(ANKARA) – TİP, “Bu yıl yapılması planlanan NATO ve İklim Zirveleri, insanlığa ve doğaya savaş açmış karanlık güçleri ülkemizde yan yana getirme cüretini ortaya koymaktadır. Türkiye’de demokrasiyi fiilen ortadan kaldırma girişimi, emperyalistlere rağmen değil onlarla birlikte ilerlemektedir. İktidarın saldırganlığına kararlı bir şekilde direnmenin, zafere ulaşmanın yolu da Trump’la, onun dostlarıyla, onun savaş makinesiyle mücadeleden geçer” açıklamasını yaptı.
Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP), “Parti Meclisimiz 21 Haziran günü toplanarak Türkiye’de ve tüm dünyada süregiden karşı devrimci saldırıya verilecek kapsamlı yanıta ilişkin değerlendirmelerini yapmış, kararlar almıştır” başlığı ile sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:
“Türkiye’de iktidarın tüm toplumsal muhalefetin yanı sıra ana muhalefet partisine dönük saldırganlığı, demokrasi, temel özgürlükler ve hukuk devleti ilkesini tarihimizde görülmemiş şekilde tehdit etmektedir. Bu saldırının son evresi, Anayasa’nın ayaklar altına alınmasıyla başlamış ve gelinen noktada seçme-seçilme özgürlüğünün fiilen ortadan kaldırılmasının eşiğine ulaşmıştır. Partimiz meseleyi bir partinin iç meselesi olarak görmediğini defalarca ifade etmiştir. Demokrasiyi ve en temel özgürlükleri açıkça tehdit eden, halkın barış umudunu dahi koltuk hesapları uğruna kurban eden bu iktidara karşı bugün mücadeleleri ortaklaştırmaktan başka çare yoktur. Gün tüm ilerici, demokratik muhalefet güçleri için ortak sorumluluk alma günüdür. TİP, demokrasinin en temel ilkelerini ortadan kaldırmaya varabilecek bu girişimin karşısında duran, konuyu ciddiyetle ele alan tüm güçlerle, masa başında değil fiili mücadelede yan yana gelmiştir, bundan sonra da mücadele ortaklığına hazırdır.
“BU ÜLKE, BAĞIMSIZLIĞINI VE DEMOKRASİSİNİ EMPERYALİSTLERE BORÇLU DEĞİLDİR”
Bu saldırı, cesaretini sermaye sınıfından, emperyalistlerden, soykırımcı, katliamcı, savaşçı güçlerden almaktadır. Türkiye’de iktidar, uluslararası karşı devrimci güçlerin müttefiki, hatta öncü kuvvetlerindendir. Bu yıl yapılması planlanan NATO ve İklim Zirveleri, insanlığa ve doğaya savaş açmış karanlık güçleri ülkemizde yan yana getirme cüretini ortaya koymaktadır. Türkiye’de demokrasiyi fiilen ortadan kaldırma girişimi, emperyalistlere rağmen değil onlarla birlikte ilerlemektedir. İktidarın saldırganlığına kararlı bir şekilde direnmenin, zafere ulaşmanın yolu da Trump’la, onun dostlarıyla, onun savaş makinesiyle mücadeleden geçer. Bu ülke, bağımsızlığını ve demokrasisini emperyalistlere borçlu değildir, aksine halkımız kazanımlarını emperyalistlere rağmen elde etmiştir. Tarih bir kere daha özgürlüklerimiz, haklarımız ve demokrasimiz için emperyalistler ve onların işbirlikçileriyle mücadeleyi zorunlu kılmaktadır. TİP, direnişin yönünü anti-emperyalist bir çizgiye çekmek için sorumluluğunun farkındadır.
“BU İKTİDARIN SALDIRGANLIĞI DA EN YALIN HALİYLE BİR SERMAYE SALDIRISIDIR”
Yurttaşların seçme-seçilme özgürlüklerinin elinden alınması girişimine direniş, seçim sandığına havale edilemez. TİP, partilerin iç mücadelesine, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına, masa başı ittifak çalışmalarına indirgenmeyecek, halkla buluşacak ve halkla ilmek ilmek örgütlenecek bir mücadelenin en gayretli öznesi olacağını bir kere daha açıkça ilan eder. Bu iktidar bir sermaye iktidarıdır. Bu iktidarın saldırganlığı da en yalın haliyle bir sermaye saldırısıdır. En temel özgürlüklerin, demokrasinin rafa kaldırılması girişimine eşlik eden emek düşmanlığı bu yüzden bir tesadüf değildir. TÜSİAD, MÜSİAD, yerli, yabancı tüm sermaye güçleri birleşmiş halkımıza ve emekçilere meydan okumaktadır. Madencilerden ögretmenlere, emeklilerden barınma sorunu çekenlere tüm emeğiyle geçinenler kuşatma ve saldırı altındadır. Bu tabloda TİP, emekçilerin gerek partilerde, gerek sendikalarında veya meslek örgütlerinde örgütlenmesini, tüm emekçi direnişlerinin ortak bir yönde birleştirilmesini kendi görevi sayar. Partimiz, işçilerin yan yana gelip direnmesine fiilen engel olan şendikal statükoya teslim olmayacak, elindeki tüm olanakları, emekçilerin örgütlenmesi ve güçlerinin birleştirilmesi için seferber edecektir.
Halkın böyle ağır bir saldırıya maruz kalmasının başlıca sebebi, halkı yok sayan, kişisel çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koymuş kirli siyaset düzlemidir. Oysa halkımızın beklentisi, en temel haklarını korumaktır. Emekçinin derdi çocuklarının eğitimden, sağlıktan, sıcak bir yuvadan mahrum kalmasıdır. Oysa gençler, kadınlar, emeğiyle geçinenler, emekliler, yeni, kendilerini dinleyen, kendileriyle gülüp ağlayan, kendilerini temsil eden, kendilerinin dahil olduğu bir siyaset aramaktadır. TİP, tek bir gün kaybetmeden halkın bu özlemini doldurmak, direnişe böylece yön, umut ve güç vermek için mahalle mahalle, kapı kapı yurttaşlarımızla buluşacaktır.”
