Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bağımsız Tarım Orman ve Çevre  Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram: “Sabit gelirliler adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor”

Bağımsız Tarım Orman ve Çevre  Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram, “Maaşlar daha cebe girmeden erirken, sabit gelirliler adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kendi kendine yetebilen, çoluğunu çocuğunu kimseye muhtaç etmeden büyüten kamu çalışanları ve emekliler, bugün faturalarını ödeyebilmek için ek iş aramakta veya sosyal yardımlara sığınmakta” dedi.

Bağımsız Tarım Orman ve Çevre  Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram,

(ANKARA) – Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram, “Maaşlar daha cebe girmeden erirken, sabit gelirliler adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kendi kendine yetebilen, çoluğunu çocuğunu kimseye muhtaç etmeden büyüten kamu çalışanları ve emekliler, bugün faturalarını ödeyebilmek için ek iş aramakta veya sosyal yardımlara sığınmakta” dedi.

Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram, memur ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bayram, şunları kaydetti:

“Açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren memur ve emeklilerimiz, ne yazık ki hükümetin ve ona arka çıkan yetkili sendikaların ortaklaşa yürüttüğü politikalarla yardıma muhtaç hale getirildi. Yıllarca bu ülkeye emek vermiş, dirsek çürütmüş, alın teri dökmüş kamu çalışanlarımız ve ömrünü memleket hizmetine adamış emeklilerimiz bugün çarşı pazarda fiyat etiketleriyle savaşmakta. Bir zamanlar orta sınıfı temsil eden bu onurlu kesim, iktidarın gerçeklikten uzak ekonomi politikaları ve masada memuru savunması gerekirken hükümetin her dediğine el kaldıran sarı sendikaların ortaklığıyla sefalete mahkum edildi. İmzalanan her toplu sözleşmede memurun hakkını enflasyon canavarına teslim eden, ‘kazanım’ adı altında kayıpları alkışlayan bu teslimiyetçi sendikal anlayış, yoksulluğun doğrudan suç ortağıdır.

“EMEKLİLER EK İŞ ARAMAKTA VEYA SOSYAL YARDIMLARA SIĞINMAKTA”

Maaşlar daha cebe girmeden erirken, sabit gelirliler adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kendi kendine yetebilen, çoluğunu çocuğunu kimseye muhtaç etmeden büyüten kamu çalışanları ve emekliler, bugün faturalarını ödeyebilmek için ek iş aramakta veya sosyal yardımlara sığınmakta. Ömrünün sonbaharında rahat bir nefes alması gereken büyüklerimiz, marketlerin indirim kuyruklarında ömür tüketiyor. Alın terinin, emeğin ve yılların birikiminin karşılığı bu olmamalıdır; devletin memuru ve emeklisi lütuf değil, hakkı olan insanca yaşam standartlarını talep ediyor. Ancak bu sömürü düzeni, siyasetin gölgesinde koltuk hesabı yapan sözde yetkili sendikalarla değişmeyecektir. Bu adaletsiz ekonomik düzenden ve yoksulluk kıskacından kurtuluşun tek yolu, gücünü siyasi iktidarlardan değil, sadece ve sadece emekçiden alan bağımsız sendikalardır. Memurun ve emeklinin hakkı, sarı sendikaların tiyatro sahnesine dönen pazarlık masalarında değil, meydanlarda, gerçek ve onurlu bir mücadeleyle kazanılır. Haklarımızın daha fazla gasp edilmesini önlemek ve insan onuruna yakışır bir yaşam düzenine kavuşmak için, iktidarın arka bahçesi haline gelmiş yapılardan kurtulmalı, bağımsız sendikaların çatısı altında omuz omuza durmalıyız.”

“EN DÜŞÜK MEMUR VE EMEKLİ MAAŞI YOKSULLUK SINIRI BAZ ALINARAK BELİRLENSİN”

Bayram, taleplerini şöyle sıraladı:

“En düşük memur maaşının ve emekli aylığının yoksulluk sınırı baz alınarak belirlenmesi. Maaş zamlarının TÜİK verilerine göre değil, çarşı-pazardaki gerçek enflasyon ve büyüme oranı (refah payı) eklenerek hesaplanması. Eşit İşe Eşit Ücret: Aynı unvanda, eğitim düzeyinde ve sorumlulukta çalışan kamu personeli arasındaki ücret adaletsizliğinin giderilmesi. Gelir vergisi dilimlerinin sabitlenerek, memur maaşlarının yıl ortasında vergi kesintileriyle erimesinin önlenmesi. Seyyanen zam, ikramiye ve her türlü ek ödemenin emekli keseneğine dahil edilerek emekli maaşlarına tam olarak yansıtılması. Fahiş kira artışları karşısında tüm kamu çalışanlarına insanca yaşayabilecekleri oranlarda kira desteği sağlanması. Birinci dereceye gelen tüm kamu görevlilerine ayrım yapılmaksızın 3600 ek göstergenin verilmesi. Uluslararası standartlara uygun, gerçek bir toplu pazarlık düzeni ve grev hakkının yasal güvenceye alınması. Kamu görevine ilk girişte ve görevde yükselme sınavlarında kayırmacılığa yol açan mülakat sistemine son verilerek sadece liyakatin esas alınması talebimizdir.”