Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine yeni katılımların olduğu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda, “İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine

(ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine yeni katılımların olduğu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda, “İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde “Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı”na katıldı. Bugün idrak ettikleri Aşura Günü’nün ve muharrem ayının hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, Hazreti Hüseyin’i ve Ehlibeyt’i yad ettiğini söyledi. Erdoğan, “Yine buradan, iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bu zor günlerinde Türkiye’nin yanlarında olduğunu belirtiyorum” dedi.

Erdoğan, 11 milyon 500 bini aşkın üyeleriyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biri olduklarını vurguladı. Kendi tasavvurlarında üyeliğin sadece bir kayıt işleminden ibaret olmadığını dile getiren Erdoğan, “Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir” ifadelerini kullandı.

“2026 SENESİNİ MAHALLE ÇALIŞMALARI YILI İLAN ETTİK”

Teşkilatçılık anlayışlarında üye kaydının yapıldığı anda millete hizmet mücadelesinin de başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu anlayışla üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken, bir yandan da esnaf, çarşı ve pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi, ülkemiz için kurduğumuz hayalleri, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz.

Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından, 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik. Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz. Tüm teşkilatımızın gayretiyle 2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz. Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.

Burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Partimize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor. Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmayı arzu ediyor.”

Erdoğan, pazartesi günü bir ilçe belediye başkanını, dün bir milletvekillerini saflarına dahil ettiklerini hatırlatarak, “Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“86 MİLYONUN HER BİR FERDİ BİZİM NAZARIMIZDA EŞİTTİR”

Kendilerine göre siyasetin, millete tepeden bakan bir faaliyet alanı olmadığını belirten Erdoğan, aksine, toplumun siyasetin asli unsuru, sahibi, kurucu öznesi olduğunu belirtti. Erdoğan, siyaset felsefelerinin temelinde insan ve insana saygı olduğunu söyleyerek, “86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir. Aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin. Bizi desteklesin veya desteklemesin. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun, saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece kendilerine oy verenlerin değil, 86 milyonun hizmetkarı olduklarını vurgulayarak, “Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti’yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“HEPİMİZ BULUNDUĞUMUZ KOLTUKLARA MİLLETİN TAKDİRİYLE GELDİK”

“Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dahil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Ne pahasına olursa olsun, gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil, şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir. Ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.

Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın. Hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle, tensibiyle geldik. Milletimiz emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız.”

“SOSYAL MEDYA RÜZGARIYLA SEÇİM KAZANILSAYDI CUMHURBAŞKANLIĞI’NDA BAŞKALARI OLURDU”

Meselenin kalp kazanmak, gönülleri fethetmek olduğunu dile getiren Erdoğan, yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platformun, hiçbir uygulamanın alamayacağını söyledi. Erdoğan, “Eğer öyle olsaydı, bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer öyle olsaydı, bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çokbilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı, siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgarıyla seçim kazanılsaydı, bugün iktidarda da Cumhurbaşkanlığı’nda da başkaları olurdu” ifadelerini kullandı.

Yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı imkanları göz ardı etmeyeceklerini belirten Erdoğan, “Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir kültür içinde halkımıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Tüm yol ve dava arkadaşlarından bu prensip ve ilkelerle hareket etmelerini beklediğini vurgulayan Erdoğan, “Teşkilatımızdaki hiçbir kardeşim şunu aklından çıkarmasın. Biz efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye, hizmetkarlık yapmaya geldik” şeklinde konuştu.

“ÜLKEYİ TAPULU MÜLKÜ GİBİ GÖREN BASKICI ZİHNİYETİN CANLANDIRILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Erdoğan, bir taraftan şehirleri abat etmek için canla başla çalışırken, diğer taraftan siyasi rakipleriyle gereksiz polemiklerden uzak durduklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Muhatabını karalamak, kötülemek, muhatabının acziyetinden rant devşirmeye çalışmak bizim siyaset tarzımız değildir. Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler. Biz iş yapmanın, taş üstüne taş koymanın derdindeyiz. Biz eser ve hizmet siyasetimizle yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz.

Tabii burada şunu da açıkça dile getirmekte yarar görüyorum. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına asla gelmez. Biz milletten icazeti sadece hizmet için almadık. Aynı zamanda yıllardır ötelenen, örselenen, kendi öz yurdunda oraya buraya itilen kardeşlerimizin haysiyetini, izzetini, özgürlüklerini savunmak için de aldık.

28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayan insanlarımızın bir daha aynı zorbalığa maruz kalmaması için de milletimizden yetki aldık. 23 yıldır bu konuda çok büyük hassasiyet gösterdik. Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik ne de kendini bu ülkenin sahibi gören küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade ettik. Ne bir başkasının inancına karıştık ne de Jakoben zihniyetin günümüzdeki temsilcilerinin insanımızın inancına karışmasına eyvallah ettik.

Buna rağmen, artık eskisi kadar olmasa da zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma, yıldırma, tedip ve tehdit etme girişimlerine şahit oluyoruz. Bunlarla mücadelemizi hukuk ve demokrasi zemininde sürdürüyoruz. Hükümet olarak 2026 Türkiye’sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.”

“DAR BİR ZÜMRE, LAİKLİK KAVRAMINI İSTİSMAR EDEREK BU MİLLETE YAŞAM TARZI DİKTE EDEMEZ”

İnanç özgürlüğünün Anayasa tarafından güvence altına alındığını, 86 milyonun yaşam tarzının kendi teminatlarının altında olduğunu kaydeden Erdoğan, “Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz. Üzerinde baskı kuramaz. Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez” dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırdığı, Anadolu insanını irticacı, gerici, yobaz diyerek tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır. Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da biz bu görevlerde olduğumuz müddetçe o karanlık dönemler inşallah bir daha asla geri dönmeyecektir.

Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış, kendini ötelenmiş hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız. Türkiye’yi büyütmeye, Cumhuriyetimizi büyütmeye, hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonun tamamını bir, beraber ve eşit görmeye devam edeceğiz.”