Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MKE’nin kamikaze İHA ve seyir füzelerine karşı geliştirdiği yakın hava savunma sistemi “TOLGA”nın atış testleri yapıldı

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından “etkili, basit, ucuz” felsefesiyle geliştirilen yeni yakın hava savunma sistemi “TOLGA”nın atış testleri yapıldı. 24 ülkeden 64 kişilik askeri ve sivil delegasyonu, test faaliyetini canlı takip etti. 7 farklı senaryoyu başarıyla tamamlayan yerli sistemin; kamikaze İHA, dron ve seyir füzelerine karşı katmanlı savunma kabiliyetiyle uluslararası heyetten tam not aldığı belirtildi. TOLGA, manuel, yarı otonom ve tam otonom çalışma seçeneklerine sahip bulunuyor.

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından "etkili, basit, ucuz" felsefesiyle

Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK – Kamera: Hakan KARADUMAN

(ANKARA) – Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından “etkili, basit, ucuz” felsefesiyle geliştirilen yeni yakın hava savunma sistemi “TOLGA”nın atış testleri yapıldı. 24 ülkeden 64 kişilik askeri ve sivil delegasyonu, test faaliyetini canlı takip etti. 7 farklı senaryoyu başarıyla tamamlayan yerli sistemin; kamikaze İHA, dron ve seyir füzelerine karşı katmanlı savunma kabiliyetiyle uluslararası heyetten tam not aldığı belirtildi. TOLGA, manuel, yarı otonom ve tam otonom çalışma seçeneklerine sahip bulunuyor.

MKE, modern harp sahasının en büyük tehditlerinden biri haline gelen kamikaze insansız hava araçları (İHA), dronlar, seyir füzeleri ve asimetrik hava tehditlerine karşı geliştirdiği Yakın Hava Savunma Sistemi (YHSS) “TOLGA”‘nın Millî Savunma Bakanlığı Atış Test ve Değerlendirme Grup Komutanlığı’nda atışlı test faaliyetini gerçekleştirdi.

ULUSLARARASI HEYET ÖNÜNDE GÖVDE GÖSTERİSİ

Başarıyla tamamlanan testleri, 24 ülkeden askeri ataşeler ile sivil ve resmî temsilcilerden oluşan 64 kişilik uluslararası bir heyet yerinde canlı olarak takip etti. Faaliyet kapsamında; kamikaze dron, sürü dron saldırısı ve “Şahid” tipi sabit kanatlı İHA tehditlerinin yer aldığı 7 farklı senaryoda hava tehditleri MKE TOLGA tarafından başarıyla tespit edilerek etkisiz hâle getirildi. Yabancı askerî delegasyonun gözü önünde tehditleri tam isabetle imha eden yerli sistem, sergilediği bu performansla uluslararası heyetten tam not aldı.

“ETKİLİ, BASİT VE UCUZ” HAVA SAVUNMA FELSEFESİ

Atış sahasında kabiliyetlerini sunan sistemin, “Etkili, Basit, Ucuz” yaklaşımıyla modern harp sahasının dinamiklerine göre tasarlandığı bildirildi. Buna göre, modüler mimarisi sayesinde farklı tehdit seviyelerine karşı katmanlı koruma sağlayan TOLGA; bünyesindeki GÖKBÖRÜ (AESA) Radarı, elektro-optik sensörler, soft-kill jammer (elektronik karıştırma) sistemi ile 12.7 mm, 20 mm ve 35 mm silah sistemlerini tek bir çatı altında birleştirerek çok katmanlı bir savunma performansı ortaya koydu.

10 KİLOMETREYE KADAR ELEKTRONİK, 3 BİN METREYE KADAR FİZİKİ İMHA

Testlerde sistemin hem “Soft-Kill” (Elektronik Müdahale) hem de “Hard-Kill” (Fiziki Müdahale) yetenekleri test edildi. Gelişmiş radar ve elektro-optik sensörleriyle tespit ile teşhisi yapılan dron tehditlerinin, elektronik karıştırma sistemleri (JAMMER) vasıtasıyla 10 kilometre menzile kadar etkisiz hale getirilebildiği doğrulandı. Fiziki imha (hard-kill) aşamasında ise infilak süre ve mesafesi optimize edilebilen parçacıklı anti-dron mühimmatlarının, hedef çevresinde metal bir bulut oluşturarak tehditleri başarıyla yok ettiği gözlemlendi.

FARKLI KALİBRELERDE MENZİL SEÇENEKLERİ

Atışlı faaliyetler kapsamında MKE TOLGA’nın farklı kalibrelerdeki mühimmat performansları ve etkili angajman menzillerine dair teknik bilgiler paylaşıldı. Test sahasında gerçekleştirilen canlı atışlarda 20 mm parçacıklı mühimmat ile bin metre ve 12.7 mm parçacıklı mühimmat ile 300 metre menzildeki hedefler başarıyla bertaraf edildi; sistemin daha uzun menzilli koruma sağlayan 35 mm anti-dron mühimmatının ise 3 bin metreye kadar etkili angajman imkânı sunduğu aktarıldı. Ayrıca etkinlikte, Mobil Araç Platformu’na (MAP DUAL) entegre edilen iki adet Platform Makineli Tüfek (PMT-76) parçacıklı mühimmatla dron imha yeteneğini sergiledi. MKE’nin piyadeler için geliştirdiği 7.62 mm parçacıklı anti-dron mühimmatının ise askerlerin standart piyade tüfekleriyle dron tehditlerine karşı koyabilmesini mümkün kıldığı belirtildi.

“TAM OTONOM” KOMUTA KONTROL TEKNOLOJİSİ

Atış konseptinin merkezinde yer alan ve sistemin beyni olarak nitelendirilen Komuta Kontrol Ünitesi; hedef tespiti, izleme, teşhis, uygun silah seçimi ve atış yönetimi süreçlerini tek bir merkezden başarıyla yönetti. Uzaktan kontrol edilebilen bu akıllı ünite; manuel ve yarı otonom seçeneklerinin yanı sıra tam otonom modda da görev icra edebilme yeteneğiyle dikkati çekti.

GENİŞ KULLANIM ALANI VE DENİZ PLATFORMLARINA ENTEGRASYON

Modüler tasarımıyla esnek bir kullanım konseptine sahip olan MKE TOLGA’nın, sabit tesislerin yanı sıra zırhlı ya da zırhsız mobil araçlar ile deniz platformlarına da kolayca entegre edilebildiği kaydedildi.

Atış testlerini başarıyla geride bırakan yerli hava savunma sisteminin; kara birliklerinin korunması, kritik tesis muhafazası, hareketli konvoy koruma, üs/yerleşke savunması ve deniz platformu koruma görevlerinde aktif olarak rol oynamaya hazır olduğu belirtildi.

KELEŞ: “SÜRÜ ATAK SENARYOSUNU DA BAŞARIYLA TAMAMLADIK”

Faaliyet sonrasın basın açıklaması yapan MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin küresel ölçekteki başarısını vurguladı. Keleş, 24 ülkeden 64 askeri ve sivil delegasyonun önünde gerçekleştirilen gösteride, sistemin tüm senaryoları başarıyla tamamladığını belirtti.

Düzenlenen demonstrasyonun MKE için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Genel Müdürü İlhami Keleş, şunları söyledi:

“Sizin de şahit olduğunuz gibi 24 ülkeden 64 askeri ve sivil delegasyonu, canlı olarak gerçekleştirdiğimiz TOLGA demonstrasyonuna davet etmiştik. Burada hem sizlerin hem de yabancı delegasyonların huzurunda belirlenen senaryoları uyguladık. Bu senaryolara ‘swarm’ yani sürü atak konseptini de dahil ettik. Belirlenen tüm senaryolarda başarılı atışlar icra ettik. Bu yönüyle Makine ve Kimya Endüstrisi için çok yüz akı, çok gurur verici ve bizi mutlu eden bir neticeyle bu demoyu tamamlamış olduk.”

“UCUZ TEHDİDE KARŞI PAHALI TEDBİRLER FİNANSAL YÜK GETİRİYOR”

Modern harp sahasında insansız sistemlerin ve dronların en büyük tehditlerden biri haline geldiğini ve tüm ülkelerin buna karşı tedbir arayışında olduğunu hatırlatan Keleş, MKE’nin üretim politikasını şu sözlerle özetledi:

“Ülkemiz, sahip olduğu insansız sistem, silah, sistem ve mühimmat teknolojileriyle yeni savaş konseptine en hızlı hazırlanabilme kabiliyetine sahip aktörlerden biri. MKE de tarihi birikimiyle patlayıcıyı, mühimmatı ve silahı hammaddesinden son ürününe kadar, tüm üretim kademeleriyle kendi bünyesinde yapabilen bir firma olarak en hızlı, en pratik ve en etkili çözümü geliştirdi.

MKE olarak üretim politikamız ‘EBU’ yani ‘Etkili, Basit, Ucuz’ çözümler geliştirmek üzerine kurulu. Çünkü karşımızdaki tehdit de bu şekilde; etkili, basit ve ucuz. Dolayısıyla bu kadar ucuz bir tehdide çok pahalı sistemlerle müdahale etmek, tamamen asimetrik bir finansal yük getiriyor. Tehdidi ortadan kaldırabilmek için hedefle mütenasip, basit ve ucuz çözümler geliştirme ihtiyacı var. İşin zor tarafı da bu.”

“TOLGA İLE RÜŞTÜMÜZÜ BİR KEZ DAHA İSPAT ETTİK”

Küçük ve hareket alanı önceden kestirilmesi zor olan hedeflere karşı ucuz ama yüksek teknolojili bir çözüm üretmenin güçlü bir bilgi birikimi gerektirdiğine dikkat çeken Keleş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hem etkili olacaksınız hem de yönetilmesi zor bir hedefe karşı ileri teknolojiyle bu başarıyı yakalayacaksınız. İşte TOLGA ile tam olarak bunu hedefledik. TOLGA, bu özgüvenle bu kadar çok sayıda ülkenin askeri ve sivil delegasyonunun önünde canlı atışlarla rüştünü bir kez daha ispat etti. Biz bu testleri daha önce de farklı heyetlerin önünde yapmıştık. Bu sefer büyük çoğunluğu farklı ülkelerden oluşan yeni bir heyetle bu demoyu burada başarılı bir şekilde tekrarlamış olduk.”

BORAN OBÜSÜ VE ALPAY-2 DE SAHNEDE

Etkinlik kapsamında MKE’nin diğer yerli sistemlerinin de performans sergilediğini aktaran İlhami Keleş, “Aynı zamanda burada BORAN obüsümüzü de yine yabancı dostlarımıza atış performansıyla göstermiş olduk. Yine aynı şekilde mayın tarlalarından geçit açma sistemimiz olan ALPAY-2 canlı patlatma gerçekleştirerek konuklarımıza sunduk” ifadelerini kulandı.

“TOLGA İÇİN İHRACAT SÖZLEŞMELERİ İMZALANDI, ORTAK ÜRETİM SÜREÇLERİ BAŞLADI”

TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin seri üretim ve ihracat süreçlerine de değinen Keleş, sistemin uluslararası pazarda yoğun ilgi gördüğünü belirterek şunları kaydetti:

“Türkiye olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamak adına, Savunma Sanayii İcra Kurulu’nun (SSİK) da verdiği kararla, TSK envanterine kazandırılmak üzere TOLGA için seri üretimlerimiz devam ediyor. Bunun yanı sıra çeşitli ülkelerle ihracat sözleşmeleri imzalandı. Ortak üretimle ilgili süreçler de listeye yeni ülkeler eklenmek suretiyle sürüyor. Yani TOLGA’yı dünyanın farklı coğrafyalarında, bir kısmını Türkiye’de bir kısmını ise mahallinde (ilgili ülkede) olmak suretiyle üretecek ve bu ülkelerin hizmetine sunuyor olacağız.”

ÇELİK KUBBE’NİN EN KRİTİK KATMANI

Hava savunmanın çok alçak, alçak, orta, yüksek ve çok yüksek olmak üzere katmanlardan oluştuğunu hatırlatan MKE Genel Müdürü Keleş, TOLGA’nın Türkiye’nin katmanlı hava savunma projesindeki yerine dikkati çekerek şunları söyledi:

“Çok alçak irtifa dediğimiz ve ‘VSHORAD’ (Çok Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi) olarak adlandırılan bu katmanın, bu tarz sistemlerle kapatılma mecburiyeti var. Son dönemde tehditlerin bu katmanda yoğunlaşması, TOLGA ve benzeri sistemleri çok daha önemli hale getirdi. Tehdit çok alçağa yönelince, tedbirlerin de çok alçakta ve sürü (swarm) taarruzlarını karşılayacak şekilde alınması zorunlu hale gelmiştir. TOLGA tam olarak bunun cevabıdır. Yerli hava savunma ağımız Çelik Kubbe olarak düşünüldüğünde; TOLGA, Çelik Kubbe’nin çok alçak ve alçak irtifadaki altını dolduran ve bu alt katmanı canlı performansta da izlediğiniz üzere son derece etkili şekilde tahkim eden bir sistemdir.”

PİYADEELR İÇİN FPV DRON TEHDİDİNE KARŞI “ŞEFFAF YEŞİL ŞARJÖR” FORMÜLÜ

Ukrayna Savaşı’nda tek erin FPV (birinci şahıs görüşlü) dronlardan korunması ihtiyacının çok net görüldüğünü belirten Keleş, piyadeler için geliştirdikleri dünyada ses getirecek yeni konsepti şu sözlerle detaylandırdı:

“Herhangi bir kritik bölge için aldığınız genel tedbirlerle, sahada tek bir askerin, Mehmetçiğin kendi nefsi müdafaasını sağlayabilme şansımız yok. Bunu aşabilmek için askerin normal piyade tüfeğini aynı zamanda birer dronsavara dönüştürecek özel bir mühimmat geliştirdik. Bunu hem kendi envanterimizdeki MPT-76’lar için hem de AK-47 (Kalaşnikof) kullanan ülkelere yönelik olarak kalibresinde ürettik. Bu konudaki konseptimizi şu şekilde kurguladık: Normal şartlarda bir askerin üzerinde 5 şarjör olur. Bu şarjörlerin 4 tanesinde normal mühimmat, 1 tanesinde ise dronsavar mühimmatı olacak. Askerin operasyon anında karıştırmadan hızlıca seçebilmesi için bu özel şarjörün rengini şeffaf ve yeşil yaptık. Herhangi bir asker kendisine yönelik bir dron tehdidi algıladığında, tüfeğindeki mevcut şarjörü çıkarıp bu şeffaf yeşil şarjörü takmak suretiyle kendisini drondan koruyabilme kabiliyetini kazanmış olacak. Bunun sahada nasıl uygulanacağını da bugünkü testlerde canlı olarak göstermiş olduk.”

“YABANCI DELEGASYON, BİR İKİ SALVODA HEDEFLERİN DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜNCE ÇOK ETKİLENDİ”

Dünyada mühimmat ve silah üretme kabiliyetine sahip pek çok ülkenin bu alanda gayret gösterdiğini ancak bu başarıyı yakalamanın kolay olmadığını ifade eden Keleş, test sonrası yabancı askeri heyetten aldıkları geri dönüşleri şu sözlerle paylaştı:

“Bu çok kolay başarılabilecek bir iş değil. O nedenle konuklarımızın burada canlı olarak izledikleri başarılı atışlarda, çok kısa sürede yani sadece bir iki salvoyla hedeflerin aşağı düşüşüne tanık olmaları onları çok etkiledi. Biz de tam olarak bu yönde geri dönüşler aldık. Herkes tebrik etti ve çok etkilendiklerini söyledi. İnşallah bu başarı, Makine ve Kimya Endüstrisi için yeni pazarlara ve yeni satışlara vesile olur; zaten tüm gayretimiz bunun için.”

“573 YILLIK MİRAS: TOPHANE-İ AMİRE’DEN DÜNYA MARKASINA”

Konuşmasının sonunda Makine ve Kimya Endüstrisi’nin tarihi köklerine ve vizyonuna vurgu yapan Genel Müdür İlhami Keleş, şirketin küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Son mesajımız şu olsun: Bu şirket, Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 573 yıl önce kurulan Tophane-i Amire’nin mirasçısı ve onun günümüzdeki uzantısıdır. Fatih tarafından kurulan bu köklü yapının vizyonuna yakışır şekilde, tıpkı onun Osmanlı’yı bir cihan imparatorluğu yapması gibi, biz de Makine ve Kimya’yı bir dünya markası yapmak adına gece gündüz gayret sarf ediyoruz. İşte sergilediğimiz bu başarılar; küresel pazardaki kalelere birer birer erişmek ve onları MKE’nin silah ve sistemleriyle buluşturmak adına verdiğimiz mücadelenin birer parçasıdır. Dolayısıyla Makine ve Kimya artık uluslararası seviyede bir dünya firması olma yolundadır; bugün burada şahit olduğunuz başarılar da bu yükselişin ayak sesleridir.”