bu tür zamanlar olur, böyle zorlu zamanlar olur. Partimiz darbeler görmüştür, baraj altında kalmıştır ama her zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi’ne inanan gerçek vatandaşlar bu büyük partiye, bu büyük aileye sahip çıkmıştır. Bundan sonra da böyle olacaktır.”
“SİYASETE DEVAM EDECEĞİZ”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, kendileri için esas olanın, CHP’nin kurumsal kimliği ve varlığı olduğunu, bu şiarla siyaset sahnesine girdiklerini anlattı. Çelik, “Sayın Genel Başkanımızın adalet yürüyüşünde arkasında sel olup gezmiş milyonlarla, bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmaya çalışan sizlerle beraber, sayımız ne kadar az, ne kadar çok bakmadan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin varlığı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin devamı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için buradayız. Bizler gelip geçiciyiz. Siyasetçilerin tamamı gelip geçici. Çünkü bizim bir siyasi ömrümüz var ama Cumhuriyet Halk Partisi bugün 103 yaşında. 103 yıllık bir çınara sahibiz. Ne mutlu bize ki Cumhuriyet Halk Partisi o badireleri atlatıp önemli sıkıntılar geçirdikten sonra bugün burada. Yine sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları hep birlikte aşacağız” dedi.
İl Başkanına hayırlı olsun ziyareti için geldiklerini aktaran Çelik, “Bu dayanışma ruhuyla bundan sonra İzmir örgütümüze ve İzmir halkına hizmet edecek bütün belediye başkanlarımızla birlikte siyasete devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“BU SÜREÇ DEVAM EDECEK”
CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu,CHP’nin geçmişinde çok badire atlattığını ifade ederek, “Yine bir badire yaşıyor ama daha öncekileri nasıl atlattık, nasıl bugünlere ulaştıysak, nasıl 103. yıla ulaştıysak nice 103 yıllara bu parti ulaşacak. Bu ulaşmada emeği geçen, geçmişte görev yapmış, geçmişte sorumluluk almış tüm insanlar ne kadar önemli, ne kadar değerliyse bugün sizler de başta il başkanım olmak üzere bu sorumluluğu üstlenen, bu sorumluluğun altında, bu sorumlulukta elini taşın altına koymaya niyet etmiş tüm arkadaşlarım eşit derecede değerli bir işe imza attılar ve bu süreçte bu badireyi de hep beraber atlatacağımız konusunda en ufak bir şüphe duymuyorum” değerlendirmesini yaptı.
Bu sürecin, Türkiye’nin her yerinde, her ilinde yaşandığını aktaran Genel Sekreter Nalbantoğlu, şöyle devam etti:
“Bir süre daha yaşanmaya da devam edecek. Çünkü bu bir program, bu bir iddia, bu bir perspektif olarak Genel Başkanımız tarafından ortaya konan bir işin uygulanması zaten. Yani arınacağız, temizleneceğiz iddiası mutlaka birtakım eylemleri içeriyor, mutlaka birtakım adımları içeriyor. Bu da o hep hiçbir arada ben mesela görmedim ama hep söylenen 81 il, 81 il, 81 il diye yani bunun bir defa en başta birinci plan olarak mutlaka temizlenmesi, ortadan kalkması çünkü zaten yoktu böyle bir şey. Zaten hep bir algı yönetimi vardı. Gerçekten partisine sahip çıkan, partisinin şu anda karşı karşıya olduğu sorunları doğru kavramış kadrolarla beraber il yönetimlerimizin oluşma süreci bu hızla devam edecek arkadaşlar. Bundan hiç kimsenin bir şüphesi olmasın bir defa. Yani asla bu işten bizim geri durma ihtimalimiz yok. İzmir bunlardan sadece biriydi ama çok değerliydi, çok önemliydi. Çünkü İzmir, size söylemeye gerek yok. Hepiniz İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi adına siyaset yapan, Cumhuriyet Halk Partisi adına sorumlulukları değişik dönemlerde de olsa üstlenmiş arkadaşlarımızsınız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin lokomotifi, başşehri İzmir’dir. Dolayısıyla İzmir’de atılan her adım, İzmir’de alınan her sonuç mutlaka her yer için çok değerli, çok önemli olacaktır. Ben bu konuda bugüne kadar gösterdiğiniz dirayet, bugüne kadar gösterdiğiniz kararlılık konusunda başta il başkanımız olmak üzere tüm yaratıcı arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bundan sonra da bunun böyle devam edeceğini umuyorum.”
BASIN MENSUPLARININ SORULARI YANITLANDI
Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Mahir Polat, CHP MYK kararıyla görevden alınan ve Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen eski CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün kendisi ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı “tanımıyorum” ifadelerine yanıt verdi. Polat, “Kendisini gizli seçilmiş, saklı seçilmiş, nasıl seçilmiş olduğunu bilmediğim şekilde tarif eden bir arkadaşımız, beni ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanımızı tanımadığını söylemiş. Hiçbir mahalle kongresine gitmedim o süreçte. Kendisinin seçildiği, zorla dayatılarak seçildiği kongreye de gitmedim. Sonra ziyaretine de gelmedim. O buradayken gelmedim. Tanımamak böyle olur. Kendisinin sözleri benim açımdan yok hükmündedir. Biz ilgilenmiyoruz. Partimizin hukuku önünde ifade verecek. Kendini ifade etmek zorunda kalacak onlar” dedi.
Genel Sekreter Nalbantoğlu da aynı yöndeki soruya şu yanıtı verdi:
“Aç tavuk kendini buğday ambarında zanneder. Böyle bir dünya yok. Böyle bir hikaye yok yani. Keşke hepimiz acıktığımız zaman o tavuk gibi bütün rüyayı buğday ambarında geçirsek. Keşke hayat böyle bir şey olsa. Böyle değil yani. Böyle bir hayat yok. Bir de içinizde belki de bu cümleyi en rahat kuracak olanlardan biriyim yaşım itibarıyla. Burada verdiğim emekler itibarıyla. Siyasetin gençleşmesi tabii ki çok istediğimiz, sonuna kadar arkasında durduğumuz ve sonuna kadar savunacağımız bir şey. Ama bakın, gençleşme ile çocuklaşmayı birbirine karıştırmamak lazım. Siyaset çoluk çocuk işi değil. Yani böyle bir şey yok. Ve siyaset tabii ki gençlerle mutlaka yapılması gereken, tabii ki bütün kadroları vasıtasıyla gençleşmesi gereken bir şey ama çoluk çocuk işi değil. Bu değerlendirmeler de gerçekten çok çocuksu değerlendirmeler. Ama ben, değerli Disiplin Kurulu Başkanımızın ifade ettiği gibi, ben de maalesef Aliağa başkanlığı sürecindeki milletvekili olmam sebebiyle, Aliağa’daki şey dışında ben kendisini hiç görmedim arkadaşı. Tanrı’ya şükürler olsun görmedim. Ama tabii ki izliyorum. Ve onun adına, çok genç olduğu için söylüyorum, onun adına çok üzülüyorum. Sürekli kullandıkları seçilmiş de seçilmiş…
Şu masada oturan arkadaşlar, o kendini seçilmiş diye altını çizen arkadaşın nasıl seçildiğini, her aşamasını biliyoruz. Kendisi aday olmak isteyen adamların nerede, nasıl tehdit edildiğini, nasıl adaylıktan çekildiğini ve ondan sonra bazılarının kendince tırnak içinde seçilmiş diye bir unvan kazandığını hepimiz biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi geleneğiyle, geçmişiyle ve geleceğiyle bu numaraları yiyecek bir parti değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni yaratan kadrolar da bunlar değildir.”
