Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK – Kamera: Dursun ALKAYA
(ANKARA) – Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde, AB desteğiyle düzenlenen “Gazeteciliğin Küresel Krizi” konferansında, 80’e yakın Avrupalı gazeteci ve basın meslek örgütü temsilcisi Ankara’da bir araya geldi. Yapay zekanın mesleğe etkilerinden dijital tekellere, ekonomik güvencesizlikten tutuklu gazetecilere kadar sektörün can yakıcı sorunlarının tartışıldığı zirvede, “korkuya karşı küresel dayanışma” mesajı öne çıktı. Sektör temsilcileri ve yerel yöneticiler, basının üzerindeki sermaye ve yargı baskısına dikkat çekerek, özgür medyanın demokrasinin köşe taşı olduğunu vurguladı.
Gazeteciler Cemiyeti’nin öncülüğünde, Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yürütülen projeler kapsamında düzenlenen “Gazeteciliğin Küresel Krizi” başlıklı uluslararası medya konferansı, Ankara’da gerçekleştirildi.
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, ANKA Haber Ajansı’na konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürcanlı, dijital tekellerden yapay zekanın mesleğe etkilerine, çatışma bölgelerindeki gazetecilikten Ankara’nın uluslararası tanıtımına kadar pek çok kritik başlığın masaya yatırıldığını belirtti.
Gürcanlı, bu yıl konferansın yanı sıra Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Genel Kurulu’na da ev sahipliği yapacaklarını belirterek, “Bütün Ankara bu organizasyon için seferber oldu” dedi.
“ANKARA’DA ULUSLARARASI DAYANIŞMA RÜZGARI ESİYOR”
Gazeteciler Cemiyeti olarak medya konferanslarının bu yıl üçüncüsünü düzenlediklerini belirten Zeynep Gürcanlı, yerel ve ulusal düzeydeki tüm gazeteci cemiyetlerinin kendilerine destek verdiğini ifade etti. Ankara’nın bu hafta tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptığını vurgulayan Gürcanlı, şunları söyledi:
“Bu sene konferansımıza ilk kez uluslararası bir boyut kattık. Çünkü Ankara’da Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun (EFJ) bu yılki genel kuruluna da ev sahipliği yapıyoruz. Yaklaşık 80’e yakın Avrupalı gazeteci örgütü başkanını burada ağırlıyoruz. Hem EFJ Başkanı hem de Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Başkanı, Türkiye’de zor koşullarda yapılan gazeteciliğe destek olmak ve dayanışma göstermek için buradalar. Bu sayede bir anda 80 ülkeye ulaşıp Ankara’mızı da tanıtma fırsatı bulacağız.”
Gürcanlı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve Polatlı Belediyesi’nin organizasyona çok büyük destek sağladığını belirterek, “Amacımız Ankara’nın gri duvarlardan ve bürokrasiden ibaret olmadığını, ne kadar renkli bir kültür kenti olduğunu göstermek” dedi.
KÜRESEL TEHDİT: DİJİTAL TEKELLER VE YAPAY ZEKA
Gürcanlı, dijital tekeller ve yapay zekânın yükselişiyle birlikte gazetecilik mesleğinin küresel ölçekte ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguladı. Bu tehditlerle mücadele etmek adına ulusal düzeyde başlatılan çalışmaları uluslararası ve Avrupa düzeyine taşıyarak deneyim paylaşımında bulunduklarını belirten Gürcanlı; gazetecilerin tüm emeğiyle eğitilen yapay zekâ teknolojilerinden sektöre nasıl bir ekonomik fayda sağlanabileceğini ve üretilen içeriklerin internet ortamında daha görünür kılınması için küresel ortak çözümler aradıklarını ifade etti.
ÇATIŞMA BÖLGELERİNDE GAZETECİLİK
Dünyada ifade özgürlüğü konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Gürcanlı, konferansta çatışma bölgelerinde görev yapan meslektaşlarıyla da dayanışma içinde olduklarını belirtti. Ukraynalı ve Filistinli gazetecilerin katılımının planlandığını aktaran Gürcanlı, “Savaş ortamında, o çatışmaların içinde nasıl gazetecilik yapıldığına dair ipuçlarını konuşmak ve onlarla dayanışma göstermek istedik. Çatışma ortamında mesleği icra etmenin ne kadar zor olduğunun farkındayız ve bunu konferansımızda yüksek sesle ifade ediyoruz” dedi.
Dünyada gazeteciliğin biçim değiştirdiğine dikkat çeken Kıvanç El, küresel ölçekteki teknolojik dönüşümün mesleki ilkeler çerçevesinde tartışılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Her ülkenin kendi iç krizleri var ama bir de ortaklaştığımız küresel bir kriz var. Bugün burada daha çok bu küresel krizi tartışıyoruz. Bundan iki sene önce yapay zeka üzerinden gazetecilik diye bir başlık gündemimizde yokken, artık hayatımızın tam içinde. 10 yıl önce internet gazeteciliği çok kısıtlı bir alandayken, bugün temel ana alanlardan biri haline geldi. Gazeteciliğin tanımı, kimliği, şartları ve biçimi değişiyor; sosyal medyada 50 saniyelik kısa videolarla haber tüketiliyor. Tüm bu yeni dinamiklerin mesleğin evrensel ilkeleri çerçevesinde tartışılması gerekiyor.”
“AÇLIK SINIRINDAKİ MAAŞ VE GÜVENCESİZLİK DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SORUNUDUR”
El, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü sorununa daha geniş bir perspektiften bakılması gerektiğinin altını çizerek; gazetecilerin güvencesiz çalıştırılmasının ve açlık sınırındaki maaşlara mahkûm edilmesinin de doğrudan bir ifade özgürlüğü sorunu olduğunu vurguladı. Basın özgürlüğünün sadece tutuklu meslektaşlar üzerinden okunmasının eksik kalacağını savunan El, eve ekmek götürme ve çocuk okutma derdiyle cebelleşen bir gazetecinin kamu çıkarı adına verdiği mücadelenin ekonomik baskılar nedeniyle mutlaka yara alacağına dikkat çekti. Sektördeki yasal korumanın da tamamen kaybedildiğini ifade eden El, Basın İş Kanunu’nun tamamen işveren lehine döndüğünü, gazeteciyi koruyan mahkeme, Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi kararlarının ortadan kaldırıldığını ve çalışanların patronların iki dudağı arasına mahkûm edildiğini belirtti.
“DÜNYADAKİ KRİZİN YANINDA TÜRKİYE’NİN KENDİ İÇ DİNAMİKLERİ VAR”
Çatışma bölgelerinden gelen meslektaşlarının deneyim aktarımlarının çok kıymetli olduğunu belirten ÇGD Başkanı El, “Filistin’den Ukrayna’ya birçok gazeteci meslektaşımız burada deneyimlerini paylaşıyor. Türkiye boyutuna baktığımızda; yargılamalar, tutuklu gazeteciler ve sermaye yapısının dönüşümüyle birlikte iç içe geçmiş devasa bir kriz tablosu görüyoruz. Konferansta hem bu iç dinamikler hem de küresel sorunlar konuşuluyor, çözüm önerileri aranıyor. Yasal düzenleme önerileri dillendiriliyor ancak mevcut iktidarın bu adımları atıp atmayacağını önümüzdeki süreç gösterecek” diyerek sözlerini tamamladı.
BİLGİN: “O KAPIDAN İÇERİ HER TÜRLÜ SİYASİ DÜŞÜNCE GİRDİ ANCAK BİR TEK ŞEY GİRMEDİ: KORKU”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte; dijital dönüşümden yapay zekaya, basın özgürlüğünden çatışma gazeteciliğine kadar sektörün can yakıcı sorunları tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı.
Nazmi Bilgin, basın özgürlüğünün önündeki engelleri aşmanın tek yolunun küresel dayanışma olduğunu vurguladı. Uzun süredir uluslararası alandan bekledikleri desteği alamadıklarını belirterek bu organizasyonun önemine dikkat çeken Bilgin, cezaevindeki gazeteci Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu meslektaşlarına dayanışma selamı gönderdi. Gelecek yıl 81’inci kuruluş yılını kutlayacak olan cemiyetin tarihsel duruşuna da değinen Bilgin, “O kapıdan içeri her türlü siyasi düşünce girdi ancak bir tek şey girmedi: Korku” diyerek, konferansın baskı altındaki tüm ülkeler için güçlü bir ses olmasını umut ettiğini ifade etti.
GAARDER: “ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ BASIN, DEMOKRATİK TOPLUMLARIN KÖŞE TAŞI”
Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, özgür ve bağımsız basının demokratik toplumların köşe taşı olduğunu belirterek, dünya genelinde baskı altında olan ifade özgürlüğünü korumanın yolunun adil kurumlardan ve güçlü mesleki dayanışmadan geçtiğini vurguladı. Uzun yıllardır Gazeteciler Cemiyeti’nin gururlu bir ortağı olduklarını ifade eden Gaarder, dezenformasyonla mücadelede olgulara dayalı bağımsız haberciliğin önemine dikkat çekerken, sektörün bugün hem hukuki baskılar hem de yapay zekâ gibi teknolojik gelişmelerle küresel bir sınamadan geçtiğini kaydetti. Kaliteli gazeteciliğin ancak etik ve nitelikli insan kaynağıyla sürdürülebileceğini dile getiren Büyükelçi, genç gazetecilerin eğitilmesi ve mesleki bütünlüğün korunması yönündeki çalışmaların açık, şeffaf ve kapsayıcı toplumların inşası için hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
VİLCİNKİS: “İSMAİL ARI, FATİH ALTAYLI, EVRİM KEPENEK VE ALICAN ULUDAĞ GİBİ GAZETECİLER SADECE MESLEKLERİNİ YAPTIKLARI İÇİN TUTUKLANIP GÖZALTINA ALINDI”
AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinkas, basın özgürlüğünün bir lüks ya da ikincil bir mesele değil, demokrasinin ana sütunu olduğunu belirterek; İsmail Arı, Fatih Altaylı, Evrim Kepenek ve Alican Uludağ gibi gazetecilerin sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanıp gözaltına alınmalarına dikkat çekti. Özgür medya olmadan hesap verebilirliğin, bağımsız gazeteciler olmadan da bilgili bir toplumun var olamayacağını vurgulayan Vilcinkas; sektörün dijital dönüşüm, dezenformasyon, yapay zekâ ve güvencesiz çalışma koşulları gibi ağır sınamalardan geçtiğini, özellikle serbest çalışan gazetecilerin büyük riskler altında olduğunu kaydetti. Cesur haberciliğin manipülasyona ve cezasızlığa karşı ilk savunma hattı olduğunu ifade eden Vilcinkas, AB olarak daha dirençli bir medya yapısı için yatırımları sürdüreceklerini belirterek, konferansın medya topluluğu arasında güçlü bir eylem ortaklığı ve dayanışma ivmesi yaratmasını umduğunu sözlerine ekledi.
