Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzun Mehmet, taşkömürünü buluşunun 197. yılında anıldı

Zonguldak’ta taşkömürünü bulan Uzun Mehmet, keşfinin 197’nci yılında düzenlenen törenle anıldı. Törende konuşan GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, Türkiye’nin öz kaynaklarına sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgemizin ve ülkemizin özkaynaklarına, atalarımızın mirasına, işimize, aşımıza, geleceğimize sahip çıktık, her şart altında sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.

Zonguldak'ta taşkömürünü bulan Uzun Mehmet, keşfinin 197'nci yılında düzenlenen törenle

(ZONGULDAK) – Zonguldak’ta taşkömürünü bulan Uzun Mehmet, keşfinin 197’nci yılında düzenlenen törenle anıldı. Törende konuşan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, Türkiye’nin her yıl yaklaşık 40 milyon ton taşkömürü ithal ettiğini belirterek, “Bu tabloyu tersine çevirmek, kendi özkaynaklarımızı değerlendirmek ve üretimi artırmak mecburiyetimiz var” dedi.

Zonguldak’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 105. Yılı dolayısıyla Valilik Alanı’nda gerçekleştirilen kutlama töreninin ardından Uzun Mehmet Anıtı önünde “Uzun Mehmet’i Anma Günü” programı düzenlendi.

Törene, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Muharrem Kiraz, GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, Amelebirliği Başkanı Veli Köktürk, Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, siyasi parti temsilcileri, askeri erkan, daire müdürleri, sendika yöneticileri ve madenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende TTK, GMİS, Maden Mühendisleri Odası ve Amelebirliği tarafından Uzun Mehmet Anıtı’na çelenk sunuldu.

“ÖZKAYNAKLARIMIZA HER ŞART ALTINDA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Törende konuşan GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, taşkömürünün bulunuşunun 197’nci yılında Uzun Mehmet’i ve tüm maden şehitlerini, Zonguldak’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105’inci yılında ise başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere milli mücadele kahramanlarını saygı ve rahmetle andıklarını söyledi.

Uzun Mehmet’in 1829 yılında taşkömürünü bulmasının ardından Zonguldak Havzası’nda üretimin uzun yıllar yabancıların kontrolünde yürütüldüğünü belirten Yeşil, Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk ve arkadaşlarının bölgeye sahip çıkarak sanayileşme hamlesini başlattığını ifade etti.

1990 sonrası dönemde üretim yerine tüketim ekonomisinin teşvik edildiğini söyleyen Yeşil, şöyle konuştu:

“Başta sendikamız ve maden işçileri olmak üzere, bölge halkımız ile birlikte bu yanlış politikalara karşı doğrularımızı her şart altında söyledik, mücadele verdik. Bölgemizin ve ülkemizin özkaynaklarına, atalarımızın mirasına, işimize, aşımıza, geleceğimize sahip çıktık, her şart altında sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, savaşlar ve çatışmalar; dünya enerji ve maden kaynaklarının ne derecede stratejik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yerli ve milli üretim yapmanın, kendi öz kaynaklarımızı yine öz insan kaynaklarımızla ülkemiz ekonomisine ve sanayisine kazandırmanın kritik bir öneme sahip olduğunu artık herkes görüyor.”

“TÜRKİYE HER YIL 40 MİLYON TONA YAKIN TAŞKÖMÜRÜ İTHAL EDİYOR”

Türkiye’nin her yıl yaklaşık 40 milyon ton taşkömürü ithal ettiğini vurgulayan Yeşil, şunları kaydetti:

“Milyarlarca dolarlık dövizimiz başka ülkelerin ekonomisine aktarılıyor. Kömür ithalatı nedeniyle gerek enerji sektörü, gerek sanayimiz ve gerekse madencilik sektörümüz olumsuz etkileniyor. Bu tabloyu tersine çevirmek, kendi özkaynaklarımızı değerlendirmek ve üretimi artırmak mecburiyetimiz var.

Madencilik sektöründe de yaşanan bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek için ülkemizin madencilik kabiliyeti, insan kaynağı ve doğal zenginlikleri mevcuttur. Türkiye’nin; en kısa sürede kendi öz kaynağı olan başta taşkömürü olmak üzere tüm yeraltı kaynaklarının üretimini artırması ve dışa bağımlılığını mutlaka azaltması gerekiyor.

TTK’nın güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Kurumun norm kadro ve kurulu kapasitesiyle çalışması, hem iş sağlığı ve güvenliği açısından hem de üretimin artırılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Madenci kardeşlerimiz tüm zorluklara rağmen fedakarca üretmeye devam ediyor.

Bizler de daha iyi çalışma koşulları ve daha fazla üretim için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Maden işçilerimizin ve tüm emekçilerimizin haklarının gecikmeksizin teslim edilmesini istiyoruz. Ülkemizin farklı bölgelerinde alın teri ve ekmek mücadelesi veren tüm emekçi kardeşlerimizin yanında olduğumuzu da özellikle ifade etmek istiyorum.”

KİRAZ: “TTK YERLİ ÜRETİMİN DEĞERİNİN BİLİNCİYLE HAREKET EDİYOR”

TTK Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Muharrem Kiraz da törende yaptığı konuşmada, Uzun Mehmet’in 197 yıl önce gerçekleştirdiği taşkömürü keşfinin Türkiye’nin sanayileşme tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Taşkömürünün bulunmasının yalnızca Zonguldak’ın değil, ülkenin ekonomik ve endüstriyel gelişimine de büyük katkılar sağladığını dile getiren Kiraz, aradan geçen yaklaşık iki asra rağmen Zonguldak’ın enerji ve sanayi alanındaki stratejik önemini koruduğuna dikkat çekti.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yerli ve milli üretim anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Kiraz, yerli taşkömürü üretiminin ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini, madencilerin özverili çalışmalarıyla üretim faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü aktardı.

Kiraz, Uzun Mehmet başta olmak üzere taşkömürü havzasında emek veren tüm madencileri ve görevleri başında yaşamını yitiren maden şehitlerini minnet, saygı ve rahmetle andı.

YAĞCIOĞLU: “TTK, ÜLKEMİZİN MADENCİLİK BİRİKİMİNİN TAŞIYICISIDIR”

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu da törende yaptığı konuşmada, Uzun Mehmet’in taşkömürünü buluşunun yalnızca bir maden havzasının doğuşu anlamına gelmediğini belirterek, bunun aynı zamanda emeğin ve üretim kültürünün bu topraklarda filizlenmesinin başlangıcı olduğunu anlattı.

Yağcıoğlu, şu görüşleri paylaştı:

“Uzun Mehmet’in 1829 yılında taşkömürünü bulması, yalnızca bir maden havzasının doğuşu değil, aynı zamanda emeğin, üretimin ve dayanışma kültürünün bu topraklarda kök salmasının başlangıcıdır. Zonguldak, bu mirasın üzerinde yükselmiş, ülkemizin sanayileşme sürecine önemli katkılar sunmuş bir kenttir.

TTK’yı yalnızca kömür üreten bir kurum olarak değerlendiremeyiz. Türkiye Taşkömürü Kurumu, yaklaşık iki asırlık yeraltı madencilik bilgi birikiminin, teknik deneyiminin ve üretim kültürünün taşıyıcısıdır. Kurumumuzun sahip olduğu bu kurumsal hafıza ve tecrübe, ülkemiz madenciliği açısından son derece kıymetlidir. Bu birikimin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur.”

Konuşmaların ardından düzenlenen programda şiirler okundu. Katılımcılar daha sonra Amelebirliği tarafından hazırlanan fotoğraf sergisini gezdi. Sergide, Zonguldak Kömür Havzası’nın geçmişine ışık tutan fotoğraflar ile madencilerin çalışma yaşamından kesitler yer aldı.