Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Akay: “İktidar, bütçedeki geçici iyileşmeleri başarı hikâyesi olarak anlatmaya çalışıyor”

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, haziran ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin, bütçe gelirlerindeki artışın üretim ve ekonomik büyümeden değil, vatandaş ve işletmeler üzerindeki vergi yükünün artmasından kaynaklandığını söyledi. Akay, “İktidar, bütçedeki geçici iyileşmeleri başarı hikayesi olarak anlatmaya çalışıyor. Oysa kamu maliyesinin gerçek performansı, tek bir aylık sonuçlarla değil, yılın tamamındaki tabloyla değerlendirilir” ifadelerini kullandı.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, haziran ayı merkezi yönetim bütçe

(ANKARA) – CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, haziran ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin, bütçe gelirlerindeki artışın üretim ve ekonomik büyümeden değil, vatandaş ve işletmeler üzerindeki vergi yükünün artmasından kaynaklandığını söyledi. Akay, “İktidar, bütçedeki geçici iyileşmeleri başarı hikayesi olarak anlatmaya çalışıyor. Oysa kamu maliyesinin gerçek performansı, tek bir aylık sonuçlarla değil, yılın tamamındaki tabloyla değerlendirilir” ifadelerini kullandı.

Akay, yaptığı yazılı açıklamada, haziran ayında bütçe gelirlerinin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 66 artarak 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya, vergi gelirlerinin ise yüzde 72 artışla 1 trilyon 315 milyar 662 milyon liraya yükseldiğini belirtti.

Vergi kalemlerindeki artışlara dikkati çeken Akay, haziran ayında gelir vergisi tahsilatının yüzde 145,7, dahilde alınan KDV’nin yüzde 89,6, damga vergisinin yüzde 110,2 ve harç gelirlerinin yüzde 94 arttığını kaydetti.

Bu artışların üretimdeki yükselişten değil, enflasyon nedeniyle artan fiyatlar ile ücretliler ve vatandaşlar üzerindeki vergi yükünden kaynaklandığını savunan Akay, “Bugün iktidarın ‘bütçe fazla verdi’ diye övündüğü tablo, aslında vatandaşın cebinden daha fazla para çıktığının ilanıdır” değerlendirmesini yaptı.

Haziran ayındaki tek aylık bütçe gerçekleşmelerinin öne çıkarıldığını, ancak yılın ilk altı ayındaki bütçe açığının göz ardı edildiğini ileri süren Akay, Ocak-Haziran döneminde merkezi yönetim bütçesinin 942 milyar 835 milyon lira açık verdiğini bildirdi.

“YÜKSEK FAİZ YÜKÜ FİNANSE EDİLİYOR

Akay, aynı dönemde bütçeden faiz ödemeleri için 1 trilyon 464 milyar 249 milyon lira ayrıldığını belirterek, faiz ödemelerinin altı aylık bütçe açığından yaklaşık 521 milyar lira daha fazla gerçekleştiğini aktardı. Akay, “Bu tablo, uygulanan ekonomi politikasının temel önceliğinin üretim değil, yüksek faiz yükünü finanse etmek olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.

Akay, açıklamasını şöyle sürdürdü

“Bir tarafta emekliye ‘kaynak yok’ deniliyor. Asgari ücretliye ara zam yapılmıyor. Çiftçi artan maliyetlerle üretim yapamaz hale geliyor. Esnaf yüksek faiz nedeniyle krediye ulaşamıyor. Sanayici yatırım yapmak yerine finansman maliyetleriyle mücadele ediyor. Ancak söz konusu faiz ödemeleri olduğunda bütçeden 1 trilyon 464 milyar 249 milyon TL kaynak ayrılıyor.

“BÜTÇEYİ BAŞARI OLARAK SUNMAK MÜMKÜN DEĞİL”

İktidar, bütçedeki geçici iyileşmeleri başarı hikayesi olarak anlatmaya çalışıyor. Oysa kamu maliyesinin gerçek performansı, tek bir aylık sonuçlarla değil, yılın tamamındaki tabloyla değerlendirilir. Altı ay sonunda yaklaşık 942 milyar 835 milyon TL bütçe açığı veren, buna karşılık 1 trilyon 464 milyar 249 milyon TL faiz ödeyen bir bütçeyi başarı olarak sunmak mümkün değildir.

Ekonomi yönetiminin temel tercihi açıktır. Vergi yükü her geçen gün vatandaşın omuzlarına yüklenirken, faiz yükü kamu maliyesini baskılamaya devam etmektedir. Haziran ayı bütçe rakamları, iktidarın ekonomik sorunları çözmediğini; bütçeyi daha fazla vergi toplayarak ayakta tutmaya çalıştığını bir kez daha ortaya koymuştur.

“İHTİYAÇ, BÜTÇEYİ SOSYAL ADALET İLKESİYLE YÖNETEN BİR MALİYE POLİTİKASIDIR”

Türkiye’nin ihtiyacı, vatandaşın cebinden daha fazla vergi toplayan bir anlayış değil; kamuda israfı ortadan kaldıran, kamu kaynaklarını üretime yönlendiren, faiz yükünü azaltan ve bütçeyi sosyal adalet ilkesiyle yöneten bir maliye politikasıdır. Çünkü vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü, emeklinin geçinemediği, ücretlinin maaşının enflasyon karşısında eridiği bir ülkede, tek başına ‘bütçe fazla verdi’ demek ekonomik başarı anlamına gelmez. Asıl başarı; bütçedeki rakamları değil, vatandaşın yaşam koşullarını iyileştirebilmektir.”