Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kılıçdaroğlu: Hiçbir Ayrım Yapmadan Herkesin Düşünce Özgürlüğünü, Ekonomik Güvencesini Sağlama İmkanımız Var, Bunu Yapacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa ile ilgili, “Sizden sadece bir şey istirham ediyorum; bu televizyonlar, gazeteler, şunlar, bunlar, ‘yok ihtilaf çıktı, yok kavga çıktı, şöyle oldu, böyle oldu’… Bunların hiçbirisine inanmayın. Her birimiz, Türkiye’nin geleceği için endişe taşıyoruz ve bu endişeleri gidermeye çalışıyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesin en azından düşünce özgürlüğünü, ekonomik güvencesini sağlama imkanımız var. Bunu yapacağız. Herkesin üretmesi, çalışması lazım. Alın terine değer verilmesi lazım. Alın terine değer vermeyen bir ülkenin zaten büyüme şansı yok. Öbür türlü, Türkiye geriye gider, bugün yaşadığımız tabloda olduğu gibi. O nedenle sizin alın terinizi değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa ile ilgili, "Sizden

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa ile ilgili, “Sizden sadece bir şey istirham ediyorum; bu televizyonlar, gazeteler, şunlar, bunlar, ‘yok ihtilaf çıktı, yok kavga çıktı, şöyle oldu, böyle oldu’… Bunların hiçbirisine inanmayın. Her birimiz, Türkiye’nin geleceği için endişe taşıyoruz ve bu endişeleri gidermeye çalışıyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesin en azından düşünce özgürlüğünü, ekonomik güvencesini sağlama imkanımız var. Bunu yapacağız. Herkesin üretmesi, çalışması lazım. Alın terine değer verilmesi lazım. Alın terine değer vermeyen bir ülkenin zaten büyüme şansı yok. Öbür türlü, Türkiye geriye gider, bugün yaşadığımız tabloda olduğu gibi. O nedenle sizin alın terinizi değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul’un Silivri ilçesine bağlı Seymen köyünde çiftçilerle buluştu. Çiftçiler, kendilerini ziyaret eden Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’na çay ikram etti. Kılıçdaroğlu, çiftçilere çay için teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu, tarım ürünleri ithalatına değinerek, “Biz ayçiçeğini, buğdayı, mercimeği, mısırı, canlı hayvanı, eti dışarıdan alıyoruz. Oysa bunların tamamını Türkiye’de üretmek mümkün. İnşallah yapacağız. Göreceksiniz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“SİZ ÜRETMEZSENİZ 85 MİLYON İNSAN AÇ KALIR: Belediye Başkanı’mız, gerçekten elinden gelen çabayı gösteriyor. Sizin rahat etmeniz için; çalışırken, üretirken alın terinizin karşılığını almanız için Belediye Başkanı’mız elinden gelen çabayı gösteriyor. Diğer belediye başkanlarımız da aynı çabayı gösteriyorlar. Siz üretmezseniz 85 milyon insan aç kalır. Dolayısıyla sizin üretmeniz, bizim açımızdan da Türkiye açısından da son derece değerli.

KIRSALDA ÇALIŞAN KADINLAR VE GENÇLER, TAMAMI SİGORTALI OLACAK: Biz ayçiçeğini, buğdayı, mercimeği, mısırı, canlı hayvanı, eti dışarıdan alıyoruz. Oysa bunların tamamını Türkiye’de üretmek mümkün. İnşallah yapacağız. Göreceksiniz. Buradan söz vereyim sizlere de kırsalda çalışan kadınlar ve gençler, tamamı sigortalı olacak. Onların sigorta primini devlet ödeyecek. Göreceksiniz. Sizin üretmeniz, çalışmanız lazım. Sizin sosyal güvenliğinizin olması lazım. Ben, kadının kırsalda çok çalıştığını, emek harcadığını biliyorum. Ama kadın, genelde sigortalı değil. Belli bir yaştan sonra gelir de elde edemiyor. Dolayısıyla sosyal güvenliği yok.

GENÇLER, ŞEHRE GİDECEKSE EĞLENMEYE GİTSİN; CEBİNDE PARA, İMKAN OLSUN. O nedenle siz üretin, çalışın ama kırsalda çalışmak kaydıyla bütün kadınların ve gençlerin, genç erkek de olabilir, kadının da sosyal güvenlik primlerini devlet ödeyecek. Böylece siz, zamanı gelince emeklilik hakkına kavuşmuş olacaksınız. Hiç meraklanmayın. Gençler, ‘büyük kentlerin varoşlarına gidip asgari ücretle iş bulur muyum, bulmaz mıyım’ diye köyü terk ediyorlar. Bu, çok büyük bir tehlike. Etmemeleri, burada çalışmaları, üretmeleri, kazanmaları lazım. Gidecekse eğlenmeye gitsin şehre; cebinde para, imkan olsun.

TİPİK BİR ÖRNEK BURASI: Bunun yapacağız, bütün Türkiye’de yapacağız bunu. Tipik bir örnek burası. Başkan, gayet güzel, ‘bir köy meydanı’ diye size pek çok şeyleri anlattı zaten. Son derece mutlu oldum. Siz ne kadar mutlu olursanız emin olun ben de o kadar mutlu olurum, Belediye Başkanı’mız mutlu olur. Sonuçta hepimiz, bu güzel ülkede birlikte yaşamak istiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimse kimseye muhtaç olmamalı. Her evin mutlaka bir asgari gelir güvencesi olmalı. Bütün bunların tamamı hafızamda, hiç düşünmeyin. Bunların tamamını hayata geçireceğiz.

O LİDERLERLE ARADA BİR ARAYA GELİYORUZ, KONUŞUYORUZ: Beraber çalıştığımız, Türkiye’nin düzelmesi için beraber mücadele ettiğimiz partili arkadaşlarımız da diğer liderler de var. O liderlerle arada bir araya geliyoruz, konuşuyoruz. 2 Ekim’de tekrar bir araya geleceğiz ve konuşacağız. Gerçekten de gidiş, iyi bir gidiş değil aslında. Bu endişe sadece bende değil. Bu endişe, hemen hemen Türkiye’nin neresine gidersem aynı endişe dile getiriliyor.

HER BİRİMİZ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN ENDİŞE TAŞIYORUZ: Sizden sadece bir şey istirham ediyorum; bu televizyonlar, gazeteler, şunlar, bunlar, ‘yok ihtilaf çıktı, yok kavga çıktı, şöyle oldu, böyle oldu’… Bunların hiçbirisine inanmayın. Her birimiz, Türkiye’nin geleceği için endişe taşıyoruz ve bu endişeleri gidermeye çalışıyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesin en azından düşünce özgürlüğünü, ekonomik güvencesini sağlama imkanımız var. Bunu yapacağız. Herkesin üretmesi, çalışması lazım. Alın terine değer verilmesi lazım. Alın terine değer vermeyen bir ülkenin zaten büyüme şansı yok. Öbür türlü, Türkiye geriye gider, bugün yaşadığımız tabloda olduğu gibi. O nedenle sizin alın terinizi değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur.”

Kilicdaroglu: Hicbir Ayrim Yapmadan Herkesin Dusunce Ozgurlugunu, Ekonomik Guvencesini Saglama Imkanimiz Var, Bunu Yapacagiz

(Fotoğraf: Alp Eren Kaya)

KILIÇDAROĞLU: ZAMAN ZAMAN DUYARSANIZ, YOK KRİZ ÇIKTI, YOK KAVGA ÇIKTI, YOK ŞUNU YAPTILAR, YOK BUNU YAPTILAR… EMİN OLUN BUNLARIN TAMAMI FASA FİSO

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Altı lider bir aradayız. Beraber çalışıyoruz. Beraber konuşuyoruz. Zaman zaman duyarsanız, yok kriz çıktı, yok kavga çıktı, yok şunu yaptılar, yok bunu yaptılar… Emin olun bunların tamamı fasa fiso. Hiç bunlara inanmayın. Hepimiz Türkiye, sizleri seviyoruz. Sizler için çalışıyoruz, emek harcıyoruz. Bu ülke için, demokrasi olsun bu ülkede diyoruz. Dolayısıyla bizim birlikteliğimizi birileri hazmetmiyor. Ama biz çalışarak, düşünerek, ülkemizi severek, demokrasiyi getirerek onlara hazmettireceğiz. Bizi tanıyacaklar, bilecekler. Ahlakı, adaleti bilecek. Bu konudaki kararlılığımızı bilecekler. Kadın erkek eşitliğini bilecekler” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve milletvekilleriyle birlikte Silivri’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Değirmenköy Buğday ve Mazot Desteği Dağıtım Töreni”ne katıldı.

Kılıçdaroğlu, çiftçilere iktidar oldukları takdirde atacakları adımları anlattı. Siyasetin zenginleşme aracı olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Siyasete giren kişiler, halkın, sizlerin paralarını alıp bir avuç kişiye veremezler. Beşli çetelere, sizlerin milyar dolarlarınızı veremezler. O paraları da alacağım. Hiç endişe etmeyin. Beşli çeteden alacağım. Alacağım derken zorla değil, adalet ile alacağım. Haksızlık varsa, milleti soyuyorsanız ‘Efendim Bay Kemal bunu seyretsin.’ Seyreder miyiz? Yemezler, seyretmem, paraların tamamını alacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“HERKESİN İSTANBUL’DA HUZUR İÇİNDE YAŞAMASI İÇİN ELİNDEN GELEN BÜTÜN ÇABAYI GÖSTERİYOR: Ekrem Başkan’ı dinlediniz. Gerçekten de İstanbullunun rahat etmesi için ister kırsalda ister şehir merkezinde olsun herkesin İstanbul’da huzur içinde yaşaması için elinden gelen bütün çabayı gösteriyor. O neden hepinizin huzurunda Ekrem Başkan’a teşekkür etmek benim de görevimdir. Hakkını yemeyelim, diğer belediye başkanlarımız da aynı şekilde çalışıyorlar. Nitekim Ekrem Başkan da bunu vurguladı.

ONLARIN TALEPLERİNİ YERİNE GETİRECEKSİNİZ: Engel çıkarıyorlar biliyorum, engeller devam ediyor, bunu da biliyorum. Ama arkadaşlarıma şunu söyledim; hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar, şikâyet etmeyeceksiniz, engeli aşacaksınız ve vatandaşla kucaklaşacaksınız. Onların taleplerini yerine getireceksiniz.

YETİŞECEĞİM, HİÇ MERAKLANMAYIN: Bir afiş var. ‘Çiftçi varsa ekmek var, tut elimizden, yetiş Bay Kemal’ diyorsunuz. Yetişeceğim. Hiç meraklanmayın. İstanbul için yapılanları Türkiye için de yapacağız. Türkiye’de kırsalda çalışan kadınlar ve gençler, kırsalda çalıştıkları sürece sigortalı olacaklar. Sigorta primlerini devlet ödeyecek. Hedeflerimizden birisi bu.

BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZ, ÇALIŞKAN İNSANLARIMIZ VAR: Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, o ülke aç kalır. Çiftçiyi, üreticiyi, balıkçıyı, besiciyi toprağa, denize küstürürseniz o millet aç kalır. Sizler üretmediğiniz takdirde 85 milyon insan olarak biz gideceğiz… Biz buğdayı, arpayı, yulafı, mısırı, eti, canlı hayvanı, nohudu, mercimeği dışarıdan alıyoruz. Niye? Bereketli topraklarımız, çalışkan insanlarımız var. Üretiyorlar ama emeklerinin karşılığını alamadıkları zaman toprağa küsüyorlar.

SİZLER BUNLARA İNANMADINIZ VE O BELEDİYE BAŞKANLARINA DESTEK VERDİNİZ: Bize diyorlardı ki seçimden önce ‘Bakın, CHP’li belediyelere oy verirseniz yardımlar kesilir, bir daha yardım alamazsınız.’ Sizler bunlara inanmadınız ve o belediye başkanlarına destek verdiniz. Onlar seçimle geldiler ve makamlarına oturdular. Bırakın yardımları kesmeyi, onların bir dönem gözümüze soka soka yaptıkları yardımların çok daha fazlasını hiç kimseyi rahatsız etmeden yapmaya başladı belediye başkanlarımız.

OYSA EKREM BAŞKAN, AYLARDIR SÜT DAĞITIYORDU: Ekrem Başkan’ımız söyledi. Kaç çocuğa süt veriyoruz; 172 bin evladımıza süt veriyoruz. Söz verdi vereceğim diye. Aradan bir süre geçti, başkan seçildi. Birisi dedi ki ‘Hani siz süt sözü vermiştiniz çocuklara neden süt dağıtmıyorsunuz?’ Oysa Ekrem Başkan, aylardır süt dağıtıyordu, ama bunu politik bir malzeme haline getirmedi. Hiç kimsenin yoksulluğunu teşhir etmedi. Her eve bir şekliyle süte ihtiyaç olan her eve götürdü ve teslim etti. Bizim inancımızın ve ahlakımızın da gereği olan sağ elin verdiğini sol el görmedi. Onların yaptığı gibi yapmadı. Biz insan onurunu, haysiyetini koruyarak bunların tamamını yapıyoruz.

AMACIMIZ HERKES EKECEK, ÜRETECEK AMA HİÇBİR ÇİFTÇİ ZARAR ETMEYECEK: Çiftçi ekiyorsa, dönümün maliyeti bellidir. Ne kadar gübre kullanıldı ne kadar işçilik var ne kadar ilaç var ne kadar mazotu… Bütün bunların hepsini çağırırsın ziraat odaları birliği başkanını dersiniz ki ‘dönüm maliyeti çıkar, sulu, susuz arazi.’ O maliyet, artı üstüne makul bir kar koyarsınız, o da eşittir taban fiyat olur. Yani taban fiyat sizin makul karınızı da içeren bir fiyat olmak zorundadır. Aksi halde siz ektiğiniz ürünün karşılığını alamazsınız.  Amacımız herkes ekecek, üretecek ama hiçbir çiftçi zarar etmeyecek.

ÇİFTÇİYE ELEKTRİĞİ KESİNLİKLE BEDAVA VERECEĞİZ: Şanlıurfa’ya gittim. Şanlıurfalılara söz verdim. Dedim ki ‘Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı bize verin, Şanlıurfa’daki bütün çiftçilere elektriği bedava vereceğiz.’ Olur mu dediler. Onlar hesap bilmez, bu kardeşiniz hesap bilir. Bu kardeşiniz uzun yıllar devlette hesap uzmanlığı yaptı. Evet oraya yapacağız. 2,5 milyon dekar taşlık arazi var. Panelleri koyacaksınız, elektrik elde edeceksiniz. Allah aşkına Allah’ın güneşi bedava ya. Dolar, avro, Türk lirası vermiyorsun. Dışarıdan kömür, doğal gaz, mazot getiriyorsun para veriyorsun. Güneşe para vermeyeceksin. Daha ucuza. Üstelik çiftçiye bedava vereceğiz. Artan elektriği de çiftçi satacak. Oradan ayrıca gelir elde edecek. Bunu önce Güneydoğu’da altı ilde sonra Türkiye genelinde bunu yaygınlaştıracağız. Çiftçiye elektriği kesinlikle bedava vereceğiz. Buradaki çiftçiye de elektriği bedava vereceğiz.

ÇİFTÇİYE KIRMIZI MAZOT VERECEĞİZ; ÖTV, KDV OLMAYACAK: Yata veriyorlar mazotu ÖTV’siz, KDV’siz. Yata binen adam koy koy gezer. Keyfine bakar, tatilini yapar. Eğlenir. Ee eğlensin. ÖTV’siz, KDV’siz veriyorsun. Çiftçiye? Hem ÖTV hem KDV var. Onu da kaldıracağız. Sizlerin oylarıyla Allah nasip eder iktidara gelirsek çiftçiye mazotu, kırmızı mazot vereceğiz. ÖTV, KDV olmayacak. Bu konuda da size sözümüz söz.

YEMEZLER, SEYRETMEM, PARALARIN TAMAMINI ALACAĞIM: Siyaset, zenginleşme, köşeyi dönme aracı değildir. Siyasete giren kişiler, halkın, sizlerin paralarını alıp bir avuç kişiye veremezler. Beşli çetelere, sizlerin milyar dolarlarınızı veremezler. O paraları da alacağım. Hiç endişe etmeyin. Beşli çeteden alacağım. Alacağım derken zorla değil, adalet ile alacağım. Haksızlık varsa, milleti soyuyorsanız ‘Efendim Bay Kemal bunu seyretsin.’ Seyreder miyiz? Yemezler, seyretmem, paraların tamamını alacağım. Bu milletin hakkıdır, bu millete vereceğim.

MİLYON DOLARLARI ORAYA GÖTÜRECEKSİN, BAY KEMAL BUNU SEYREDECEK; SEYRETMEM: Burada vakıf kurmuşlar, bir oğlu burada. Bir de Amerika’da bir vakıf kurmuşlar, kızı da orada. Buradan milyon dolarları oraya götüreceksin, Bay Kemal bunu seyredecek. Seyretmem. O dolarların tamamını da Türkiye’ye getireceğim. Bu devletin hazinesine bırakacağım. Kimsenin kul hakkı yemesine izin vermeyeceğim. Devletin adaletle, ferasetle, bilgiyle, birikimle yönetildiğini bilmemiz lazım. Devlet, adalet ile yönetilmezse her zaman bir sorun çıkar. O nedenle adalet dediğimiz kavramı büyütmemiz lazım.

EMİN OLUN BUNLARIN TAMAMI FASA FİSO: Altı lider bir aradayız. Beraber çalışıyoruz. Beraber konuşuyoruz. Zaman zaman duyarsanız, yok kriz çıktı, yok kavga çıktı, yok şunu yaptılar, yok bunu yaptılar… Emin olun bunların tamamı fasa fiso. Hiç bunlara inanmayın. Hepimiz Türkiye, sizleri seviyoruz. Sizler için çalışıyoruz, emek harcıyoruz. Bu ülke için, demokrasi olsun bu ülkede diyoruz. Dolayısıyla bizim birlikteliğimizi birileri hazmetmiyor. Ama biz çalışarak, düşünerek, ülkemizi severek, demokrasiyi getirerek onlara hazmettireceğiz. Bizi tanıyacaklar, bilecekler. Ahlakı, adaleti bilecek. Bu konudaki kararlılığımızı bilecekler. Kadın erkek eşitliğini bilecekler.”